İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/53 K.2023/167

... DAVALI : 1- ... ... ... DAVALI : 2- ... VEKİLİ : Av. ...

Esas2022/53Karar2023/167Tarih16 Kasım 2023Okuma20 dk · 4.044 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
16 Kasım 2023
T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
2022/53 Esas - 2023/167
Esas no
2022/53
Karar no
2023/167
Hakim
...
Katip
...
Davacı
...
Mersis No
...
Vekili
Av. ...
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

4.044 kelime·20 dk okuma·13 bölüm

... DAVALI : 1- ... ... ... DAVALI : 2- ... VEKİLİ : Av. ...

DAVA

Markaya Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Tecavüzün Durdurulması

DAVA TARİHİ : 15/02/2022

KARAR TARİHİ : 16/11/2023

KARAR YAZIM

TARİHİ :09/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, tecavüzün durdurulması davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; ..., 233 sayılı "...

Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname " hükümlerine tabi ... olup, ... sicil numarası ile kayıtlı tacir olduğunu, müvekkilinin tescilli unvanını ve ... olan amblemini 1954 yılından bu yana kullandığını, ... ünvanının Türkiye'nin her yerinde bilindiğini ve doğrudan müvekkilini tanımladığını, ... merkezi satınalma kuruluşu olarak kamu kurum ve kuruluşlarının her türlü malzeme taleplerini temin etmekle görevli olduğunu, bu nedenle, gerek geleneksel yöntemlerle gerekse elektronik satış sitesinde tanıtımı yapılan ürünlerle müşteri talepleri karşılandığını, müvekkilinin ...'nun isim ve patent hakkını ... alındığını,

basılı ve internet ortamında ... logosunun ancak ... izni ile kullanmanın mümkün olduğunu, yapılan incelemelerde, ... ile tedarikçi bağlantısı olmayan ve internet üzerinde ..... adresinde satış yapan firma tarafından "..." isminin izinsiz olarak kullanıldığının tespit edildiğini, söz konusu sitede, kamu kurum ve kuruluşlarının ihtiyaçlarına yönelik satış yapılması ve site isminde müvekkilinin logosunun yer alması nedeniyle müvekkilinin müşterileri tarafından söz konusu internet sitesinin müvekkilinin Ofis internet sitesi olarak algılandığını, müvekkilinin,

Türkiye' de herkes tarafından bilinen ve kamu alımlarında markaya dönüşmüş olan ... ismini kullanan site halihazırda erişime açık olduğunu, iltibas yoluyla haksız rekabet yaparak, Ofis müşterisi olan kamu kurum ve kuruluşlarını yanılttığını, Türk Ticaret Kanunu'nun 50.maddesi uyarınca usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanı kullanma hakkının sadece sahibine ait olduğunu, yasal olarak sadece müvekkiline ait olan ticari unvanın üçüncü kişilerce kullanılması ve bu suretle ticaret yapılması hukuka aykırı olduğunu,

aynı kanunun 54.maddesinde rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı davranışların haksız ve hukuka aykırı olduğu hüküm altına alındığını, Kanunun 55.maddesi uyarınca; dürüstlük kurallarına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri uygulamak ve başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak hukuka aykırı olduğunu, müvekkili İdarenin kullanmakta olduğu harfleri simgeleyen başlığın ilgili site tarafından kullanılmasının haksız rekabet niteliğinde olduğunu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 149.

Maddesine göre "Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden fiilin tecavüz olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün önlenmesini, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazminini talep edebilir." hükmünün amir olduğunu, "..." adlı internet sitesinde satış yapan firma yetkililerince "... " ismi izinsiz olarak kullanıldığından ve yapılan satışta haksız rekabet olduğundan müvekkil Kurumun zarar gördüğünü, bu nedenle marka hakkına tecavüzün tespiti ve durdurulması gerektiğini, davalı ...'ın ... vergi kimlik nosu ile kaydı bulunduğunu, netice olarak,

açıklanan nedenlerle, "..." adresli internet sitesinde davalıların izinsiz olarak kullandığı "..." ibaresi müvekkili İdarenin tescilli markasına aynen benzediğinden ve bu durum haksız rekabet nedeniyle müvekkili İdarenin marka hakkına tecavüz oluşturduğundan “uğramış oldukları maddi ve manevi zararımızı talep hakları saklı tutularak” ilgili yasal düzenlemeler gereği tecavüzün tespitine ve durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesiyle; müvekkili ...'ın 2009'den bu yana "..." adlı işletme ile ev ve ofis mobilyası sektöründe hizmet verdiğini, belirtilen hizmetlerin parekende ve toptan satış mağazaları, ... gibi elektronik ortamlarda özel ve kamu olarak ayrım yapılmaksızın tüm tüketicilere sağlandığını, müvekkilinin çeşitli markalardaki ürünleri "..." adlı mağazasında satışa sunduğunu, bu kapsamda müvekkili ... tarafından ...'na dava tarihinden çok daha önceki bir tarih olan 02/06/2021 tarihinde "..." ve "... ..." markaları için başvuru yapıldığını,

tescil edilen ve onaylanan "..." markası müvekkil web sitesinde ve diğer satış platformlarında kullanıldığını, hizmet çeşidi kategorisinde ve 35. Sınıfta yer alan her iki marka ... nezdinde korunduğunu, davacı tarafından müvekkilleri aleyhinde açılan "Markaya tecavüzün tespiti ve durdurulması" talepli dava dilekçesinin ve tensip zaptının müvekkiline tebliği ile davadan ve marka tecavüzü iddialarından haberdar olunduğunu, usule ilişkin olarak işbu davada davalı ...'ın hiçbir husumeti olmadığını, ... işletmesinin sadece davalı ...'a ait olduğunu, oğlu ...'ın ise işletme ve yönetimi ile arasında herhangi bir iş ilişkisi,

ilgi ve alakası bulunmadığını, hal böyle iken açılan davada ...'ın davalı olarak gösterilmesinin hatalı olduğunu ve davalı ... yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, SMK m. 29/2 uyarınca, markanın yeterli derecede ve açıklıkta tanımlanıp tanımlanmadığının ve ortalama bir tüketici tarafından marka olarak algılanıp algılanamayacağının ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının bu iddialarını ispatlayamadığını, anılan hüküm uyarınca kullanmama def’i ileri sürdüklerini davacı tarafın açtığı marka tecavüzü davası ile birlikte SMK’ya dayanan tespit,

tedbir ve her türlü tazminat taleplerinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, esasa ilişkin olarak dava konusu kullanımlar hakkında davalı ... tarafından dava tarihinden çok daha önceki tarihte ...'na başvuru yapılmış ve 02/06/2021 tarihinden itibaren korumaya alınmış olup bu kullanımlar hukuka uygun kullanımlar olduğunu, müvekkilinin 02/06/2021 tarihinde "... ..." markası için yaptığı başvurusu değerlendirme aşamasında olup aynı tarihte koruma altına alınmış ve davacı kurum tarafından da söz konusu marka başvurusuna karşı bilinen herhangi bir itirazın söz konusu olmadığını,

ayrıca "... ..." markası ile birlikte "..." markası içinde marka başvurusu yapılmış olup başvuru onaylanmış ve marka tescil edilmiş olduğunu, müvekkilinin internet sitesinde bu marka da kullanıldığını, davalı ...'a ait "..." adlı işletmenin kullanımları hukuka uygun olup, işbu davanın reddi gerektiğini, dava dilekçesinde yer alan "Genel Müdürlüğümüzce tedarik bağlantısı olmayan ve internet üzerinde "....." adresinde satış yapan firmaca ... isminin izinsiz olarak kullanıldığı görülmüştür.

Söz konusu sitede, kamu kurum ve kuruluşlarının ihtiyaçlarına yönelik satış yapılması ve site isminde müvekkil ... logosunun yer alması nedeniyle müvekkil müşterilerince söz konusu internet sitesi müvekkil Ofis internet sitesi olarak algılanmaktadır." şeklindeki ifadelerin gerçeği yansıtmadığını, itiraz ettiklerini, müvekkilinin kullandığı "..." ibaresinin açılımı ile davacının kullandığı "..." ibaresinin açılımının farklı olduğunu, dava konusu kullanımların sahibi şirket yetkilisi ...'IN, kendi isminin de sitesinde yer alması iradesi ile "..." ifadesinin baş harflerinden oluşacak şekilde kısaca "..." ibaresini kullandığını,

dava dilekçesinde iddia edildiği üzere davacı kurumun kullanımı ile aynı anlamda kullanım söz konusu olmadığını, müvekkilinin davacı kuruma ait bu kısaltmadan bihaber, tamamıyla iyi niyetle "..." anlamına gelen "..." ibaresini web sitesinde kullandığını, dava dilekçesinde de bildirildiği üzere müvekkiline ait web sitesi adresi "..." şeklinde iken davacı kuruma ait web sitesinin adresi "...." şeklinde olduğunu, ortalama bir tüketici tarafından dahi her ikisi sitenin birbirinden farklı ve bağımsız olduğunun anlaşılabildiğini,

hem web sitelerinin adresleri hem de sitelerin içeriği ve dizaynı incelendiğinde açıkça ayırt edilebilirlik özelliğinin mevcut olduğu; davacı kurumun sadece kamu kurum ve kuruluşlarına toptan hizmet vermekte olup hitap ettiği tüketiciler ortalama nitelikteki tüketiciler değil, özel nitelikteki basiretli müşteriler olduğunu, hal böyle iken davacının, her iki kurum arasındaki farkı kolayca gözetebilecek ve ayırt edebilecek nitelikteki müşteri çevresine sahip olduğu da dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerektiğini, müvekkili ...'a ait işletme ise sadece kamu kurum ve kuruluşlarına satış yapmamakta,

satışları çok büyük oranda özel kurum ve kuruluşlara, şirketlere ve kişilere toptan veya perakende satış yaptığını, davacı ve davalı kurumların satış çevreleri birbirinden tamamen farklı olduğunu, davacı ve davalı tarafından kullanılan logolarının da birbirinden tamamen farklı olup açıkça ayrıt edilebilir nitelikte olduğunu, müvekkili tarafından kullanılan logo "... ..." iken davacı tarafından kullanılan logo "..." harflerini içerdiğini, her iki logo arasında renk, harf, kelime, ifade, punto, karakter farklı mevcut olup ayırt edicilik özelliğini haiz olduğunu, bu kapsamda,

her iki logo arasındaki farklılıkların tespiti ve ayırt ediciliğin ortaya konulması adına, içerisinde marka hukuku alanında uzman bilirkişilerin de yer aldığı bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasını; ...'nun müzekkere cevabında da görüleceği üzere davacı kurumun marka çeşidi "Ticaret" olarak kayıtlı iken davalı kurumun marka çeşidi "Hizmet" olarak kayıtlı olduğunu, davacı kurumun marka emtiası "16. Sınıf" iken davalı kurumun emtiası "35.

Sınıf" olarak kayıtlı olduğunu, farklı sınıflarda ... tarafından koruma altına alınan markaların faaliyet alanları, müşteri portföyü, satışa sunulan markalar ve satış kategorileri birbirinden tamamen farklı olduğunu, davacı ve davalı kurumun tescil ile korunan markalarının faaliyet alanları birbirinden tamamen farklı olduğunu, her iki kurumun web siteleri incelendiğinde görüleceği üzere, davacı kurumun müvekkilinden farklı olarak "..." gibi kategorilerde ürün satışı yapmakta iken müvekkil kurum ise sadece ofis mobilyası satışı yaptığını, netice olarak,

davacı kurumdan alınan ürünlerin yine davacı kurum adı altında satılması yahut davacı kurumla birebir aynı ürünlerin aynı logo altında satılmasının söz konusu olmadığını, satışa sunulan ürünler, faaliyet alanları, satış platformları, web siteleri, logolar, işletme isimleri ve müşteri çevresi birbirlerinden tamamen farklı ve ayırt edilebilir nitelikte olduğunu, davacının mesnetsiz iddiaları üzerine kurulu işbu davanın reddine karar verilmesini,

öte yandan marka hakkına tecavüz iddialarını kabul etmemekle birlikte herhangi bir uyuşmazlığa taraf olmamak adına müvekkil tarafından dava dilekçesi tebliğ alınır alınmaz işbu dava konusu kullanımlara son verildiğini, "... ..." şeklindeki kullanım "... ..." olarak değiştirildiğini, marka hakkına tecavüz iddialarını kabul etmemekle birlikte marka hakkına tecavüzün tespiti ve durdurulması istemli ikame edilen işbu davada, dava konusu kullanımların durdurulması ve "..." ibaresinin müvekkil kuruma ait web sitesinden kaldırılması ile hukuki yarar kalmadığını, davanın bu sebeple de reddi gerektiğini,

müvekkilinin davacının marka hakkına tecavüz iradesi olmadığını, müvekkilinin "..." ibaresini davacının kullanımından çok daha farklı bir anlamda kullandığını, ayrıca marka hakkına tecavüz iddialarını kabul etmemekle birlikte davacı tarafından "..." ibaresinin kullanımından müvekkilinin hiçbir şekilde haberdar olmadığını, bir başka kurum tarafından da "..." ibaresinin kullanıldığı bilinmeden "..." anlamına gelen "..." ibaresi kullanıldığını, dava tarihinden çok daha önceki bir tarihte marka başvurularının yapılması, sadece ... ... markasının değil ... markasının da web sitesinde kullanılması,

herhangi bir ihtilafa taraf olmamak adına davadan haberdar olunmasıyla birlikte -her ne kadar marka tecavüzü oluşturan kullanımlar olmasa da dava konusu kullanımlara son verilmesi bir bütün halinde ele alındığında müvekkilinin kötüniyetli olmadığını, tamamen iyiniyet ile hareket ettiğini, marka tecavüzü yönünde herhangi bir iradesi olmadığını neticeten ,davanın TÜMDEN REDDİNE, davanın ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, marka hakkına tecavüz iddialarının REDDİNE ve markaya tecavüzün söz konusu olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.

YARGILAMA

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalılar tarafından kullanıldığı beyan edilen ... ibaresinin davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil edip etmediği noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.

Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

Her ne kadar ... yönünden husumet itirazında bulunulmuş ise de, davalıya ait internet sitesinde yetkili olarak ...'ın da isminin ve telefonunun bildirilmiş olması nedeniyle sorumluluğun bulunduğu anlaşılmış, husumet itirazı yerinde görülmemiştir.

Bilirkişi kurulundan talimat yoluyla alınan raporda özetle:

- “...” logosu tescilli bir marka olup koruma altında olduğu, tescil edilen ilgili markanın sahibi ... olduğu, marka tescil numarasının ... olduğu,

- Davalı iş yeri 02/06/2021 tarihinde “... ...” ibaresi için Marka tescil başvurusunda bulunduğu, marka başvurusunun reddedildiği,

- ... nternet adresi 08/02/2023 tarihinde ziyaret edilmiş ve ilgili sunucu adresine ulaşılamadığı, aktif olarak kullanılmadığı, aynı tarihte yapılan araştırmalar neticesinde iş yerine ait ... internet sitesi olduğu;

- Davalı işyerinin 2022 Mart ayı itibariyle yeni bir web adresi (...) kullanmaya başladığı,

- ... internet adresinde “...” ibaresine rastlanmadığı,

-Satıcı üye olduğu alışveriş siteleri incelenmiş, ... web adresinde “...” ibaresine ve logosuna rastlanılmamıştır.... web adresinde “...” ibaresine ve logosuna rastlanılmadığı,

- Instagram sosyal medya hesabında adı geçen web sitesi “...” web adresi incelendiği, ilgili web sitesinde yapılan araştırmalar neticesinde “...” ibaresine rastlanılmadığı,

- Davalı iş yerine 10/02/2023 tarihinde saat 10:15 de yapılan ziyarette yapılan araştırma ve incelemeler neticesinde “...” ibaresine rastlanılmadığı,

- Davalının ilgili logoyu 2022 yılı başlarına kadar kullandığı daha sonrasında ise gerek web alan adı adresinden, gerek bu tarih sonrası sosyal medya paylaşımlarından gerekse satıcı üye olduğu sosyal medya hesaplarından kaldırdığı; “Ancak davalı işyerine ait sosyal medya instagram hesabının 26.12.2021 tarihli gönderisinde halen “... ...” ve “...” web adresi ibareleri bulunduğu, ilgili sosyal medya hesabında ürünlerinin tanıtımına ilişkin diğer gönderi ve fotoğrafları da bulunduğu,

- Davalı iş yerinin ilgili sektörde faaliyet gösteren bir işletme olarak, “...” logosunu sosyal medya hesabında kullandığı, ilgili sektörde faaliyet gösteren bir işletme olarak, söz konusu ürünlerinin potansiyel ortalama tüketici kitlesi tarafından orijinal ürünle karıştırılabileceği, iltibasa yol açabileceği de göz önünde bulundurularak marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmesinden dolayı marka hakkına tecavüz olarak değerlendirilmesi gerektiği,

takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.

Bilirkişi heyetinden talimat yoluyla alınan ek raporda özetle;

- ... internet adresinde “...” ibaresine rastlanmadığı,

-... web adresinde “...” ibaresine ve logosuna rastlanılmadığı,

-... web adresinde“...” ibaresine ve logosuna rastlanılmadığı,

-Davalı iş yerine ait sosyal medya instagram hesabı incelendiğinde, daha önce paylaşılan gönderinin de kaldırıldığı, “...” ibaresine ve logosuna rastlanılmadığı,

-Davalının ilgili logoyu 2022 yılı başlarına kadar aktif olarak kullandığı daha sonrasında ise gerek web alan adı adresinden, satıcı üye olduğu sosyal medya hesaplarından kaldırdığı; 01.10.2023 tarihi itibariye yapılan araştımalar neticesinde sosyal medya paylaşımlarında da ilgili logoya rastlanmadığından davalı iş yerinin ilgili logoyu kullanmadığı;

- 6769 sayılı SMK kapsamında ve internet sitelerinde yer alan ibarenin markanın kapsamına giren mallar ile aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olup olmadığı, ortalama tüketiciyi aldatacak ve iltibasa sebebiyet verecek marka taklidinin bulunup bulunmadığı ve halk üzerinde işaretin tescilli marka ile bağlantılı olduğu ihtimalide dahil karıştırılma ihtimali bulunup bulunmadığı hususları çerçevesinde değerlendirme ve tespit yapılabilecek bir logo veya ibareye rastlanmadığından ek raporda marka hakkına tecavüz olarak değerlendirilmemesi gerektiği,

takdirin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.

Bilirkişi raporlarının dosya kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.

GEREKÇE

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinde marka tecavüzü halleri düzenlenmiş olup, mezkur madde de 7. Maddeye de atıf yapılarak genel şartlar ortaya koyulmuştur. SMK 7. madde ... sayılı yeni ... 10. Maddesi ile ...sayılı yeni ... 9. Maddesinin iç hukuka aktarılmış halidir. Bu suretle bir marka tecavüzü eyleminden bahsedebilmek için hem 7. Maddenin hem de 29. Maddenin birlikte ele alınması gereklidir.

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29/1-a maddesi yollamasıyla SMK’nın 7. Maddesinin 2-a bendinde tesclilli bir markanın aynısının aynı mal veya hizmet için kullanılması, 2-b bendinde tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması,

2-c bendinde ise, aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması marka tecavüzü olarak belirtilmiştir.

SMK 29/1-b maddesinde ise markayı veya ayırt edilemeyecek derecede benzeri kullanarak markayı taklit etme kavramı getirilerek 7. 7/2-a maddesindeki düzenlemeden farklı bir tecavüz fiili getirilmiştir.

SMK 7/2-a bendinde düzenlenen ihlal önceki marka ile hem işaret hem de emtia veya hizmet açısından birebir ayniyet taşıyarak kullanılması halidir. Bu ihlali tespit etmek kolaydır. Bu madde kapsamındaki değerlendirmede Yüksek Mahkeme bir kararında markanın birebir aynısının tescil kapsamında olmayan ve sınıfsal benzerlik taşımayan başka sınıf mal ve hizmetlerde kullanılması halinde , tanımış markalar hariç olmak üzere marka hakkına tecavüzün söz konusu olmadığını hüküm altına almıştır.

6769 sayılı SMK’nın 7/2-b maddesinde ise “Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.” ikinci marka tecavüzü hali olarak düzenlenmiştir.

Söz konusu halde 7/2-a maddesinden farklı olarak hem işaret hem de sınıfsal anlamda benzerlik değerlendirmesi yapılacak ve birlikte varlığı aranacak ayrıca ortalama tüketici nezdinde markaların bıraktığı intiba ve karıştırılma ihtimali üzerinde de değerlendirme yapılacaktır.

Açıkça görüldüğü üzere bu madde kapsamında bir değerlendirme yapabilmek için aynı veya benzer markalar bulunmalı, bu markaların benzer mal/hizmetler için tescilli/tescil başvurusunda bulunulmuş olmalı ve halk tarafından bu iki marka arasında karıştırılma ihtimali olmalıdır.

Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.

“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;

(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.

(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.

(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.

(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.

(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.

(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.

Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir.

Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir.

Tanınmış marka kavramı yerleşik Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.

Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.

Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (...).

Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.

Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;

Davacı Markası Davalıların Kullanımları

... ... ... ... (16. sınıf) ...

Dosyanın tetkikilnde, dosyaya sunulan, ... adlı web sitesindeki görseller incelendiğinde, ... ... ...+... şeklinde ...+kelime kombinasyonundan oluşan markasal kullanımda ‘...’ ibaresinin markanın baş kısmında kullanıldığı, devam eden ibarelerden daha büyük puntolarla ve farklı renk kullanılarak ‘esas unsur olarak kullanıldığı, markanın

devamında ise ‘... ...’ şeklinde tanımlayıcı ve tamamlayıcı bir ibarenin bulunduğu; davacı kurumun ise 16. Sınıfta ‘Kağıt, karton (mukavva); kağıt veya karton malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri, karton kutular; kağıttan yapılmış tek seferlik kullanıma mahsus ürünler (kırtasiye amaçlı ürünler hariç): kağıt havlular, tuvalet kağıtları, kağıt peçeteler. Matbaa ve ciltleme malzemeleri.

Basılı evraklar; basılı yayınlar, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, (pullar). Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç; kırtasiye tipi kağıt ürünler ve yapıştırıcılar dahil).

Büro makineleri içerir şekilde tescilli markasının mevcut olduğu, bu markanın internet üzerinde elektronik satış yapan web adresi üzerinde de kullanıldığı, toptan ve perakende fiziki ve online mağazacılık, satış hizmetleri bakımından sunulan markanın bu hizmetler bakımından ilgili sınıfta tescilli olmadığı, tescilli olduğu belirtilen emtialar haricinde görülen başka tür emtiaların da satışının ... web adresinde yapıldığı; tescilli marka korumasının kapsamı bakımından ... ana statüsünde 6. Maddesinde belirtilen üstte sıralanan her bir mal ve/veya hizmeti

kapsayan şekilde marka tescili olmadığı, tescilin yalnızca16. Sınıftaki emtialar bakımından olduğu,

fiiliyatta ise ...’nun tescilli olduğu mal ve hizmetleri dışında farklı mal ve/veya hizmetler de satışa

sunduğu (örneğin tur düzenleme,seyahat hizmetlerinden seyahat için yer ayarlama, seyahat ile

ilgili bilet sağlama hizmetleri 39. Sınıf, katı-sıvı-gaz yakıtlar 4. sınıf, temizlik hizmetleri, temizlik

araçları ve makinelerinin kiralanması hizmetleri 37. Sınıf iken şikayet eden/katılanın bu

sınıflarda tescilli olmadığı tespit edilmiştir.) e-satış portalının olduğu, davacının mobilya

türü ürünler üzerindeki tescilsiz ama markasal kullanımlarının ne şekilde olduğuna ilişkin dosya kapsamında ihtilaf konusu büro ofis mobilyaları özelinde araştırma inceleme yapıldığında ‘...’ markasal ibareli

mobilyaların internet sayfasında satışa sunulduğu, dosya kapsamında bilirkişi marifetiyle web sayfaları

incelemesinden anlaşılmıştır.

Tescilsiz olarak kullanılan markası ve katılan adına tescilli markaları

arasında görsel ve işitsel açılardan karıştırılma ihtimaline yol açabilecek derecede benzerlik

bulunmadığı, davalılar tarafından tescilsiz olarak markasal şekilde kullanılan ... ve ibarede yer alan,

‘...’ ibaresinin internet sitesine ulaşmayı sağlayan ‘alan adı’ olarak ... ticari

(...) uzantılı web adresinde kullanımının haksız rekabet suçuna

konu olabileceği, başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan

önlemler almak (TTK m.55/1-a-4) olarak değerlendirilebileceği; tescilli ve Türkiye’de tanınan,

bilinen tüzel kişiliği haiz iktisadi bir devlet teşekkülü ile arama motorlarında (...…vd) öne

çıkmaya sebep olabileceği; bu internet sitesinde yer

alan mal ve hizmetler arasında kökensel olarak, sponsorluk ilişkisi veya bir bağlantı veya desteğin

olduğu yönünde bir karıştırma ihtimali yaratarak alan adı sahibinin ticari amaçla internet kullanıcılarını

kendi internet sitesine veya başka bir konuma kasten çekmeye çalışması sonucuna işaret edeceği anlaşılmaktadır.

...'nun 08.06.2016 gün ve ... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporunda da zikredildiği üzere; ... kod numaralı ''...'' ibaresinin ... adına tescilli bir marka olup koruma altında olduğu, davalı adına 02/06/2021 tarihinde “... ...” ibaresi için Marka tescil başvurusunda bulunulduğu, marka başvurusun reddedildiği, bilirkişi marifetiyle ... internet adresi 08/02/2023 tarihinde ziyaret edilmiş ve ilgili sunucu adresine ulaşılamadığı,

aktif olarak kullanılmadığı, aynı tarihte yapılan araştırmalar neticesinde iş yerine ait ... internet sitesi olduğu; davalı işyerinin 2022 Mart ayı itibariyle yeni bir web adresi (...) kullanmaya başladığı, ...internet adresinde “...” ibaresine rastlanmadığı, satıcı üye olduğu alışveriş siteleri incelendiğinde, ... web adresinde “...” ibaresine ve logosuna rastlanılmadığı, ... web adresinde “...” ibaresine ve logosuna rastlanılmadığı, Instagram sosyal medya hesabında adı geçen web sitesi “...” web adresi incelendiğinde “...” ibaresine rastlanılmadığı,

davalı iş yerine 10/02/2023 tarihinde saat 10:15 de yapılan ziyarette yapılan araştırma ve incelemeler neticesinde “...” ibaresine rastlanılmadığı, davalının ilgili logoyu 2022 yılı başlarına kadar kullandığı daha sonrasında ise gerek web alan adı adresinden, gerek bu tarih sonrası sosyal medya paylaşımlarından gerekse satıcı üye olduğu sosyal medya hesaplarından kaldırdığı.

“Ancak davalı işyerine ait sosyal medya instagram hesabının 26.12.2021 tarihli gönderisinde halen “... ...” ve “...” web adresi ibareleri bulunduğu, ilgili sosyal medya hesabında ürünlerinin tanıtımına ilişkin diğer gönderi ve fotoğrafları da bulunduğu, davalı iş yerinin ilgili sektörde faaliyet gösteren bir işletme olarak, “...” logosunu sosyal medya hesabında kullandığı, davalıya ait ... adresinde davacıya ait ... markasının izinsiz kullanılması nedeniyle marka hakkına tecavüz olarak değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla davanın tümden kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi açıklandığı üzere:

1-... adresinde davacıya ait ... markasının izinsiz kullanılması nedeniyle marka hakkına tecavüz oluşturduğu tespiti ile haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, Tecavüzlerin durdurulmasına, davacı tarafın maddi manevi zarar talep haklarının saklı tutulmasına,

2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 3.887,40-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

5-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),

Dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/11/2023

Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır

MASRAF DÖKÜMÜ

İLK MASRAF : 172,90-TL

GİDER AVANSI :3.714,50-TL

TOPLAM :3.887,40-TL

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/53, K. 2023/167, 16 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Dava Tarihi : 15/02/2022
  5. Karar Tarihi : 16/11/2023
  6. Karar Yazım
  7. Tarihi :09/01/2024
  8. Dava
  9. Cevap
  10. Yargılama
  11. Gerekçe
  12. Masraf Dökümü
  13. İlk Masraf : 172,90-TL
  14. Gider Avansı :3.714,50-tl
  15. Toplam :3.887,40-tl
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2022/53
Karar No
2023/167
Tarih
16 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/55 K.2023/648
  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/57 K.2023/890
  • Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/67 K.2023/640
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2022/85 K.2023/2086
  • İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/86 K.2023/102
  • İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/103 K.2023/869

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.