KÜNYE
T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Asıl Dava
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2023
- T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2022/147 Esas - 2023/190
- Esas no
- 2022/147
- Karar no
- 2023/190
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacılar
- 1- ...
Karar Metni
2.603 kelime·13 dk okuma·12 bölüm
2- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ...
DAVA
Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ : 26/04/2022
Taraf Teşkili İçin Birleştirilen ... DAVACILAR : 1- ... 2- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ...
DAVA
Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ : 26/04/2022
-----------------------
KARAR TAİRHİ : 28/11/2023
KARAR YAZIM
TARİHİ :09/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkillerinin yıllardan beri restoran işletmesi kapsamında “...” olarak faaliyet göstermekte olup; ...'e ait ... tescil numaralı “... ... ...”, ... ... ise ... tescil numaralı “... köfte ... ...” isimli tescilli markalarıyla hizmet verdiklerini, ... aleyhine ... E. Sayılı dosyasıyla dava açılmış ve yine ... Soruşturma Numaralı Dosyası'yla şahıstan şikayetçi olunmuş ve neticesinde hakkında ...
E. Sayılı dosyasıyla ceza davasının da açılmış bulunduğunu, ilgili ceza dosyasında 30.03.2022 tarihli bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere ...'nın müvekkillerinin markasına olan tecavüzünün sabit olduğunu, başvuruda bulunanın tabelalarında ve reklam panolarında “...” ibaresi küçük puntolarla yer alırken müvekkilleri tarafından tescil edilmiş “...” ibaresinin büyük puntolarla yer aldığını ve bu reklam panoları ve tabelalarda müvekkillerinin kullanmış olduğu yazı tipi ve renklerinin neredeyse taklit edildiğini, her ne kadar Kurulca görsel,
işitsel veya kavramsal yönden karıştırmaya yol açacak benzerlik bulunmadığı değerlendirilse de bu eylemlerin objektif nitelikte yanıltıcılık içerdiğini ve müvekkillerin markasını zarara uğrattığını, davalının tescilini yapmış olduğu marka ek ibareye sahip olsa da davalının müvekkillerinin faaliyet gösterdiği alanda ve müvekkilleri ile aynı faaliyette bulunması göz önüne alındığında tescil edilen markanın iltibasa neden olacağını ve karıştırılacağını iddia ederek ...’nın ... sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞTİRME
Mahkememizce 10/11/2022 tarihli duruşma tutanağı ile, taraf teşkilinin sağlanması için ... yanında mecburi dava arkadaşı olan marka başvuru sahibi ... hakkında ayrı bir dava açıp mahkememiz iş bu dosyası ile birleştirmesi için davacıya iki haftalık kesin mehil verilmiş davacı tarafından 11/11/2022 tarihinde dava konusu marka başvuru sahibi ... hakkında açmış olduğu ... sayılı dosyası mahkememiz dosyası ile birleştirilmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle; ... E. Sayılı dosyasının derdest olup daha karara bağlanmamış olduğunu, tescilli marka olmasına rağmen ...E.
Sayılı dosyasından da marka davasının sonucunun bekletici sebep sayılmaksızın verilen kararın da hatalı olduğunu ve hukuk davası sonuçlandığında yeniden yargılamanın talep olunacağını, hiç kimsenin “...” gibi nitelik ve nicelik belirten tanımlayıcı bir ibare üzerinde mutlak bir hak elde edemeyeceği gibi, markalar arasında 7/1(b) ve 8/1(b) hükümleri uyarınca benzerlik bulunmadığını, söz konusu ibarenin tanımlayıcı doğası gereği tek başına tescilinin mümkün olmadığını, ayrıca davaya konu markalar bütünsel olarak incelendikleri zaman ek şekil ve ibareleri de haiz oldukları ve bu kapsamda benzer olmadıklarını,
iltibasa neden olduğu iddia edilen iki marka karşılaştırıldığında renk, dizayn, yazı şekli, tertip tarzı ve kaligrafik açıdan davacı tarafa ait marka ile aynı ya da ayırt edilemeyecek derecede bir benzerlik bulunmadığını, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ...’nın ... sayılı kararının iptali koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalı ... tarafından 10.09.2020 tarihinde ... başvuru numarası ile “...” ibareli marka için 43. sınıfta yer alan hizmetler için marka başvurusunda bulunulmuş; söz konusu marka başvurusu ... tarafından kabul edilerek 14.12.2020 tarihli ve 362 sayılı ...'nde ilan edilmiş, söz konusu yayına davacılar tarafından itiraz edilmiş, işbu itirazlar ... tarafından reddedilmiş, davacılar tarafından söz konusu ret kararına ... ... nezdinde yapılan itiraz neticesinde, ... tarafından ... sayılı nihai kararı ile; (...)... başvuru numaralı ‘...’ ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazların reddi kararına karşı yapılan itirazlar incelenmiştir.
1- İtiraz sahibi ... ... tarafından yapılan, yayına itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ...sayılı ‘... ... ... ... ...’ ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali, eskiye dayalı kullanım,
kötü niyet gerekçeleriyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. (… ) Öncelikle itiraz sahibi tarafından ... sayılı markanın devir alındığı belirtilmiş ve işbu itirazın incelenmesinde değerlendirmeye alınması talep edilmiş olmakla birlikte söz konusu markanın ... nezdine yapılan yayına itiraz aşamasında ileri sürülmeyip ilk kez Kurul nezdinde yapılan karara itiraz aşamasında ileri sürüldüğü, bu durumun itiraz kapsamının genişletilmesi sonucunu doğurduğu tespit edildiğinden belirtilen markanın değerlendirmeye alınması mümkün görülmemiştir.
Bu çerçevede yapılan incelemede başvurunun ‘...’ ibarelerinden oluştuğu görülmüş, ihtilaf konusu ‘...’ ibaresinin ayırt ediciliğinin yüksek olmayışı ve itiraz gerekçesi markaların asli tek unsuru olmayıp, markaların ayırt edici başkaca ibare ve şekil unsurlarını da içerdiği dikkate alındığında, başvuru ile itiraz gerekçesi markalar ihtiva ettikleri tüm unsurlarla birlikte bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle görsel, işitsel veya kavramsal yönden ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmamış ve işbu itirazın reddi gerekmiştir.
6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi gerekçeli itiraz yerinde bulunmadığından, kullanım ispatı talebinin değerlendirilmesine gerek görülmemiştir. Eskiye dayalı kullanım iddiasına ilişkin sunulan fatura ve belgelerin ‘ ... ...’ ibarelerine ilişkin olduğu görülmüş, başvuru ile söz konusu markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı tespit edildiğinden eskiye dayalı kullanım gerekçeli itiraz yerinde bulunmamıştır.
Kötü niyet iddiası yeterli delille ispatlanamadığından isabetli bulunmamıştır.
2- İtiraz sahibi ... tarafından yapılan, yayına itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ... sayılı ‘... ... ...’ ibareli marka ile karıştırılma ihtimali, eskiye dayalı kullanım, kötü niyet gerekçeleriyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. (…) Öncelikle itiraz sahibi tarafından ... sayılı markanın devir alındığı belirtilmiş ve işbu itirazın incelenmesinde değerlendirmeye alınması talep edilmiş olmakla birlikte söz konusu markanın ... nezdine yapılan yayına itiraz aşamasında ileri sürülmeyip ilk kez Kurul nezdinde yapılan karara itiraz aşamasında ileri sürüldüğü,
bu durumun itiraz kapsamının genişletilmesi sonucunu doğurduğu tespit edildiğinden belirtilen markanın değerlendirmeye alınması mümkün görülmemiştir.
Bu çerçevede yapılan incelemede başvurunun ‘...’ ibarelerinden oluştuğu görülmüş, ihtilaf konusu ‘...’ ibaresinin ayırt ediciliğinin yüksek olmayışı ve itiraz gerekçesi markanın asli tek unsuru olmayıp, ayırt edici başkaca ibare unsurlarını da içerdiği dikkate alındığında, başvuru ile itiraz gerekçesi marka ihtiva ettikleri tüm unsurlarla birlikte bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle görsel, işitsel veya kavramsal yönden ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmamış ve işbu itirazın reddi gerekmiştir.
6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi gerekçeli itiraz yerinde bulunmadığından, kullanım ispatı talebinin değerlendirilmesine gerek görülmemiştir. Eskiye dayalı kullanım iddiasına ilişkin sunulan fatura ve belgelerin ‘... ... ...’ ibarelerine ilişkin olduğu görülmüş, başvuru ile söz konusu marka arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı tespit edildiğinden eskiye dayalı kullanım gerekçeli itiraz yerinde bulunmamıştır.
Ayrıca sunulan delillerin eskiye dayalı kullanımı ispatlamada yeterli olmadığı da değerlendirilmiştir. Kötü niyet iddiası yeterli delille ispatlanamadığından isabetli bulunmamıştır.
gerekçesiyle; ''İtirazların reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir.'' şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Bilirkişi kurulunca düzenlenen raporda özetle: dava konusu markanın kapsamındaki hizmetlerin davacıların redde gerekçe markalarının kapsamında aynı/aynı tür/benzer olarak yer aldığı, dava konusu marka başvurusu ile davacılar markaları arasında marka işaretleri bakımından benzerlik olmadığı, dava konusu marka ile davacılar markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, davacıların eskiye dayalı kullanım gerekçeli itirazının yerinde olmadığı, ... ... sayılı ... Kararı’nın yerinde olduğu, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi raporunun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya ... markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya ... markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir.
Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir.
Tanınmış marka kavramı yerleşik Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, ..., kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (...).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Markası Örnek Davacı Markaları
... ... (43. sınıf) ... ... ... (29, 35, 43. sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; dava konusu ... ibareli marka kapsamında yer alan ''43. Sınıf: Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri.'' nin davacı markalarında aynı/aynı tür ve benzer olarak yer aldığı görülmektedir.
Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.
Davalının markasının incelenmesinde;dava konusu “...” ibareli marka, siyah renkte, kalın, büyük harflerle, “...” ibaresinin yer aldığı, herhangi bir figüratif unsur içermeyen kelime markası olduğu, dava konusu markada yer alan “...” ve “...” ibarelerinin anlamlarının sırasıyla “aslan” ve “bir bulutun tabanı ile yer arasında, iki bulut arasında veya bir bulut içinde elektrik boşalırken oluşan kırık çizgi biçimindeki geçici ışık; balkır, çakım, çakın, yalabık, yıldırak, parıltı” anlamlarına geldiği; her iki ibarenin de toplumumuzda hem kişi adı/soyadı hem de ticaret alanında yaygın olarak kullanılan kelimeler olduğu dikkate alındığında ayırt edicilik düzeylerinin düşük ibareler olduğu, dolayısıyla dava konusu markanın esas unsurunun bütüncül olarak “...” ibaresi olduğu anlaşılmaktadır.
Davacıların markalarının incelenmesinde; Davacıların redde gerekçe markaları, “...” kelimesinin yanında, “... gibi ibarelerin yer aldığı markalar olduğu; ... markası dışındaki markalarının kelime markaları olduğu, herhangi bir şekil unsuru ihtiva etmediği, ... ... ... markasında ise kırmızı bir elips içerisinde ...ibaresinin yer aldığı, şeklinde altında ... ibaresinin bulunduğu, anlaşılmaktadır.
Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
...'nun 08.06.2016 gün ve ... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli ...... ibareli markalar ile davalının "..." ibareli markası arasında her ne kadar dava konusu marka ile davacıların markalarında “...” ibaresi ortak olarak yer alsa da, dava konusu markanın tüketici tarafından bütüncül olarak “...” olarak algılanacağı, “...” ibaresinin ayırt edici niteliğinin zayıf olduğu,
nitekim zayıf ibarelerin küçük eklemelerle ilgili tüketici nezdinde farklılaşabileceği, dolayısıyla bu durumun işletmeler arasında bir farklılığa yol açacağı, somut uyuşmazlıkta da bu durumun gerçekleştiği, dava konusu markanın ilgili tüketici tarafından ad ve soyadı olarak algılanacağı, tek başına soyadı içeren markalar ile ad ve soyadı birlikte içeren markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, ad ve soyadı markalarını gören ilgili tüketici kitlesinin derhal ve hiç düşünmeksizin bu markanın sadece bu ad ve soyadı taşıyan başka bir ticari işletmeye ait olduğunu düşünecekleri;
işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının "..." markasını gördüğünde bunun davacıların mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olmadığı,
taraf markaları arasında iltibas bulunmadığı, dosya kapsamında, davacılar tarafından dava konusu ibare olan “...” ibaresini veya bu ibareyle karıştırılma ihtimaline yol açacak başka bir ibareyi Türkiye’de uzun süredir dava konusu hizmetler bakımından kullanıldığına dair herhangi bir delil sunulmadığından dolayısıyla davacıların dava konusu ibare üzerinde dava konusu hizmetler bakımından eskiye dayalı kullanımının bulunmadığı; neticeten ...’nın ... sayılı kararının iptali koşullarının oluşmadığı anlaşılarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim... · e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/147, K. 2023/190, 28 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama