KÜNYE
T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2023
- T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2022/286 Esas - 2023/110
- Esas no
- 2022/286
- Karar no
- 2023/110
- Hakim
- ....
- Katip
- ....
- Davacı
- ....
- Vekili
- Av. ....
- Davalılar
- 1- ....
- Vekili
- Av. ....
Karar Metni
2.658 kelime·13 dk okuma·11 bölüm
2- ....
DAVA
Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Tescil İşlemlerinin Devamı
DAVA TARİHİ : 01/08/2022
KARAR TARİHİ : 31/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka tescil işlemlerinin devamı davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesiyle; ...tarafından verilen kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, itirazları ile birlikte sunulan delillerin eksik incelendiğini, müvekkili ile davalı ...'nın faaliyet alanlarının tamamen farklı olduğunu, hitap ettikleri tüketici kitlesinin, çalışma alanlarının, ürün ve hizmetlerinin tamamen ayrıştığı halde ...'nın haksız itirazının kabulüne karar verildiğini, taraf markaların sunduğu mal ve hizmetler arasında benzerlik olmadığını, müvekkili firmaya ait markanın 22.02.2013 tarihinden itibaren tescilli olduğunu, 35 yılı aşkın süredir de aynı isimle aktif bir şekilde ticari hayatta varlığını sürdürdüğünü,
iki markanın bugüne kadar birbirleriyle ilişkilendirilmediğini, karıştırılmadığını, birbirlerini zarara uğratmadıklarını, davalı ...'nın hedef tüketici kitlesinin konutlar için ... hizmetinin alıcıları iken müvekkili firmanın otoyol, baraj, köprü inşaatlarının ihalelerinde işveren veya alt işveren olarak inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini, ...'nın başvurusuna karşı sunulan karşı görüşte davalıdan kullanım ispatı talep edildiğini, buna karşın davalı tarafından herhangi bir belge sunulmadığını, müvekkili firmanın, mal ve hizmet sınıfı olarak “beton, blok mermer, Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap,
plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve ... almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler” sınıfında faaliyet göstermekte iken davalı ... nın yalnızca ... üretmesine karşın kendi markasını bu sınıfta faaliyet göstermemesine rağmen tescil ettirdiğini, davalının markasını tescil ettiği ancak hiçbir faaliyette bulunmadığı,
üstelik müvekkilinin tescilini de engellemeyi amaçladığı bu alandaki marka kullanımını ispat etmelerini istediğini, davalı firmanın müvekkili firmadan sonra kurulduğunu, müvekkilinin davalı firmanın isminden esinlenme, davalı markasının tanınırlığından faydalanma amacı olmadığını, her iki firmanın hedef tüketici kitlesinin ve sunduğu mal ve hizmetlerin birbirinden farklı olduğunu, Müvekkilinin tescilini talep etmiş olduğu ibarenin ..., 11.01.1985 tarihinden beri kullandığı ticaret unvanının ise ... ...….
İbaresiyle aynı olduğunu, tüketicinin ... almak istersen yanlışlıkla, karıştırarak ... alma ihtimali bulunmadığını, Üstelik, müvekkili firma beton kalıp üreterek tünel, yol, baraj, köprü projelerinde yer alırken yani son tüketici olarak bir gerçek kişiye satış yapmazken davalı firmanın ürününün ... olup nihai tüketicisinin gerçek kişiler olduğunu, iki firmanın merkezlerinin farklı şehirler olduğunu, taraf markalarının görsel olarakda da farklı olduğunu, farklı yazım karakterleri ve logolardan oluştuğunu, taraf markalarının karışıklık yaratmadığını iddia ederek ...
Sayılı 31.05.2022 tarihli kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
YARGILAMA
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen ...kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; dava konusu ... ibaresinin 35. Sınıf hizmetlerde tescili amacıyla 19.02.2021 tarih ve ... sayısı ile gerçekleştirildiği görülen marka başvurusunun, yapılan ilk incelemeler sonrasında 17.05.2021 tarih ve 372 sayılı bültende ilanına karar verildiği, anılan ilana karşı davalı yanın ...., ... sayılı "...", "...", "..." ibareli markalarına dayalı olarak itirazda bulunduğu, ...’nın itirazın reddine karar verildiği, söz konusu ret kararına karşı davalı yanın yeniden itirazda bulunulduğu, itirazları inceleyen ....
Sayılı 31.05.2022 tarihli kararı neticesinde özetle; “... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ...., ... sayılı "...", "...", "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
Yapılan incelemede, başvuru sahibinin yayına itiraz aşamasında .... ... sayılı "...", "...", "..." ibareli markalar için "beton, blok mermer.-Beton, alçı, toprak,kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve ... almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler" bakımından kullanım ispatı talebinin bulunduğu, itiraz sahibi firmanın ise verilen süre içerisinde kullanım ispatına ilişkin herhangi bir belge sunmadığı tespit edilmiştir.
Bu kapsamda, ....sayılı markalar kullanım ispatına tabi olduğundan söz konusu markalar bakımından karıştırılma ihtimali gerekçeli itiraz reddedilmiştir. ... sayılı marka ise, işbu başvurunun başvuru tarihinde 5 yıldır tescilli olmadığından söz konusu marka bakımından karıştırılma ihtimali incelemesine geçilmiştir. .....Belirtilen ilkeler ışığında yapılan inceleme sonucunda, asli ayırt edici unsuru "..." olan işbu başvuru ile münhasıran "..." ibaresinden oluşan itiraza mesnet olan markanın benzer oldukları, ayrıca söz konusu markaların aynı veya aynı türdeki/benzer hizmetleri kapsadıkları tespit edilmiştir.
Bu nedenle işbu başvurunun tescili halinde, tüketici nezdinde sayılan markalar arasında ilişkilendirme/karıştırma ihtimalinin oluşabileceği kanaatine varıldığından, itirazın kabulüne karar verilmiştir.” şeklindeki gerekçeler ile İtirazın reddine karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Bilirkişi kurulunca düzenlenen raporda özetle: dava konusu ... sayılı başvuru kapsamında 35. Sınıf hizmetler bakımından taraf markalarının kapsamlarının benzer oldukları, bununla birlikte taraf markalarını oluşturan ibarelerin bütünsel algıları itibariyle, ilgili tüketiciler nezdinde, ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açmayacakları, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi raporunun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzenlendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) .... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir.
Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir.
Tanınmış marka kavramı yerleşik ... içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Mevzuatın 19/2. Maddesi.
“6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir.
İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir.” şeklindedir. Yine, 25/7 maddesinde ise. “6 ncı maddenin birinci fıkrası uyarınca açılan hükümsüzlük davalarında 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü def’i olarak ileri sürülebilir.
Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Hükümsüzlüğü istenen markanın başvuru veya rüçhan tarihinde, davacının markası en az beş yıldır tescilli ise davacı ayrıca, söz konusu başvuru veya rüçhan tarihinde 19. maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartların yerine getirildiğini ispatlar.” Hükmü düzenlenmiştir.
Böyle bir durumda marka hükümsüzlüğü talep eden davacının dayanak yaptığı markasını kullandığını ispat etmesi gibi bir yükümlüğü doğacaktır. Hükümsüzlük davasına dayanak yapılan markanın tescilli markanın kullanılmadığına ilişkin def’i de makanın kullanılıp kullanılmadığı dava tarihinden itibaren geriye doğru beş yıl içinde gerçekleşmiş olmalıdır.
SMK’nun 9. Maddesi uyarınca şu haller “markayı kullanma” olarak kabul edilir: a) Markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması. b) Markanın sadece ihracat amacıyla mal veya ambalajlarında kullanılması. Markanın, marka sahibinin izni ile kullanılması da marka sahibi tarafından kullanım olarak kabul edilmektedir. Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Davacı başvuru sahibi tarafından marka işlem dosyasındaki karşı görüş formunda davalının iltibasa dayanak gösterdiği ....sayılı "...", "...", "..." ibareli markaları için tescil kapsamındaki tüm mal ve hizmetler için kullanımının ispatlanmasını talep etmiştir başvuru konusu markanın başvuru tarihi olan 19.02.2021 tarihinden önceki beş yıllık süre içerisinde ciddi biçimde kullanıldığına dair kullanım ispatı talebinde bulunulmuştur.
Buna göre; ...iptali istemi bakımından yapılacak kullanım ispatı değerlendirmesinde, davalının dayanak gösterdiği .... sayılı "...", "...", "..." ibareli markalardan .... sayılı markaların tescil tarihi itibariyle marka başvurusu tarihi (19.02.2021) itibariyle 5 yılı aşkın süredir tescilli olduğu ancak davacını söz konusu markalar ilişkin herhangi bir delil sunmadığından, söz konusu markaları değerlendirmeye dahil edilmemiştir.
... sayılı işbu başvurunun başvuru tarihin 11.02.2016 olup, marka başvurusu tarihi (19.02.2021) itibariyle 5 yılı aşkın süredir tescilli olmadığından kullanım ıspatına ilişkin iddialarına dayanak oluşturmamaktadır.
Dolayısıyla somut olayda ...karar iptali davası bakımından, davalının ... tescil sayılı markası üzerinden SMK 6/1 maddesi kapsamında iltibas değerlendirmesi yapılmıştır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davacı Markası Davalı Markası
.... .... (35. SINIF) (35. SINIF / (01-34). Sınıf malların satışı)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; davacı markası kapsamında 35.Sınıfta yer alan tüm hizmetlerin davalının redde mesnet ... sayılı markası kapsamında yer alan 35. sınıf hizmetlerle aynı hizmetleri kapsadıkları görülmektedir. Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.
Davacının markasının incelenmesinde; dava konusu marka incelendiğinde, başvurunun ... ibaresinden oluşmakta olduğu, markanın beyaz zemin üzerine siyah renk ve tümü büyük harflerden oluşacak şekilde “...” ibaresinden oluştuğu, ibarede yer alan KALIP kelimesini ayırt ediciliği zayıf bir kelime olduğu dikkate alındığında markanın esaslı unsurunu ... kelimesinin oluşturduğu, markada şekli bir unsurun yer almadığı, “...” ibaresinin ... sözlüklerinde bilinen bir sözlük anlamının bulunmadığı, ancak google üzerinden yapılan araştırmalarda “Sovyet devletinin ilk güvenlik kurumu olan teşkilattır.” anlamının bulunduğu,
bunun yanında davacının dava dielkçesindeki iddialarında belirttiği üzere davacı firmanın “...” üretim ve satışını gerçekleştiriği iddasına ilişkin olarak ... kelimesinin “...” kelimelerini ilk iki harfinden esinlenerek oluşturulmuş olabileceği; markanın esaslı unsurunun ... kelimesi olduğu, kelimenin dört harf ve Türkçe dilbilgisi kurallarına göre “...” şeklinde telaffuz edilecek bir kelime olduğu anlaşılmaktadır.
Davalının markalarının incelenmesinde; davalı yana ait marka ise “...+ ...” şeklinde mavi zemin üzerine beyaz renk ile tümü tüz yazı karakteri ve küçük harfle oluşturulduğu, kelimenin üzerinde tüm kelimeyi kaplayacak şekilde çatı şeklinin yer almakta olup, kelime beş harf ve Türkçe dilbilgisi kurallarına göre “...” şeklinde telaffuz edilecek bir kelime olduğu anlaşılmaktadır. Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
...'nun 08.06.2016 gün ve ....sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davalı adına tescilli "..." esas ibareli marka ile davacının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı,
- günümüzde standart olarak birbiri ile yakın olduğu iddia olunan her işareti, her sözcüğü, her markayı tüketicinin karıştıracağından bahsedilmesinin mümkün olmadığı, dava konusu işaretlerin yalnızca dört harf, tek cümleden oluşan sözcük olduğu, redde mesnet markanın ise beş harf tek cümleden oluştuğu, farklı olarak “L” harfini barındırdığı,
taraf markaların tek bir harf farkı ile görsel, fonetik ve kavramsal olarak birbirlerinden uzaklaşabilecekleri, kendilerine bu şekilde marka seçen hak sahiplerinin, beş harften herhangi birinin farklılaşması ile meydana getirilen yeni sözcüğün, tüketicide farklı bir algı yaratabilecek olmasına katlanması gerektiği, bu nedenle benzer olarak görülen emtialarda dahi taraf markaları arasında ilgili tüketici nezdinde iltibasa neden olacak düzeyde bir benzerlik bulunmadığı - işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan,
daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davacının "..." markasını gördüğünde bunun davalının mesnet markasından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, tescilli markanın bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olmadığı, taraf markaları arasında iltibas bulunmadığı,
iltibas tehlikesinin bulunmaması halinde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının uygulama alanı bulmayacağı dikkate alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
MASRAF DÖKÜMÜ
İLK MASRAF : 172,90-TL
GİDER AVANSI :3.272,50-TL
TOPLAM :3.445,40-TL
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/286, K. 2023/110, 31 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama