İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/24 K.2023/217

2- ..... .....

Esas2023/24Karar2023/217Tarih5 Aralık 2023Okuma12 dk · 2.483 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
5 Aralık 2023
T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
2023/24 Esas - 2023/217
Esas no
2023/24
Karar no
2023/217
Hakim
.....
Katip
.....
Davacı
.....
Mersis No
.....
Vekili
Av. .....
Davalılar
1- .....
Vekili
Av. .....
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.483 kelime·12 dk okuma·13 bölüm

2- ..... .....

DAVA

Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü

DAVA TARİHİ : 17/01/2023

KARAR TARİHİ : 05/12/2023

KARAR YAZIM

TARİHİ :17/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkilinin tanınmış “...” markasının sahibi olduğunu ve perakendecilik sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalı yanın... başvuru numarası ile “... ...” biçiminde marka başvurusunda bulunduğunu, başvuruya yönelik itirazlarının Kurum tarafından kısmen kabul edildiğini ve başvuru kapsamından 30. Sınıftaki “Kahve, kakao;

kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler.” Mallarının çıkartıldığını, kalan mal ve hizmetler yönünden ise itirazların reddine karar verildiğini, verilen kararın hatalı olduğunu, müvekkili markasının gıda sektöründe ... numarası sayısı ile tanınmış marka olarak kabul edildiğini, başvurudan çıkarılan "Kahve, kakao;

kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler" emtiaları, halen markanın tescil talep ettiği 35. sınıfın altında bulunduğunu, taraf markalarındaki “...” ve “...” ibarelerinin tüketicide yarattığı algı, okunuş ve duyuluşun aynı olduğunu, eklenen “...” sözcüğünün ayırt edici olmadığını, “...” kelimesini içerir markaların müvekkili markaları ile benzer görüldüğü çok sayıda mahkeme kararının mevcut olduğunu, taraf markalarının bu haliyle birbirlerinin serisi gibi algılanacak olduğunu, dava konusu markada ... ibaresinin ön planda olduğu ve esas unsur olarak kullanıldığı,

bu durumun da markalar arasındaki iltibas riskini artırdığını, müvekkil markalarını taşıyan ürünlerin gıda sektöründe çok tanınır olduğunu iddia ederek ... sayılı ... kararının iptalini ve dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.

YARGILAMA

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın kısmen reddi akabinde davacı tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen dava konusu ... sayılı ... kararının iptal şartlarının ve davalı yanın... kod numaralı “... ...” ibareli markanın tescili halinde hükümsüzlüğü koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.

Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; dava konusu ... ... ibaresinin 30 ve 35. Sınıf birtakım mal ve hizmetlerde tescili amacıyla 12.12.2020 tarih ve... sayısı ile marka başvurusuna konu edildiği, yapılan ilk incelemeler sonrasında başvurunun 29.03.2021 tarih ve 369 sayılı bültende ilana çıktığı, anılan ilana karşı davacı yanın önceki tarihli markalarına dayalı olarak itiraz ileri sürdüğü, ... tarafından yapılan incelemeler sonucunda 04.11.2021 tarihli karar ile davacı itirazlarının kısmen kabul edilerek başvuru kapsamından 30.sınıftaki “Kahve, kakao;

kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler” mallarının çıkartılmasına karar verildiği, söz konusu karara karşı davacı yanca yeniden itiraz edilerek başvurunun kalan emtialar bakımından da reddinin talep olunduğu, davacı itirazlarını değerlendiren ...’nun 16.11.2022 tarih ve ... sayılı kararıyla;

“... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın kısmen reddi yönündeki ... kararına karşı, yayına itiraz sahibi firma tarafından, başvurunun ..... sayılı "....." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali, tanınmışlık ve kötü niyet gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca tümden reddi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.

Yapılan inceleme sonucunda, başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetler ile itiraza mesnet markaların kapsamlarındaki malların/hizmetlerin mahiyeti ve başvuru ile itiraza mesnet markaların benzerliği bir arada değerlendirildiğinde başvuru ile itiraza mesnet markalar arasında itiraza konu mal ve hizmetler bakımından ilişkilendirme/karıştırılma ihtimali bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

Ayrıca, itiraza mesnet markaların tanınmış markalardan olduklarını ve md. 6/5 bakımından maddede sayılan koşulların mevcut olduğunu gösterir nitelikte bilgi ve belge bulunmadığı değerlendirildiğinden, md. 6/4 ve md. 6/5 gereğince yapılan itiraz da yerinde bulunmamıştır.

