KÜNYE
T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Asıl Dava
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2023
- T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2022/241 Esas - 2023/148
- Esas no
- 2022/241
- Karar no
- 2023/148
- Hakim
- ....
- Katip
- ....
- Davacı
- ....
- Vekili
- Av. ....
- Davalı
- ....
- Vekili
- Av. ....
- Dava
- Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali
- Dava tarihi
- 29/06/2022
Karar Metni
2.365 kelime·12 dk okuma·10 bölüm
Taraf Teşkili İçin Birleştirilen -....
DAVACI : .... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : .... VEKİLİ : Av. ....
DAVA
Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali
DAVA TARİHİ : 29/06/2022
---------------------------
KARAR TARİHİ : 09/11/2023
KARAR YAZIM
TARİHİ :09/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkilinin “...” ibareli marka başvurusuna karşı davalı yanın “...”markasına dayalı olarak itirazda bulunduğunu, taraf markalarının tamamen farklı algılara sahip olduklarını, müvekkili markasının 14. Sınıf malları kapsadığını, davalı firmanın tekstil sektöründe fadliyet gösterdiğini, asıl markalarının ".... olduğunu, - farklı iki faaliyet alanında iştigal eden iki firmanın ürünlerinin orta düzey tüketici tarafından kanıştınlma ihtimali olmadığını iddia ederek ...'nın ... sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞTİRME (Taraf teşkili için)
Davacı vekili tarafından mahkememizin ... E. Sırasında 29/06/2023 tarihli dava dilekçesiyle ... yönünden dava ikame ettiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili birleşen dava dilekçesiyle; müvekkili tarafından tescil başvurusu yapılan ... sayılı ... ibareli marka başvurusunun ilanına yapılan itirazın ....kabul edilerek müvekkili başvurusunun reddine karar verildiğini verilen bu red kararına karşı ....'na itiraz başvurusunda bulunulduğunu ve ...'nın ... sayılı kararı ile itirazlarının ve başvurunun reddine karar verildiğini verilen bu red kararına karşı mahkememizin ....esas sayılı dosyası ile dava ikame edildiğini, beyanla iş bu dava dosyası ile mahkememizin .... esas sayılı dosyalarının birleştirilmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞTİRME KARARI
Mahkememizce 29/06/2022 tarihli ....Sayılı karar ile; ''Mahkememizin ....esas sayılı dosyasının tetkikinden; davacının ... olduğu, davalının yayına itiraz eden marka sahibi ...
ANONİM ŞİRKETİ olduğu, dava konusunun aynı olduğu dosyanın derdest olduğu; mahkememizin bu dosyasının, dava sebebi ve konusunun taraflarının aynı olması ve davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunması itibariyle mahkememizin .... esas sayılı dosyası ile bağlantılı bulunduğu, davaların birlikte görülmesinde hukuki yarar olduğu anlaşılmakla; mahkememizin bu dosyasının bağlantılı bulunduğu yine mahkememizin ....E. sayılı dosyasıyla birleştirilmesine, mahkememizin ... esasının bu şekilde kapatılmasına, bundan sonraki tüm işlemlerin birleştirilen dosya üzerinden yürütülmesine,
yargılama giderlerinin asıl dosya içinde ele alınmasına'' şeklinde karar tesis edildiği görülmüştür.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; kurum kararının yerinde olduğunu, müvekkilinin “...” seri markalarının sahibi olduğunu, tescili talep edilen 14. Sınıf malların müvekkilinin tanınmışlığının da bulunduğu sektöre yönelik olduğunu, ..." İLE "..." unsurlarının birbirine benzer unsurlar olduğunu, yalnızca son sıralarındaki “....” harfleri açısından fark olduğunu, “...” ek unsurunun bu algıyı değiştirmediğini belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı başvurusuna davalı tarafından yapılan itirazın .... tarafından kabulü akabinde davacı tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; dava konusu “...” ibaresinin 14. Sınıf mallar yönünden tescili amacıyla 23.12.2020 tarih ve ... sayısı ile marka başvurusuna konu edildiği, yapılan ilk incelemeler sonrasında başvurunun 12.03.2021 tarih ve 368 sayılı bültende ilanına karar verildiği, anılan ilana karşı davalı yanın önceki tarihli “...” esas unsurlu markalarına dayalı olarak itirazda bulunduğu, ...'nın 22.09.2021 tarihli kararı neticesinde davalı yana ait ... sayılı marka ile dava konusu başvuru arasında iltibas riski bulunduğu gerekçesiyle başvurunun reddine karar verildiği,
söz konusu karara karşı bu defa davacı yan tarafından itiraz edilerek .... tarafından verilen kararın kaldınlması ve başvurunun tescil işlemlerinin devamına karar verilmesinin talep edildiği, davacı itirazlarını inceleyen ...'nun 28.04.2022 tarih ve ... sayılı kararıyla; ''... başvuru numaralı “...” ibareli başvurunun ... sayılı "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca reddi yönündeki ... kararına karşı, başvuru hakkındaki ret kararının kaldırlması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir.
Somut olaya ilişkin yapılan değerlendirme sonucunda, Kurul, işbu başvuru ile reddine gerekçe olarak gösterilen markanın ihtiva ettikleri anlam, genel görünüm ve muhtemel tüketici kitlesi üzerinde bırakacağı etki ve izlenim itibariyle karıştırılacak derecede olduğu ve markalar arasında görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma olasılığı bulunduğu kanaatine varmıştır.
Ayrıca, başvuru sahibinin 6769 sayılı SMK'nın 6/3 üncü maddesi çerçevesinde yapmış olduğu itirazı, sunulan delillerin başvuruya ait ibarenin süreklilik arz eder biçimde kullanıldığını ispatlar mahiyette görülmemesi nedeniyle haklı bulunmamıştır.
Sayılan nedenlerle, markalar arasında SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu kanaatine varıldığından, ... tarafından verilen karar yerinde görülmüş, işbu itirazın tüm gerekçeleri açısından reddine karar verilmiştir.” şeklindeki gerekçeler ile davacı taraf iftirazlarının nihai olarak reddine karar verilmiş olduğu, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Bilirkişi kurulunca düzenlenen raporda özetle: dava konusu ... sayılı başvuru kapsamında 14. Sınıfta yer alan malların, davalı yana ait önceki tarihli marka kapsamında yer alan mallar ile aynı tür olduğu, taraf markaları arasında benzerlik ve iltibas ihtimalinin mevcut olduğu, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir. Bilirkişi raporunun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ....Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir.
Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir.
Tanınmış marka kavramı yerleşik ... içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Markası Davacı Markası
...+... .... (14. sınıf) (14. ve 16. sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; başvuru kapsamında 14. Sınıfta yer alan malların tamamı, davalı yanın redde gerekçe önceki tarihli markası kapsamında yer alan mallar ile aynı, aynı tür ya da benzer mahiyetteki mallar olup markaların kapsamları yönünden ayrıntılı bir inceleme yapılmasına ihtiyaç duyulmaksızın, markaların aynı ihtiyaçlara yönelik, benzer tüketici gruplarına hitap eden, benzer piyasalarda satışa konu edilen, birbiri ile rekabet ilişki içerisinde bulunan, birbirleri yerine tercih edilebilir ya da birbirlerini tamamlayan, satış - sunum biçimleri benzer malları kapsadıkları görülmektedir.
Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.
Davacının markasının incelenmesinde; ''...'' şeklindeki başvuruda, stilize şekilde yazılmış “...” kelimesinin markanın hakim ve tek ayırt edici unsuru olduğu, kelimenin siyah fon üzerine fonla homojen yapıda olacak şekilde beyaz harflerle yazıldığı, "O” harflerinin ortasında birer nokta bulunduğu, markadaki “...”" ibaresinin ise uyuşmazlık konusu emtialar bakımından doğrudan tanımlayıcı olmasının yanı sıra tali şekilde de konumlandırıldığı, bu halde bütünsel ayırt ediciliğe katkı sağlayan bir unsur olarak değerlendirilmeyeceği, “...” kelimesinin bilinen bir anlamının bulunmadığı, yazımına uygun olarak “...” şeklinde telaffuz edilecek olduğu anlaşılmaktadır.
Davalının markasının incelenmesinde; davalı yanın redde gerekçe markası ise ''...+...'' olup, markanın üst kısmında “kartal” figüründe bir logonun yer aldığı, bu logonun hakim unsur olmadığı, ticaret hayatında birçok markada kullanılan benzeri yapıdaki logolardan biri olarak bütünsel görselliğe asgari katkı sağladığı, markadaki hakim sözcük unsurunun gerek yazım boyutu gerek konumlandıma itibariyle “...” ibaresi olduğu, bu ibarenin hemen yanında ise ticaret hayatında kimsenin tekeline bırakılması mümkün olmayan, bir çeşit ticari nev belirtir ibaresi konumundaki “...” kelimesinin yer aldığı,
bu kelimenin hem küçük yazımı hem de konumu itibariyle bütünsel ayırt ediciliğe katkı sağlayan bir unsur olduğu, “...” kelimesinin bilinen bir anlamının bulunmadığı, yazımına uygun olarak “...” şeklinde telaffuz edileceği anlaşılmaktadır.
Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
...'nun 08.06.2016 gün ve .... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, taraf markalarının esas unsurlarının her ikisi de dört harften oluşmakta olup ''...'' harflerini birebir içerirken son sıralarında “o-a” harflerinin bulunduğu; taraf markaları kısa sözcük markaları olmakla birlikte sesli ve sessiz harf dizilimleri itibariyle aralarında güçlü bir benzerlik bulunduğu,
kelimelerin dördüncü sıralarındaki “...." sesli harfinden ibaret farkın kelimeler arasında belirgin bir işitsel farklıığa yol açmadığı gibi kavramsal olarak da farklı sözcüklerin oluşumuna neden olmadığı, markaların görsel algılarının doğrudan benzer olduğundan bahsedilmesi mümkün değil ise de her iki taraf markasının da yegane ayırt edici unsuru olan ibareler arasındaki yüksek düzeyli benzerlik nedeniyle, tüketicinin taraf markaları ile uyuşmazlık konusu aynı türdeki emtialarda karşılaştığında, markalara erişiminde yanılgı yaşaması ihtimalini doğurabilecek sonuçları beraberinde getirebileceği, tüketicinin hangi markadan yararlandığı,
hangi markayı daha önce deneyimlediği konusunda algısal bir karışıklık yaşayabileceği, nitekim tüketicinin her koşulda markaları yan yana karşılaştırma ihtimalinin bulunmadığı gibi bu beklenti ile markaları tecrübe etme olasılığının bulunacağının gerçekçi bir yaklaşım olmadığı, özellikle işitsel açısından markalar arasındaki benzerliğin de tüketicilerin markalara yönelik tecrübelerini üçüncü kişilere aktarımı esnasında kelimelerin net bir şekilde ayırt edilebilirliğini de mümkün kılmayacağı bu halde işaretlerin bütünsel algılarda yeterli ek ve ayırt edici unsurlar taşımadıkları tespit edildiğinden,
uyuşmazlık konusu mal ve hizmetlerin tüketicileri nezdinde dahi iltibasa yol açabilecekleri; işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davacının "..." markasını gördüğünde bunun davalının mesnet markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu,
yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, taraf markaları arasında iltibas bulunduğu dikkate alınarak davacının ... 28.04.2022 tarih ve ... sayılı kararının İPTALİ talebinin REDDİNE karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip .... Hakim .... · ¸ ¸
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/241, K. 2023/148, 9 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama