KÜNYE
T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2022/314
- Karar No
- 2023/174
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2023
- Esas no
- 2022/311
- Karar no
- 2023/114
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacılar
- 1- ... - T.C. Kimlik No: ...
Karar Metni
2.606 kelime·13 dk okuma·14 bölüm
2- ....
VEKİLİ
Av. ... - ....
DAVALI
1- ... - ....
VEKİLİ
Av. ... -....
DAVALI
2- ... - T.C. Kimlik No: ... ....
VEKİLİ
Av. ... - ....
DAVA
Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : 17/08/2022
KARAR TARİHİ : 02/11/2023
KARAR YAZIM
TARİHİ :08/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacılar vekili dava ve diğer dilekçeleri ile kısaca; "..." markasının müvekkiller adına tescilli olduğunu, müvekkillerinden ... Ürt. Tic. Paz.
Limited Şirketi’nin, 1973 yılında faaliyetine ....’da başladığını, diğer müvekkilinin ise şirketi ortağı ve yetkilisi olduğunu, ... tescil numaralı "... ..." ve ... tescil numaralı "... ..." ibareli markaların müvekkilleri şirket adına tescilli olduğunu, müvekkilleri ... adına tescilli markaların listesinin ise dava dilekçesinde sayıldığını, davalı şahsın diğer davalı kurum nezdinde, "... ... ..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı kurum tarafından ... başvuru numarası ile işlem gören “... ... ...” ibareli markanın yayımlanması üzerine itiraz edildiğini, davalı kurum tarafından başvurunun reddedildiğini, karara itiraz edildiğini,
tarafların itirazlarının incelendiğini ve .... sayılı kararı ile başvurunun devamına karar verildiğini, ancak kendilerince ... kararının kabulünün mümkün olmadığını, davalı adına “... ... ...” ibaresinin kullanılması halinde tüketici nezdinde işletmesel köken anlamında bir bağlantı kurulma ihtimalinin yüksek olduğunu, müvekkilleri markasını hiç ara vermeden kullanmış ve yoğun bir maddi manevi çaba göstererek,
tv reklamları, gazete - billboard ilanları, bastırmış olduğu katalog ve yaygın ürünleri ile markasını ayırt edici ve sektöründe tanınan bir marka haline getirdiğini, her iki müvekkilin de ... nezdinde tescilli ve tescil sürecindeki onlarca “...” ibareli markaları bakımından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ve yerleşik ... kararları uyarınca gerçek ve tek hak sahibi olduğunu, dava konusu markanın yargılama esnasında tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini beyanla;
davalı ...'in ... başvuru numaralı markası ile ilgili ... ...'nun ... sayılı kararının iptali ve tüm sonuçları ile ortadan kaldırılması ile yargılama sürecinde ilgili marka bakımından tescil kararı verilmiş olması halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkine karar verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
... vekili cevap dilekçesiyle, işbu ... numaralı "... ... ...” ibareli başvuruya konu marka ile .... tescil numaralı "... ...”, "... ..." ibareli markaların, itiraz ekinde sunulan ....Mahkemesi tarafından .... sayılı mahkeme kararı da dikkate alınarak bütünsel izlenim itibariyle görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığı ve bu nedenle markalar arasında karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimallerinin ortaya çıkmayacağı kanaatine varıldığını,
öte yandan ... numaralı "... ... ..." başvuruya konu marka ile davacı şahsa ait itiraza mesnet markalarda ortak unsur konumunda bulunan "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olması da dikkate alınarak, markaların benzerlik düzeyi ile çekişme konusu markaların kapsamlarında bulunan mal ve hizmetlerin benzerlik düzeyi bir arada değerlendirildiğinde markalar arasında karıştırılma/ilişkilendirme ihtimali ortaya çıkmayacağına karar verildiğini beyanla;
davanın usulden reddine esasa ilişkin olarak ... kararının iptali isteminin reddine, diğer davalı adına ... nezdinde tescil başvurusu yapılan başvuru markasını hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine ilişkin talebin reddine, davacının, aleyhe olan sair taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şahıs vekili cevap dilekçelerinde kısaca; müvekkilinin, 2004 yılından beri "..." adıyla mesleğini ifa ettiğini, müvekkilinin 18 yıldır anılan unvan ile kasaplık faaliyeti gösterdiğinin her türlü yazılı resmi deliller ile ve tanıklar ile ispat olunabileceğini, müvekkilinin anılan unvanını 2004 yılından itibaren kullanmaktayken davacı tarafın unvanları müvekkilinin kullanımından çok yıl sonra tescil ettirildiğini, davacı "..." unvanını 2012 yılında yani müvekkilinin kullanımından 8 yıl sonra,
"..." unvanını ise 2007 yılında yani müvekkilinin kullanımından 3 yıl sonra tescil ettirdiğini, müvekkilinin, kullanmakta olduğu unvan altında 18 yıldır faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin, yıllardır kullanmakta olduğu unvanı tescil ettirmek istediğini ve dava konusu edilen tescil ile ilgili 2022 yılında tescil başvurusunda bulunduğunu, davacı tarafından 2022 yılında yapılan başvuruya itiraz edilmediğini ve müvekkil yıllardır kullanmakta olduğu markasını usule ve prosedüre uygun bir şekilde tescil ettirdiğini, "..." ibaresinim ayırt ediciliği yüksek bir ibare olmadığını, .... sayılı dosyanın görüldüğünü, karıştırılma ihtimali doğmadığının,
müvekkilinin kullanımlarının davacı markaları ile haksız rekabet oluşturmadığının hükümde yer aldığını ve davanın reddine karar verildiğini, müvekkil aleyhine .... esas sayılı dosya kapsamında Mahkemede sunulan dava dilekçesindeki aynı iddialarla bir dava daha açıldığını beyanla; haksız ve hukuka aykırı işbu davanın gerekli incelemeler neticesinde öncelikle usulden aksi halde esastan reddine, davacının marka hükümsüzlüğü talebinin reddine ve davacının aleyhe olan diğer tüm taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı ve marka tescil edilmiş ise hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalı şahsın 09.03.2020 tarihinde ... sayı ile yapmış olduğu başvuruda, "... ... ..." markası için, 35.(01-05) sınıfta yer alan hizmetler için başvuruda bulunduğu; ... tarafından, başvurunun yayımlanmasına karar verildiği, yapılan yayım üzerine, davacı şirket ve şahıs tarafından başvuruya itiraz edildiği, davalı şahıs tarafından karşı görüş sunulduğu, ..., 16.08.2021 tarihli kararı ile itirazların KABULÜNE karar verdiği, kararda “(6/1) Benzerlik/Karıştırılma ihtimali - Haklı Bulunmuştur” ibaresinin yer aldığı,
davacılar tarafından itiraz dayanağı olarak gösterilen bir kısım markalar açısından, “Markanın ve kapsamındaki mal / hizmetin benzer olduğu ve karıştırılma ihtimali bulunduğu tespit edilmiştir.” kaydının bulunduğu, karar üzerine bu sefer başvurucu davalı şahsı tarafından Kurum kararına karşı itiraz edildiği, davacıların karşı görüş sunduğu, 05.07.2022 tarihinde itiraza karşı ..., yapmış olduğu incelemede, ... sayılı kararıyla özetle; (...) Yapılan değerlendirme sonucunda, işbu ... numaralı "... ... ..." ibareli başvuruya konu marka ile .... tescil numaralı "... ...", "... ..." ibareli markaların, itiraz ekinde sunulan ....
Mahkemesi tarafından .... sayılı mahkeme kararı da dikkate alınarak bütünsel izlenim itibariyle görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığı ve bu nedenle markalar arasında karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimallerinin ortaya çıkmayacağı kanaatine varılmıştır.
Öte yandan ... numaralı "... ... ..." başvuruya konu marka ile .... sayılı "...." ibareli itiraza mesnet markalarda ortak unsur konumunda bulunan "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olması da dikkate alınarak, markaların benzerlik düzeyi ile çekişme konusu markaların kapsamlarında bulunan mal ve hizmetlerin benzerlik düzeyi bir arada değerlendirildiğinde markalar arasında karıştırılma/ilişkilendirme ihtimali ortaya çıkmayacağına karar verilmiştir.
Açıklanan nedenler ile başvuru hakkında verilen ret kararı yerinde görülmemiş, başvuru sahibi adına yapılan itirazın kabul edilmesi ve başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılması gerekmiştir..…” şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Bilirkişi kurulunca düzenlenen raporda özetle:
a. Davaya konu ... sayılı markanın, tescili talep edilen / tescil edilen 35. sınıfta yer alan “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için.
Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri.
Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları.
Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Ormancılık ürünleri.
Canlı hayvanlar (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil). Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar. Hayvan yemleri. Malt (insan tüketimi için olmayan). Evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu. Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar.
Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri, davacıların, itiraza ve davaya mesnet yukarıda listelenen markalarında yer alan mallar / hizmetler ile aynı / aynı tür veya benzer olduğu,
b. Davaya konu ... sayılı markanın, tescili talep edilen / tescil edilen 35. sınıfta yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Katı yakıtlar: kömürler, odun. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetlerinin, davacı yan markalarında yer alan mal ve hizmetlerden farklı olduğu,
c. Davaya konu ... sayılı davalı şahıs markası ile davacıların itiraza ve hükümsüzlük taleplerine dayanak markaları arasında 6769 s. SMK’nun 6/1. maddesi kapsamında ilişkilendirme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimali bulunduğu,
d. Bilirkişi heyetinin varılan sonucu ile FARKLI nitelikte olan dava konusu ...’nun 26.07.2022 tarih ve ... sayılı kararının yerinde olup olmadığı;
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi raporunun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, nihai görüş bakımından aksi yönde de olsa hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme ve SMK 6/1 uyarınca değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4).... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir.
Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir.
Tanınmış marka kavramı yerleşik .... içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
....'nun 08.06.2016 gün ve .... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, taraf markaları arasında anlamsal açıdan karşılaştırma yapıldığında,
... numaralı "....i ..." ibareli başvuruya konu marka ile .... tescil numaralı "... ...", "... ..." ibareli markaların, itiraz ekinde sunulan ....
Mahkemesi tarafından .... sayılı mahkeme kararı da dikkate alınarak bütünsel izlenim itibariyle görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığı ve bu nedenle markalar arasında karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimallerinin ortaya çıkmayacağı kanaatine varılmıştır.
Öte yandan ... numaralı "... ... ..." başvuruya konu marka ile .... sayılı "...." ibareli itiraza mesnet markalarda ortak unsur konumunda bulunan "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olması da dikkate alınarak, markaların benzerlik düzeyi ile çekişme konusu markaların kapsamlarında bulunan mal ve hizmetlerin benzerlik düzeyi bir arada değerlendirildiğinde ve bütünsel değerlendirmede ve hedef tüketicilerin tescilli olan mal ve hizmetler bakımından ayırdığı dikkat süresinde, markalar arasında karıştırılma/ilişkilendirme ihtimali ortaya çıkmayacağı, davalı markasının farklı marka olarak algılanabileceği,
marka hukuku bakımından marka hakkının korunması sırasında makul ve tüketiciyi olumsuz olarak etkilemeyen yakınlaşmaların tolere edilmesi gerektiği, aksinin kabulünün ticari hayatı ve marka zenginliğini olumsuz olarak etkileyeceği, önceki markaların korunması ile iyi niyetli, makul yeni markaların da dışlanmaması arasında makul bir dengenin sağlanması gerektiği, dikkate alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ... ¸ ¸
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/314, K. 2023/174, 16 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama