KÜNYE
T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2023
- Esas no
- 2022/350
- Karar no
- 2023/236
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ...
- Mersis No
- ...
- Vekili
- Av. ... -...
- Davalı
- 1- ...
- Mersis No
- ...
Karar Metni
3.301 kelime·17 dk okuma·11 bölüm
...
VEKİLİ
Av. ... - ...
DAVALI
2- ... - ... VEKİLİ : Av. ...
DAVA
Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : 13/09/2022
KARAR TARİHİ : 19/12/2023
KARAR YAZIM
TARİHİ :17/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesiyle; davalı firma tarafından 06.10.2020 tarih ve ... başvuru numarası ile "..." ibareli marka tescil başvurusuna karşılık müvekkilleri Kurumca marka yayımına itiraz edildiğini, davalı kurum tarafından reddedildiğini, itirazın yeniden incelenmesi talebiyle davalı kuruma başvuruda bulunulduğunu, 04.08.2022 tarihli ve ... konu sayılı ... kararı ile davalı firma ile müvekkilleri markaları arasında benzerlik görülmediğinden karıştırılma ihtimali bulunmadığından bahisle itirazların reddedildiğini, görsel ve işitsel birtakım farklılıklar dikkate alınsa bile,
her iki markanın da aynı nitelikteki mallar üzerinde kullanımı söz konusu olduğundan "çağrıştırma / bağlantı kurma" ihtimali suretiyle karıştırılma ihtimalinin mevcudiyetinin söylenebileceğini, davalı kurum tarafından ... kararında eskiye dayalı kullanım itirazının haklı bulunmadığını, oysa SMK m.6/3'te düzenlendiği üzere kanun koyucu eskiden beri markasını kullanan ve emek harcayan kişiyi korumakta, ona tescil edilen marka yayınına itiraz etme hakkı tanımakta olduğunu, tüm Türkiye sathında "..."tan kastın direkt olarak ... yılından beri faaliyette olan müvekkilleri olduğunu, müvekkillerinin fikri mülkiyetine sahip olduğu,
... tescil no'lu markaların 18 / 29 / 31 / 40. sınıflarda tescilli olduğunu, marka başvurusunun iptali ile hükümsüzlüğü talep edilen ... başvuru no'lu markanın da 29. sınıf emtiaya haiz olduğunu, davalı yanın unvanına rağmen sahibi olduğu markasına "..." ismini verdiğini, “...” sözcük grubunun kısaltılması olan bu ismin davalı yanca neden tercih edildiğinin de anlaşılamadığını, davalı yanın ticaret unvanı ile "..." kelimesinin en ufak bir benzerliği olmadığı gibi, seçilen bu isimle beraber müvekkillerinin isminin vermiş olduğu güvenceden yararlanması gayesinin de açık olduğunu, davalı firmaya ait "..." internet sitesinde de görüleceği üzere,
müvekkillerinin adı zikredilerek bu güvenden yararlanılmaya çalışıldığını beyanla; -... başvuru numaralı "..." ibareli marka başvurusuna itirazının reddine ilişkin 04.08.2022 tarih ve ... sayılı ... kararının iptaline, davalı şirket lehine ... sayı ile tescili istenen markanın tescil edilir ise; müvekkillerinin maliki bulunduğu markalarla benzer mal ve hizmetler yönünden iltibaslı olduğunun tespiti ile neticeten benzer mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
YARGILAMA
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı ve marka tescil edilmiş ise hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalı şirketin, 06.10.2020 tarihinde, ... sayı üzerinden yapmış olduğu başvuru ile "...'' markası için, 18.(01-04), 29.(01-11), 31.(01-07), 35.(01-05), 43.(01-04) sınıfta yer alan mallar / hizmetler yönünden başvuruda bulunduğu; ... tarafından, başvurunun yayımlanmasına karar verildiği, yayım üzerine, davacı şirket tarafından itiraz edildiği, davalı karşı görüşünün bulunmadığı,
..., 21.09.2021 tarihli kararı ile davacı şirket itirazını REDDETTİĞİ, kararda, “(6/1) Benzerlik/Karıştırılma ihtimali - Haksız Bulunmuştur, (6/3) Eskiye Dayalı Kullanım - Haksız Bulunmuştur, (6/5) Tanınmışlık - Haksız Bulunmuştur, (6/9) Kötü Niyet - Haksız Bulunmuştur” ibarelerinin yer aldığı, davacı şirketin itirazına dayanak gösterdiği, 48687 / "..." sayı ve ibareli marka ile ilgili, “Marka hükümden düşmüştür” ibaresinin yer aldığı, ... / "... ... ... ..." sayı ve ibareli marka ile ilgili, “Markalar benzer görülmediğinden karıştırılma ihtimali bulunmadığı tespit edilmiştir” ibaresinin yer aldığı,
karar üzerine davacı yanın Kurum kararına karşı itiraz sunduğu, davalı tarafın karşı görüşünün görülmediği, 04.08.2022 tarihinde itirazlara karşı ..., yapmış olduğu incelemede, ... sayılı davaya konu kararı ile davacı itirazlarını REDDETTİĞİ, kararda, kısaca;
“….... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun 48687 sayılı "..." ibareli marka ile karıştırılma ihtimali, tanınmışlık ve kötü niyet gerekçeleriyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. (...) Yapılan incelemede itiraza gerekçe olarak gösterilen 48687 sayılı "..." ibareli markanın hükümden düşmüş olduğu tespit edildiğinden 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi gerekçeli itirazın reddi gerekmiştir.
Öte yandan itirazda ileri sürülen diğer gerekçelere ilişkin yeterli açıklama, ilgi ya da belgeye itiraz evrakında rastlanmadığından ilgili gerekçeler yönünden de itirazın reddi gerekmiştir...” şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Bilirkişi kurulunca düzenlenen RAPORDA ve EK RAPORDA özetle:
I-) Davaya konu ... sayılı markanın 18. sınıftaki “İşlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler.” malları, 29. sınıftaki “Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil).
Yenilebilir bitkisel yağlar.” malları, 35. sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için İşlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler. Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil).
Yenilebilir bitkisel yağlar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir).” hizmetleri ve 43. sınıftaki “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri.” ile davacı Kurumun itiraza ve hükümsüzlüğe mesnet markalarında yer alan mallarının aynı / aynı tür veya benzer nitelikte olduğu,
II-) Davaya konu ... sayılı davalı şirket marka başvurusu ile davacı markaları arasında 6769 s. SMK m. 5/1-(ç) kapsamında aynılık / ayırt edilmeyecek kadar benzerlik olmadığı,
III-) Davaya konu ... sayılı davalı şirket markası ile davacı Kurumun itiraza ve hükümsüzlük talebine dayanak markaları arasında 6769 s. SMK’nun 6/1. maddesi kapsamında ilişkilendirme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimali bulunmadığı,
IV-) Davacı yanın 6769 s. SMK’nun 6/3. maddesi kapsamından yararlanamadığı,
V-) Davacı yan markasının, 6769 s. SMK’nun 6/4. ve 6/5. maddesi kapsamındaki korumadan yararlanamayacağı,
VI-) Heyetin yukarıda belirtilen inceleme yöntemleri, bilimsel ve teknik dayanakları kapsamında, varılan sonucu ile AYNI nitelikte olan dava konusu ...’nun 04.08.2022 tarih ve ... sayılı kararının yerinde olup olmadığının takdirinin Sayın Mahkemede olduğu,
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi raporunun / ek raporun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
6769 sayılı SMK’nın 5/1-ç bendi “Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler.” tescil edilemeyeceği hükmünü amirdir. Bu düzenleme marka hukukuna hakim olan öncelik ve bir markanın tek bir sahibi olması ilkelerini ifade eder. Böylece daha önce tescil edilmiş veya başvurusu yapılmış bir markanın aynı veya ayırt edilmeyecek kadar benzerinin, aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetler için bir başkası adına mükerrer tesciline engel olunması amaçlanmıştır. Aksi halin bir markanın birden fazla kişi tarafından kullanılmasına ve halkın yanıltılmasına neden olacağı kabul edilmiştir. Bu hususu ... tescil sürecinde, kendiliğinden dikkate almakla yükümlüdür.
Başvuruya konu markanın (işaretin) daha önce tescil edilmiş (veya başvurusu yapılmış) marka ile aynı olması, karşılaştırılan markaların (işaretlerin) özdeş, farksız, tıpa tıp taklit, aynen veya bire bir kopya olmalarını ifade eder. Aralarında küçük de olsa farlılık bulunan markalar ise aynı sayılamazlar. Ancak markaların farklı büyüklükte olması veya sözcük markalarının yazı karakterinin (el yazısı, büyük-küçük harf) veya yazı tipinin (... gibi) farklılaştırılması aynı olma durumunu etkilemez.
Ayırt edilemeyecek kadar benzerlik ise, karşılaştırılan markalar aynı olmamakla birlikte, orta düzeydeki alıcıda bıraktığı genel izlenimlerinin hemen hemen aynı olmasıdır. Bir başka deyişle, markalar arasındaki farklılık o kadar önemsizdir ki, müşteri kitlesi nezdinde markalar yazılış, okunuş, görsel veya işitsel olarak aynı imiş gibi algılanırlar.
Ancak 6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç maddesindeki tescil engelinin varlığı için sadece başvuru ile önceki markaların aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması yeterli değildir. Aynı zamanda başvuru ve önceki markanın kapsadığı mal ve hizmetlerin de aynı yada aynı tür olması zorunludur. Bu iki koşulun birlikte gerçekleşmesi durumunda yasa koyucu halkın bu iki markayı karıştırma ihtimalinin bulunduğunu kabul etmiştir.
Bu nedenle, ... ayrıca karıştırma ihtimalinin var olup olmadığı üzerinde durmaksızın başvuruyu ret edecektir. Başvuru ve redde mesnet markanın kapsamındaki mal veya hizmetlerin bire bir örtüşmesi bir diğer söyleyişle özdeş olması halinde ayniyet mevcuttur. Aynı tür kavramı ise, kural olarak aynı sınıfın aynı alt gurubu içinde bulunmayı ifade eder.
Marka Tescil Başvurularına Ait Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırmasına İlişkin ...sayılı Tebliğin 5 ve 7. maddeleri anılan ilkeyi açıkça ifade etmektedir. Bununla birlikte sınıflandırma Nice Anlaşmasının 2. maddesinde vurgulandığı üzere, tescil edilmiş herhangi bir markanın koruma kapsamının belirlenmesi bakımından bağlayıcı değildir.
Ayırt edilemeyecek kadar benzerlikten söz edilebilmesi için başvuru konusu işaret ile redde mesnet markalar arasında ortalama tüketici ve yararlanıcılar nazarıyla bakıldığında hiçbir araştırma ve herhangi bir inceleme yapılmasını gerektirmeyecek derecede açık ve net biçimde iltibasın ortaya çıkmasının kesin olarak öngörülebilir olması gerekir.
Yüksek Mahkeme uygulamalarına bakıldığında; 07/02/2011 tarih .... Sayılı ...+... kararı, yine aynı yönde 28/05/2014 tairh ... sayılı ... Ltd.Şti. +... kararı, .... , .... Sayılı ilamları,
... Sayılı ilamıyla ''...; .... Sayılı ilamıyla ...+...; .... Sayılı ilamıyla ...; .... Sayılı ilamıyla ...+... ve ...+...; .... Sayılı ilamıyla ...+... ile ...; .... Sayılı ilamıyla ...; .... Sayılı ilamıyla ...; .... Sayılı ...; .... Sayılı...; markaları arasında 7/1-b maddesi kapsamında ayniyetin bulunmadığı yönündeki kararlarının bulunduğu,
Nitekim ...uygulamalarına bakıldığında da, markaların birinde kısmen de olsa ayniyet algısını ortadan kaldırır bir ... unsuru, bir mizanpaj var ise karşılaştırılan markaların özdeş olarak kabul edilemeyeceği vurgulanmaktadır. ... bu durumu “big brother” biçimindeki bir sözcük ile aynı markanın düzensiz bir yazı stili ile yazılmış biçiminin aynı olmayacağı örneği ile açıklamıştır. Yine ...+... markaları, ... markaları ... nezdinde aynı olarak kabul edilmeyen markalardır.
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya ... markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya ... markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir.
Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir.
Tanınmış marka kavramı yerleşik Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, ..., kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (...).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davaya Konu Marka ... (18, 29, 31, 35. sınıf)
Örnek Davacı KURUM Markaları ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ...+... (18, 29, 31 ve 40. sınıf)
Toplanan delillere hükme esas alınan bilirkişi raporu / ek raporuna ve tüm dosya kapsamına göre; davacının itirazına ve davaya mesnet markaları incelendiğinde, 48687 ve 126215 sayılı markalarının koruma tarihinin sona erdiği, markanın hükümsüz kaldığı, söz konusu markaya dayanarak talepte bulunamayacağı kabul edilmekle inceleme kapsamına alınmamıştır.
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; davaya konu ... sayılı markanın 18. sınıftaki “İşlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler.” malları, 29. sınıftaki “Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil).
Yenilebilir bitkisel yağlar.” malları, 35. sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için İşlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler. Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil).
Yenilebilir bitkisel yağlar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir).” hizmetleri ve 43. sınıftaki “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri.” ile davacı Kurumun itiraza ve hükümsüzlüğe mesnet markalarında yer alan mallarının aynı / aynı tür veya benzer nitelikte olduğu görülmektedir.
...'nun 08.06.2016 gün ve ... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, taraf markaları incelendiğinde, davacı yana ait markalarda, kelime ve ... unsurunun yer aldığı, davaya mesnet markalarda kelime unsuru olarak, “... ... ...”, “... ... ...”, “... ... ... ”, “... ... ... ”, “... ... ... ”, “... ... ... ”, “... ...” ve “...” ibarelerinin yer aldığı, davaya konu markanın kelime markası olduğu ve markada sadece “...” ibaresinin yer aldığı; bu durumda taraf markalarının aynı olmadığı;
ayırt edilemeyecek kadar benzerlik / benzerlik açısından yapılan karşılaştırmada, davacı yanın bir kısım markasında ortak “.... ... ...” ibaresinin, bir kısım markasında ise “...” ibaresinin ortak olarak tescile konu edildiği, davalı yan markasında “...” ibaresinin yer aldığı, davaya konu markanın belli başlı diller içerisinde anlamının bulunmadığı, her ne kadar davacı yan markada yer alan ibarenin “...” ibaresinin kısaltması olduğunu beyan etmişse de ilk bakışta söz konusu anlamın ortaya çıkmadığı, “...” ibaresinin bu hali ile “...” veya “...” ibarelerini refere etmediği, davacı yanın “...” olarak “....” ibarelerini kullandığı,
bu hali ile de “....” ile “...” ibaresi arasında bir bağlantı bulunmadığı, her ne kadar “...” ibaresinin, davacı yanın kullanımı nedeni ile belli bir ayırt ediciliğe ulaştığı, davacı Kurumun, “...” adıyla geçmişten gelerek günümüze kadar çalışmaya devam ettiği kabul edilmişse de, davaya konu markada yer alan ibare ile davacı yan markalarındaki ibarelerin anlamsal olarak yakın olmadıkları, fonetik açıdan yapılan karşılaştırmada da, söz konusu farklılığın devam ettiği, “...” ibaresinin Türkçe okunmasının muhtemel olduğu, bu hali taraf markalarının okunuşlarının da farklı olduğunun kabul edildiği,
görsel açıdan yapılan karşılaştırmada, davaya konu markanın sadece kelime unsuru içerdiği, beyaz zemin üzerine, siyah tonlarda tek satıra gelecek şekilde “...” ibaresini içerdiği, davacı yan markalarına bakıldığında, bir kısım markada benzer görsel öğelerin yer aldığı, ... sayılı markada yer alan şeklin, ... sayılı marka hariç diğer markalarda da yer aldığı, üstte “...” ibaresinin, söz konusu ibarelerin ortasında ise ... ve “...” rakamının yer aldığı, ... sayılı markalarda ortak ibareler dışında farklı öğeler de içerdiği, markaların kompozisyon ediliş biçimlerinin ambalaj kapağı şeklinde olduğu,
... sayılı markalarda farklı öğelerin yer aldığı, ...” ve “...” ibarelerinin söz konusu markaları davacı yanın diğer markalarından farklı hale getirdiği, anlamsal / kavramsal, sesçil, görsel olarak bütünsel karşılaştırmanın esas olması hususu dikkate alındığında; taraf markalarının başkaca hiçbir araştırma yapılmasını gerektirmeyecek derecede aynı olduklarından söz edilemeyeceği, bu hali taraf markalarının ayırt edilmeyecek kadar benzer olmadıkları, davaya konu markada yer alan kelime unsurunun davacı yan markalarında yer almadığı gibi “...” ibareleri ile yakınlık içermediği, taraf markalarındaki ortak unsurun farklı olduğu,
taraf markalarında ayırt edici, esas unsurların görsel, anlamsal ve seçil olarak farklı olduğunun kabul edilmesi gerektiği, bu hali ile de markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal açıdan benzerlik bulunmadığı, davacı yan markaları ile davalı yan markasında yer alan işaretlerin karıştırılma ihtimali yaratmayacağı; davalının “...” unsurlu markasını gören bir tüketici, bu markayı, davacının “...” esas unsurlu/ibareli markaların serisi, alt markası yahut yeni bir versiyonu sanmayacakları;
her ne kadar davacı yan, davalı yana ait eylemli kullanımları gösterir görsel sunmuşsa da, söz konusu kullanımların, tescile konu markadan farklı olduğu anlaşıldığından, bu iddianın ... ... kararının iptali ve hükümsüzlük istemi açısından dinlenemeyeceği.
SMK 6/3 maddesi kapsamında öncelik hakkı iddiası açısından davacı yanın gerek itiraz aşamasında gerek de dava aşamasında dosyaya, “...” ibaresini, kendisi tarafından piyasada etkin bir şekilde kullanıldığına dair devamlılık arz eden herhangi bir bilgi veya belge sunmadığı, bu nedenle davaya konu markanın başvuru tarihinden geriye doğru işaretin tüketici nezdinde kalıcı hâle gelmesi sağlandığını gösterir bir kanaat oluşmadığı,
davacı yanın, davaya konu markanın tescil talebine konu mal ve hizmet listesinde yer alan mallar ve hizmetler açısından öncelik hakkına sahip olamayacağı, bu hali ile davacı lehine 6769 s. SMK’nun 6/3. maddesi koşullarının oluşmadığı; tanınmışlık iddiası açısından dosyada davacı markasının tanınmışlık düzeyine ulaştığını gösterir nitelikte, piyasa araştırması, satış rakamları, yurt içi ve yurtdışı satış ağı vb. delillere rastlanmadığı,
davacı markasının bir kişiye veya teşebbüse sıkı sıkıya bağlı, ..., kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine sahip, dost ve düşman ayrımı yapılmaksızın coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım yapacak seviyeye ulaşmadığı;
benzer görülen veya görülmeyen mal ve hizmetler açısından davacı ... sahibinin davaya konu markanın tescilinden zarar görme veya itibarında zarar meydana gelme ihtimalinin bulunmadığı kabul edilmiş olmakla, davacı lehine, itirazına dayanak 6769 sayılı SMK’nun 6/4 ve 6/5 kapsamındaki korumadan yararlanamayacağı kabul edilerek davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ... · e-imzalıdır e-imzalıdır
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/350, K. 2023/236, 19 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama