İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/218 K.2024/123

Mersis No- ...

Esas2022/218Karar2024/123Tarih19 Mart 2024Okuma15 dk · 2.922 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Asıl Dava

Esas No
2022/218
Karar No
2024/123
Karar tarihi
19 Mart 2024
Esas no
2022/216
Karar no
2024/142
Hakim
... ...
Katip
... ...
Davacı
...
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.922 kelime·15 dk okuma·19 bölüm

Mersis No- ...

VEKİLİ

Av. ... -.... DAVALI : ... Mersis No -... .... ...

VEKİLİ

Av. ... ...

DAVA

Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü

DAVA TARİHİ : 12/06/2022

Taraf Teşkili İçin Birleşen Dava (...) DAVACI : ... .... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1- ... Mersis No -... ... ...

VEKİLİ

Av. ... .... DAVALI : 2- ... VEKİLİ : Av. ...

DAVA

Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü

DAVA TARİHİ : 18/01/2023

KARAR TARİHİ : 21/03/2024

KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 27/03/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkilinin yaklaşık 30 yıldır lojistik sektöründe müşteri odaklı hizmet veren büyük ve kurumsal bir firma olduğunu, firmanın iş konusu, .... kapsamındaki faaliyetlerde bulunmak; uluslararası ve yurt içi lojistik işletmeciliği yapmak;

ayrıca 23.11.2011 tarihinde tescil edilen anonim şirket esas mukavelesinde yazılı olan diğer faaliyetleri sürdürmek olduğunu, otomotiv taşıması yanı sıra gemi tahliye, PDI, yedek parça stoklama, dağıtım, genel antrepo hizmetleri, traktör/tarım makineleri/iş makineleri montaj ve dağıtımı, tedarik zinciri yönetimi, depolama konularında da müşterilerine optimum çözümler sunduğunu, Gemi tahliyesi dahil, ... genelinde müşterilerinin bayii, distribütör ve stoklama alanlarına düzenli olarak sevkiyatlar yaptığını, bilinen ve tanınan bir marka olduğunu," ...." gibi birden çok seri markanın tescil edildiği bir grup şirket olduğunu,

..." ibaresi şirket hakim ortaklarının ilk erkek çocuğu olan ...'ın isminden ileri geldiğini, Şirketlerin tamamının "..." hecesi ile başladığını, ... / .... isimleri ile faaliyetlerini sektörde sürdürdüğünü, müvekkiline ait markaların kökü "..." ibaresi olduğunu, Örneğin otomobil taşıma ve turizm alanında ...(...), yine otomobil alanında ... (....), gayrimenkul, turizm, otelcilik ve havaalanı transferi gibi alanlarda ...(...) isimli markalar sektöre öncülük ettiğini, Müvekkilinin markasının ana unsurunun "..." ibaresi olduğunu diğer ek, faaliyet gösterilen sektöre göre değiştiğini, "..., ....., ..." gibi grup şirketler bünyesindeki ...-...,

..., ...-... gibi markaların ....nezdinde tescilli olduğunu, başvuru markasında yer alan ... ibaresinin “...”; yani ürün, hizmet ve insan gibi kaynakların, ihtiyaç duyulan yerde ve istenen zamanda temin edilmesi için bir araç anlamına gelen İngilizce kelimenin kısaltılmış hali olduğunu, söyleniş, okunuş ve intiba açısından adeta müvekkil seri markalarının bir uzantısı haline geldiğini, başvurunun kötüniyetli olduğunu,

müvekkilinin bilinirliğinden faydalanmak ve kar elde etmek amacıyla tescil ettirildiğini iddia ederek ... tarafından verilen 13.04.2022 tarih ve .... sayılı kararının iptali ile karara konu ... numaralı "..." ibareli markaya ilişkin tescil kararının iptaline ve tescil edilmişse markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

BİRLEŞTİRME

Mahkememizce 11.01.2023 tarihli ara kararla, davalı ... kurumuna karşı aynı istemlerle birleştirme talepli dava açmak üzere, davacı vekiline iki haftalık kesin süre verildiği; davacı vekili tarafından .... esas sayılı dosyasında dava ikame edildiği, mahkeme tarafından anılan dosyada BİRLEŞTİRME kararı verilerek dosyanın mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır.

CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; markaların tamamen birbirinden farklı olduğunu, davacı tarafın marka şeklinde lacivert renkli eğik stilde yazı şekli kullanırken müvekkilin gold rengi bir tasarım kullandığını, müvekkilinin 2017 yılında ...ilinde kurulduğunu, .... kayıtlı ... üye sicil numarasına haiz olduğunu, Müvekkilinin faaliyet konusu Kara yolu ile şehirler arası yük taşımacılığı (gıda, sıvı, kuru yük, vb.) (gaz ve petrol ürünleri hariç) olmakla birlikte, sürekli ve ana faaliyeti , konteyner taşımacılığı yaptığını, ... simli markasını, 12.03.2021 tarihinde .... numarası ile başvuruda bulunduğunu,

davacının faaliyet alanın ise oto taşıma olduğunu, markanın ...ilinin kökü olan "..." kelimesinden esinlenildiğini, Müvekkilinin, davacı şirketin varlığından ve markasından işbu dava ile haberdar olduğunu, marka tescilinde kötü niyeti bulunmadığını, ..." köküne eklemeler yapılarak türetilebilecek binlerce marka söz konusu olup ... kelimesinin tekeli davacı tarafa bırakılamayacağını, davacının lojistik alanındaki faaliyetleri için "logitur" markasını kullanmayı tercih ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

YARGILAMA

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; .... başvuru numaralı "..." markasına davacı itirazın reddine dair nihai .... numaralı ... kararının hukuka uygun olmadığı iddiası ile iptali. ... başvuru numaralı "..." markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi talebine ilişkin olduğu davalı tarafın husumet itirazı olduğu, noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.

Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; dava dışı ... tarafından 12/03/2021 tarihinde "..." ibaresini 39. sınıfında yer alan hizmetlerde kullanılmak üzere tescil başvurusu yapılmıştır. (Davalı tarafa ait davaya ilişkin vekaletnamede dava dışı ...’ın ... Firmasının yetkilisi olduğu yazmaktadır.) Yapılan inceleme ve değerlendirmesi sonucunda ... tarafından başvurunun 27/04/2021 tarih ve 371 sayılı .... ilanına karar verilmiştir.

İşbu ilana davacı muteriz tarafından SMK 6/1, 6/3, 6/5 ve 6/9 maddeleri işaretlenerek ve .... sayılı "...-... ...", "...", "..." ibareli markalar gerekçe gösterilerek “SMK 6/1 KAPSAMINDA markaların birbirinden ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu, görsel, işitsel ve kavramsal benzerlikten dolayı davacı markasının serisi olarak algılanacağı” iddiaları ile itiraz edilmiştir.

İtirazı inceleyen ... markaları benzer görmeyerek ve itiraz formunda işaretlenen diğer maddeler kapsamında da haksız bularak itirazın reddine karar vermiştir. İşbu karara davacı muteriz tarafından aynı gerekçelerle itirazın yeniden incelenmesini talep etmiştir.

İtiraZı inceleyen ... sayılı ... kararında kısaca; “.... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun .... sayılı "...-... ...", "...", "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6/1, 6/3, 6/5, 6/9 maddeleri uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.

Kurul'da, ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği kanaatine varılmış ve başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar bütünüyle bıraktıkları izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmamıştır.

Bu itibarla, markalar arasında 6769 s.SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Ayrıca, itiraz dilekçesinde belirtilen eskiye dayalı kullanım iddiası incelenmiştir. Yapılan inceleme neticesinde, bu iddianın, yeterli bilgi, belge, delil ile desteklemediği anlaşılmış ve bu nedenle eskiye dayalı kullanım gerekçeli itiraz haklı bulunmamıştır.

Öte yandan, 6769 Sayılı SMK'nın 6/5 maddesi "Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, ...'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hallerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hali saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir." hükmüne amirdir.

Somut olay açısından, itiraza konu başvurunun tescilinin 6769 Sayılı SMK'nın 6/5 maddesi hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açacağı yönünde de bir kanaat oluşmadığından, tanınmışlık gerekçesine dayalı itiraz haklı görülmemiştir.

Son olarak, başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönünde somut ve elle tutulur delillere rastlanmadığından ve Kurul'da başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönünde bir kanaat de oluşmadığından, bu iddiaya dayalı itiraz haklı görülmemiştir.” gerekçeleri ile itirazın reddine karar vermiştir.

Eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.

Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen RAPORDA özetle:

- Davacının redde mesnet markaları ile dava konusu marka ve işaretleri arasında aralarında aynı, aynı tür olduğu kanaatine varılan 39. Sınıf “Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri, ... düzenleme, seyahat için yer ayarlama, seyahat ile ilgili bilet sağlama, kurye hizmetleri” bakımından karıştırılma ve benzerlik ihtimalinin bulunmadığı,

- Hükümsüzlük istemi bakımından, dava konusu markanın tescil ücretinin ödenmemesi sebebiyle tescil edilmediği ve bu sebeple hükümsüz kılındığı,

-Davacının “...” markasını tescilsiz olarak başvuru kapsamında yer alan hizmetlerde ciddi ticari etki yaratacak düzeyde kullanıldığına yönelik yeterli düzeyde delile rastlanılmadığından dava konusu marka başvuru tarihinden daha önceki tarihlerde öncelik ve üstün hak sahibi olduğunun ispatlanamadığı,

-Davacı markalarının tanınmışlığını ispata yönelik dosya içerisinde yeterli düzeyde delile rastlanılmadığı ancak bu hususun nihai anlamda hukuki bir tespitin varlığını gerektirdiğinden tanınmışlık iddiasının takdirinin mahkemeye ait olduğu,

- Davacı yanın başvurunun kötü niyetle gerçekleştirilmiş bir başvuru olduğu yönündeki iddialarını deliller ile desteklemediği, ancak bu hususun nihai anlamda hukuki bir tespitin varlığını gerektirmekte olduğu,

takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.

Bilirkişi raporunun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.

GEREKÇE

Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.

“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;

(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.

(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.

(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.

(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, ...’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.

(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.

(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.

Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir.

Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, ...’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir.

Tanınmış marka kavramı yerleşik ...içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.

Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.

Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).

Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.

Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;

Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;

Davalı Markası Örnek Davacı Markaları

... ...- (39.SINIF) ... (04, 06, 12, 19, 20, 35, 36, 37, 39, 40, 42, 44, 45.Sınıf)

Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; dava dışı başvuru sahibinin başvurusu kapsamında yer alan 39. Sınıftaki “Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri, ... düzenleme, seyahat için yer ayarlama, seyahat ile ilgili bilet sağlama, kurye hizmetleri”nin davacının redde mesnet markalarından ... tescil numaralı markaları kapsamındaki 39. Sınıf hizmetler ile aynı/aynı tür olduğu görülmektedir.

Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.

Davalının markasının incelenmesinde; bir bütün halinde “...” ibaresi altında yer alan “lojistik” ibaresi ve kelime grubunun en üstüne konumlandırılmış büyük ve dikkat çekici şekilde “...” ibaresinden oluştuğu anlaşılmaktadır.

Davacının markalarının incelenmesinde; bir tanesi, “...” ve “...” ibarelerinden oluşmakta, diğeri ise “yine mavi renkle “...” ibaresi ve ibarenin üzerinden gri renkli bumeranga benzer bir şeklin bulunduğu anlaşılmaktadır.

Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.

...Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve ... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davalının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunup bulunmadığı incelendiğinde; her iki markada ortak olarak tek unsur “...” hecesi olduğu,

bununla birlikte bir bütün olarak markalar kelime, renk ve işaretlerin konumlandırılması açısından farklı olduğu, davacının tescilli markaları ile dava konusu markada yer alan ibarelerin bir bütün olarak parçalara ayrılmadan değerlendirildiğinde birbirine benzemediği, dava konusu markada yer alan figürratif unsurun markaları farklılaştırdığı, dava konusu marka tasarımının davacı markalarını çağrıştıracak şekilde oluşturulmadığı,

dava konusu markanın ayırt edici unsurlarını bir bütün halinde algılayan dikkat seviyesi yüksek olan tüketici kesiminin redde mesnet markayı sözcüksel olarak bir bütün halinde “..." olarak algılayacağı, bu bütünleyici algı halinde marka içinde yer alan "..." ibaresinin anlamsal bağımsızlığını koruduğu, dolayısıyla taraf markalarının bütünsel olarak ... ve kelime unsurları göz önüne alındığında biçimsel olarak birbirlerinden farklılaştığı, bir bütün olarak taraf markalarının başvuru kapsamında yer alan ve aralarında aynılık, benzerlik tespit edilen 39. Sınıf hizmetler açısından işitsel, görsel ve anlamsal olarak bir benzerlik bulunmadığı,

önceye dayalı kullanım hakkının değerlendirilmesinde, işaretin kullanıldığı coğrafi alan, kullanımın niteliği, süresi, işarete yapılan yatırımlar, işaretin pazar payı ve işaretten elde edilen ciro vb. hakkında olması gerektiği, sınırlı sayıda olmamakla birlikte markasal kullanıma ilişkin faturalar, sipariş formları, mali ve finansal tablolar, ticaret odalarının beyanları, medyaya yansıyan haberler, makaleler, reklam ve tanıtıma yönelik belgeler denetlenebilir olmaları kaydıyla delil olarak sunulabileceği, söz konusu delillerin kullanımın yoğunluğu ve süresi ile etkilenen coğrafi alan, kullanımın süresi,

pazar payı ve elde edilen ciro hakkında bilgi verebilir nitelikte ve sayıda olması gerektiği, ancak davacı sadece marka işlem dosyasındaki itiraz formunda işbu maddeyi işaretlemiş olup gerekçe olarak ne marka işlem dosyasında ne de dava dilekçesi ve sair beyanlarında ... iptali ve Hükümsüzlük istemi yönünden işbu madde kapsamında bir iddiada bulunmuş ne de bu iddiasını ispata yarayan delil sunmadığı,

dolayısıyla davacının “...” markasını tescilsiz olarak başvuru kapsamında yer alan hizmetlerde ciddi ticari etki yaratacak düzeyde kullanıldığına yönelik bir delile dayanılmadığından davacının dava konusu marka başvurusundan daha önceki tarihlerde öncelik ve üstün hak sahibi olduğunun ispatlanamadığı, dosyada ve marka işlem dosyasında bulunan deliller incelendiğinde bir kısım sertifika, bir kısım faaliyet belgesi, bir kısmının nerede ve ne zaman yayınlandığı belli olmayan dergi röportajı, gazete yazıları vb. dayandığı,

bu sebeple davacının redde mesnet markalarının ilgili tüketici tarafından hemen akla gelecek veya hemen akla gelecek markalar arasında olduğunu gösterecek destekleyici verilere dayanılmadığı, “markanın pazar payına ilişkin dokümanlara, satış broşürleri, kataloglar, fiyat listeleri, yıllık faaliyet raporları, ciro bilgileri, reklam, yatırım masraflarını (yoğunluk, kapsam ve etkiyi) yansıtan belgelere ya da tüketicilerin davacının markasını tercih ettiğine dair kamuoyu yoklamalarına, resmi kuruluş, araştırma enstitüsü meslek veya ticaret odalarının “geniş çevrelerin görüşünü yansıtacak şekilde” beyanlarına,

tüketici farkındalığını gösteren araştırma raporlarına ve buna benzer tanınmışlığı ispata yönelik başkaca delile dayanılmadığı” gözlemlenmiş olduğu, neticeten dava konusu marka ile davacı markaları arasındaki farklılığın, dava konusu hizmetler bakımından tüketici tarafından kolaylıkla algılanabilecek durumda olması nedeniyle dava konusu markanın davacıya ait markanın itibarından haksız yarar sağlamayacağı, davalının davacı markasının bilinirliğinden istifade etmek suretiyle markanın itibarına zarar verme, ayırt edici karakterini zedeleme gibi hususların mümkün olmadığı anlaşıldığından netice olarak;

asıl ve birleşen dava yönünden ... iptal talebinin reddine, hükümsüzlük talebinin ise davaya konu markanın tescil ücretinin ödenmemesi nedeniyle tescil edilmediğinden hükümsüz kılınmış olması nedeniyle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi açıklandığı üzere:

1-Asıl ve birleşen davadaki ... iptal talebinin reddine,

Asıl ve birleşen davadaki Hükümsüzlük talebi ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına,

2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 8.730,40-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

5-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),

Dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/03/2024

Katip ... Hakim ... e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

MASRAF DÖKÜMÜ

İLK MASRAF : 172,90-TL

GİDER AVANSI :8.557,50-TL

TOPLAM :8.730,40-TL

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/218, K. 2024/123, 19 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Vekili
  4. Vekili
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 12/06/2022
  7. Vekili
  8. Dava
  9. Dava Tarihi : 18/01/2023
  10. Karar Tarihi : 21/03/2024
  11. Kararın
  12. Yazıldığı Tarih : 27/03/2024
  13. Dava
  14. Birleştirme
  15. Cevap
  16. Yargılama
  17. Gerekçe
  18. Masraf Dökümü
  19. İlk Masraf : 172,90-TL
  20. Gider Avansı :8.557,50-tl
  21. Toplam :8.730,40-tl
  22. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2022/218
Karar No
2024/123
Tarih
19 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/218 K.2024/477
  • İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/219 K.2024/182
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/220 K.2024/375
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/220 K.2024/213
  • İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/222 K.2024/63
  • Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/222 K.2024/198

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.