İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/359 K.2023/237

Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2022/359Karar2023/237Tarih19 Aralık 2023Okuma19 dk · 3.731 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Karar Yazım

Karar tarihi
19 Aralık 2023
T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
2022/359 Esas - 2023/237
Esas no
2022/359
Karar no
2023/237
Hakim
.....
Katip
.....
Davacı
.....
Mersis No
.....
Vekili
Av. .....
Davalı
1- .....
Mersis No
.....
Vekili
Av. .....
Davalı
2- .....
Vekili
Av. .....
Dava
Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Dava tarihi
21/09/2022
Tarihi
17/01/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.731 kelime·19 dk okuma·4 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesiyle; ihtilaf konusu davalı markası “... ...”in müvekkili şirket adına tescilli markalarla birebir aynı olan 03, 05 ve 35. Markalarda tescil edilmiş olduğunu, bu açıdan Davalı markası ile müvekkil şirket markaları arasında tam sınıfsal benzerlik olduğunu ve sınıfsal iltibasın söz konusu olduğunu, uyuşmazlığa konu markaların ilgili tüketici kitlesinin anne ve babalar olduğunu, dolayısıyla ilgili tüketici kitlesinin makul düzeyde bilgilenmiş tüketicileri oluşturacağını, ayrıca tüketicinin dikkat düzeyinin yüksek olmasının markaların karıştırılmayacağı anlamını doğurmayacağını,

müvekkil şirketi adına adına tescilli olan “...” markasını haiz sair markaların ayırt ediciliğinin son derece yüksek olduğunu, işbu markalar ile Davalı şirketin “... ...” markası arasında işitsel, görsel ve kavramsal anlamda iltibasın oluşacağını, bu nedenle hem sınıfsal hem markalar arası benzerlik şartının sağlandığı durumda hukuka aykırı olarak tesis edilen ... kararının başvuru kapsamındaki iptalinin ve “... ... ...” markasının ilgili sınıflar yönünden sicilden terkinin gerektiğini, müvekkili şirketin kişisel bakım ve temizlik ürünleri pazarında 70 yılı aşkın süredir faal olduğunu ve pazar liderlerinden biri haline geldiğini,

“...” ibaresini içeren ilk başvurunun 1995 senesinde yapılmış olduğunu, bu tarihten itibaren “...” kök markasını içeren sayısız marklarının halk tarafından belirli bir tanınırlık seviyesine ulaşmış olduğunu, davalı tarafın müvekkili şirketin “...” kök markalı başvurularına ayniyet derecesinde benzer marka pozisyonu kullanarak müvekkili şirketin tüketici nezdinde oluşturduğu güven duygusundan haksız ve kötü niyetli bir şekilde yararlanmayı amaçladığını, “... labvoratories” ibaresinin “evrensel laboratuarlar” anlamına geldiğini, bu bakımdan tanımlayıcı olduğunu ve markanın esaslı unsurunun “...” olduğunu,

“... ...” ibareli markanın müvekkili “...” kök ve seri markalarıyla fonetik anlamda ayniyet derecesinde benzer olduğunu, bununla beraber görsel anlamda da müvekkili şirket ilgili markalarının beyaz font üzerine mavi tonla yazılarak oluşturulmuş olduğunu, benzer şekilde davalıya ait markanın da beyaz arka font üzerine mavi ve turuncu tonda yazılardan oluşturulmuş olduğunu, “...” esas unsurlu markası ile müvekkili “...” kök unsurunu haiz seri markaları kapsamında iltibasın doğacağını zira Davalı markasının müvekkili şirketin seri markasının bir devamı olarak algılanacağını, bununla beraber SMK m.7-2(c) hükmünün de ihlal edildiğini,

ilgili markanın iptal edilmemesi halinde müvekkili markanın ulaşmış olduğu tanınmışlık düzeyinden haksız bir yarar sağlanacağını, müvekkili şirketin “...” markasını tanınmış marka niteliğini ihtiva ettiğini, markanın tanınmışlığına delil olarak tanıtım faaliyetlerinin, radyo televizyon ve dergi reklamlarının gözetilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin “...” markalı ıslak mendil ürünü için 20-40 yaş arası tüketiciler nezdinde yürütülen araştırma neticesinde araştırmaya katılanların 96%’sının ürünü bildiğinin tespit olunduğunu, bu nedenle tanınmış markalar için aranan refleksif çağrışım kriterinin de sağlanmış olduğunu,

bununla birlikte ürünün kalitesi ve orijinalliği, “...” markasına özel olarak markanın ulaşmış olduğu pazar payı, “...” seri markalı ürünlerin tedavülünün gerçekleştiği coğrafi bölgenin genişliği kıstasları gözetildiğinde markanın tanınmış marka olduğunun anlaşılacağını ve davalı şirketin asıl amacının müvekkil şirketin tanınmışlığından faydalanmak olduğunu davalı şirketin dava konusu markanın kullanımına devam etmesi halinde telafisi imkânsız zararlara sebebiyet verebileceği, bu nedenle ihtiyati tedbir kararına hükmedilmesi gerektiğini beyanlarına konu ederek neticeten, davalıya herhangi bir tebligat ve duruşma yapılmaksızın,

davalı adına marka tescil başvurusunda bulunulan 25.11.2020 tarih ve ... başvuru no.lu "... ..." ibareli markanın; sicile tescili, Davalı tarafından üçüncü kişilere devri ve devrin sicile kaydedilmesinin engellenmesinin ve söz konusu markanın Davalı tarafından kullanılmasının işbu dava sonuçlanıncaya kadar engellenmesi hususlarında herhangi bir teminat ödenmeksizin İHTİYATİ TEDBİR kararı verilmesine ve işbu tedbir kararının ...’ ya bildirilmesine,

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanun’nun 6/1 fıkra hükmü gereği 25.11.2020 tarih ve ... başvuru no.lu "... ..." ibareli markanın yayımına yapılan itiraza istinaden ... ’nun 21.07.2022 tarih ve ... sayılı itirazın reddi kararının iptaline ve ... başvuru numaralı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; dava konusu markanın sahibi ...

Şirketi 21 yıllık tecrübesiyle yıllar öncesine uzanan sektörel deneyimi olan güçlü bir şirket olduğunu ve teknik bakım kimyasallarının yanı sıra birçok sektörde üst düzeyde profesyonel ürün ve çözümler sunduğunu, davalı müvekkil şirketin daha önceden “...” ibaresinin yer aldığı kırk markaya sahip olduğu ve bu seri markalarına yeni bir tane eklemek amacıyla “... ... ...+ ...” unsurlarından oluşan markayı Diğer Davalı Kurum’a 25.11.2020 tarihinde usulüne uygun şekilde 03. 05. 35. Sınıflarda kullanılması düşüncesiyle tescil talebinde bulunduğunu,

davacı şirketin mesnet olarak gösterdiği markalarını 6769 sayılı SMK’nın 25/7 kapsamında markasal olarak 03. 05. 35. Sınıfta yer alan tüm mal/hizmetler için kullanıldığını kanıtlaması gerektiğini, müvekkili şirkete ait ... nezdinde kayıtlı olan markalara bakıldığında “...” ve “...” esas unsurlu seri markalarının bulunduğunun ve müvekkili şirketin tescil talebinde bulunduğu itiraz konusu markanın diğer markalarında olduğu gibi hiçbir markanın etkisinde kalmadan, benzerlik amacı olmadan ve seri marka oluşturma amacıyla özgünce oluşturulduğunu,

.../... ibareli markanın 1994 yılında müvekkil şirket adına tescil edildiği ve buna karşılık davacı şirketin “...” ibareli marka tescilinin ise 1995 yılında yapıldığını ve bu kapsamda müvekkili şirketin gerçek hak sahibi şirket olduğunu, .../... benzerlik değerlendirilmesinin markadaki diğer unsurlar gözetilerek yapılması gerektiğini, markalarda yer alan diğer unsurların markaya kattığı farklılıklar yönünden bakıldığında markanın sadece bir unsurunu yani “... ...” marksındaki “...” sözcüğü soyutlanarak yalnızca bu ibare üzerinden karşılaştırma yapılamayacağını,

SMK m. 6/1 değerlendirmesi yapılırken markaların bir bütün halinde ele alınması gerektiğini dolayısıyla müvekkile ait “... ...” esas unsurlu markayı “...” “...” “...” ve “...” sözcükleri birleşerek markaya büsbütün başka bir anlam ve mesaj kattığını, İşitsel benzerlik yönünden bakıldığında “... ...” ibaresindeki kelimeler ile davacı şirketin markasındaki “...”, “...” vb. sözcükleri arasında fonetik özellikleri bakımından farklılıklarının ortalama dikkat seviyesine sahip tüketiciler tarafından kolay bir şekilde telaffuzda algılanabileceğini, kavramsal benzerlik yönünden bakıldığında “.../...” ibaresinin de evrensel,

çok amaçlı anlamına tekabül ettiği için tanımlayıcı bir nitelik kazandığını ve bütün emtialar için ayırt edici niteliğinin zayıf olduğunu, bu nedenle markalardaki diğer unsurlara bakılarak benzerlik tahlili yapılması gerektiğini, davacı şirketin,

davalı şirketin marka başvurusunu kendisinin seri markalarının devamı olarak algılanabileceğini her ne kadar iddia etmiş olsa da müvekkili şirketin başvuruda bulunduğu markasındaki kelimelerin farklı konumda ve görsel nitelik oluşturacak şekilde kullanılmış olduğun ve aynı zamanda daha öncesinde davalı şirketin birçok markasının .../... esas unsuruyla tescil ettirmiş olması nedeniyle iltibas tehlikesinin bulunmadığını, davacı şirket tarafından mesnet olarak gösterilen ..... sayılı markaların müvekkil şirketin markasının tescilli olduğu 03. 05. 35. emtialarında tescili olmadığını, davacı şirket tarafından dava dilekçesinde mesnet gösterilen;

..... sayılı markalar davacı şirket tarafından sınırlı ve spesifik emtialar yönünden tescil edilmiş olduğunu, (ıslak mendil, kağıt havlu) dolayısıyla davalı şirketin yaptığı marka başvurusu ile benzerlik kurulmasının mümkün olamayacağını, davacı şirket ve davalı şirketin farklı sektörlerde faaliyet gösterdiğini, benzer olduğu ve yer aldığı iddia edilen 03. 05. 35. emtiaların üretici ve tüketicileri sektördeki yenilikleri takip ettiğini,

ürünleri veya hizmeti alırken ortalama bir insanın dikkat seviyesinden daha fazlasını gösteren ve aynı zamanda bu hizmet ve ürünleri alırken detaylı biçimde araştırma ve karşılaştırma yapabilen bilinçli tüketicilerden oluştuğunu, davacı şirketin bir an için tanınmış olduğu varsayıldığında bu tanınmışlığın seri markalarından hangi markası için odluğunun belli olmadığını ve aynı zamanda davacı şirketin “...” ile başlayan markalardan hangi veya hangilerinin toplum tarafından tanınmış olduğunun sunulan belgelerden tespit edilemediği ve müvekkil şirketin dvacı şirketin “...” markasına yakınlaşma gibi bir amacı olmadığını,

davacı şirketin kötüniyet iddiası yönünden bakıldığında davalı müvekkil şirket kanunun kendisine verdiği yasal hakkı icra ederek itiraz konusu markanın tescil başvurusunda bulunduğunu ve bu başvuruyu yapan müvekkil şirketin davacı tarafı herhangi bir zarara uğratmadığı ve davacı şirketin bu iddialarına yönelik herhangi bir delil sunmadığını,

davacı şirket ... markaların sadece ıslak mendil ve bebek bakım ürünleri üzerinde kullandığını ancak bu bahsi geçen emtialarla ilgisi olmayan sınıflada tescil için başvuran markalara itiraz ederek sektördeki 3.kişileri söz konusu marka üzerindeki tescil hakkını kullanmayı engellemekte olduğunu ve sahip olduğu marka hakkını kötüye kullandığını belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

YARGILAMA

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı ve marka tescil edilmiş ise hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.

Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalı ...

A.Ş tarafından 25.11.2020 tarihinde 03. 05. 35. Sınıftaki emtiaları kapsayacak şekilde “... ...” ibareli marka başvurusunda bulunulduğu, bu başvurunun ... tarafından yapılan inceleme sonucunda ... başvuru numarası ile 27.04.2021 tarihli 371 sayılı .....’nde yayınlanmasına karar verildiğini, davalı yana ait “... ...” markasının yayınına davacı tarafından “...” kök marka ve seri markaları ..... gerekçe gösterilerek 6769 sayılı SMK’nın 6/1 hükümleri uyarınca itiraz edildiği,

29.12.2021 tarihli ..... sayılı ... kararı ile daire tarafından yapılan inceleme sonucunda markaların 6769 sayılı SMK m. 6/1 kapsamında ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı tespitinin yapıldığı, karara karşı davacı yanın itirazı üzerine ... kararının ... nezdinde tekrar değerlendirildiği,

21.07.2022 tarih ve ... sayılı kararıyla ''(...) Karıştırılma ihtimalinden söz edebilmek için, hedef tüketici kitlesi nezdinde, tescilli veya önceki tarihli marka ile tescil edilmek istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir.

Karıştırılma ihtimali incelemesi; markalar arasındaki benzerlik düzeyi, mal/hizmetler arasındaki benzerlik düzeyi, itiraza gerekçe olarak gösterilen markanın ayırt edici gücü ve ilgili tüketici kesiminin dikkat düzeyi gibi bir dizi unsurun değerlendirilmesine dayanır. Bu değerlendirme son tahlilde bütün unsurların birlikte değerlendirilmesiyle yapılmalıdır (.....).

Md. 6/1 bakımından yapılan incelemede, başvuru ile itiraz gerekçesi markalar görsel, işitsel ve de anlamsal bakımdan bıraktıkları bütünsel izlenim itibariyle ilişkilendirme de dahil karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzer görülmediğinden karıştırılma ihtimali gerekçeli itiraz reddedilmiştir.

6769 Sayılı SMK 6/1 maddesi gerekçeli itiraz yerinde bulunmadığından kullanım ispatı talebinin değerlendirilmesine gerek görülmemiştir” şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.

Bilirkişi kurulunca düzenlenen RAPORDA ve EK RAPORDA özetle:

6769 Sayılı SMK’nın 6/1 maddesi uyarınca dava konusu ... sayılı “... ...” ibareli marka ile davacının itiraza ve hükümsüzlüğe gerekçe gösterdiği ... sayılı “...” kök marka ve gerek ... iptali davasına gerekse de hükümsüzlük davasına gerekçe olabilecek kullanmama defi kapsamında kalmayan diğer seri markaları arasında, kabul edilen mal ve hizmetler yönünden SMK m. 6/1 ve 6/5 kapsamında iltibas koşullarının oluşmadığı, 21.07.2022 tarih ve ... sayılı ... kararlarının bildirilen bu görüş ile uyarlılık içerisinde olduğu, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.

Bilirkişi raporunun / ek raporun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.

GEREKÇE

Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.

“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;

(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.

(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.

(4) .....Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.

(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.

(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.

(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.

Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir.

Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir.

Tanınmış marka kavramı yerleşik ... içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.

Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.

Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (.....).

Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.

Davalı yan tarafından dosyaya sunulan iddia ve talepler incelendiğinde; davacı şirkete ait olan ve m.6/1 kapsamında hükümsüzlük ve kurum kararlarının iptali taleplerine mesnet gösterilen ..... sayılı markaların markasal olarak “... ...” markası kapsamında yer alan bütün mal/hizmetler bakımından kullanımının ispat edilmesi talep edilmiştir.

SMK 19/2. Maddesi.

“6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir.

İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir.” şeklindedir. Yine, 25/7 maddesinde ise. “6 ncı maddenin birinci fıkrası uyarınca açılan hükümsüzlük davalarında 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü def’i olarak ileri sürülebilir.

Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Hükümsüzlüğü istenen markanın başvuru veya rüçhan tarihinde, davacının markası en az beş yıldır tescilli ise davacı ayrıca, söz konusu başvuru veya rüçhan tarihinde 19. maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartların yerine getirildiğini ispatlar.” Hükmü düzenlenmiştir.

Böyle bir durumda marka hükümsüzlüğü talep eden davacının dayanak yaptığı markasını kullandığını ispat etmesi gibi bir yükümlüğü doğacaktır. Hükümsüzlük davasına dayanak yapılan markanın tescilli markanın kullanılmadığına ilişkin def’i de makanın kullanılıp kullanılmadığı dava tarihinden itibaren geriye doğru beş yıl içinde gerçekleşmiş olmalıdır.

SMK’nun 9. Maddesi uyarınca şu haller “markayı kullanma” olarak kabul edilir:

a) Markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması.

b) Markanın sadece ihracat amacıyla mal veya ambalajlarında kullanılması.

Markanın, marka sahibinin izni ile kullanılması da marka sahibi tarafından kullanım olarak kabul edilmektedir.

Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;

Davalının markasını tescil ettirmek için ...’ e 25.11.2020 tarihinde başvurmuş olduğu, m. 19/2 gereğince başvuru tarihinden itibaren 5 yıl geriye gidildiğinde 25.11.2015 tarihi öncesinde tescili gerçekleştirilmiş markalar açısından kullanmama def’inin değerlendirilebilmesi mümkündür.

Yukarıda izah edilenler ışığında Hükümsüzlük ve ... iptali talebi kapsamında ..... markaları tescil tarihleri dolayısıyla kullanmama def’i ileri sürülemeyecek markalar olup davacı yanın bu markalarına istinaden markasını kullandığına yönelik ispat gerekçeleri sunmasına gerek bulunmadığı anlaşılmıştır.

Davacı tarafça dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden, ... sayılı “...” markasına istinaden ilgili markanın reklam ve tanıtım haberlerini, piyasada 2020 yılına ait ciro payı ve ürün görselleri delil olarak sunmuş olduğu; tescil sayısı belirtilmemiş olan “... ” markalarına ilişkin olarak kullanım ispatına yönelik yalnızca bazı ürün görsellerinin sunulduğu başkaca bir evrakın sunulmadığı;

bu doğrultuda dosyaya yalnızca ... sayılı “...” markasına yönelik kullanımı ispatlayan yeterli delil sunulmuş olup, redde mesnet gösterilen ve kullanmama def’i ileri sürülen diğer markaların hangi mal ve hizmetler için ne kadar zamandır aktif bir şekilde kullanıldığının tespiti adına yeterli delil sunulamamış; neticeten davacının hükümsüzlük ve ... iptali talebi değerlendirmesi .....sayılı kullanmama def’i ileri sürülemeyen markalar ve kullanımının ispatlanmış olduğu ... sayılı “...” markası kapsamında gerçekleştirilmiştir.

İltibas değerlendirmesi yapılırken davacı şirketin itiraza gerekçe gösterdiği markalardan olan ... sayılı “...”, ... sayılı “...”, ... sayılı “...” , ibareli markalar üzerinden değerlendirme yapılması uygun görülmüştür. Zira her ne kadar Davacı markaya itiraz ederken “...” kök unsurlu bütün seri markalarını gerekçe olarak sunmuşsa da gerek tescil kapsamındaki sınıflar gerekse çağrışım bakımından en çok benzerlik gösteren yukarıdaki markalar bakımından yapılacak benzerlik değerlendirmesi itiraza gerekçe gösterilen/kullanmama defi nedeniyle gerekçe olarak gösterilebilen bütün markalara tezahür edecektir. Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;

Davalı Markası Örnek Davacı Markaları

..... ..... .....+... ..... (03, 05, 35. sınıf) ...+... (03, 05, 35. sınıf)

Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; davaya konu marka ile itiraza gerekçe gösterilen ... sayılı “...”, ... sayılı “...”, ... sayılı “...” ibareli markalar arasında 03, 05 ve 35’inci sınıflar yönünden benzerlik bulunduğu görülmektedir. Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.

Davalının markasının incelenmesinde; dava konusu ... sayılı davacı markasının beyaz arka plan üzerine “... ... + ...” ibareli olduğu; markanın “... ...” kelime öbeği mavi font ile yazılmış, “...” ibaresi “...” ibaresinin üstünde olacak şekilde büyük fontta oluşturularak kelime öbeğindeki “...” ifadesi vurgulanmak istendiği, dava konusu marka içerisinde “...” ibaresi “...” ibaresi “...” ibaresine göre daha küçük puntolarla ve küçük harf karakteri ile fakat, “... ...”e göre daha büyük puntolarla yazıldığı ve mor çerçeve içinde yukarıdan aşağıya doğru açılan turuncu renginde kalın punto ile oluşturulduğu;

markanın geneline bakıldığında “...” ibaresinin renk ve font ile baskın unsur olduğu “...” ibaresinin bundan küçük olması nedeniyle 2. planda kalan bir asli unsur olduğu; kelime öbeklerinin üzerinde yer alan mavi renkli ve Dünya şeklini andıran ... unsuru ile marka içerisinde yer alan “...” ve “...” ibarelerine atıfta bulunulduğu anlaşılmaktadır.

Davacının markalarının incelenmesinde; itiraza gerekçe gösterilen ... sayılı “...” ibareli davacı markasının beyaz arka plan üzerine “n” harfi “u” harfinin üzerine gelecek şekilde mavi, sarı ve pembe harflerle oluşturulduğu, “i” harfinin noktasının yeşil ve yaprağı andıran bir ... ile uyarlandığı, “...” kelimesinin figüratif bir unsur oluşturacak şekilde meydana getirildiği; ... sayılı “...” ibareli markanın ise ... sayılı “...” markasının birebir halinin altına mavi fontta “...” ibaresi yerleştirilerek oluşturulduğu;

... sayılı “...” ibaresinin “...” figüratif unsuru aynı kalacak şekilde kelime renklerinin pembe fontta yazılması ve “...” ibaresinin altına “...” kelimesinin eklenmesiyle oluşturulduğu; ... sayılı “...” ve ... sayılı “...” markalarının asli unsurunun “...” kelimesi olduğu, “...” ve “...” ibarelerinin “...” ibaresine göre çok daha küçük yazılması suretiyle tali unsur olarak bırakıldığı anlaşılmaktadır.

Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.

...'nun 08.06.2016 gün ve .....sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, taraf markalarında “...” ibaresinin ortak unsur olduğu “...” kelimesi her iki markanın müşterek unsuru olsa da davalı markasında “... ...” tali unsurunun da yer alıyor oluşu ve bu ibarenin yazılış biçimi, markanın içerdiği ... unsuru,

kelimenin her iki markada da farklı renk ve puntolarda yazılmış olması ve hatta “...” ibaresinin “...” ibaresine göre arka planda bırakılmış olması görsel benzerlik seviyesini oldukça düşürdüğü, fonetik açıdan “...” kelimesi hâlihazırda 3 harften oluşan iki heceli çok kısa bir kelime olması dolayısıyla her ne kadar “... ...” ibaresinde geçiyor olsa da genel fonetik incelendiğinde baskın bir sescil benzerlik yaratmadığı, kavramsal değerlendirmenin de aynı yönde olduğu;

ilgili tüketici kitlesi de gözetildiğinde davalının “... ...” markasının, davacının “...” kök markasının seri unsuru olarak anlaşılmayacağı, zira markanın bütünü incelendiğinde görsel, fonetik ve kavramsal benzerlik seviyesinin oldukça düşük bir seviyede olduğu, bu nedenle m. 6/1 kapsamında iltibas tehlikesinin doğmayacağı;

davacı yanın “...” markalı ürünlerin tanınmışlığına dair dosyaya sunduğu deliller üzerinden yapılan incelemelerde davacı şirket adına tescilli markalar arasından “...” ibareli markaların tanınmışlığına ilişkin haber ve reklamları, yine “...” markası özelinde tanınmışlık araştırma raporu ve ıslak mendil alanında 2020 yılına ait ciro payını gösteren tablo sunduğu, davacı her ne kadar ... sayılı “...” markasına yönelik markanın tanınmışlığına ilişkin delilleri sunmuş olsa da dosyaya sunulan bilgi ve belgeler markanın tanınmışlığına dair nihai sonuca ulaşılması için yeterli veri içermediği,

davacının dava konusu markaya ..... sayılı "....." ibareli markalar ile itiraz etmiş olmasına rağmen davacı, ... sayılı “...” markası hariç işbu sayılan markaların hiçbiri özelinde tanınmışlığına ilişkin bilgi belge ve yahut delil sunmadığı tespit olunmuş bu nedenle redde mesnet gösterilen sayılı markalar adına tanınmışlığın tespiti değerlendirmesi yapılamamış, davalı şirketin dava konusu markasını (yukarıda 6/1-b yönünden iltibas ihtimali oluşmadığı belirtilen) kullanması ile hangi usul ve bağlamda tanınmış markanın tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağı,

itibarına zarar vereceği veya ayırt edici karakterini zedeleyeceği yönünde mahkememizde olumlu kanaat oluşmadığı da dikkate alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi açıklandığı üzere:

1-DAVANIN REDDİNE,

2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5-Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),

Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/12/2023

Katip ..... Hakim ..... · e-imzalıdır e-imzalıdır

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/359, K. 2023/237, 19 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. Yargılama
  6. Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2022/359
Karar No
2023/237
Tarih
19 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/360 K.2023/995
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/361 K.2023/1457
  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/361 K.2023/1026
  • İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/361 K.2023/803
  • Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/362 K.2023/927
  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/362 K.2023/1244

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.