İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/425 K.2024/406

...

Esas2022/425Karar2024/406Tarih26 Eylül 2024Okuma12 dk · 2.396 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
26 Eylül 2024
T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
2022/425 Esas - 2024/406
Esas no
2022/425
Karar no
2024/406
Hakim
...
Katip
...
Davacı
..
Mersis No
...
Vekili
Av. ...
Davalı
1- ...
Vekili
Av. ...
Davalı
2-...
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.396 kelime·12 dk okuma·9 bölüm

...

DAVA

Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü

DAVA TARİHİ : 08/11/2022

KARAR TARİHİ : 26/09/2024

KARARIN

YAZILDIĞI TARİH :25/11/2024

Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesiyle; ... şirketinin, sürdürülebilir kalite standartları doğrultusunda yenilikçi bakış açısıyla dünya çapında, ulaşılabilir ve etkili ürünler sunarak yaşam kalitesini arttırmayı hedeflediğini, müvekkili şirketin faaliyet gösterdiği tüm ülke ve alanlarda güvenilir bir iş ortağı ve lider firma olmayı amaçlayan ..., nöroloji, endokrinoloji, kardiyoloji, romatoloji, gastroenteroloji, üroloji, göğüs hastalıkları vb. tıbbi alanlarda 450’den fazla farmakolojik ürünü içeren geniş portföyü ile çalışmalarını sürdürdüğünü, 35’den fazla ülkeye ilaç ihracatı gerçekleştiren ...’in Türkiye’de bulunan genel merkezi,

gelişmiş teknik cihazlara sahip ... laboratuvarının ....’da yer aldığını, her geçen gün daha da büyüyen ..., Türkiye’yi dünyanın dört bir yanında başarı ve gururla temsil ettiğini, müvekkili şirketin ... tarafından en fazla marka başvurusu yapan firma ödülünü aldığını, müvekkili şirketin 2019 yılında Türkiye’de bulunan yerli ve yabancı ilaç üreten ve pazarlayan şirketler arasında ilaç ihracatı kategorisinde 2. Ödülü kazandığını, davaya konu markanın tescil edilmesi halinde müvekkiline ait marka ile iltibas tehlikesi meydana geleceğini, markaların görsel, işitsel ve kavramsal açıdan ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu,

müvekkiline ait “...” ibareli marka ile tescili talep edilen davaya konu “...” ibareleri markalar arasında iltibasa neden olacak derecede benzerlik bulunduğunu, müvekkili markasının esas unsurunun “...” ibaresinden oluşurken, davaya konu markanın “...” ibaresiyle oluşturulduğunu, davaya konu markanın müvekkiline ait markadan yola çıkmak suretiyle yeni bir marka başvurusunda bulunulduğunu, markaların her ikisinin de 7 harften oluştuğu ve son 4 harfin birebir aynı olduğunu, ilk 3 harfin “...” ve “...” olarak oluşturulduğunu,

ilk 3 harf incelendiğinde dahi bu harflerin sıralamalarının farklı olarak aynı 2 harfi “...” ve “...” harflerini barındırdıklarını, harflerin çıkarttıkları ses ve vurgunun aynı benzer olduğunu, marka ibarelerinin başlangıç kısımlarının farklı olmasının markaların birbirinden uzaklaştığı anlamını taşımadığını, iki markanın da telaffuzunda vurgunun “...” harfinde toplandığını ve son 4 harfin aynı olduğunu, her iki markanın da telaffuzunun ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davaya konu marka ile müvekkilinin dayanak markalarının aynı sınıf ve emtiaları kapsadığını, 05. sınıfta yer alan emtiaların,

insan ve hayvan sağlığı ile doğrudan ilişkili emtialar olduğunu, işitsel ve görsel olarak benzer olan iki markanın sağlık sektöründe karıştırılması halinde meydana gelebilecek sonuçların iltibas tehlikesinden çok daha ağır olacağını, markaların benzerlik incelemesinin çok daha titiz ve temkinli yapılması gerektiğini, uyuşmazlık konusu “...” ile “...” ibareli markalar arasındaki yüksek düzeyde işitsel benzerliğin mevcut olduğu ve bu işitsel benzerlik nedeniyle uzman kişilerin dahi markaları karıştırabileceği ihtimalinin gözden uzak tutulmaması gerektiğini, davalıya ait “...” ibareli markanın,

