KÜNYE
T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Mart 2024
- T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2022/404 Esas - 2024/65
- Esas no
- 2022/404
- Karar no
- 2024/65
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Mersis No
- ...
- Vekili
- Av. ....
- Davalı
- 1- ....
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 2-...
- Vekili
- Av. ....
- Dava
- Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
- Dava tarihi
- 21/10/2022
- Kararın yazıldığı tarih
- 25/04/2024
Karar Metni
1.965 kelime·10 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesiyle; davalı şirketin “...” markası ile müvekkili şirketin “....” ibareli markaları arasında işitsel, görsel ve anlamsal yönlerden çok ciddi düzeyde benzerlik bulunduğunu, buradan hareketle ilgili markaların ortalama tüketicilerce ilişkilendirilmesi ve karıştırılmasının kaçınılmaz hale geldiğini, müvekkiline ait marka ile itiraza konu markanın aynı ve benzer emtiaları kapsadığını, müvekkili tarafından tescil edilmiş olan ve itiraza gerekçe olarak gösterdiği markalar ortak bir şekilde “...” unsurunu içermekte olup söz konusu ibarenin çatı marka niteliğini taşıdığını,
kullanımlara bakıldığında ise “...”ın ayırt edilemeyecek kadar küçük yazıldığını, kimi zaman hiç kullanılmadığını, dolayısıyla markaların esaslı unsuru olarak kabul edilemeyeceğini, davalı şirketin “...” markasının tescili kötü niyetli olup, Türk Ticaret Kanunu’nun haksız rekabete ilişkin hükümleri gereğince haksız rekabet oluşturacağını iddia ederek ....’nın ... sayılı kararının iptaline,.... başvuru numaralı marka tescilinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
YARGILAMA
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı ve marka tescil edilmiş ise hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalı şirket tarafından 27.01.2021 tarihinde ... başvuru numarası ile “...” ibareli marka için 30 sınıfta yer alan mallar için marka başvurusunda bulunulmuş; söz konusu marka başvurusu ... tarafından kabul edilerek 12.04.2021 tarihli ve 370 sayılı .... 'nde ilan edilmiş, söz konusu yayına davacı şirket tarafından itiraz edilmiş, işbu itiraz ... tarafından reddedilmiş, davacı şirket tarafından söz konusu ret kararına ... ... nezdinde yapılan itiraz, .... ’nun .... sayılı kararıyla;
''(…) Kurul'da, ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği kanaatine varılmış ve başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar bütünüyle bıraktıkları izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmamıştır.
Bu itibarla, markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır.'' gerekçesiyle ''İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir.'' şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Bilirkişi HEYETİ tarafından düzenlenen RAPORDA ve EK RAPORDA özetle:
1. Dava konusu markanın kapsamında yer alan malların tamamının redde gerekçe markaların kapsamında aynı/aynı tür/benzer olarak ilişkili olarak yer aldığı,
2. Dava konusu marka ile davacı markaları arasında işitsel, görsel ve kavramsal benzerlik bulunmadığı,
3. Dava konusu marka ile davacı markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı,
4. Haksız rekabet iddiasının yerinde olmadığı
5. .... Sayılı ... Kararı’nın yerinde olduğu
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi raporunun / ek raporun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) .... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir.
Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir.
Tanınmış marka kavramı yerleşik ... içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Markası Örnek Davacı Markaları
... ... (30. sınıf) ... ... ... ... .... ... (30. sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; dava konusu markanın kapsamında yer alan malların tamamının redde gerekçe markaların kapsamında aynı/aynı tür/benzer olarak ilişkili olarak yer aldığı görülmektedir.
Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.
Davalının markasının incelenmesinde; dava konusu “...” ibareli marka, beyaz zemin üzerine, siyah renkte, ilk harfleri büyük ....” ibarelerinin yer aldığı, herhangi bir figüratif unsur içermeyen kelime markası olduğu, dava konusu markada yer alan “...” ibaresinin “jöle”, “delight” ibaresinin “keyif, haz” anlamlarına geldiği, dava konusu markanın esas unsurunun bütüncül olarak “...” olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının markalarının incelenmesinde; davacıya ait redde mesnet markalarından “...”, ve “...” ibareli markalar, beyaz zemin üzerine, siyah renkte, kalın harflerle sırasıyla “...” ve “...” ibarelerinin yer aldığı, herhangi bir figüratif unsur içermeyen kelime markalarıdır.
Söz konusu markaların esas unsurlarının sırasıyla “...” ve “...” ibareleri olduğu; davacıya ait redde mesnet diğer markaların “...” ibaresinin yanında “....” gibi dava konusu mallar bakımından ayırt edici niteliğe haiz olmayan ibarelerin yer aldığı, herhangi bir figüratif unsur içermeyen kelime markaları olduğu, dolayısıyla söz konusu markaların esas unsurunun “...” ibaresi olduğu; davacıya ait redde mesnet markalarından “....” ibareli marka, beyaz zemin üzerine, siyah renkte, “...” ibaresinin yanında dava konusu mallar bakımından ayırt edici niteliğe haiz olmayan “....” ibaresinin yer aldığı,
herhangi bir figüratif unsur içermeyen kelime markası olduğu anlaşılmaktadır.
Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
...'nun 08.06.2016 gün ve .... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli ''...., ..., ..., ..., ..., ..., ....
İbareli markalar ile markalar ile davalının ... ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, yine dava konusu marka ile davacı markalarından ... ve ... ibareli markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığı incelendiğinde; her ne kadar dava konusu marka ile davacının “... ” ve ... ibareli markalarında “...” ibaresi ortak olarak yer alsa da, “...” ibaresinin ayırt edici niteliğinin zayıf olduğu,
davacının tescilli markalarının zayıf markalar olması nedeniyle üçüncü kişilerin markaları ile normal koşullarda iltibas ihtimali olsa dahi, üçüncü kişilerin bu kullanımlarına katlanmak durumunda olduğu, dava konusu markanın ortalama tüketici nezdinde bütüncül bir algı oluşturacağı, görsel, işitsel ve anlamsal bakımdan dava konusu markanın üzerinde kullanılacağı emtianın ortalama tüketicileri nezdinde iltibası önleyici mahiyette olduğu,
dolayısıyla işletmeler arasında bir farklılığa yol açacağı hususları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu marka ile davacı markaları arasında marka işaretleri bakımından görsel, işitsel ve anlamsal olarak karıştırılmaya yol açacak derecede benzerlik bulunmadığı; sonuç olarak,
her ne kadar dava konusu markanın kapsamındaki malların tamamı redde gerekçe markaların kapsamlarında aynı/aynı tür/benzer olarak yer alsa da, dava konusu marka ile redde gerekçe markalar arasında işitsel, görsel ve anlamsal olarak iltibas oluşturacak düzeyde benzerlik bulunmaması nedeniyle dava konusu marka ile redde gerekçe markalar arasında karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığı; dosya kapsamından markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmaması ve haksız rekabete ilişkin somut delillerin bulunmaması nedeniyle haksız rekabet iddiasının da kanıtlanamadığı, ....
Sayılı ... Kararının iptali koşullarının oluşmadığı anlaşılarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ..... Hakim .... · e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/404, K. 2024/65, 5 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama