İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/322 K.2024/70

... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : 1- .... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : 2- .... ... VEKİLİ : Av. ....

Esas2022/322Karar2024/70Tarih5 Mart 2024Okuma13 dk · 2.582 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
5 Mart 2024
T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
2022/322 Esas - 2024/70
Esas no
2022/322
Karar no
2024/70
Hakim
...
Katip
...
Davacı
....
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.582 kelime·13 dk okuma·9 bölüm

... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : 1- .... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : 2- .... ... VEKİLİ : Av. ....

DAVA

Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali

DAVA TARİHİ : 25/08/2022

KARAR TARİHİ : 05/03/2024

KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 13/05/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkilinin ... sayısı ile gerçekleştirdiği marka başvurusunun, davalı yanın itirazı üzerine reddedildiğini, verilen kararın hatalı olduğunu, müvekkili markası ile davalı markası ve ambalajlarının karıştırılması veya çağrışım yapmasının mümkün olmadığını, müvekkil markasında açık renkli, ... görselinin vurgulandığı,

gerekçe markalarda ise koyu renkli ve tamamında çikolata ile birlikte çok küçük meyve şekillerinin yer aldığı görüntülerin bulunduğunu, müvekkilinin “... ...” şeklinde beyan edilen markasında "..." kelimesinin baskın, ..., ..., ... gibi unsurlarının ise tali olduğunu, gerekçe markalarda ise her ne kadar birden fazla kelime unsuru kullanılmış olsa da baskın unsur “...” kelimesi olduğunu, markaların tali unsurlarından biri olan “...” ibaresinin müvekkil markasında baskın kelime unsuru olan ... ile hiçbir şekilde ilişkilendirilmeyeceğini, müvekkilinin itiraza konu “...” markası dışında,“...” ve “... ...” markalı ürünlerinin de yer aldığını,

müvekkilinin “...” ibaresini farklı markalarında da kullanmış olup Türkiye’de 30. Sınıfta ...sayılı “...” ve ... sayılı “... ...” markalarının tescilli olduğunu, davalının fiili ürün tanıtımlarında “...” markasının ön planda olduğunu, “...” ibaresine yer verilmediğini, ..." ibaresinin tek başına kullanımı İngilizce karşılığı olarak "...." gibi anlamları ifade ettiğini, davalı yanın "..." sayılı tanınmış marka başvurusunun reddedildiğini iddia ederek ... sayılı ... kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; müvekkilinin çikolata üretiminde sektörün tanınmış firmalarından biri olduğunu, birçok tanınmış markasından birinin da “...” markası olduğunu, müvekkilinin “...” markası ile dava konusu başvurunun ayırt edilemeyecek kadar benzer olup aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, “...” ibaresinin davacı yanın başka tescillerine de konu olan çatı markası olduğunu, “...” ibaresinin ise ... anlamına geldiğini, markada “...” ibaresinin ön plana çıkartıldığını, davacı şirketin de beyanlarında bu hususu kabul ettiğini,

ayrıca yine davacı yanın “...” markasını başkaca markalarda da kullandıklarını kabul ettiğini, “...” markasının da müvekkilinin çatı markası olduğunu, uyuşmazlık konusunun “...” ibaresi üzerinde olduğunu, sair unsurlar üzerinden karşılaştırma yapılmasının isabetli olmayacağını, taraf markalarının tescil kapsamlarının birebir aynı olduğunu, davacının taraf markalarında ... ibaresinin kullanımının farklı anlamlara yol açtığı iddialarını kabul etmediklerini, 30. Sınıftaki ürünlerin ilgili tüketicileri arasında çocukların da bulunduğunu, bu farkın tüketicilerce anlaşılmasının mümkün olmayacağını,

“...” markasının kullanımla elde ettiği ayırt edicilik bulunduğunu, “...” markasının da bu ibare ile birlikte tescilli olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

YARGILAMA

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı başvurusuna davalı tarafından yapılan itirazın ... tarafından kabulü akabinde davacı tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.

Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; dava konusu "... ..." şeklindeki ibarenin 30. Sınıf emtialarda tescili amacıyla 04.01.2021 tarih ve ... sayısı ile marka başvurusuna konu edildiği, yapılan ilk incelemeler sonrasında başvurunun 12.03.2021 tarih ve 368 sayılı bültende ilan olunduğu, anılan ilana karşı davalı yanın önceki tarihli bir kısım markasına dayalı olarak itirazda bulunduğu, ...’nın 23.09.2021 tarihli kararı sonucunda itirazları haklı bulduğu ve dava konusu başvurunun reddine karar verdiği, söz konusu karara karşı bu defa başvuru sahibi davacı yanca itiraz edildiği,

davacı itirazlarını inceleyen ...’nun 24.06.2022 tarih ve ... sayılı kararı neticesinde özetle; “... başvuru numaralı "... ..." ibareli başvurunun .... sayılı "...", "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca reddi yönündeki ... kararına karşı, başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir.

Yapılan incelemede ... sayılı başvuruya konu marka ile itiraza mesnet .... tescil numaralı markaların görsel, işitsel, kavramsal ve bütün olarak ortaya çıkan izlenim bakımlarından benzer markalar olduğu kanaatine varılmıştır. Buna ilaveten, başvuru ile ret gerekçesi markaların 6. madde kapsamında verilen ret kararı gereğince reddedilen 30. sınıfa dahil mallar bakımından aynı / aynı tür ve benzer nitelikte malları kapsadıkları tespit edilmiştir.

Bu çerçevede, ... sayılı başvuruya konu marka ile itiraza mesnet .... tescil numaralı markaların 6. madde kapsamında verilen ret kararı gereğince reddedilen mallar bakımından karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkabileceği kanaatine varılmış ve aynı tespit doğrultusunda ...'nca verilen ret kararı yerinde görülmüştür.” şeklindeki gerekçeler ile başvuru sahibi davanın yanın itirazlarının nihai olarak reddine karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.

Bilirkişi kurulunca düzenlenen RAPORDA ve EKRAPORDA özetle: -Dava konusu ... sayılı marka kapsamında reddedilen 30. Sınıf tamamı bakımından, taraf markaları arasında aynı – aynı tür düzeyde emtia ilişkisinin mevcut olduğu, -Bununla birlikte taraf markalarını oluşturan işaretler arasında özellikle görsel ve işitsel unsurlar ve bu unsurların bütüne olan etkileri bakımından, tüketiciyi yanılgıya düşürebilecek düzeyde bir benzerliğin mevcut olduğu, dolayısıyla işaretler arasında iltibas ilişkisinin mevcut olduğu, Davacı yanın müktesep hak iddiasına dayanak herhangi bir markasının bulunmadığı, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.

Bilirkişi raporunun / ek raporun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.

GEREKÇE

Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.

“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;

(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.

(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.

(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.

(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.

(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.

(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.

Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir.

Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir.

Tanınmış marka kavramı yerleşik ...içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.

Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.

Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).

Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.

Davacı taraf müktesep hak iddiasında bulunmuştur.

.....’nin 19.09.2008 tarih ve ..... sayılı “...” yine, 14.11.2008 tarih ve ..... “...” kararlarında kazanılmış hak teşkil eden önceki markaların tespiti yönünden bazı kıstaslar getirmiştir.

Müktesep hakkın kabulü üç koşula bağlanmıştır. Bunlar: müktesep hak iddia edilen tescilli marka ile davaya konu markadaki asli unsurların muhafaza edilmiş olması, eski markaya karşı hükümsüzlük davası açılacak sürenin dolmuş olması ve bu markanın çekişmesiz şekilde kullanılması, markalar arasında işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yaratılan izlenimin korunması ve dava konusu markada, müktesep hak iddia edilen markaya nazaran kapsamın genişletilmemiş olmasıdır.

Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;

Davacı Markası Davalı Markası

... (30.sınıf) (30.sınıf)

Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; başvuru kapsamında yer alıp da reddine karar verilen 30. Sınıf malların tamamının, davalı yanın redde gerekçe markası kapsamında da aynı şekilde yer aldığı, taraf markalarının kapsamları itibariyle, ayrıntılı bir incelemeye tabi tutulmaksızın, benzer tüketici kitlelerine yönelik, benzer ihtiyaçları karşılayan, birbiri ile doğrudan rekabet ilişkisi içerisinde olan, birbirleri yerine tercih edilebilir, satış ve sunum biçimleri benzer mahiyetteki emtiaları kapsadıkları görülmektedir. Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.

Davacının markasının incelenmesinde; davacının dava konusu marka başvurusunun esasen bir ambalaj görseli olarak başvuruya konu edildiği, görselde üzerinde çikolata figürlerinin yer aldığı uç kısımları sarı, genel hattı beyaz renkte olan bir ambalaj formunun merkezinde “...” kelimesinin hakim/esas unsur olarak konumlandırıldığı, bu kelimenin hemen üstünde çok daha küçük harf karakterleri ile "...” ibaresine yer verildiği, alt kısımda ise sırayla Arapça birtakım harf karakterleri, “...” tali unsuru ve “...” şeklinde doğrudan ürün içeriğine yönelik dilimizde de “...” kelimesinin karşılığı olan bir ibareye yer verildiği,

davacı yanın “...” ibaresini ihtiva eden en eskisi 2018 tarihli toplam üç başvurusunun bulunduğu, her bir başvuruda “...” ibaresinin bir üst marka gibi kullanıldığı ve bu marka etrafında bir seri oluşturulmaya çalışıldığı, anılan ibarenin bu anlamda birnevi çatı marka gibi değerlendirilebileceği, nitekim somut başvuruda da esas unsur olarak İngilizce “an, zaman, önem, kuvvet” anlamlarına gelen “...” ibaresinin kullanıldığı, markadaki sair unsurların tamamının tali unsurlar oldukları anlaşılmaktadır.

Davalının markalarının incelenmesinde; aynı dava konusu markada olduğu gibi aslen bir ambalaj görseli başvurusu olup, siyah- kırmızı ve ... tonların hakim olduğu her iki görselde, “...” ibaresinin hakim unsur olarak kullanıldığı, bu ibarenin davalı adına en eskisi 2005 tarihli olmak üzere 90’ı aşkın başvuruda kullanıldığı, dolayısıyla anılan ibarenin de davalı için bir üst/çatı marka olduğunun açık olduğu, bu ibare dışında yine markanın merkezinde “...” kelime unsuru ile bu kelimenin hemen altında küçük bir figüratif unsura yer verildiği, “...” ibaresinin çatı marka olduğu bir durumda, tüketici açısından dava konusu markanın asli unsurunun “...” kelimesi olarak algılanacak olduğu anlaşılmaktadır.

Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.

....'nun 08.06.2016 gün ve .... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davalı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davacının ''... ...'' ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunup bulunmadığı incelendiğinde; davacı başvurusundaki ... ibaresinin esas unsur konumunda olduğu, sair hususların tali unsur konumunda yer aldığı,

davalı yanın redde gerekçe markalarında da yine ... ibaresinin hakim unsur olarak kullanıldığı, ... ibaresinin ise çatı marka olarak kullanıldığı, bu durumda asıl korunmak istenenin ... ibaresi değil ek unsur olan ... ibaresi olduğu, taraf markalarında ortak olan kısmın İngilizce ''an, zaman, cevher'' vs.

Anlamlara gelen .../ ... ibareleri olduğu, taraf markalarındaki ambalaj görsellerinde herhangi bir benzerlik bulunmamakla beraber davacıya ait dava konusu ambalaj üzerindeki öne çıkan ... ibaresinin, davalının ... ... markasını bilen/ deneyimleyen tüketicinin bu marka ailesinin bir üyesi olarak algılama ihtimalinin bulunduğu,

öte yandan taraf markalarındaki yazım farkı ( s harfinden ibaret) kelimelerin farklı işitsel, görsel ya da kavramsal farklışmasına yol açmayacağı, taraf markalarının başvuru kapsamında reddedilen 30. Sınıftaki gıda ürünlerini ortak olarak kapsadıkları, bu ürünlerin ilgili tüketicilerinin hemen her kesimden kimseler oldukları, “...” kelimesinin yaygın bilinen İngilizce sözcükler arasında olmadığı,

dolayısıyla böylesi bir durumda işaretler arasında karıştırılma ihtimalinin önüne geçilebilmesi adına tercih edilen işaretler arasındaki görsel, işitsel ve kavramsal farklılıkların çok daha belirgin bir şekilde olması gerektiği, halbuki somut uyuşmazlıkta dava konusu markada hakim unsurun doğrudan “...” kelimesi olduğu, bu kelimenin davalı markalarının da çatı markası olan “...” ibaresi dışındaki tek asli unsurunun kendisi olduğu,

taraf markalarının aynı satış noktalarında, reyonlarda ve hatta raflarda yanyana/altlı üstlü tüketiciye sunulacakları düşünüldüğünde (sektör yapısı gereği) markaların bu haliyle görsel, işitsel ve kavramsal açıdan benzer algıları tüketiciye verme ihtimallerinin kuvvetle muhtemel olacağı, “...” ibaresinin uyuşmazlık konusu emtialar açısından ayırt ediciliği bulunan bir kelime olduğu,

hal böyleyken tüketicinin markaların farklılaşan unsurları itibariyle iki ayrı marka karşısında olduğunu algılasa dahi bu markaların işletmesel kaynakları yönünden aynı kaynağa ait olduklarını düşünebileceği ve buna bağlı olarak yanılgı yaşayabileceği bu durumun ise tam olarak karıştırılma ihtimalinin bir karşılığı olduğu, müktesep hak iddiasına ilişkin olarak davacı yanın ... sicil kayıtlarında yer alan ve müktesep hak açısından incelenebilir olduğu tespit edilen dava konusu markanın başvuru tarihi olan 04.01.2021 tarihinden önceki tarihli “...” ibaresini içerir hiçbir markası mevcut olmadığından,

müktesep hak açısından bir inceleme yapılamadığı, davacı yanın başvurudan önceki tarihli tek markası ... sayılı ve “...” ibareli markası olup anılan markada “...” ibaresi yer almakla birlikte ikincil unsur “...” kelimesi olduğundan bu markanın müktesep hak iddiasına temel oluşturmasının mümkün olmadığı anlaşılarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi açıklandığı üzere:

1-DAVANIN REDDİNE,

2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5-Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),

Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 05.03.2024

Katip ..... Hakim .... · e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/322, K. 2024/70, 5 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Dava Tarihi : 25/08/2022
  5. Karar Tarihi : 05/03/2024
  6. Kararın
  7. Yazıldığı Tarih : 13/05/2024
  8. Dava
  9. Cevap
  10. Yargılama
  11. Gerekçe
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2022/322
Karar No
2024/70
Tarih
5 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/322 K.2024/262
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/322 K.2024/182
  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/323 K.2024/272
  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/323 K.2024/266
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/323 K.2024/654
  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/323 K.2024/232

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.