KÜNYE
T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Mart 2024
- Esas no
- 2023/22 E
- Karar no
- 2024/149
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
2.315 kelime·12 dk okuma·9 bölüm
... DAVALI :... VEKİLİ : Av. ...
DAVA
Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali
DAVA TARİHİ : 16/01/2023
KARAR TARİHİ : 26/03/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/04/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesiyle; ... markasının tarihinin 1269 yılına kadar uzandığını, markanın 2018 yılında davacının da bağlı olduğu .... tarafından satın alındığını, markanın dünyanın birçok yerinde ülkesel ve bölgesel düzeyde tescilli olarak korunduğunu, ... markasının ...’de ilk kez, markanın o dönemki sahibi ... tarafından ... sayı ile tescil ettirildiğini, markanın yenilenmeme sebebiyle hükümden düştüğünü, ancak markanın kullanımının 1995 yılından bu yana ülkemizde distribütörü aracılığıyla aralıksız devam ettiğini, ... markasının gerçek hak sahibinin davacının da aralarında bulunduğu Innıo grup şirketleri olduğunu,
markanın o dönemki sahibi tarafından .... Protokolü kapsamında .... sayılı uluslararası tescil başvurusunun yapıldığını, tescil talep edilen ülkelerden birinin de ... olduğunu, bu başvurunun ... sayı ile kayıt altına alındığını, uluslararası tescilin ilk önce Innıo grup şirketlerinden ...ye devredildiğini, söz konusu devir kaydının 09.01.2020 tarihinde ...’ya bildirildiğini ve başvuru sahibinin ... olarak değiştirildiğini, dava konusu başvurunun .... tarafından ... Bil. İnş.
San. ve Tİc. Ltd.
Şti. adına tescilli ... sayılı marka gerekçe gösterilerek SMK m.5/1,ç hükmü bağlamında reddedildiğini, bu karara karşı ... nezdinde, ret gerekçesi marka hakkında açılan hükümsüzlük davasının bekletici sorun yapılması ve itirazın kabul edilmesi istemiyle itiraz edildiğini, ancak itirazın ve başvurunun ... tarafından nihai olarak reddedildiğini, söz konusu kararın hukuka aykırı olduğunu, ret gerekçesi ... sayılı markanın hükümsüzlüğü istemiyle, ...’in bir başka bağlı şirketi ....tarafından, 26.11.2021 tarihinde, .... sayılı dosyasıyla görülmekte olan hükümsüzlük davası açıldığını,
açılan davada Mahkeme’nin 09.02.2023 tarihli ve .... sayılı kararı ile markanın hükümsüzlüğüne karar verildiğini, bu kararın kesinleşmesinin, huzurda görülmekte olan davada bekletici sorun yapılması gerektiğini, bu davada davacının markanın gerçek hak sahibi olduğunun, anılan markanın tanınmış marka olduğunun tespit edildiğini, hükümsüzlük kararı kesinleştiğinde, ret gerekçesi markanın geçmişe etkili olarak,
başvuru tarihinden itibaren ortadan kalkacağını ve ret gerekçesi bir marka olmayacağını, hükümsüzlük davasının ... tarafından bekletici sorun yapılmamasının hatalı olduğunu, bu nedenle hükümsüzlük davasında verilen karar kesinleştikten sonra huzurda görülmekte olan davanın kabulüne, ... kararının kaldırılmasına ve başvurunun tescil işlemlerinin devamına karar verilmesi gerektiğini, bu konuda çok sayıda emsal ulusal ve uluslararası yargı kararı olduğunu, somut olayda SMK m.5/1,ç hükmünün uygulanarak,
başvurunun reddine karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, anılan hüküm kapsamında ... tanınan yetkinin sınırlı bir yetki olduğunu, bu hüküm kapsamında ret kararı verilebilmesi için farklılıkların önemsenmeyecek derecede düşük olması gerektiğini, benzerliğin herhangi bir araştırma yapılmasını gerektirmeyecek düzeyde olması gerektiğini, ...’in takdir yetkisini kullanmasını gerekli kılacak derecede bir benzerlik varsa bu durumda SMK m. 5/1,ç hükmü bağlamında ret kararı verilemeyeceğini, somut uyuşmazlıkta “...” ibaresinden kaynaklı benzerliğin, redde gerekçe markada farklı ... unsurunun da bulunması nedeniyle yerinde olmadığını,
SMK m.5/1,ç hükmünün uygulanma koşullarına ilişkin belirtilen şekilde pek çok yargı kararı bulunduğunu, ...’nin davaya konu kararının hukuka aykırı olduğunu, başvuru sahibi .... şirketinin unvanının ... olarak değiştiğini, bu değişikliğin 07.10.2022 tarihinde ... nezdinde kaydedildiğini, dolayısıyla davanın açıldığı tarih itibarıyla davacının, dava konusu markanın sahip olduğunu, taraf sıfatının bulunduğunu, ... kararlarının iptali istemli davaların adli yargıda görülmesi sebebiyle, idari yargıda olduğu gibi kararın verildiği tarihteki hukuki duruma göre inceleme yapılması gibi bir yaklaşımın doğru olmadığını,
Mahkeme’nin verdiği karar tarihindeki durum ve koşullara göre karar verilmesi gerektiğini, gerçek hak sahipliği ve tanınmışlık iddialarına SMK m.5/1,ç hükmünü aşmak bakımından bir gerekçe olarak dayanılmadığını, amacın ret gerekçesi markanın hükümsüzlüğüne ilişkin açılan davanın bekletici sorun yapılmasının gerektiği iddiasını ispat olduğunu, yakın zamanda ....
Mahkemesince verilen 10.05.2023 tarihli ve .... sayılı kararın somut uyuşmazlığın koşullarıyla örtüştüğünü ve emsal nitelikte olduğunu iddia ederek, 15.11.2022 tarihli ve ... sayılı ... kararının iptaline, redde gerekçe markanın hükümsüzlüğüne ilişkin verilen kararın kesinleşmesininin bekletici sorun yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; öncelikle, .... E. sayılı dosyasında görülmekte olan hükümsüzlük davasının işbu davada bekletici mesele yapılması koşullarının ve davanın kabulü ile davaya konu 15.11.2022 tarihli ve ... sayılı ... kararının iptali koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davacı adına 29.12.2020 tarihinde tescil başvurusu yapılan, kapsamında 07. sınıftaki bir kısım mallar bulunan, ... sayılı marka tescil başvurusu, SMK m.5/1,ç hükmü kapsamında ... tarafından reddedilmiş, ret kararına karşı ... nezdinde yapılan itiraz ise ...’nın 15.11.2022 tarihli ve ... sayılı kararı ile; ''... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ... sayılı "..." ibareli marka ile aynılık veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlik gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 5/1-(ç) bendi uyarınca reddine yönelik ... kararına karşı yapılan itiraz incelenmiştir.
6769 s. SMK'nın 5/1-(ç) bendi uyarınca, aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler marka olarak tescil edilemez. Buna göre, bir işaretin 5/1-(ç) bendi kapsamında değerlendirilebilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
Bunlardan birincisi, başvuruya konu marka ile önceden tescilli/başvurusu yapılmış markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması; ikincisi ise başvuruya konu marka ile önceden tescilli/başvurusu yapılmış markanın kapsamında aynı veya aynı tür mal / hizmetlerin bulunmasıdır.
Bu hususlar çerçevesinde yapılan incelemede, işbu başvuru ile reddine gerekçe olarak gösterilen ... sayılı "..." ibareli markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu kanaatine varılmıştır. Ayrıca, başvuruya konu mallarla aynı veya aynı türdeki malların ret gerekçesi markanın kapsamında bulunduğu tespit edilmiştir.
Dolayısıyla, başvuru hakkında 6769 s. SMK'nın 5/1-(ç) bendi uyarınca verilen ret kararı yerinde görülmüş ve başvuru sahibinin itirazının reddi gerekmiştir.
Başvurusu yapılan markanın kullanılıyor veya tanınmış olması, daha önceki tarihte aynı / aynı tür mallar veya hizmetler için tescil edilmiş / tescil başvurusu yapılmış ayırt edilemeyecek derecede benzer markaların varlığını, dolayısıyla 5/1-(ç) bendinin uygulanabilirliğini ortadan kaldırmayacağından kullanım ve tanınmışlık gerekçeli itirazlar haklı bulunmamıştır.
Diğer yandan, başvuru sahibi firma tarafından ret gerekçesi ... sayılı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğü talebiyle dava açıldığından bahisle, itirazın ilgili mahkeme kararı kesinleşene kadar bekletilmesi talep edilmiştir. ... ....'nin (...
Yönetmeliği) "Kurul kararları" başlıklı 6. maddesinin 3. fıkrası şu şekildedir: "Kurul, karara etki edecek bir konunun bekletici sorun yapılması hakkında ara karar verebilir." İlgili hükmün lafzından anlaşılacağı üzere, Kurul'un bir konunun bekletici sorun yapılması hakkında bir yükümlülüğü bulunmamakta olup bu konuda Kurul'a takdir yetkisi bırakılmış durumdadır.
Genel kural olarak, ... (...), bir başvuruyu veya işlem sürecindeki itirazları incelerken, inceleme tarihindeki mevcut verilere ve hukuki duruma göre karar verir. Mahkemeler de Kurum kararlarını aynı yöntemlerle incelemek durumundadır. Aksi halde sonu gelmeyen tescil süreçleri ve yargılamalarda bekletici mesele yapılması istemlerine yol açacaktır.
Diğer taraftan ...'nun kendi kararından sonraki gelişmeleri öngörecek bir karar vermesi de mantıken beklenemez. (aynı yönde bkz. .... Mahkemesi, 18/12/2007 tarih, .... sayılı kesinleşmiş kararı) Nitekim, .... sayılı (dirk bikkembergs) ilamında, itirazın incelendiği tarih itibarıyla hakkında kesinleşmiş hükümsüzlük kararı bulunmayan markalara ilişkin olarak, Kurumun neticesi belirsiz olan hükümsüzlük davasının sonucunu beklemek gibi bir zorunluluğu bulunmadığını belirtmiştir.
Bu hususlar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde, başvurunun reddine dayanak olan markaya yönelik hükümsüzlük davası hakkında Kurul, somut olayda yargı sürecinin bekletici sorun yapılması talebini kabul etmemiş ve mevcut hukuki duruma göre karar verilmesi gerektiği görüşüne ulaşmıştır. Sayılan nedenlerle itirazın reddedilmesi gerekmiştir.
İtirazın ve başvurunun reddine oybirliği ile karar verilmiştir.'' şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için AYRI AYRI seçilen 2 bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir.
Marka vekili bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle:
- .... sayılı dosyasında verilecek kararının ... tarafından bekletici sorun yapılmamasının hukuka uygun olup olmadığı, .... Mahkemesinin 09.02.2023 tarihli ve .... sayılı kararının kesinleşmesinin huzurda bekletici sorun yapılıp yapılmaması salt hukuki nitelikte inceleme ve değerlendirme olduğundan bilirkişi olarak anılan iddia hakkında değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı,
- Davacının, huzurda görülmekte olan davada taraf sıfatının bulunmadığına ilişkin savunmaların salt hukuki nitelikte inceleme ve değerlendirme olduğundan bilirkişi olarak anılan iddia hakkında değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı,
- Başvuruya konu işaret ile redde mesnet marka arasında SMK m.5/1,ç hükmü bağlamında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğu ve başvuruya konu işaretin kapsamındaki malların tamamının, redde mesnet markanın kapsamında da yer aldığı, SMK m.5/1,ç hükmü bağlamındaki değerlendirmelerin iptali talep edilen 15.11.2022 tarihli ve ... sayılı ... kararıyla uyumlu olduğu,
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Pazarlama uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle:
- Başvuruya konu işaret ile redde mesnet marka arasında SMK m.5/1,ç hükmü bağlamında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğu ve başvuruya konu işaretin kapsamındaki malların tamamının, redde mesnet markanın kapsamında da yer aldığı, SMK m.5/1,ç hükmü bağlamındaki değerlendirmelerimizin iptali talep edilen 15.11.2022 tarihli ve ... sayılı ... kararıyla uyumlu olduğu
- ...sayılı dosyasında verilecek kararının ... tarafından bekletici sorun yapılmamasının hukuka uygun olup olmadığı, ... Mahkemesinin 09.02.2023 tarihli ve .... sayılı kararının kesinleşmesinin huzurda bekletici sorun yapılıp yapılmaması salt hukuki nitelikte inceleme ve değerlendirme olduğundan bilirkişi olarak anılan iddia hakkında değerlendirme yapmamızın mümkün olmadığı,
- Davacının, huzurda görülmekte olan davada taraf sıfatının bulunmadığına ilişkin savunmaların salt hukuki nitelikte inceleme ve değerlendirme olduğundan bilirkişi olarak anılan iddia hakkında değerlendirme yapmamızın mümkün olmadığı,
Takdirin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.
Bilirkişi raporlarının her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporların usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
6769 sayılı SMK’nın 5/1-ç bendi “Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler.” tescil edilemeyeceği hükmünü amirdir. Bu düzenleme marka hukukuna hakim olan öncelik ve bir markanın tek bir sahibi olması ilkelerini ifade eder. Böylece daha önce tescil edilmiş veya başvurusu yapılmış bir markanın aynı veya ayırt edilmeyecek kadar benzerinin, aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetler için bir başkası adına mükerrer tesciline engel olunması amaçlanmıştır. Aksi halin bir markanın birden fazla kişi tarafından kullanılmasına ve halkın yanıltılmasına neden olacağı kabul edilmiştir. Bu hususu ... tescil sürecinde, kendiliğinden dikkate almakla yükümlüdür.
Başvuruya konu markanın (işaretin) daha önce tescil edilmiş (veya başvurusu yapılmış) marka ile aynı olması, karşılaştırılan markaların (işaretlerin) özdeş, farksız, tıpa tıp taklit, aynen veya bire bir kopya olmalarını ifade eder. Aralarında küçük de olsa farlılık bulunan markalar ise aynı sayılamazlar. Ancak markaların farklı büyüklükte olması veya sözcük markalarının yazı karakterinin (el yazısı, büyük-küçük harf) veya yazı tipinin (.... gibi) farklılaştırılması aynı olma durumunu etkilemez.
Ayırt edilemeyecek kadar benzerlik ise, karşılaştırılan markalar aynı olmamakla birlikte, orta düzeydeki alıcıda bıraktığı genel izlenimlerinin hemen hemen aynı olmasıdır. Bir başka deyişle, markalar arasındaki farklılık o kadar önemsizdir ki, müşteri kitlesi nezdinde markalar yazılış, okunuş, görsel veya işitsel olarak aynı imiş gibi algılanırlar.
Ancak 6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç maddesindeki tescil engelinin varlığı için sadece başvuru ile önceki markaların aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması yeterli değildir. Aynı zamanda başvuru ve önceki markanın kapsadığı mal ve hizmetlerin de aynı yada aynı tür olması zorunludur. Bu iki koşulun birlikte gerçekleşmesi durumunda yasa koyucu halkın bu iki markayı karıştırma ihtimalinin bulunduğunu kabul etmiştir.
Bu nedenle, ... ayrıca karıştırma ihtimalinin var olup olmadığı üzerinde durmaksızın başvuruyu ret edecektir. Başvuru ve redde mesnet markanın kapsamındaki mal veya hizmetlerin bire bir örtüşmesi bir diğer söyleyişle özdeş olması halinde ayniyet mevcuttur. Aynı tür kavramı ise, kural olarak aynı sınıfın aynı alt gurubu içinde bulunmayı ifade eder.
Marka Tescil Başvurularına Ait Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırmasına İlişkin .... sayılı Tebliğin 5 ve 7. maddeleri anılan ilkeyi açıkça ifade etmektedir. Bununla birlikte sınıflandırma Nice Anlaşmasının 2. maddesinde vurgulandığı üzere, tescil edilmiş herhangi bir markanın koruma kapsamının belirlenmesi bakımından bağlayıcı değildir.
Ayırt edilemeyecek kadar benzerlikten söz edilebilmesi için başvuru konusu işaret ile redde mesnet markalar arasında ortalama tüketici ve yararlanıcılar nazarıyla bakıldığında hiçbir araştırma ve herhangi bir inceleme yapılmasını gerektirmeyecek derecede açık ve net biçimde iltibasın ortaya çıkmasının kesin olarak öngörülebilir olması gerekir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Davacının bekletici mesele yapılmasını talep ettiği, .... sayılı dosyasında verilecek
kararının eldeki ... kararının iptali davası yönünden bir etkisinin bulunmayacağı anlaşılarak bekletici mesele talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davacı Markası Redde Mesnet Marka
... ...+... (07.sınıf) (07.sınıf)
Davacının markasının incelenmesinde; markanın beyaz zemin üzerine siyas tonda .... şeklinde yazıldığı ve herhangi bir ... / figüratif unsur içermediği, kelime markası olduğu anlaşılmaktadır.
Redde mesnet markanın incelenmesinde; markanın beyaz zemin üzerine üç adet çatı şeklinin uçlarından birleştirilmesiyle oluşturulmuş
daire benzeri bir ... ile şeklin sağında standart yazı karakteriyle büyük yeşil harflerle yazılmış
“...” ibaresinden oluştuğu anlaşılmaktadır.
...'nun 08.06.2016 gün ve .... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede; karşılaştırmaya konu işaretlerin anlamlı, telaffuz
edilebilir ve yazılabilir unsurları bire bir aynı olduğu, bu anlamda başvuruya konu işaret bütünüyle,
redde mesnet markanın, telaffuz edilebilir, kavramsal olarak algılanabilir ve telaffuz edilebilir
unsurunu oluşturduğu, karşılaştırmaya konu işaretler bir bütün olarak
incelendiğinde; redde mesnet markada yer alan ve bir anlamı bulunmayan ... unsurunun;
markanın telaffuz edilebilir, yazılabilir, okunabilir ve kavramsal olarak bir algısı bulunan yazı
unsuruna somut uyuşmazlık bakımından ayırt edici bir nitelik kazandırmadığı, sözcük
unsurlarının bire bir olması karşısında SMK m.5/1,ç hükmü bağlamında; başvuruya konu
işaret ile itiraz gerekçesi markanın ya da tescil başvurusu yapılmış işaretin aynı ya da ayırt
edilemeyecek kadar benzer olması koşulunun sağlandığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ... · e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/22, K. 2024/149, 26 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama