İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2024/6 K.2024/384

Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2024/6Karar2024/384Tarih17 Eylül 2024Okuma15 dk · 2.977 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
17 Eylül 2024
T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
2024/6 Esas - 2024/384
Esas no
2024/6
Karar no
2024/384
Hakim
...
Katip
...
Davacı
..
Mersis No
...
Vekili
Av. ....
Davalı
1- .... Mersis No- ....
Vekili
Av. ...
Davalı
2- ...
Vekili
Av. ...
Dava
Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Dava tarihi
08/01/2024
Kararın yazıldığı tarih
25/11/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.977 kelime·15 dk okuma·4 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesiyle; başvuruya konu işaret ile iddialara mesnet “...” esas unsurlu markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, başvuruya konu işaretteki tek farklılık olan “A” harfinin ayırt edicilik sağlamadığını, benzer nitelikteki uyuşmazlıklarda verilen emsal yargı kararlarının da bu yönde olduğunu, başvurunun SMK m.6/1 hükmü bağlamında reddi ve hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğunu, davacının “...” ibareli markalarının Türkiye’de ve dünyada tanınmış olduğunu, Tanınmış Marka Sicili’nde kayıtlı olduğunu, 28.09.1995 tarihinde “...” ibaresinin davacı adına tescil edildiğini,

sonraki tarihlerde 200’e yakın aynı ibareli marka tescilinin gerçekleştirildiğinin, markaların aktif olarak kullanıldığını, dava konusu başvurunun tescili hâlinde davacının markasının itibarının zedelenmesi ihtimali bulunduğunu, başvurunun SMK m.6/5 hükmü bağlamında reddi ve hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğunu, “...” ibaresi telaffuz edildiğinde akla davacının geldiğini, davalının bu ibarenin benzerini marka başvurusuna konu etmesinin kötü niyetli olduğunu, dava konusu başvurunun davacı markalarının serisi intibaı yaratacağını,

başvurunun SMK m.6/5 hükmü bağlamında reddi ve hükümsüzlük koşullarının oluştuğunu iddia ederek ... ’nun ... sayılı kararının iptaline ve dava konusu ... başvuru numaralı "..." ibareli markasının tescili için başvurulan tüm sınıflarda reddine ve tescil edilmesi durumunda sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; davalının 1922 yılında faaliyetlerine başladığını ve soba, ısıtıcı ürünlerinin üretim ve satışı alanında faaliyet gösterdiğini,, Türkiye’de ve Avrupa’da en büyük ve en başarılı soba üreticisi olduğunu, davalının “....” uzantılı alan adının, ... ve ... (....) nezdinde tescilli markaların sahibi olduğunu, Googla Arama Motoru üzerinden yapılan “...” ibareli aramada ilk sırada yer aldığını, “...” markasını uzun yıllardır çekişmesiz ve aralıksız olarak kullandığından müktesep hakkı bulunduğunu, davacının iddialara mesnet markalarının 35. sınıfın 5. alt sınıfında 01.,

04. ve 05. emtiaların perakende satışı hizmetleri için kullanımının ispatının def’i olarak talep edildiğini, başvuru kapsamındaki hizmetlerin aynılarının ya da benzerlerinin, iddialara mesnet markaların kapsamında bulunmadığını, başvuruya konu işaret ile iddialara mesnet markaların aynı ya da benzer olmadığını, SMK m.6/1 hükmünün uygulanma koşullarının oluşmadığını, davacının tanınmış marka başvurusunun inceleme aşamasında olduğunu, tanınmışlığın her somut olayda ayrı ayrı incelenmesi gerektiğini, SMK m.6/5 hükmünün uygulanması için gerekli sair unsurların da mevcut olmadığını, anılan hükmün uygulanma koşullarının oluşmadığını,

davalının marka başvurusunun uzun süredir gerçekleştirdiği kullanıma ilişkin olduğunu, davacının kötü niyet iddiasını ispatlar nitelikte delil sunmadığını, SMK m.6/9 hükmünün uygulanma koşullarının oluşmadığını belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

YARGILAMA

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ... sayılı kararının iptaline ve dava konusu ... başvuru numaralı "..." ibareli markasının tescili için başvurulan tüm sınıflarda reddine ve tescil edilmesi durumunda sicilden terkinine karar verilmesi taleplerine ilişkin olduğu noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.

Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalı adına 25.04.2022 tarihinde tescil başvurusu yapılan ve kapsamında 35. sınıftaki bir kısım hizmetlerin bulunduğu, ... sayılı, “...” ibareli marka başvurusu, dava dışı üçüncü kişiye ait marka sebebiyle 22.12.2016 tarihli ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) m.5/1,ç hükmü bağlamında kısmen reddedilmiş, başvurunun kalan hizmetler bakımından yayımına karşı davacı tarafından SMK m.6/1, m.6/5 ve m.6/9 hükümleri kapsamında yapılan itiraz, ... ... (...) tarafından reddedilmiştir.

Ret kararına karşı ... nezdinde davacı tarafından yapılan itiraz, ...’nin ... sayılı kararı ile; ''... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ... sayılı ".. , "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali, tanınmışlık ve kötü niyet gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.

6769 s. Kanun'un 6 ncı maddesi (1) inci fıkrası, "Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmünü amirdir.

Hükümden de anlaşılacağı üzere, 6769 s. Kanun'un 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinden söz edebilmek için öncelikle, iki koşulun birlikte var olması gerekmektedir. Bu iki koşuldan birincisi, tescili talep edilen markanın daha önceden tescilli ya da başvurusu yapılmış bulunan itiraz gerekçesi marka(lar) ile aynı ya da benzer olması, diğeri ise uyuşmazlığa konu markaların aynı ya da benzer mal ya da hizmetleri kapsamasıdır.

Karşılaştırılan işaretlerin uzun ya da kısa olmasının, işaretler arasındaki farklılıkların ortalama tüketici tarafından fark edilmesini etkileyen unsurlardan olduğu kabul edilir.

İşaretler ne kadar kısa olursa ortalama tüketiciler markalar arasındaki farklılıkları o kadar kolay algılayabiliyorken, işaretlerin uzun olması durumunda işaretler arasındaki farklılıkların algılanması zorlaşmaktadır. (...) Yukarıda belirtilen genel ilkeler çerçevesinde yapılan değerlendirme sonucunda ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği kanaatine varılmış ve başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar bütünüyle bıraktıkları izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimali

dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmamıştır. Başvuru ile itiraz gerekçesi markaların benzer markalar olarak değerlendirilmemesi nedeniyle markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığından, başvuru sahibi tarafından yapılan kullanım ispatı talebinin de ulaşılan bu sonucu değiştirmeyeceği değerlendirilmiştir.

Somut olay açısından, itiraza konu başvurunun tescilinin 6769 Sayılı SMK'nın 6/5 maddesi hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açacağı yönünde de bir kanaat oluşmadığından, tanınmışlık gerekçesine dayalı itiraz haklı görülmemiştir. İtiraz sahibinin kötü niyet gerekçeli itirazı ise, itiraz ekinde başvurunun kötü niyetle yapıldığını gösteren kanıtlar sunulmadığından haklı bulunmamıştır.

İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir.'' şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.

Ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için AYRI AYRI seçilen 2 bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir.

Marka vekili bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle:

- ... kararının iptali ve hükümsüzlük talebi bakımından kullanımın ispatı zorunluluğu altında bulunan markaların, çekişme konusu hizmetler bakımından kullanımının ispatlanamadığı,

-Başvuruya konu işaret bakımından SMK m.6/1 ve m.6/5 başvurunun reddi koşullarının oluşmadığı bu tespitimizin, iptali talep edilen ... kararı ile uyumlu olduğu,

-2022 059301 sayılı markanın hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı,

-SMK m.6/9 hükmü bağlamında başvurunun reddi ve hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin değerlendirmenin salt hukuki nitelikte olması sebebiyle bu konuda değerlendirme yapılamayacağı,

takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.

Pazarlama uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle:

- Davalı taraf markasıyla, davacı taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal açıdan bir benzerlik olmadığı, davacı taraf markalarından bazıları ile emtiaları bakımından aynı hizmet sınıfını içerdikleri; hizmet sınıflarının aynı/ benzer olmasının tek başına marka tesciline engel teşkil etmediğinden dolayı SMK 6/1 koşullarının oluşmadığı,

-Taraf markalar arasında SMK 6/1 maddesi koşullarının oluşmadığından; davacı taraf markasının tanınmışlığından haksız kazanç elde etme ya da davacı taraf markasının itibarına zarar verme ihtimalleri bulunmadığından SMK 6/5 koşullarının oluşmadığı,

-Dava dosyası kapsamında SMK 6/9 maddesinde belirtilen kötü niyet iddialarını ispatlayacak delil bulunmadığından takdirin Mahkemeye ait olduğu,

-...’ nin 15.12.2023 tarih ve ... sayılı kararının yerinde olduğu ve hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı,

takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.

Bilirkişi raporlarının her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzenlendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.

GEREKÇE

Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.

“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;

(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.

(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.

(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.

(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.

(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.

(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.

Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir.

Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir.

Tanınmış marka kavramı yerleşik Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.

Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.

Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (...).

Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.

Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;

Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;

Davalı Markası Örnek Davacı Markaları

... ... (35. sınıf) .... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... (09, 35, 36, 38, 41, 42. sınıf)

Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; başvuru kapsamında yer alan 35. sınıfın 1. ve 4. alt sınıfındaki hizmetlerin aynısı davacının iddialara mesnet markalarının bir kısmının kapsamında da yer aldığı, başvurunun kapsamında yer alan 35. sınıftaki sair hizmetlerin ise aynıları ya da benzerleri iddialara mesnet markaların kapsamında yer almadığı, malların ve hizmetlerin aynı ya da benzer olması koşulu, başvuru kapsamında yer alan 35. sınıfın 1. ve 4. alt sınıfındaki hizmetler bakımında sağlandığı, görülmektedir.

Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.

Davalının markasının incelenmesinde; davalı tarafın ... ibareli markasının beyaz fon üzerine kırmızı renkle, ilk harfi büyük kalan harfleri küçük olarak özel bir yazı stili kullanılarak “...” ibaresinin yazıldığı, markanın bir kelime markası olduğu, herhangi bir şekil unsuru kullanılmadan tasarlandığı, markayı oluşturan “...” kelimesinin her ne kadar davalı taraf ticaret unvanı olsa da Türkçe’ de “uyruk” anlamına gelen Arapça kökenli “...” sözcüğü ile yüksek oranda işitsel benzerlik içermesinden dolayı tüketiciler tarafından bu anlamıyla değer bulma ihtimali yüksek olduğu, davalı taraf markası “...” olarak 2 heceli şekilde okunduğu, markanın tek ve esas unsuru “...” ibaresi olduğu, anlaşılmaktadır.

Davacının markalarının incelenmesinde; davacı taraf markalarına bakıldığında ise görsel açıdan gruplandırarak değerlendirildiği, bu gruplardan ilki; yeşil bir kare fon üzerine beyaz renkli ve kıvrık uçlu 4 adet yıldız figürünün kullanıldığı şekil unsurlu markalar olup bu markalarda kullanılan yazı ibareleri beyaz fon üzerine siyah renkle ve tamamı büyük harflerle “...” ibaresinin olduğu; tanınmış marka başvurusu yapılan ... numaralı markanın görselinde de aynı şekil ve yazı unsurunun kullanıldığı; bu markalarda kullanılan markayı ifade eden tek unsurun yazı unsuru olmasından dolayı esas unsurun “...” ibaresi olduğu; ikinci grup markalar ise;

beyaz fon üzerine siyah renkle ve büyük harflerle “...” ibaresinin yanında yapılan işin niteliğini anlatan yan kelime, internet sitesi adı veya açıklama ile oluşturulmuş markalar olduğu, kullanılan yan ibareler ilk harfleri büyük kalan harfler, küçük harflerle yazıldığı için bu markalarda ilk dikkati çeken unsur tamamı büyük harflerle yazıldığı ve ilk sırada yazıldığı için “...” ibaresi olduğu; üçüncü grup ise;

beyaz fon üzerine siyah renkle şekil unsuru kullanılarak oluşturulmuş ve büyük harflerle yazılmış “...” ibaresini içeren markalar olup, siyahtan başka bir renk kullanılmaması ve “...” ibaresinin koyu renkle yazılmasından dolayı bu markaların esas unsuru “...” ibaresi olduğu; dördüncü grup markalar ise; yeşil ve mor renkler kullanılarak yazı ibarelerinin oluşturulduğu, aynı renkli şekil unsuru barındıran markalar olup, bu markalarda mor renk kullanılarak oluşturulmuş kısımların esas unsur olduğunu, mor renk kullanılmadan tasarlanmış markalarda ise “...” ibaresinin esas unsur olduğu; beşinci grup markalar ise;

tek başına “...” ibaresinin dairesel bir şekil içinde kullanıldığı siyah ve beyaz renklerden oluşan markalar olup, başka herhangi bir ibare içermemesinden ötürü kullanılan “...” ibaresinin bu markaların esas unsuru olduğu, davacı taraf markalarından görselinde davacı tarafın benzerlik iddiaları için dayanak gösterdiği ibare olan “...” ibaresini içermeyen “...” ibareli marka davalı taraf markasıyla herhangi bir benzerlik taşımadığı için değerlendirme dışı bırakıldığı, “...” ibaresini içeren marka olan “... ...” markasının esas unsuru ise kullanılan şekil unsurunun boyutu nedeni ile yeşil renkli ve 3 boyutlu gibi gözüken “...” ibaresi olduğu;

davacı markalarının esas unsuru ve benzerlik iddialarına mesnet olarak gösterilen “...” ibaresi tek hece olarak “...” şeklinde telaffuz edildiği, davacı taraf markasının esas unsuru olan “...” ibaresinin “...” ibaresinin kısaltması olarak markalarda yer aldığı anlaşılmaktadır.

Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.

...'nun 08.06.2016 gün ve ... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davalının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunup bulunmadığı incelendiğinde, başvuruya konu işaretin;

bilinen bir anlamı olmamakla birlikte, telaffuzu itibarıyla Türkçede “uyruk” anlamına gelen Arapça “...” sözcüğü olarak algılanmaya elverişli, dört harften ve iki heceden oluşan, beyaz zemin üzerine kırmızı yazı karakteri ile yazılmış sözcükten ibaret olduğu, davacının iddialara mesnet markaları “...” ibaresi ile birlikte şekil ya da sözcük unsurlarından oluştuğu, markanın tek sözcük unsurunun “...” ibaresi olduğu durumda dahi bir çember, daire gibi görsel unsur bulunduğu, bununla birlikte “...” ibaresinin çatı markayı oluşturduğu ve esas unsur olarak tek başına incelemeye esas alınabileceği;

bu bağlamda yapılan incelemede herhangi bir anlamı bulunmayan, tek hece ve üç harften oluşan “...” ibaresinin, hece sayısındaki farklılık ile yukarıda belirtilen kavramsal algı bakımından başvuruya konu işareti ile aynı ya da benzer olmadığı;

işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının "..." markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olmadığı,

taraf markaları arasında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibas bulunmadığı,

İltibas tehlikesinin bulunmaması halinde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının uygulama alanı bulmayacağı; Öte yandan dosya kapsamında davalının, haksız kazanç, yedekleme, şantaj, spekülasyon vb. amaçlı tescil başvurusunda bulunduğunu gösterir herhangi bir belge bulunmadığı, davalının kötü niyetli bir başvuruda bulunduğu iddiasının ispatlanamadığı, SMK 6/9 maddesi koşullarının somut olayda oluşmadığı da dikkate alınarak davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi açıklandığı üzere:

1-DAVANIN REDDİNE,

2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5-Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),

Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/09/2024

Katip .... Hakim ... · e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/6, K. 2024/384, 17 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. Yargılama
  6. Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2024/6
Karar No
2024/384
Tarih
17 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2024/6 K.2024/318
  • Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/6 K.2024/570
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/6 K.2024/529
  • İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/6 K.2024/593
  • Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/7 K.2024/530
  • Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/7 K.2024/626

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.