müvekkiline ait tescilli “...” esas unsurlu markanın mevcudiyeti nedeniyle tescil edilememesi gerektiğini, markaların ayırt edilemeyecek derece benzer olduğunu, markaların aynı sınıf ve emtialar kapsamında kullanılacak olmasının iltibası kaçınılmaz kılacağını, iddia ederek ... sayılı ... kararının iptalini ve dava konusu markanın tescili halinde 05. Sınıfta yer alan tüm alt gruplarda markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şahıs davaya cevap vermemiştir.

YARGILAMA

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen ... kararının kısmen yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı, marka tescil edilmiş ise dava dilekçesinde geçen mal ve hizmet sınıfları yönünden hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.

Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; dava konusu ''...'' ibaresinin 05. ve 03. Sınıf mal ve hizmetlerde tescili amacıyla 18.06.2021 tarih ve ... sayısı ile marka başvurusuna konu edildiği, yapılan ilk incelemeler sonrasında başvurunun 27.09.2021 tarih ve ... sayılı bültende ilan olunduğu, anılan ilana karşı davacı tarafça itirazda bulunulduğu, ...’nın kararı sonucunda davacı tarafın itirazlarının reddolunduğu, davacı yan tarafından başvuruya yönelik itirazlarının reddi kararına karşı yeniden itiraz edildiği ve başvurunun 05. Sınıf emtialar bakımından kısmi olarak reddinin talep olunduğu, davacı itirazını inceleyen ...

05.10.2022 tarih ve ... sayılı kararıyla; “... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ... sayılı "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.. (…) Belirtilen bilgiler ışığında yapılan incelemede, başvuru ile itiraz gerekçesi markaların ihtiva ettikleri tüm unsurlarla birlikte görsel,

işitsel ve kavramsal yönden bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer olmadığı ve markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı kanaatine varılmıştır.'' şeklindeki gerekçeler ile davacı yan itirazlarının bir kez daha reddine karar verildiği, davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.

Tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için dosyanın bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiştir. Bilirkişi HEYETİ tarafından düzenlenen RAPORDA / EK RAPORDA özetle: -Başvuru konusu ... sayılı marka ile davacı yanın önceki tarihli markasının 05. Sınıf mallarda aynı ya da aynı tür emtiaları kapsadıkları, - Bununla birlikte markaları oluşturan işaretlerin bütünsel anlamda, ilgili niteliklerdeki tüketici kitlesi göz önüne alındığında, karıştırılma ihtimaline neden olacak bir benzerlik taşımadıkları, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.

Bilirkişi raporunun ve ek raporun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzenlendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.

GEREKÇE

Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.

“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;

(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.

(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.

(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.

(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.

(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.

(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.

Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir.

Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir.

Tanınmış marka kavramı yerleşik ... içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.

Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.

Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (...).

Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.

Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;

Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;

Davalı Markası Davacı Markası

... ... (05, 37. sınıf) (05. sınıf)

Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; dava konusu marka kapsamında 05. Sınıfta yer alan malların TAMAMININ, davacı yanın önceki tarihli markaları kapsamında aynı sınıfta yer alan mallar ile aynı, aynı tür ya da benzer nitelikte olup taraf markalarının bu anlamda benzer tüketici kitlelerine hitap edip benzer ihtiyaçları karşıladıkları, birbirlerini tamamlayan ya da birbirleri yerine ikamesi mümkün olan mal ve hizmetler oldukları, satış, sunum ve dağıtım kanallarının ortak oldukları görülmektedir. Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.

Davalının markasının incelenmesinde; dava konusu ''...'' şeklindeki başvurunun figüratif hiçbir unsur taşımayan bir sözcük markası olduğu, anılan ibarenin dilimizde ya da İngilizcede bilinen bir anlama haiz olmadığı, toplam 7 harften oluşan kelimenin tek bir kelime formuna sahip olduğu, uyuşmazlık kapsamındaki emtialar bakımından farklılaşacağı ve ayırt edici hale gelmiş olacağı, bu nedenle başvuruda yer alan emtialar bakımından markanın bir bütün olarak algılanacağı ve yazımına uygun şekilde “...” olarak telaffuz edileceği, başka bir ifadeyle tüketicinin anılan markayı unsurlarına bölerek algılamasına neden hiçbir durumun mevcut olmadığı,

markadaki herhangi bir ibarenin diğerine nazaran vurgulu ya da ön plana çıkar şekilde konumlandırılmadığı, bütün olarak markayı oluşturan kelime kombinasyonunun bütününün markanın esas unsuru olduğu anlaşılmaktadır.

Davacının markalarının incelenmesinde; davacı yanın markasının ise ...-... şeklindeki başvurunun figüratif hiçbir unsur taşımayan bir sözcük markası olduğu, anılan ibarenin dilimizde ya da İngilizcede bilinen bir anlama haiz olmadığı, toplam 7 harften oluşan kelimenin tek bir kelime formuna sahip olduğu “...” olarak telaffuz edileceği, ... ibaresinden sonra gelen ... ibaresinin de yine kelimenin Rusça yazım karşılığı olduğu, markanın esas unsurunun ... ibaresi olduğu anlaşılmaktadır.

Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.

...'nun 08.06.2016 gün ve .... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli "..." esas ibareli marka ile davalının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunup bulunmadığı incelendiğinde, taraf markaları kapsamında aynı ya da aynı tür mallar yer almakla birlikte markaları oluşturan işaretlerin benzerlik değerlendirmesinde,

işaretlerin bütünsel algıları itibariyle ilgili tüketicide bıraktıkları izlenimin esas alınması gerektiği, somut olayda dava konusu başvurunun, davacı yana ait önceki tarihli markası “...” harflerinden kaynaklı bir benzerliği bulunsa da bu benzerliğe sahip işaretlerin her iki taraf markasında da birbirlerinden tamamen farklı algılar yaratır şekillerde kullanıldıkları, davacı markası ... şeklinde kullanıldığı, davaya konu marka ... olduğu, bu markanın içinden birtakım sesleri çekip çıkarması ve algısını bu kısım üzerine yönlendirmesini tetikleyecek bir durumun mevcut olmadığı,

dolayısıyla dava konusu marka ile davacı yan markaları arasında harf dizilimsel benzerlik hali dışında görsel, işitsel ve kavramsal olarak birbiri ile ilişkilendirme ihtimali bulunmadığı, markaların bir bütün olarak birbirinden bağımsız iki ayrı iktisadi kaynağa ait markalarmış gibi algılanacak oldukları, dolayısıyla bahsi geçen davacı markaları ile davaya konu başvuru arasında, ilgili tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimalinin meydana gelmeyeceği, 05. Sınıf malların ilgili tüketici kitleleri gözetildiğinde, tüketicilerin her iki taraf markasında herhangi bir şekilde bağ kurmayacağı,

işaretler arasında anılan ibareden kaynaklı oluşan benzerliğin, ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açmasının önüne geçeceği; ilgili tüketici kitlesinin (05.

Sınıf yönünden ilaç ve benzeri ürünlerin tüketicisinin esasen bu ürünleri reçete eden doktorlar ve reçeteli ilaçların satışını yapan ecza depoları ve eczacılar vs.) yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının "..." markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olmadığı, taraf markaları arasında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibas bulunmadığı dikkate alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi açıklandığı üzere:

1-DAVANIN REDDİNE,

2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5-Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),

Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/09/2024

Katip ... Hakim ... · e.-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/425, K. 2024/406, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Dava Tarihi : 08/11/2022
  5. Karar Tarihi : 26/09/2024
  6. Kararın
  7. Yazıldığı Tarih :25/11/2024
  8. Dava
  9. Cevap
  10. Yargılama
  11. Gerekçe
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2022/425
Karar No
2024/406
Tarih
26 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/426 K.2024/1290
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/426 K.2024/1430
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/427 K.2024/1300
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/428 K.2024/566
  • İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/429 K.2024/659
  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/429 K.2024/816

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.