İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/251 K.2024/7

... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2-... VEKİLİ : Av . ...

Esas2022/251Karar2024/7Tarih1 Şubat 2024Okuma20 dk · 4.080 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
1 Şubat 2024
T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
2022/251 Esas - 2024/7
Esas no
2022/251
Karar no
2024/7
Hakim
.....
Katip
...
Davacı
...
Vekili
Av. ...
Davalı
1-...
Mersis No
...
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

4.080 kelime·20 dk okuma·16 bölüm

... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2-... VEKİLİ : Av . ...

DAVA

Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali

DAVA TARİHİ : 06/07/2022

KARAR TARİHİ : 01/02/2024

KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 18/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesiyle; ...başvuru numaralı “...” ibareli marka başvurusunun davalı şirket adına tescil edilmiş olan “...” markasına 6769 sayılı SMK m.6/1 kapsamında benzerlik göstermesi ve karıştırılma tehlikesi ihtiva etmesi sebebiyle alınan 29.04.2022 tarihli ... kararının iptalinin gerektiğini, müvekkili “...” markasının 5. emtia sınıfı kapsamında hukuka ve usulüne uygun olarak tescil edilmiş bir marka olduğunu ve markanın tıbbi ve ortopedik ürünlerin ticareti alanında kullanıldığını, müvekkili markanın müvekkilin bireysel emek ve çabası sonucu, bizzat kendisinin üretmiş olduğu formulasyona sahip bir marka olduğunu,

markanın isminin formülünde yer alan magnezyum, .... vitamini ve kalsiyum bileşenlerinin kısaltmalarından oluştuğunu, davalı markası “...” in .... vitaminin kısaltılmasıyla oluşturulmuş olduğunu ve ilaç sektöründe kimsenin tekeline verilmemesi gerektiğini, “...” şeklinde tasarlanan müvekkil markasının asli unsurunun “...” kelimesi değil, ... ve ... kelimelerinden oluştuğunu, birden fazla kelime unsuru içeren markalarda sadece bir kelimenin benzer olmasının markaların benzer olduğu sonucunu doğurmayacağını,

zira markaların 6769 sayılı SMK m.6/1 kapsamında ayırt edilemeyecek derecede benzer kabul edilebilmesi için tüketicide bıraktığı genel izlenimin tamamen aynı olması gerektiğini, müvekkili markanın şekil unsuru ve stilizasyon içermeyen bir marka olduğunu, davalı markasının ise daha karakteristik bir yazı ile oluşturulmuş olduğunu bu nedenle görsel açıdan da bir benzerliğinin bulunmadığını, müvekkili ürünün formüllerinin farklı olduğu ve markaların görsel ve işitsel ve anlamsal açıdan benzerliklerinin bulunmadığını, davalının itirazının kötü niyetli olduğunu,

... kayıtlarından elde edilen veriler ışığında müvekkilin daha evvel tescili gerçekleşmiş ancak davalı markasına “...”den daha fazla benzerlik teşkil eden markalara itiraz etmediğini, davalı firmanın gerekçe olarak sunduğu bir tanınmış marka tescilinin veya müracaatının olmadığını, ... kararının eksik inceleme ürünü sonucu verilmiş bir karar olduğunu iddia ederek ... kararının iptal edilerek müvekkil markasının tescil başvurusunun kabul edilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; müvekkili şirketin 1958 yılından itibaren, 64 yıldır faal bir şekilde hizmet vermekte olan Türkiye’nin en köklü ilaç üreticilerinden biri olduğunu, “...” markasının ulusal ve uluslar arası pazarda yıllardır kullanılmakta olduğunu ve yüksek bir bilinirlik seviyesine ulaşmış olduğunu, müvekkili “...” markasının esaslı unsuru “...” ile Davacı “...” markasının esaslı unsuru “...” ibaresinin ayniyet derecesinde benzer olduğunu, “...” markasındaki 3 ile “...” markasındaki ...’nin ... ve ... vitaminlerini nitelendiren ve ayırt edici niteliği olmayan tali nitelikteki unsurlar olduğunu,

davacıya ait markanın müvekkil şirket markasını birebir içerdiği dolayısıyla iki markanın görsel işitsel anlamsal ve kavramsal açıdan ayniyet derecesinde benzerlik teşkil ettiğini, müvekkil şirketin tescilli markasını uzun yıllardır kullanmakta olduğunu, dolayısıyla sonradan tescil edilmek istenen “...” markasının, tüketicilerin iki markanın üreticileri arasında idari-ekonomik anlamda bir bağlılığın bulunduğu düşüncesine kapılabileceklerini, bu hususların iki markanın karıştırılmasına veya Davacı şirket markasının müvekkil şirketin markasının bir serisi olarak algılanmasına yol açabileceğini,

6769 sayılı SMK m. 6/1 uyarınca markaların ilişkili olduğu ihtimalinin de karıştırılma ihtimali kapsamında değerlendirileceğini, davacı markasının müvekkil şirket markası ile aynı sınıfta olan 5. sınıf altında yapıldığını, 6769 sayılı SMK m. 6/1 koşullarının markaların tecil kapsamındaki mal ve hizmetlerin benzerliği bakımından sağlandığını, ....’ nın 2021 tarihli Marka İnceleme Kılavuzu’nda 05.01 ile 05.02 alt gruplu malların benzer ve tamamlayıcı emtia olarak kabul edileceğini, müvekkil markasının 6769 sayılı SMK m. 6/5 çerçevesinde tanınmış marka niteliği ihtiva ettiğini,

“...” markasının piyasada uzun yıllardır kullanılan ve yüksek bir bilinirliğe sahip olan bir marka olduğunu, Google arama motorunda aratılan “...” ibaresinin 1.700.000 sonucunun tamamının müvekkil şirket markasına ilişkin olduğunu, müvekkil markasının hem iç hem dış piyasada tanınan bir marka olduğunu, ilgili markalı ürünün .... gibi ülkelere de ihraç edildiğini, davacının, müvekkil firmanın markası adına harcamış olduğu emek ve sermaye sonucu edinmiş olduğu bilinirliğinden haksız olarak yararlanacak olduğunu, davacı markasının gıda takviyesi/vitamin olarak piyasaya sürülmüş olduğu,

bu açıdan da halk nezdinde müvekkili markanın bir versiyonu olarak algılanabileceğini ve haksız rekabete yol açacağını, davacının basireti bir tacir gibi hareket etmediğini zira basit bir Google araştırması yapıldığında Müvekkilin ürün ve markasından haberdar olunabileceğini, müvekkil markası ile benzer bir marka altında aynı türden bir ürünü piyasaya sürmenin Davacının kötü niyetini gösteren bir husus olduğunu, davacı markasının müvekkilin tanınmış markası ile ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

YARGILAMA

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı başvurusuna davalı tarafından yapılan itirazın kabulüyle ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden.

Davacı (...) 28.01.2021 tarihinde “...” kelime markası için uluslararası sınıf sistemi 5. Sınıfı altında ...’na tescil başvurusunda bulunmuş, ilgili başvuru 29.03.2021 tarihli 369. ....’nde ...başvuru numarası ile yayımlandığı, davalı (...) 28.05.2021 tarihli dilekçe ile 107690 sayılı “... ibareli markası mesnet gösterilerek 6769 sayılı SMK m.6/1 ve m.6/5 uyarınca itiraz etmiş, ilgili itiraz .... sayılı 14.12.2021 tarihli karar yazısı ile markalar benzer görülmediğinden reddedilmiş, karara karşı davalı yanın 09.02.2022 tarihli itirazı üzerine ... kararının ... tarafından tekrar değerlendirildiği,

29.04.2022 tarih ve .... sayılı kararıyla dava konusuyla ilgili olarak özetle. “6769 sayılı SMK'nın 6(1) maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinden söz edebilmek için öncelikle, iki koşulun birlikte var olması gerekmektedir.

Bu iki koşuldan birincisi, tescili talep edilen markanın daha önceden tescilli ya da başvurusu yapılmış bulunan itiraz gerekçesi marka(lar) ile aynı ya da benzer olması, diğeri ise uyuşmazlığa konu markaların aynı ya da benzer mal ya da hizmetleri kapsamasıdır.

Yapılan değerlendirme sonucunda, "..." ibaresini esas unsur olarak başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen "..." ibareli markanın görsel ve işitsel yönden bağlantı kurulması ihtimali dahil iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer oldukları görüşüne varılmıştır.

Ayrıca, başvuruya konu "Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler." ile itiraz gerekçesi markanın tescil kapsamında bulunan "ampul, flakon, tablet, draje kapsül, damla şekillerinde tıbbi müstahzarlar." mallarının benzer olduğu görüşüne varılmıştır.

Bu hususlar çerçevesinde, somut olayda, "..." ibareli önceki tarihli markayı gören, duyan veya bilen/kullanan tüketiciler, daha önce tanıdığı markanın bıraktığı intibayı hatırlayacak ve itiraza konu "..." ibareli markanın, daha önceden tescilli olan itiraz gerekçesi "..." ibareli markanın bir başka versiyonu, serisi (örn. magnezyum içeren versiyonu) veya uzantısı olduğunu ya da önceki marka sahibinin vermiş olduğu bir lisans gereği ürünler üzerinde kullanıldığını düşünebilecektir.

Hatta malların alıcısı, iki farklı marka karşısında bulunduğunu anlayabilecek durumda olsa bile bu iki markanın aynı ticari kaynak tarafından üretildiğini/sunulduğunu, veyahut her iki markanın sahibi olan işletmeler arasında idari ekonomik anlamda bir bağlılığın bulunduğunu düşünebilecektir.

Bu çerçevede, markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu görüşüne varılmıştır.” şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.

Ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için dosyanın bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiştir. Bilirkişi tarafından düzenlenen RAPORDA özetle:

6769 Sayılı SMK’nın 6/1 maddesi ve 6/5 maddesi uyarınca dava konusu ...sayılı ... ibareli marka ile ... sayılı ... ibareli markalar arasında 5. sınıfın “insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri” emtia grubu bakımından iltibas ihtimali koşullarının oluştuğu, “insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri” emtiaları bakımından ...

Kararının görüşlerimizle uyarlılık içerisinde olduğu, Tıbbi nitelikteki emtia grubu olan “Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler.” ile “bebek mamaları” bakımından markalar arasında 6/1 ve 6/5 anlamında iltibas ihtimalinin mevcut olmadığı, ... kararının bu emtialar yönünden bilirkişi heyet görüşü ile uyarlılık içerisinde olmadığı, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.

Bilirkişi tarafından düzenlenen EK RAPORDA özetle:

- Kök rapordaki görüşleri değiştirmeyi gerektirecek yeni bir durumun söz konusu olmadığı,

- Dava konusu marka ile, davacıya ait ...sayılı ... ve ... sayılı ... ibareli markalar arasında 5. Sınıfta yer alan ve tıbbi nitelik göstermeyen “insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri” emtia grubu bakımından iltibas ihtimali koşullarının oluştuğu, “insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri” emtiaları bakımından ... kararının yerinde olduğu,

- Tıbbi nitelikteki emtia grubu olan “Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler.” ile yüksek dikkat ve özenin uygulandığı “bebek mamaları” bakımından markalar arasında 6/1 ve 6/5 anlamında iltibas ihtimalinin mevcut olmadığı, bu emtialar bakımından ... kararının yerinde olmadığı,

takdirin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.

Bilirkişi raporunun / ek raporun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.

GEREKÇE

Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.

“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;

(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.

(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.

(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.

(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.

(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.

(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.

Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir.

Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir.

Tanınmış marka kavramı yerleşik ... içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.

Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.

Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).

Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.

Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;

Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;

Davacı Markası Davalı Markası

... ...

(05. sınıf) (05. sınıf)

Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; davacı ... başvuru numaralı “...” markasını 5. Emtia sınıfında tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğu; ilgili 5. sınıf “Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler.” emtialarını kapsadığı, davalının ... tescil numaralı redde mesnet markası “...” ise 5. Sınıfın “Ampul, flakon, tablet, draje kapsül, damla şekillerinde tıbbi müstahzarlar.” emtialarını kapsar nitelikte tescil edildiği,

bu çerçevede emtialar özelinde inceleme yapıldığında davacı “...-...” markasının başvuru konusu 5. Sınıfın “tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler”, “tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler” ile “zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar” emtia kalemleri aynı mal ve hizmet olarak kabul edilemese de başvuru konusu marka tescil kapsamındaki emtia grubu ile büyük ölçüde benzerlik teşkil ettiği, her üç emtia grubunun da genel kullanım amacı hasta sağlığının iyileştirilmesi ve/veya korunması olup temel kullanım amacı tıbbi kullanım olduğu,

bu tür tıbbi amaçlı emtialar bir doktor gözetimi altında ve reçeteli olarak kullanılabilecek, sıradan satış noktalarından ziyade yalnızca eczaneden temini mümkün olan mal grupları olduğu, dolayısıyla karşılaştırma konusu emtiaların ilgili tüketici kesimlerinin örtüşmesi ve aynı/benzer dağıtım kanallarını kullanması hususları birlikte değerlendirildiğinde davalı markasında bahsi geçen “tıbbi müstahzarlar” ile benzerlik seviyesi yüksek nitelikte emtialar oldukları;

davacı “...-...” markasının başvuru konusu 5. Sınıfın “insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri” kalemi ise kullanımının doktor kontrolü ile sağlanmasının elzem olmadığı, eczane dışı online satış yerlerinden doğrudan tedarik edilebilen mal grupları olduğu, ancak her iki mal grubunun da kullanım saiki genel sağlık durumunun korunması/iyileştirilmesi olduğu; besin takviyesi olarak kullanılmak üzere temin edilen ürünler, ortalama tüketicinin bireysel araştırma ve tetkiki veya belirli tıbbi testler sonucu bizzat kendi kararıyla kullanımına karar verilebildiği,

bir diğer deyişle kullanım inisiyatifinin ve denetiminin her daim doktor veya eczacıda olmadığı ürün grupları olduğu, karşılaştırma konusu Davalı markasının (...) tescilli olduğu tıbbi müstahzarlar emtia grubu yalnızca eczanelerden temin edilebilir nitelikte olsa da ilgili ürünün D vitamini takviyesi olarak eczanelerden veya çeşitli online satış kanallarından reçetesiz olarak da temininin mümkün olduğu;

davalının dosyaya sunmuş olduğu belgelerden de anlaşıldığı üzere davacı markasının (...) tescil başvurusu kapsamında 5. Sınıfın diyet ve gıda takviyeleri kapsamında piyasaya sunulan ürünlerinin ise piyasaya sunulduğu dağıtım kanalı eczaneler olabildiği gibi bu markalı ürünlerin teminin online perakende pazarlarından (...) da gerçekleştirilmesinin mümkün olduğu dosyaya sunulan belgelerden anlaşıldığı; bu noktada ürünlerin kullanım amaçları, dağıtım kanalları ve ilgili tüketici kitlelerinin örtüşmesi sebebiyle mal gruplarının benzerlik teşkil ettiği;

davacı “...-...” markasının başvuru konusu 5. Sınıfın “bebek mamaları” için olan kısmı ise Davalı markası “...” için tescil edilmiş 5. Sınıf altındaki emtia grubu “ampul, flakon, tablet, draje kapsül, damla şekillerinde tıbbi müstahzarlar.” ile aynı Nice sınıfında bulunmasına rağmen emtiaların benzer nitelik, fonksiyon ve amaca hizmet etmemesi gerekçesiyle benzerlik seviyesi diğer emtialara göre nispeten düşük olacağı; her ne kadar bebek mamalarının besin değeri ve içeriği bebek sağlığı için önem arz etse de bu emtiaların ilaç veyahut tıbbi tedavi ürünü olarak kullanılmamakta olduğu;

bu ürünlerin tıbbi ürünlerin ikamesi olarak kullanılamadığı gibi bebek mamalarının ilgili tüketici kitlesinin spesifik olarak anneler olduğu gözetildiğinde markalı ürünün yöneldiği hedef kitlesinin de farklılaştığı gözetilerek redde mesnet gösterilen marka kapsamındaki 5. Sınıfın ilgili emtia grubu ile bebek mamaları emtialarının benzerlik seviyelerinin düşük seviyede olduğu görülmektedir.

Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.

Davacının markasının incelenmesinde; dava konusu marka beyaz arka planda siyah fontta oluşturulmuş bir kelime markası olduğu, davacı tescil başvurusuna konu olan “...” markasındaki “...” ürün içeriğindeki Magnezyum’u, ... ürün içeriğindeki Kalsiyumu nitelendirdiği, ürün içeriğindeki D vitaminin literatürdeki kısaltması “...”, “...” veya “...” şeklinde olduğu, “...” ibaresi ise D vitamininin kısaltılmış hali olan “...” kelimesinin telaffuzunu temsil ettiği, ancak yalnızca “...” ibaresinin Türkçede ve farmakoloji literatüründe belirli bir anlamsal karşılığı bulunmadığı, “...” ve “...” kısaltmaları ile “...” ibaresi bir araya geldiğinde oluşan kelimenin bütünü ise kavramsal açıdan bir anlam teşkil etmediği, anlaşılmaktadır.

Davalıya ait ret gerekçesi marka incelendiğinde; redde mesnet markanın, beyaz arka planda ve siyah fontta oluşturulmuş bir kelime markası olduğu; anlamsal olarak içeriğindeki bileşen olan ... vitamininin kısaltılmış hali olan “...” ibaresinin telaffuzunun kısaltılmasıyla oluşturulmuş olduğu kanısını uyandırdığı, ancak “...” ibaresinin Türkçede belirli bir anlamsal karşılığı bulunmadığı, “3” ise ... vitaminindeki 3’ün karşılığı olduğu, anlaşılmaktadır.

Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.

...

Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve .... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak, davalı adına tescilli "..." esas ibareli marka ile davacının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunup bulunmadığı incelendiğinde bilirkişi raporunda da tekrar edildiği üzere;

davalının önceki tarihli tescili ... markasının esas unsuru olan “...” ibaresi davacının tescil için başvurmuş olduğu markası içerisinde aynen yer almakta olup fonetik açıdan benzerlik gösterdiği, davalı markasındaki tali unsur olan “3” ibaresi ile davacı markasındaki “...” ve “...” ibareleri ayniyeti ortadan kaldırdığı,

ilgili görsel, anlamsal ve fonetik benzerlik markaların tescil kapsamındaki emtiaların 5. Sınıfta yer alması hasebiyle ilgili tüketici kitlesi gözetilmek suretiyle değerlendirilmesi gerektiği, 05. Sınıf emtialar bazında yapılacak iltibas değerlendirmesinde ilgili mal grubunun tüketici kitlesinin ... uygulaması ve doktrinden anlaşıldığı üzere ortalama tüketiciler değil, konunun uzmanı sayılan doktor ve eczacılar ile yüksek dikkat ve özenli davranan tüketiciler olduğu kabul edilmekte ve iltibas değerlendirmesi diğer emtia sınıflarına göre farklılık gösterebildiği,

davalıya ait “...” markasının 5. Sınıf “ampul, flakon, tablet, draje kapsül, damla şekillerinde tıbbi müstahzarlar.” emtia grubu ile davacı “...” markasının “tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler”, “tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler” ile “zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar” emtiaları kapsamında yer alması dolayısıyla ilgili tüketici, ortalama algılama becerisine sahip bireyler olmayıp belirli seviyede bir profesyonellik ve bilgi birikimine sahip bilinç düzeyi yüksek tüketiciyi temsil ettiği,

tıbbi müstahzar ve ürünlerin yöneldiği tüketici kitlesi genellikle doktor ve eczacılar olup ürünler uzman tabipler gözetiminde reçete ile kullanıldığı, ilaç markalarının hem doktrinde hem de içtihatlarda asıl tüketicisinin ve hedef kitlesinin, bu ürünlerin son kullanıcıları olmadıkları, esasen bu ürünleri reçete eden doktorlar ve reçeteli ilaçların satışını yapan ecza depoları ve eczacılar oldukları;

bu zincirdeki her bir halka, işinin uzmanı ve ilaçlarla ilgili en küçük farklılıkları dahi bilen ve bunlara dikkat eden kimseler olacağı, farklı bir şekil unsuru ya da kelimenin iltibas tehlikesini ortadan kaldırmayacağı kabul edilirken, ilaç markalarında bir iki harf farkının dahi iltibası önleyeceği;

davalı markasının (...) tescilli olduğu 5. Sınıfın “tıbbi müstahzarlar” ile Davacı “...-...” markasının başvuru konusu 5. Sınıfın ''tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler”, “tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler” ile “zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar” emtia grubu kalemleri için “...” markasının ürünlerin kullanım amacı, görsel, kavramsal,

fonetik açıdan benzerlik göstermesine rağmen emtia grubunun belirli bir uzmanlığı gerektiren bir tüketici kitlesine sahip olması ve davacı markasının ilk kısmında “...” ibaresine ve markanın sonunda “...” ibarelerine yer verilmiş olduğu gözetilerek iki markanın; ilgili tüketici kesimi olan doktorlar ve eczacılar nezdinde birbirinden farklılaşacağı, markalar arasında iltibas tehlikesinin doğmayacağı;

...-...’nin tescil kapsamında yer alan “insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri” emtiaları için ise emtia grubunun ilgili tüketici kitlesinin yine belirli bir dikkat ve özene sahip olan tüketici grubunu teşkil ettiği ancak bu dikkat ve özenin profesyonel bilgi seviyesine sahip olmayan nihai tüketiciler olduğu; bu tür ürünlerin nihai kullanıcıları, ürünü eczacıya danışmadan bizzat kendi inisiyatifiyle gerek eczane rafından, gerek online perakende pazarlarından bizzat kendilerinin de alabildiği,

dosyaya sunulan delillerden davalı yana ait ...’ isimli ürünlerin de uzunca bir süredir reçetesiz bir şekilde de temin edilebildiği; bu kapsamda nihai kullanıcının ortalamaya göre bilgi düzeyi yüksek ancak uzmanlık seviyesi gerektirmeyen bir bilgiye sahip bir tüketici kitlesi olduğu,

doktrinde reçete ile satılması zorunlu olan ilaç markalarında ilgili kesim olarak doktor ve eczacıların kabul edilmesi gerektiği, bununla birlikte reçete ile satılması zorunlu olmayan ilaç markalarında ise ilgili kesimin ortalama bilgi seviyesine yakın fakat bunun biraz üstünde işiler olması gerektiği, burada zorunlu olarak doktor ve eczacı aracılığı bulunmadığı muhatabın doğrudan tüketici hasta olabildiği;

davalı markası olan “...” ibaresinin D vitamini takviyesi kullanım amacına sahip ve içeriğindeki etken madde olan D vitaminine atıfta bulunduğu ve kavramsal açıdan başlangıçta ayırt ediciliği düşük bir marka olarak görülmekle birlikte piyasada uzun yıllardır D vitamini takviyesi için kullanılan ve yoğun kullanımı sonucu ayırt ediciliği niteliğini güçlendirmiş bir kelime markası haline geldiği, marka sahibine matufiyet kespeder bir hal aldığı; davalı markasının tescilinin 1996 yılında yapıldığı ve “...” markasını uzun yıllardır piyasada faal olarak kullanmakta olduğu dosyaya sunulan belgelerden anlaşıldığı,

artık “...” ibaresi zihinlerde D vitamini takviyesi olarak kullanılmakta olan davalı ürünü canlandırdığı ve uzun yıllardır ticarete konu edilen takviye edici vitamin olması dolayısıyla halk nezdinde belirli bir bilinirliğe ulaşmış bir besin takviyesi/vitamin markası haline geldiği; bu kapsamda “...” markasının esas unsuru olan “...” ibaresinin “...” markası içerisinde aynen yer alması sebebiyle karşılaştırma konusu markaların görsel, kavramsal ve fonetik benzerlik seviyesinin oldukça yüksek olduğu,

ilgili tüketici kitlesinin dikkat seviyesinin tıbbi ürünlerdeki gibi doktorlar olmayacağı, ortalamanın üstünde dikkate sahibi bir tüketici nezdinde dahi markaların birbirinin serisi olarak algılanabileceği, davalı yanın ... markasını bilen ve daha önceden kullanan bir kişinin markalar arasında bağlantı olduğunu düşünebileceği, dava konusu markanın bu emtialarda kullanılması halinde, davalının tanınırlığından ve bilinirliğinden yararlanılmasının mümkün olacağı, tüketicinin kaynakta yanılabileceği veya en azından marka sahipleri arasında idari ve ekonomik işbirliği olduğu algısının doğabileceği, “...” markasının,

“...” markasının magnezyum ve kalsiyum içeren versiyonu olduğu ve nihayetinde markalar arasında “insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri;” emtiaları özelinde iltibas tehlikesinin mevcut olduğu; davacı “...” markasının 5. Sınıfa ait “bebek mamaları” emtia grubu için yapılan kıyaslamada ise yukarıda da ifade olunduğu üzere bebek mamalarının tıbbi müstahzar emtiasından oldukça farklı nitelik, kullanım amacı, ilgili tüketici kitlesine sahip olduğu; dolayısıyla m. 6/1 için aranan ön koşul olan mal ve hizmetlerin benzerliğinin oldukça düşük olduğu;

bununla beraber bebek mamalarının ilgili tüketici kitlesi olan annelerin ürünü alırken kendilerine gösterecek oldukları dikkat ve özenden çok daha ehemmiyetli davranacağının dikkate alınması gerektiği, bu açıdan markanın bebek mamaları yönünden bilinç düzeyi oldukça yüksek tüketici kitlesine sahip olduğu, mamalar yönünden davalı markalarının kullanımla ayırt edicilik kazanmadığı,

... ibaresinin d vitamini ile özdeşleşme durumunun mamalar yönünden halen devam ettiği, ... ibaresinin “bebek mamaları yönünden” zayıf marka olarak nitelendirilebileceği gözetildiğinde mamalar yönünden iltibas tehlikesinin bulunmadığı da dikkate alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi açıklandığı üzere:

1-29/04/2022 tarih ve ... sayılı ... kararının "Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler" ile "bebek mamaları" yönünden KISMEN İPTALİNE,

FAZLAYA İLİŞKİN TALEBİN REDDİNE,

2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

5-Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 2.808,40-TL yargılama giderinin takdiren 1.404,20-TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

6-Davalı şirket tarafından yapılan aşağıda dökümü gösterilen 3.000,00-TL yargılama giderinin takdiren 1.500,00-TL'sinin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına,

7- Davalı ... tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),

Dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 01/02/2024

Katip .... Hakim ...

e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

DAVACI MASRAF DÖKÜMÜ

İLK MASRAF : 172,90-TL

GİDER AVANSI :2.635,50-TL

TOPLAM :2.808,40-TL

DAVALI ŞİRKET MASRAF DÖKÜMÜ

GİDER AVANSI :3.000,00-TL

TOPLAM :3.000,00-TL

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/251, K. 2024/7, 1 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Dava Tarihi : 06/07/2022
  5. Karar Tarihi : 01/02/2024
  6. Kararın
  7. Yazıldığı Tarih : 18/04/2024
  8. Dava
  9. Cevap
  10. Yargılama
  11. Gerekçe
  12. Davacı Masraf Dökümü
  13. İlk Masraf : 172,90-TL
  14. Gider Avansı :2.635,50-tl
  15. Toplam :2.808,40-tl
  16. Davalı Şirket Masraf Dökümü
  17. Gider Avansı :3.000,00-tl
  18. Toplam :3.000,00-tl
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2022/251
Karar No
2024/7
Tarih
1 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/251 K.2024/35
  • İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/253 K.2024/49
  • İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/253 K.2024/44
  • İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/254 K.2024/104
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/257 K.2024/76
  • Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/258 K.2024/75

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.