İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/402 K.2024/226

... 2- .... ...

Esas2022/402Karar2024/226Tarih28 Mayıs 2024Okuma11 dk · 2.168 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
28 Mayıs 2024
Esas no
2022/402
Karar no
2024/226
Hakim
... ...
Katip
... ...
Davacı
... - T.C. Kimlik No:...
Vekili
Av. ... - ....
Davalılar
1- ... -T.C. Kimlik No: ...
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.168 kelime·11 dk okuma·10 bölüm

... 2- .... ...

VEKİLİ

Av. ... -...

DAVA

Tazminat (Tecavüz, Maddi ve Manevi Tazminat /Sözleşmeden Kaynaklanan

DAVA TARİHİ : 20/10/2022

KARAR TARİHİ : 28/05/2024

KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 29/07/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Tecavüz, Maddi ve Manevi Tazminat /Sözleşmeden Kaynaklanan davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkili ... ile (... adına) davalı ... arasında 12.04.2018-12.04.2030 tarihleri arası geçerli olmak üzere 12 yıl süreli 12.04.2018 tarihli sözleşme akdedildiğini, ..., ilgili sözleşmenin 7. Maddesi uyarınca sözleşmenin geçerli olduğu tarihler arasında yazmış olduğu tüm hikâye veya hikâye setlerini, roman, deneme, basılabilecek duruma gelmiş tüm yazılı ve görsel materyalleri ...’a teslim etmekle yükümlü olmasına rağmen sözleşme hükümlerini ihlal ederek sözleşme geçerlilik süresi içerisinde diğer davalı ...’a (...) hikâye setleri hazırladığı ve teslim ettiğini tespit ettiklerini,

davacının kendi yayınevi eserlerinin adeti kopyası mahiyetindeki eserlerin daha düşük fiyattan satılması ile mali kazanç anlamında kayba uğradığını, sözleşmeye aykırılık fiiline uğrayan ve sözleşmeye aykırı hükümlere maruz kalan müvekkili için 100.000 TL manevi tazminat talebinde bulunduklarını, sözleşmenin açık ihlali kapsamında, mevcut tecavüzün sonlandırılarak kaldırılmasını ve FSEK 68/1 maddesi uyarınca davalılarla sözleşme yapılmış olsa idi talep edilebilecek yahut bilirkişilerce hesap edilecek rayiç bedelin üç katının ödenmesini,

bedel tespitinin yapılması ve hesaplandığında fazla çıkması halinde artırılmak üzere (tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere-kısmi olarak) fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (isteme göre değişebilir) davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili 20.12.2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; ... yönünden; davacının mahkemeye Uyap yolu ile 12.04.2018 tarihli bir sözleşme sunduğunu, müvekkilinin böyle bir sözleşmeden haberi olmadığını, sözleşmenin 1. Sayfasının imzasız olup müvekkilinin imzası olmadığını, geçerli bir sözleşme olmadığını, ikinci sayfadaki sözleşme sayfasının ise daha önce yapılan sözleşmenin arka sayfası olup davacı tarafından mahkemeye sonradan üretilerek ve imzasız bir şekilde sunulduğunu, başka bir sözleşmenin arka sayfasına bir ön imzasız sayfa ekleyerek sanki 12.04.2018 tarihli bir sözleşme yapılmış intibaı verdiklerini,

müvekkilinin 15.02.2018 tarihli bir sözleşme imzaladığını, ön ve arka sayfanın imzalı olduğunu, bu sözleşmede müvekkili tarafından davacıya ileriye yönelik olarak verilen taahhütlerin ihbarname (.... sayı 10.06.2020 tarihli ihbar) ile 1 yıl sonra hüküm doğurmak üzere FSEK md. 50 kapsamında feshedildiğini, bir yılın dolmasından sonra ... için eser üretmeye başladığını, davacının bu ihbar üzerine ... no 18.06.2020 tarihli ihtar ile cevap verdiğinin ve taahhütlerin feshini kabul ettiğini, müvekkilinin 12 yıllık bir sözleşmeden haberi olmadığını, sözleşmenin esas unsuru olan sayfada müvekkilinin imzası olmadığını,

müvekkili ...’in bir hak ihlalinde bulunmadığını, müvekkilinin, davacıya daha önce pek çok eser yazdığını, yayınladığını ve davacı ...’un bunlara kendi adını eser sahibi yazarak yayınladığını ve müvekkilinin haklarını ihlal ettiğini, ... yönünden; ...’ın, yazar olan müvekkili ile sözleşme yaptığını, ihbar süresi 1 yıl geçtikten sonra yazarla çalıştığını, yazarın çocuk kitabı yazmasında bir engel olmadığını, geçerli bir imzalı sözleşme sunmayan, başka sözleşmenin 2. Sayfasını imzasız bir sayfa ile birleştirerek sunan ve geçerli sözleşmesi FSEK 50. Madde gereği feshedilen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

YARGILAMA

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı ve davalı arasında usulüne uygun sözleşme bulunup bulunmadığı sözleşme var ise davacı yanın FSEK'ten kaynaklı haklarının ihlal edilip edilmediği tecavüz ve maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.

Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

Ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için AYRI AYRI seçilen 2 bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir.

FSEK Uzmanı bilirkişi tarafından tanzim edilmiş olan RAPORDA özetle,

- Davacı ve davalı tarafından dosyaya sunulan her iki sözleşmenin de yazılı bir şekilde yapıldığı,

-Taraflar arasındaki sözleşmelerde sayılan haklar ve yukarıdaki açıklamalar dikkate alındığında, sözleşmelerin mali haklardan sadece yayma ve çoğaltma haklarını saydığı, dolayısı ile FSEK m.52 gereğince taahhüt işleminin sadece bu haklarla sınırlı olabileceği,

-Sözleşme tarihleri, sözleşmenin geçerlilik süresi ve davacı tarafından ihtiyati tedbir istenen kitapların satış tarihi dikkate alındığında taraflar arasındaki sözleşmelerin “ileride vücuda getirebilecek eserler” bakımından yapılan sözleşme niteliğinde olabileceği,

-Taahhüt işlem niteliğinde olan sözleşmeler bakımından mali hakların karşı tarafa geçmesi için eserin vücuda getirilmesinden sonra ayrıca tasarruf işleminin yapılması gerektiği, ancak dosya kapsamında böyle bir sözleşmenin yer almadığı,

-Bu kapsamda davalının, sözleşme konusu eserlere ilişkin ve FSEK m.21 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan mali hakları kullanma ve bunlardan istifadesinin mümkün bulunmaması nedeniyle mali hak ihlalinin mevcut olmadığı,

takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.

Mali Müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen RAPORDA özetle:

-FSEK hukuku uzmanı bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 04.12.2023 tarihli bilirkişi raporunda, “davalının, sözleşme konusu eserlere ilişkin ve FSEK m. 21 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan mali hakları kullanma ve bunlardan istifadesinin mümkün bulunmaması nedeniyle mali hak ihlalinin mevcut olmadığı” sonucuna varıldığının belirtildiği dikkate alındığında, davalı-...’nin fiilinin hak ihlali niteliğinde olmadığı, bu nedenle maddi tazminat hesaplaması koşullarının oluşmadığı, dolayısıyla davacı lehine maddi tazminat hesaplanmaması gerektiği;

- Mahkeme aksi kanaate ulaşılarak, davalıların eyleminin sözleşmeye aykırı ve haksız olduğu, bu fiilden dolayı davacının zarara uğradığı kanaatine ulaşılması halinde ise, davacının zararının hesaplanabilmesi için sözleşmenin fesih tarihi olan 18.06.2020 tarihinden dava tarihi olan 20/10/2020 tarihine kadar davaya konu kitapların her birinden kaç adet basıldığı veya kaç adet bandrol talep edildiğinin ilgili kurumdan (...’ten) sorulması gerektiği, her kitabın satış fiyatının ne olduğu ve davalı şirket tarafından her kitaptan kaçar adet satıldığına dair bilgilerin de dosyaya kazandırılması gerektiği,

- Mahkemece maddi tazminat (davacının zararının) hesaplanması gerektiği sonucuna varılır ise, takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, davalı şirketin defter ve belgeleri üzerinde incelenme yapılması gerektiği, ancak şirketin faaliyette bulunduğu adresin İstanbul’da olması nedeniyle defter ve belgelerinin şu aşamadan incelenmesinin mümkün olmadığı,

takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.

Bilirkişi raporlarının her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.

GEREKÇE

Bilindiği gibi 5846 sayılı FSEK’nun 1/B maddesinin ‘a’ bendinde eser, “sahibinin hususiyetini taşıyan ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsullerini” ifade eder. Buna göre bir fikri ürünün eser sayılabilmesi için iki koşulu birlikte gerçekleştirmesi gereklidir. İlk olarak fikri ürünün sahibinin hususiyetini taşıması, bir başka deyişle kendinden önce ortaya konmuş benzerlerine göre özgün bir niteliğe sahip olması gerekir. İkinci olarak bu fikri ürünün FSEK’nun ikinci ve devamı maddelerinde belirlenen eser kategorilerinden birine dahil edilebilmesi aranmalıdır.

Yasada fikir ve sanat eserlerinin çeşitleri ikinci maddede düzenlenen ilim ve edebiyat eserleri, üçüncü maddede yer verilen musiki eserleri, dördüncü maddede tanımlanan güzel sanat eserleri, beşinci maddede düzenleme bulan sinema eserleri ve son olarak altıncı maddedeki işleme ve derlemeler olarak sayma yöntemiyle belirlenmiş bulunmaktadır.

Yasa eser sahibini bir eseri meydana getiren kişi olarak belirlemiştir. (FSEK md. 8/1) Yasanın 9. maddesinde eser sahiplerinin birden fazla oluşu hallerine yer verilmiştir. Buna göre birden fazla kimsenin birlikte vücuda getirdiği eserin kısımlara ayrılması mümkünse, bunlardan her biri meydana getirdiği bölümün sahibi sayılır.

Ancak birden fazla kimsenin iştirakiyle vücuda getirilen eser ayrılmaz bir bütün teşkil ediyorsa, bu takdirde eserin sahibi onu meydana getirenlerin oluşturduğu birliktir. (FSEK md. 10/1) Bu ikinci hale yasa eser sahipleri arasındaki birlik adını vermiştir. Yine eser sahipliği yönünden belirlenen karineler yasanın 11 ve 12. maddelerinde yer almaktadır.

Buna göre FSEK 11 uyarınca yayınlanmış eser nüshalarında veya güzel sanat eserlerinin aslında eserin sahibi olarak adını veya bunun yerine tanınmış müstear adını kullanan kimse aksi kanıtlanıncaya kadar bu eserin sahibi sayılır. Yayımlanmış olan bir eserin sahibi, eser nüshalarında veya aslında mutat olduğu şekilde belirtilmemiş ise bu takdirde eseri yayımlayan, o da belli değilse çoğaltan eser sahibine ait hak ve yetkileri kendi adına kullanabilir.

Eser sahibinin kullanabileceği mali haklar, FSEK 21 ve devamında düzenlenmiştir. Buna göre, mali haklar, FSEK’nun, 21. maddesindeki işleme hakkı, 22. maddesinde düzenlemesini bulan eserin aslı veya kopyalarının herhangi bir şekil veya yöntemle tamamen veya kısmen, doğrudan veya dolaylı, geçici veya sürekli çoğaltma hakkı; 23. maddede belirlenen eserin aslını veya çoğaltılmış nüshalarını kiralama, ödünç verme, satışa çıkarma veya diğer yollarla yayma hakkı; 24. maddede doğrudan veya dolaylı olarak bir eserden ses veya resim nakline yarayan aletlerle umumi mahallerde okumak, çalmak, oynatmak, göstermek gibi temsil suretiyle faydalanma hakkı; 25. maddedeki işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı olarak belirlenmiş bulunmaktadır.

FSEK'nun 48.maddesi uyarınca mali haklar süre, yer ve içerik itibariyle sınırlı veya sınırsız; karşılıklı veya karşılıksız olarak başkalarına devredilebilir. Mali hakların sadece kullanma yetkisi de bir başkasına bırakılabilir.

Manevi haklar ise Yasa'nın 14-17.maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre, eser sahibi, eserinin umuma arz ve yayımlanma zamanı ve tarzını belirleme (FSEK md.14); adın belirtilmesi (FSEK md 15); eserde değişiklik yapılmasını men (FSEK md. 16) ve bir kısım eserler yönünden geçerli bulunan zilyed ve malike karşı ileri sürülebilecek eserin aslına ulaşma haklarına sahiptir. Manevi haklar mali hakların aksine, bir başkasına devredilemez ve vazgeçilemez haklardır. Ancak bu hakların kullanılması yetkisi bir başkasına bırakılabilir.

Mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır. (Fsek 52. Mad.)

Mali bir hakkı yahut kullanma ruhsatını devre salahiyetli olmıyan kimseden iktisap eden, hüsnüniyet sahibi olsa bile himaye görmez. (Fsek 54/I mad.)

Tüm dosya kapsamına göre

Davacı tarafından sunulan ve davacı ile davalı arasında akdedilen 12.04.2018 tarihli sözleşmede, 12.04.2018 ile 12.04.2030 tarihleri arasında davalı tarafından yazılan tüm yazılı materyalleri davacıya teslim edeceği, bu metinleri davacıya teslim etmek ile yükümlendirilmiş ve bu çalışmalar için yayma, işleme, depolama, çoğaltma, devir haklarını davacıya devrettiği, sözleşme süresi boyunca davalının başka yayınevleri ile yazar sözleşmesi ve benzeri anlaşma ve editörlük yapamayacağı, hüküm altına alındığı,

davalı tarafından sunulan bila tarihli sözleşmede ise, 15.02.2018 ile 15.02.2028 tarihleri arasında davacı tarafından yazılan tüm yazılı materyalleri davacıya teslim edeceği, bu metinleri davacıya teslim etmek ile yükümlendirilmiş ve bu çalışmalar için yayma, işleme, depolama, çoğaltma, devir haklarını davacıya devrettiği, sözleşme süresi boyunca davalının başka yayınevleri ile yazar sözleşmesi ve benzeri anlaşma ve editörlük yapamayacağının hüküm altına alındığı tetkik edilmiştir.

Bilirkişi raporlarında da izah oluduğu üzere;

Davacı ve davalı tarafından dosyaya sunulan her iki sözleşmenin de yazılı bir şekilde yapıldığı, bu durumda FSEK m.52 hükmünde yer alan ilk şartın karşılandığı, mali hak devri veya taahhüt sözleşmelerinin geçerli olmasının ikinci şartı olan bakımından ise her iki sözleşmede yer alan “15.02.2018 ile 15.02.2028 tarihleri arasında davacı tarafından yazılan tüm yazılı materyalleri için yayma, işleme, depolama, çoğaltma, devir haklarını davacıya devrettiği …” hükmü dikkate alındığında, mali hakların devri için sözleşmede, devredilen mali hakların tek tek gösterilmesi gerektiği, ayrıca “işleme “hakkı”nın devri bakımından,

işleme hakkının FSEK tarafından 11 farklı kategoride gösterilmiş olmasından dolayı, devir işleminin geçerli olabilmesi için işleme biçiminin de gösterilmesi gerektiği bu nedenle “işleme hakkımı devrettim” şeklindeki beyanın söz konusu hakkın devri için kabul edilemeyeceği, bu kapsamda taraflar arasındaki sözleşmelerde sayılan haklar ve yukarıda yer alan açıklamalar dikkate alındığında, sözleşmelerin mali haklardan sadece ''yayma'' ve ''çoğaltma'' haklarını saydığı;

sözleşme tarihleri, sözleşmenin geçerlilik süresi ve davacı tarafından ihtiyadi tedbir istenen kitapların satış tarihi dikkate alındığında taraflar arasındaki sözleşmelerin “ileride vücuda getirebilecek eserler” bakımından yapılan sözleşme niteliğinde olduğu bu durumda.

FSEK m.48/3 ve m.50 hükümleri de dikkate alındığında FSEK m. 48/3 hükmüne göre taraflar arasındaki sözleşmenin hak nakli yönünden geçersiz olabileceği ifade edilse de bir taahhüt işlemi olarak dikkate alınabileceği, bu eserlerdeki hakların karşı tarafa geçmesi bakımından eserin vücuda getirilmesinden sonra ayrıca tasarruf işleminin yapılması gerektiği, davalı tarafından 10/06/2020 tarihinde taraflar FSEK m.50 hükmünde yer alan fesih hakkının kullanılması amacıyla davacıya ihtar gönderildiği.

FSEK m.50 hükmünde yer alan bir yıllık süreden sonraya tekabül eden 06/07/2022 tarihinde davacı tarafından davalıya 10.003.27-TL gönderildiğine dair dekont dosya kapsamında yer aldığı, ancak söz konusu bedelin sözleşmenin feshinden sonra gönderilmesi ve işlem dekontunda gönderilen bedelin niteliği yahut ne amaçla gönderildiğine dair bilgi yer almadığı; dosya kapsamında tasarruf işlemine dair ayrıca bir sözleşme yer almadığından,

davalı eyleminin, davalının, sözleşme konusu ileride meydana getirilecek eserlere ilişkin ve FSEK m.21 ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olan mali hakları kullanma ve bunlardan istifadesinin mümkün bulunmaması nedeniyle davacının haklarını ihlal etmediği; dolayısıyla maddi ve manevi tazminat şartlarının da bu kapsamda oluşmadığı da dikkate alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi açıklandığı üzere:

1-DAVANIN REDDİNE,

2-Harçlar yasasına göre hesaplanan 7.172,55-TL nispi karar harcından peşin alınan 1.793,14-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.379,41-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3- Haklara tecavüz iddiaları bakımından talebin reddi nedeniyle; davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL nispi ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

4-Maddi tazminat talebinin reddi nedeniyle; davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 5.000,00-TL nispi ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

3-Manevi tazminat talebinin reddi nedeniyle, davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL nispi ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5-Davalı tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),

Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/05/2024

Katip ... Hakim ... · e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/402, K. 2024/226, 28 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Vekili
  4. Dava
  5. Dava Tarihi : 20/10/2022
  6. Karar Tarihi : 28/05/2024
  7. Kararın
  8. Yazıldığı Tarih : 29/07/2024
  9. Dava
  10. Cevap
  11. Yargılama
  12. Gerekçe
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2022/402
Karar No
2024/226
Tarih
28 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/404 K.2024/350
  • İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/404 K.2024/377
  • Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/405 K.2024/291
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/408 K.2024/388
  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/409 K.2024/343
  • İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/410 K.2024/352

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.