Son olarak, başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönündeki iddia somut delillerle ispatlanamadığından ve diğer başkaca koşulların varlığı bulunmaksızın, bir başvurunun sadece önceki tarihli marka ile karıştırılma ihtimali bulunduğu iddiası, o başvurunun kötü niyetle yapılmış bir başvuru addedilmesini gerektirecek bir husus olmadığından, kötü niyet iddiasına dayalı itiraz kabul edilmemiştir.” şeklindeki gerekçeler ile davacı taraf itirazlarının, başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetler yönünden reddine karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.

Bilirkişi kurulunca düzenlenen RAPORDA özetle:

- Dava konusu marka kapsamında 35. Sınıfta kalan tüm emtiaların, davacı yanın önceki tarihli markaları kapsamındaki 30.sınıfta yer alan gıda ürünleri ile benzerlik ilişkisinin bulunduğu,

- Rapor kapsamında da izah olunduğu üzere dava konusu marka ile davacı markaları arasında, dosya kapsamında mevcut/belirtilen emsal mahkeme kararlarının da varlığı gözetildiğinde, karıştırılma ihtimalini ortaya çıkarabilecek düzeyde bir benzerlik ilişkisinin mevcut olduğu,

- Davacı yanın markalarının gıda alanında özellikle süt ve süt ürünlerinde tanınmış marka niteliğinde kabul edildiği, sunulan emsal kararların da bu durumu destekler mahiyette olduğu, bu durumun uyuşmazlık konusu emtialarda karıştırılma ihtimalini pekiştirecek sonuçlar ortaya koyabileceği gibi dava konusu markanın bu emtialardaki tescilinin de davacı markalarının ayırt ediciliğine zarar verebileceği,

takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.

Bilirkişi raporunun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.

GEREKÇE

Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.

“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;

(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.

(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.

(4) ..... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.

(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.

(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.

(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.

Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir.

Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir.

Tanınmış marka kavramı yerleşik Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.

Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.

Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (.....).

Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.

Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;

Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;

Davalı Markası Örnek Davacı Markaları

... ... (35. sınıf) ..... (30. sınıf)

Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; dava konusu başvuru kapsamından 30.sınıftaki “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler” malları, davacı yanın itirazları sonrasında çıkartılmış, başka bir ifadeyle davacı markaları ile dava konusu marka başvurusu arasında karıştırılma ihtimalinin varlığı tespit edilmiştir. başvuru kapsamında kalan 35. Sınıftaki hizmetler ise başvuru kapsamından daha evvel çıkartılmasına karar verilen 30.sınıftaki mallara özgülenmiş satış hizmetleri olduğu, davacı yana ait önceki tarihli markalar kapsamında ise doğrudan 35. Sınıftaki bu satış hizmetleri yer almadığı,

dava konusu marka kapsamında kalan yer alan 35. Sınıftaki satış hizmetlerine konu mallar ile davacı yanın önceki tarihli markaları kapsamında yer alan malların arasında mal – malın satışı hizmeti bağlamında değerlendirilebilecek bir benzerlik ilişkisi bulunduğu görülmektedir.

Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.

Davalının markasının incelenmesinde; dava konusu ''...'' ibareli başvurunun hiçbir görsel unsur taşımaksızın “...” kelimesi ve “...” ibarelerinden oluştuğu, “...” kelimesinin İngilizcede “bayan” anlamı ile kullanılan bir kelime olduğu, bununla birlikte bu kelimenin okunuşunun “...” şeklinde olduğu,

ayrıca yine “...” kelimesinin sonundaki “s” harfinin uzatılarak yazımının da yaygın bir kullanım biçimi olduğu (anlamdaki kuvveti arttırmak adına) dolayısıyla kelimenin doğrudan Türkçe ’deki “...” sözcüğünden de türetildiği yanılgısının da oluşabileceği, nitekim markadaki ikincil sözcük olan “...” ibaresinin de dilimizde yerleşik ve anlamı bilinen bir kelime olmasından ötürü “...” sözcüğünün “... ...” anlamını pekiştirmek adına “...” kelimesinin “s” harfinin uzatılmış bir yazımla kullanıldığı yönünde bir algı edinimine uygun düşeceği;

dava konusu markada “... ...” ibaresindeki “...” sözcüğünün münhasıran İngilizce anlamı ile algılanamayacağı anlaşılmaktadır.

Davacının markalarının incelenmesinde; davacı yanın markalarının ise tamamında “...” ibaresinin münhasıran ya da çeşitli ek görsel ya da sözcük unsurları ile birlikte esas unsur olarak kullanıldığı; davacı yan markalarının şeklindeki görselinin fiil kullanımlarına konu olan ve ortalama Pazar/market bilgisi olan tüketiciler tarafından da bilinen ve tanınan görseli olduğu anlaşılmaktadır. Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.

...'nun 08.06.2016 gün ve .....sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davalının "..." ibareli markası arasında asli ve hakim unsur “...-...” şeklindeki azımlara sahip ibareler olup ortalama bir tüketicinin taraf markalarını her koşulda bir arada görme ihtimalinin bulunmadığı gözetildiğinde, markalar arasındaki tekrarlayan “s” harfinden ibaret yazım farkını, özellikle gıda ürünleri ve bu ürünlerin satışı hizmetlerinde,

tüketicinin daha evvelden bildiği davacıya ait “...” markaları varken, algılayıp anlamlandıramayabileceği, başka bir ifadeyle dava konusu markayı da esasen doğrudan “... ...” olarak yorumlayabileceği, dava konusu markada “...” ibaresi üzerindeki algıyı geri plana iter nitelikte ek unsurların bulunmadığı, “...” kelimesinin bütünsel algıyı yeterli düzeyde farklılaştırmayı başarmadığı, anılan ibarenin ticaret hayatında yaygın kullanımının bulunduğu, taraf markaları görsel anlamda da bir farklılık taşımadığı, dava konusu markanın hiçbir figüratif unsur ihtiva etmediği, her iki markada da “...” sözcük unsurunun doğrudan yer aldığı,

bu nedenle kelimesel açıdan güçlü bir benzerlik ilişkisinde oldukları, yine aynı sebeplerle işitsel ve kavramsal olarak da arasında güçlü bir benzerliğin bulunduğu; taraf markaları arasında davacı yanın “...” esas unsurlu seri marka niteliğindeki markaları ile dava konusu işaretin birbirlerinden tereddütsüz bir biçimde uzaklaşmalarını sağlayacak farklılıklar bulunmadığı;

taraf markalarının kapsamlarında yer alan gıda ürünü tüketicilerinin hemen her kesimden tüketiciler olabilecekleri gözetildiğinde, taraf markaları ile aynı satış noktalarında, aynı reyon, raf ve dolaplarla karşı karşıya kalma ihtimali bulunan tüketicilerin, markalar arasındaki mevcut farklılıkları ilk anda algılayamayabileceği, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin,

yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, ... kararı sonrasında başvuru kapsamında kalan 35.05 alt grubundaki gıda ürünlerinin satışı hizmetleri bakımından da davalının "..." markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu,

taraf markalarının hakim sözcük unsurları arasında kelimesel, işitsel ve hatta kavramsal olarak dahi güçlü bir benzerlik bulunması nedeniyle benzerliğin ortalama düzeydeki dikkat ve seçicilik seviyesine sahip tüketiciler nezdinde markaların iktisadi anlamda aynı işletmenin markaları olarak değerlendirilmeleri sonucunu doğurabileceği,

nitekim davacı yanın “...” markalarının gıda sektöründe ve özellikle “süt ve süt ürünlerinde” tanınmış nitelikte olmasının - ki bu hususun gerek Kurum tarafından gerekse de muhtelif yargı kararları ile de tespit edildiği anlaşılmaktadır- tüketicinin edinmesi muhtemel bu algıda etkileyici rol oynayacağı da dikkate alınarak ...’nun 16.11.2022 tarih ve ... sayılı kararının iptaline, ... başvuru numaralı markanın tescil edilmediği anlaşıldığından hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi açıklandığı üzere:

1-...’nun 16.11.2022 tarih ve ... sayılı kararının iptaline,

... başvuru numaralı markanın tescil edilmediği anlaşıldığından hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına,

2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 4.356,50-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

5-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),

Dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 05/12/2023

Katip ..... Hakim ..... e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

MASRAF DÖKÜMÜ

İLK MASRAF : 205,50-TL

GİDER AVANSI :4.151,00-TL

TOPLAM :4.356,50-TL

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/24, K. 2023/217, 5 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Dava Tarihi : 17/01/2023
  5. Karar Tarihi : 05/12/2023
  6. Karar Yazım
  7. Tarihi :17/01/2024
  8. Dava
  9. Cevap
  10. Yargılama
  11. Gerekçe
  12. Masraf Dökümü
  13. İlk Masraf : 205,50-TL
  14. Gider Avansı :4.151,00-tl
  15. Toplam :4.356,50-tl
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2023/24
Karar No
2023/217
Tarih
5 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/24 K.2023/923
  • İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/25 K.2023/923
  • Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/25 K.2023/573
  • Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/25 K.2023/840
  • Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/25 K.2023/672
  • İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/25 K.2023/790

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.