İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/283 K.2023/112

....

Esas2022/283Karar2023/112Tarih31 Ekim 2023Okuma19 dk · 3.835 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
31 Ekim 2023
T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
2022/283 Esas - 2023/112
Esas no
2022/283
Karar no
2023/112
Hakim
....
Katip
....
Davacı
....
Vekili
Av. ....
Davalılar
1- ....
Vekili
Av. ....
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.835 kelime·19 dk okuma·7 bölüm

....

2- ....

DAVA

Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü

DAVA TARİHİ : 30/07/2022

KARAR TARİHİ : 31/10/2023

Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesiyle; davalı kurumun kararının, yerinde olmadığını, ... kararında "ciddi biçimde kullanımın" yeterince ispatlanamadığının ifade edildiğini, ancak aksinğ Ortaklığın "..." markalarını düzenli bir şekilde kullandığını, bu markaları kapsamında verilen hizmetin, ....'da 6 saat ve üzerinde beklemesi olan Ortaklık yolcularına ...'un tarihi yarımadasında turistik gezi hizmeti verdiğini, Covid-19 pandemisinin başladığı güne kadar bu hizmetin devam ettiğini, pandemi kapsamında ara vermek durumunda kalındığını ancak Temmuz 2022 itibarıyla, tekrar ....'ndan hizmet vermeye başladığını,

bu sebeple kurumun bu yönde vermiş olduğu kararın hatalı olduğunu, "..." ile ortaklığın tescilli markası "..." markasının karıştırılma ihtimali olmadığı yönündeki tespitlerin hatalı olduğunu, davalının müvekkili markası ile ayın sınıflarda markasını tescil ettirmek istediğini, davalının müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, müvekkili markasına yakınlaşma çabası içinde olduğunu, müvekkili Ortaklığın “....“ ve ... markaların gerçek hak sahibi olduğunu, itirazları mesnedi olan markalar altındaki faaliyetlerine başvuru sahibine ait markanın başvuru tarihinden çok daha önce başladığını ve markalarını tescil ettirdiğini,

müvekkilinin marka hakkının korunmaması, adeta sulandırılması neticesi yaratan böylesine bir tescilin kabulünün marka hakkımızın alenen ihlaline göz yumulması anlamına geldiğini, müvekkilinin davaya dayanak markalar üzerinde öncelikli gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkili markasının esaslı unsuru olan "..." ve "..." ibarelerini birebir içerdiğini, iki firmanın faaliyet alanın ortak olduğunu, müvekkilin bir çok havayolu ve farklı sektör kuruluşları ile olan işbirliklerinin yaygınlığı düşünüldüğünde, itiraza konu markanın 3. Kişiler nezdinde karışıklığa neden olacağını, böylelikle müvekkilinin haklı ününden yararlanacağını,

müvekkillerinin gerçekleştirdiği reklam kampanyaları, sektöründeki bilinirliği ve toplum nezdinde ulaştığı tanınmışlığı dikkate alındığında, tüketicilerin markalar arasında bağ kuracaklarını, davalı markasını müvekkillerine ait markalar ile ilişkilendireceklerini, başvuru sahibi ile müvekkili arasında idari ekonomik anlamda bir bağlantı bulunduğu intibasına kapılacaklarının, bunun sonucunda müvekkillerinin sahip olduğu ticari itibar, bilinirlik ve garanti fonksiyonu zarar göreceğini, müvekkilin "..." unsurlu markasını tanınmış ... ve ....'su ile kullandığını, bu kullanımın markaya büyük bir farkındalık ve müvekkiline aidiyet kazandırdığını,

başvuru sahibine ait markanın müvekkiline ait markalar ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, başvuru sahibine ait markanın müvekkiline ait markaların bir kopyasından ibaret olduğunu, markalarında kullanılan sözcüğün aynen tekrara edildiği göz önüne alındığında, başvuru sahibinin müvekkilinin markalarından haberdar olmamasına imkan bulunmadığını, kötü niyetle hareket ettiğini, başvuru markasının kabulü yönündeki ... kararının kaldırılması ile başvuru markasının tescili halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini,

İddia ederek ...sayılı ... kararının iptalini ve dava konusu ... sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.

YARGILAMA

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı ve marka tescil edilmiş ise hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.

Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; dava konusu ...+... ibaresinin 39. Sınıf hizmetlerde tescili amacıyla 14.02.2020 tarih ve ... sayısı ile gerçekleştirildiği görülen marka başvurusunun, yapılan ilk incelemeler sonrasında 13.04.2020 tarih ve 346 sayılı bültende ilan olunduğu, anılan ilana karşı davacı yanın önceki tarihli markalarına ve sair ret gerekçelerine dayalı olarak itirazda bulunduğu, başvuru sahibi vekili tarafından ise 14.09.2020 tarihli dilekçe ile karşı görüş sunularak,

itiraza mesnet markaların 6769 sayılı SMK'nın 19/2 maddesi uyarınca, tescil kapsamındaki tüm hizmetler üzerinde kullanımının ispatının talep edildiği, davacı (itiraz sahibi) vekilinin, itiraz gerekçesi markaların kullanım ispatına ilişkin sunmuş olduğu delillerin yeterli bulunmadığı tespit edildiğinden, söz konusu markaların 6769 sayılı SMK m.6/1 kapsamında yapılan incelemede dikkate alınmadığını ve 6769 sayılı SMK m.6/1 kapsamında yapılan itiraz yerinde bulunmamış.

6769 sayılı SMK m.6/5 ve 6/9 kapsamında yapılan itirazlar da haksız bulunmuştur.

Söz konusu karara karşı davacı yanca yeniden itiraz edildiği, davacı itirazlarını değerlendiren ...'nun 30.02.2022 ve ...sayılı dava konusu kararı neticesinde özetle; “... başvuru numaralı ‘...’ ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun .... sayılı ‘...’, ‘...’ ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali, tanınmışlık ve kötü niyet gerekçeleriyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.

Öncelikle, eskiye dayalı kullanım(md. 6/3), tanınmışlık(md. 6/4), diğer fikri haklar veya kişi hakları (md. 6/6) gerekçeli itirazların ... nezdine yapılan yayına itiraz aşamasında ileri sürülmeyip ilk kez Kurul nezdinde yapılan karara itiraz aşamasında ileri sürüldüğü, bu durumun itiraz gerekçelerinin genişletilmesi sonucunu doğurduğu tespit edildiğinden belirtilen hükümlere dayalı itiraz kabul edilmemiştir.

6769 sayılı SMK'nın ‘Marka tescilinde nispi ret nedenleri’ başlıklı 6 ncı maddesinin 1 inci fıkrası; ‘Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.’ hükmünü ihtiva etmektedir.

Diğer yandan, 6769 s. SMK'nın ‘Yayıma itirazın incelenmesi’ kenar başlıklı 19'uncu maddesinin 2'nci fıkrası ise ‘6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye'de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine,

itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye'de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir.

İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması halinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir.’ hükmünü içermektedir.

Başvuru sahibi, yayına itiraza cevaben sunduğu karşı görüş dilekçesinde, 6769 s. SMK'nın 19(2) maddesi hükmü kapsamında, itiraza gerekçe olarak gösterilen .... sayılı markaların, tescil kapsamındaki tüm mal ve hizmetler için kullanımının ispatlanmasını talep etmiştir.

Belirtilen markaların, itiraz konusu başvurunun yapıldığı 14/02/2020 tarihi itibariyle beş yıldan uzun süredir tescilli durumda olduğu, dolayısıyla somut olayda SMK m. 19(2) hükmünün uygulanabilir durumda olduğu tespit edilmiştir. İtiraza konu ... kararında, itiraz gerekçesi markanın kullanımının ispatına ilişkin sunulan delillerin yeterli bulunmadığı gerekçesine yer verilerek SMK m. 6(1) kapsamındaki itirazın reddedildiği tespit edilmiştir.

Yayına itiraz sahibi firma bu karara karşı itiraz etmiş ve ... nezdinde yapılmış olduğu karara itirazda, yayına itiraz aşamasında sunulmuş olan delillerden farklı ve sayıca daha fazla delil sunulmuştur.

Bilindiği üzere 6769 sayılı SMK'nin Uygunlanmasına Dair Yönetmeliğin ‘Kullanımın ispatı’ kenar başlıklı 29'uncu maddesinin 3'üncü fıkrası; ‘Başvuru sahibinin talepte bulunması halinde Kurum, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye'de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması için itiraz sahibine bir aylık süre verir.

İtiraz sahibi tarafından süresi içinde delil sunulmaması veya sunulan delillerin itirazla ilgili olmaması halinde ve ayrıca başka bir itiraz gerekçesi veya itiraza gerekçe gösterilen başka bir marka da yoksa Kurum itirazı reddeder.’ hükmünü; aynı Yönetmeliğin ‘Kullanımın ispatı hallerinde sunulacak deliller’ kenar başlıklı 30'uncu maddesinin 4'üncü fıkrasının ilk cümlesi ise, ‘Kurum tarafından talep edilenler hariç olmak üzere, 29 uncu madde kapsamında verilen sürelerin sona ermesinden sonra delil sunulamaz, sunulan deliller Kurum tarafından dikkate alınmaz.’ hükmünü ihtiva etmektedir.

Kullanım ispatına ilişkin özel hüküm teşkil eden söz konusu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, itiraz sahibinin ilk kez ... nezdinde yapmış olduğu karara itiraz aşamasında sunmuş olduğu deliller, 29'uncu madde kapsamında verilen süre sona erdikten sonra sunulmuş olduğundan ve mevzuatın kullanım ispatına yönelik ilgili maddelerinde, Yönetmeliğin 29'uncu maddesi kapsamında verilen bir aylık süre sona erdikten sonra yeni deliller sunulabilmesine veya sunulan yeni delillerin kabul edilebilmesine imkan tanıyan bir düzenleme de bulunmadığından,

ilk kez ... nezdindeki karara itirazla birlikte sunulan delillerin ... tarafından kullanım ispatına ilişkin incelemede dikkate alınması mümkün görülmemiştir.

Bu çerçevede, somut olayda, itiraz sahibinin kullanım ispatına ilişkin delilleri sunması için kendisine verilen bir aylık süre sona erdikten sonra sunmuş olduğu yeni delillerin yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca dikkate alınabilir olmaması nedeniyle, kullanım ispatının, itiraz sahibinin 22/12/2020 tarihinde sunmuş olduğu, yani Yönetmeliğin 29(3) maddesi hükmü kapsamında verilen süre içinde Kuruma sunduğu deliller esas alınarak incelenmesi gerekmiştir.

Marka mevzuatında ‘ciddi biçimde kullanma’ kavramına ilişkin açık bir düzenleme yer almamasına rağmen, söz konusu kavramla; markadan işlevlerine uygun bir tarzda yarar elde edecek, yani üzerinde kullanıldığı malın veya hizmetin piyasada tanınmasını ve diğer işletmelerin mal veya hizmetlerinden ayrılmasını sağlayacak şekilde ve yoğunlukta piyasada veya piyasaya hitap eden, piyasayı etkileyen yerlerde kullanılması kastedilmektedir.

Markanın ciddi kullanımı, markanın fiilen kullanılmasını gerektirmektedir. Bu anlamda, marka tarafından sağlanan hakların elde tutulması amacıyla markanın sembolik (göstermelik) kullanıma konu edilmesi ciddi kullanım olarak değerlendirilmemektedir. Dolayısıyla ciddi kullanım kriteri, sembolik kullanmaya ilişkin hareketlerle marka hakkının haksız biçimde devamını ve rekabet açısından işletmelerin hareketlerini kısıtlayıcı tavırları engellemektedir.

Bu noktada, marka sahibinden beklenen davranış, şüphe yaratmayacak biçimde, düzenli ve kurallara uygun ve mümkünse süreklilik arz eden bir kullanımda bulunmasıdır. Kullanımın ciddi kabul edilebilmesi için her zaman miktar olarak çok büyük olması gerekmez, bu husus ilgili piyasada, inceleme konusu mal ve hizmetlerin özelliklerine bağlıdır. Bir markanın ciddi kullanımı olasılıklar ve varsayımlar aracılığıyla ispatlanamaz.

Ciddi kullanım, markanın ilgili piyasadaki etkin ve yeterli kullanımını gösteren somut ve objektif kanıtlarla ispatlanmalıdır. Kullanımın ispatına ilişkin kanıtlar; kullanımın yerini, zamanını, miktarını ve neye (hangi mala veya hizmete) ilişkin olduğunu göstermelidir.

Bu çerçevede yapılan incelemede, kullanım ispatına yönelik sunulmuş olan delillerin tarih bilgisi içermeyen görseller ile kullanımın ispatlanması gereken 14/02/2015-14/02/2020 tarih aralığı dışında olan reklam ve haberlerden oluştuğu, tarih aralığında bulunan 1 adet youtube reklamı ile 1 adet haber linkinin olduğu tespit edilmiş olup, sunulmuş olan bu delillerin .... sayılı markaların ilgili zaman dilimi içinde ciddi kullanımını ispatlar nitelikte olmadığı kanaatine varılmıştır.

İtiraza gerekçe olarak gösterilen .... sayılı ‘...’, ‘...’ ibareli markaların kullanımı ispatlanamamış olduğundan, SMK m. 19(2) hükmü uyarınca, bu markaya dayalı olarak SMK'nın 6(1) maddesi kapsamında yapılan itirazın reddi gerekmiştir.

Son olarak, muterizin md. 6/5 ve 6/9 gerekçeli itirazları, karıştırılma ihtimaline ilişkin yukarıda yapılan değerlendirme ve sunulan bilgi ve belgeler ışığında incelenmiş ve yerinde bulunmamıştır…” Kurul'da, ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği kanaatine varılmış ve başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar bütünüyle bıraktıkları izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmamıştır.

Bu itibarla, markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Ayrıca, itiraz dilekçesinde belirtilen eskiye dayalı kullanım iddiası incelenmiştir. Yapılan inceleme neticesinde, bu iddianın, yeterli bilgi, belge, delil ile desteklemediği anlaşılmış ve bu nedenle eskiye dayalı kullanım gerekçeli itiraz haklı bulunmamıştır.

Öte yandan, 6769 Sayılı SMK'nın 6/5 maddesi ‘Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hallerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hali saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.’ hükmüne amirdir.

Somut olay açısından, itiraza konu başvurunun tescilinin 6769 Sayılı SMK'nın 6/5 maddesi hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açacağı yönünde de bir kanaat oluşmadığından, tanınmışlık gerekçesine dayalı itiraz haklı görülmemiştir.

Son olarak, başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönünde somut ve elle tutulur delillere rastlanmadığından ve Kurul'da başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönünde bir kanaat de oluşmadığından, bu iddiaya dayalı itiraz haklı görülmemiştir …”şeklindeki gerekçeler ile davacı itirazlarının nihai olarak reddine karar verildiği; eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.

Bilirkişi kurulunca düzenlenen raporda özetle:

... Karar İptali Talebi Yönünden:

davacının itirazına dayanak gösterdiği .... sayılı markaları, itiraza konu ... sayılı marka başvurusunun yapıldığı 14.02.2020 tarihinden önceki beş yıllık süre içinde, ülkemizde ciddi biçimde kullandığını ispatlayamadığı; dolayısıyla somut olayda ... karar iptali davası bakımından, SMK 6/1 maddesi kapsamında iltibas değerlendirmesi mümkün olmadığı;

Hükümsüzlük Talebi Yönünden

... tarafından verilen 30.05.2022 tarihli ...sayılı ... kararının iptali koşullarının oluşup oluşmadığı yönünde değerlendirme yapılacak olup tescilli bir marka mevcut olmadığından bu markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında herhangi bir değerlendirme yapılamayacağı;

takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.

Bilirkişi raporunun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.

GEREKÇE

Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.

“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;

(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.

(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.

(4) .... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.

(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.

(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.

(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.

Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir.

Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir.

Tanınmış marka kavramı yerleşik ... içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.

Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.

Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).

Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.

SMK 19/2. Maddesi.

“6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir.

İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir.” şeklindedir. Yine, 25/7 maddesinde ise. “6 ncı maddenin birinci fıkrası uyarınca açılan hükümsüzlük davalarında 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü def’i olarak ileri sürülebilir.

Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Hükümsüzlüğü istenen markanın başvuru veya rüçhan tarihinde, davacının markası en az beş yıldır tescilli ise davacı ayrıca, söz konusu başvuru veya rüçhan tarihinde 19. maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartların yerine getirildiğini ispatlar.” Hükmü düzenlenmiştir.

Böyle bir durumda marka hükümsüzlüğü talep eden davacının dayanak yaptığı markasını kullandığını ispat etmesi gibi bir yükümlüğü doğacaktır. Hükümsüzlük davasına dayanak yapılan markanın tescilli markanın kullanılmadığına ilişkin def’i de makanın kullanılıp kullanılmadığı dava tarihinden itibaren geriye doğru beş yıl içinde gerçekleşmiş olmalıdır.

SMK’nun 9. Maddesi uyarınca şu haller “markayı kullanma” olarak kabul edilir: a) Markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması. b) Markanın sadece ihracat amacıyla mal veya ambalajlarında kullanılması. Markanın, marka sahibinin izni ile kullanılması da marka sahibi tarafından kullanım olarak kabul edilmektedir. Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;

Davacı Markası Davalı Markaları

.... ... (39. sınıf) ...+... (16, 18, 35, 38, 39, 41, 43.sınıf)

şeklinde olduğu görülmektedir.

Tüm dosya kapsamına göre;

...'nun 08.06.2016 gün ve .... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede,

Kullanım İspatı Yönünden:

Davalı başvuru sahibi tarafından marka işlem dosyasındaki karşı görüş formunda davacının iltibasa dayanak gösterdiği .... sayılı "...", "..." ibareli markalar için tescil kapsamındaki tüm mal ve hizmetler için kullanımının ispatlanmasını talep etmiş, başvuru konusu markanın başvuru tarihi olan 14.02.2020 tarihinden önceki beş yıllık süre içerisinde ciddi biçimde kullanıldığına dair kullanım ispatı talebinde bulunulmuştur.

... iptali istemi bakımından yapılacak kullanım ispatı değerlendirmesinde, davacının dayanak gösterdiği .... tescil numaralı markalarının tescil tarihi 12.02.2013 olup, marka başvurusu tarihi (14.02.2020) itibariyle 5 yılı aşkın süredir tescilli olup, davacının iltibas iddiasına dayanak gösterdiği işbu markaları 39. sınıflardaki hizmetler üzerinde kullandığını ispatlaması gerekmektedir.

SMK 19/2 ve 25/7 maddeleri gereğince markanın kullanıldığını ispat yükü davacıya aittir. Bu konuda delil serbestisi geçerli olup marka sahibi markasını kullandığını kanaat verici ve denetlenebilir olması kaydıyla gazete ve dergilerdeki duyuru, tanıtım ve reklamları, üzerinde tarih bulunan ve piyasaya dağıtıldığı ortaya konulabilen ve baskı tarihi denetlenebilen katalog, broşür gibi tanıtım araçları, dijital ortama konulduğu tarih teknik olarak ispat edilebiliyorsa internet ortamındaki arşiv kayıtları, süpermarket insertlerindeki görseller, fatura ve benzeri her türlü delille ispat edebilir.

... üzerinde tarih bulunmayan broşür, katalog gibi delillerin tek başına delil olma vasfını sırf tarih yokluğundan dolayı kaybetmeyeceklerini, mahkemece broşür veya katalogların nerede bastırıldığı, basımı yapan firmaların bunları hangi tarihte bastığı gibi hususlarının da araştırılmasını istemektedir. Buna göre marka işlem dosyası incelendiğinde davacının Kullanım ıspatına ilişkin olarak sunmuş olduğu dellerin bir kısmına da ... itirazı aşamasında sunduğu görülmektedir.

Her iki aşamada sunulan deliller incelendiğinde içerik ve yıl olarak neredeyse aynı oldukları sadece sunulan delil sayfa sayısının ve birkaç yeni delilin eklendiği görülmektedir.

Bu bağlamda dava konusu markanın başvuru tarihi olan 14.02.2020 tarihinden geriye dönük son beş yıl içindeki (en eskisi 14.02.2015 olmak üzere) deliller incelendiğinde; davacı yanın “...” markası altındaki faaliyetlerinin, iştigal alanı da olduğu görülen “turizm seyahat acentası, tur–seyahat düzenleme” hizmetlerinde kullanımlarına ilişkin olduğu, ancak söz konusu delillerin tek başına ciddi kullanımı ispatladığını kabul etmenün mümkün olmayacağı, yasanın, “ciddi kullanım şartı” aradığı, buna göre kullanımın niteliği önemli olduğu,

... kararlarına göre, ciddî kullanımın tespitinde, marka sahibinin niyeti veya plânlarından hareket edilemeyeceği, değerlendirmenin somut, objektif ölçütlere göre yapılması gerektiği, marka sahibinin amacı markasını gerçekten ticarî hayatta kullanmak olsa bile, marka piyasaya etkin şeklide sunulamamış, yeterli zaman geçmesine rağmen işaretin tüketici nezdinde kalıcı hâle gelmesi sağlanamamış, bunun sonucu olarak da işaret mal veya hizmetlerin kaynağını gösterme işlevini yerine getirememişse, ciddî kullanım bulunduğunun söylenemeyeceği, kullanmanın ciddî olup olmadığı;

kullanmanın süresi, şekli, işletmenin büyüklüğü, mal veya hizmetin türü, satış miktarı, rakip işletmelerin tutumu gibi çeşitli objektif ölçütlere göre yapılacak bir değerlendirme sonucunda belirlenebileceği, bu ölçütlere göre kullanmanın görünüşte kaldığı durumlarda, markanın kullanılmadığının kabul edileceği, ciddi biçimde kullanma koşulunun, somut olaya özgü değerlendirme yapılmasını gerektiren, esnek bir ölçütü belirttiği anlaşılmaktadır.

Dosyadaki delillerden, davacı kullanımını ispatlanması gereken 14/02/2015 - 14/02/2020 tarih aralığına ilişkin delil sunmadığı; söz konusu delilleri ispat etmesi gereken zamanın dışındaki kullanımları kapsadığı, anlaşılmaktadır.

Açıklanan nedenlerle davacının itirazına dayanak gösterdiği .... sayılı markaları, itiraza konu .... sayılı marka başvurusunun yapıldığı 14.02.2020 tarihinden önceki beş yıllık süre içinde, ülkemizde ciddi biçimde kullandığını ispatlayamadığından; somut olayda ... karar iptali davası bakımından, SMK 6/1 maddesi kapsamında iltibas değerlendirmesi yapılmamıştır.

Hükümsüzlük Talebi Yönünden:

Dava konusu markanın ... sicil kaydı incelendiğinde tescil işlemlerinin henüz tamamlanmadığı; ... ... internet sitesinden alınan online kayıtlarına bakıldığında söz konusu markaya ilişkin olarak 09.07.2022 tarihinde tescil ücreti bildirim yazısının gönderildiği ancak 2 aylık süre içerisinde tescil ücretinin ödenmemesi nedeniyle markanın tescil işlemlerinin tamamlanamadığı; bu kapsamda markanın tescil işlemlerinin tamamlanmadığı göz önünde bulundurulduğunda işbu dava bakımından sadece ... tarafından verilen 30.05.2022 tarihli ...sayılı ... kararının iptali koşullarının oluşup oluşmadığı yönünde değerlendirme yapılmış olup tescilli bir marka mevcut olmadığından bu markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır.

Açıklanan nedenlerle ... ... kararının iptali talebinin REDDİNE, marka tescil olmadığından markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesine YER OLMADIĞINA karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi açıklandığı üzere:

1-... ... kararının iptali talebinin REDDİNE,

2-Marka tescil olmadığından markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesine YER OLMADIĞINA,

3-Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

4-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,

5-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

6-Davalılar tarafından yargılama gideri sarfedilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),

Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/10/2023

Katip .... Hakim .... · e - imza e - imza

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/283, K. 2023/112, 31 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Dava Tarihi : 30/07/2022
  5. Karar Tarihi : 31/10/2023
  6. Dava
  7. Cevap
  8. Yargılama
  9. Gerekçe
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2022/283
Karar No
2023/112
Tarih
31 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/283 K.2023/889
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/284 K.2023/878
  • İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/285 K.2023/677
  • İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/286 K.2023/247
  • Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/286 K.2023/110
  • Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/287 K.2023/626

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.