İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2024/67 K.2024/292

...

Esas2024/67Karar2024/292Tarih13 Haziran 2024Okuma11 dk · 2.247 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
13 Haziran 2024
Esas no
2024/67
Karar no
2024/292
Hakim
... ...
Katip
... ...
Davacı
... - T.C. Kimlik No:...
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.247 kelime·11 dk okuma·12 bölüm

...

VEKİLİ

Av. ... -.... DAVALI : ... Mersis No: ..., ...

VEKİLİ

Av. ... - ....

DAVA

Markaya Tecavüzün Tespiti, Tecavüzün Durdurulması, Tecavüzün Kaldırılması, Manevi Tazminat, Maddi Tazminat

DAVA TARİHİ : 15/02/2024

KARAR TARİHİ : 13/06/2024

KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 09/08/2024

Mahkememizde görülmekte olan Markaya Tecavüzün Tespiti, Tecavüzün Durdurulması, Tecavüzün Kaldırılması, Manevi Tazminat, Maddi Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda:

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin ''....''

markasını ... nice sınıfları kapsamında yaptığı 15.07.2020 tarihli başvurusu 28.01.2021

tarihinde ... tescil numarası ile tescil ettirdiğini, müvekkilin ilgili markayı 2021

yılından beri kullanmakta olup; yetkilisi olduğu ... ve San. Tic. A.Ş. tarafından

ilgili markanın 37 adet işletme ile ... modelinde;.... illerinde faaliyet göstermekte olduğunu, müvekkilin iş çevresi ve tanıdıkları

tarafından markasının birebir benzeri olan ve karşı tarafın açtığı işletmenin kendisinin bilgisi

dahilinde açılıp açılmadığı sorulduğunda karşı tarafa ait olan ve ''... ...'' markası

kullanılarak işletilen kafeye gidildiğinde kendine ait olan ''...'' markasının

neredeyse birebir kopyası olan işletmeyi karşı tarafın faaliyete geçirdiğini tespit ettiğini, Türkiye

Patent Kurumu nezdinde itirazları sonucunda davalıya ait markanın benzerliği sebebiyle

hükümsüzlüğüne karar verilmiş hem de bu tecavüzün engellenmesi için davalıya ihtarname

gönderilmiş ve defalarca görüşülmüş olduğunu, söz konusu durumun gerek Türk Ticaret Kanunu

kapsamında haksız rekabet oluşturduğu gerekse Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında markaları

korumayı açıkça ihlal ettiği, müvekkilin yetkilisi olduğu şirket tarafından keşide edilen .... . Noterliğinin 24.04.2023 tarihli ve ... Yevmiye Numaralı dilekçe ekinde sunulan ihtarname

ile karşı tarafa izah edildiğini, karşı taraf tarafından ihtarnamelerde yer alan uyarıların dikkate

alınmaması ve suç teşkil eden eylemlerinin durdurulması nedeniyle taraflarınca hukuki işlemlere

başvurma mecburiyeti doğduğunu, ... tarafından müvekkili adına marka adı olarak tescil

edilen ''... ...'' markasının ayırt edici özelliği; markanın isminin

yazı karakteri olduğunu, müvekkile ait olan marka 30. Sınıf ile kahve, çay, pasta ürünleri ile 43.

Sınıf yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri ile tescil edildiğini, karşı taraf tarafından ''...

...'' ismi verilerek hizmete geçirilen kafe işletmesinde ise müvekkilin markasının neredeyse

birebir kopyası olduğu ise herhangi bir teknik inceleme yapılmaksızın yalnızca görsel olarak incelendiğinde dahi görülebildiğini, söz konusu iki markanın işlevsel özelliklerinin de birebir

aynı olduğunu, iki ürünün yalnızca dış görünüşlerine ilişkin benzerlikleri ekte sundukları

görüntülerden anlaşıldığını ifade ederek öncelikle davalının müvekkiline ait marka

hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin önlenmesi yönünden ve sınai mülkiyet hakkına

tecavüz edilerek üretilen tecavüze konu ürünlere (tabela, logo, totem, kafe işletmesinde

kullanılan bardak, tabak vesaire) el konulması ve bunların saklanması yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; müvekkilin, davacıya ait ... marka adı, logosu ve kelime yazı tipini hukuka aykırı bir şekilde taklit edildiği ve aynı faaliyet alanında iş yapmaya devam ettiği iddiası ile marka tecavüzünün durdurulmasına ve kaldırılmasına ilişkin iş bu dava açıldığını, açılan dava hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olup reddine karar verilmesini; şöyle ki;

her iki markanın da farklı faliyet alanı ile farklı müşteri çevrelerine hitap ettiği, işletmelerin karşılaştırılmasında, isimde kullanılan ... kelimesi harici hiçbir benzerlik bulunmadığını, ... ...'ın kendi müşteri kitlesinin bulunduğunu, müvekkilinin davacıya ait işletmenin taklidine ve müşteri kitlesine ihtiyacı olmadığını, böyle bir amacının da bulunmadığını, davacının, müvekkilinin hizmet verdiği bölgede kendi adını duyurmak ve ücret karşılığı ... modeli ile kazanç elde etmek istemesi sebebiyle haksız iddialar öne sürerek müvekkili cebren ...'e zorlamaya çalıştığını, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

YARGILAMA

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın.

SMK m. 149/1-(a) bendi kapsamında davalının, davacıya ait marka hakkına tecavüz ettiğinin tespitine, Marka tecavüzünün durdurulmasına, Markaya yapılan tecavüzün kaldırılmasına, SMK m. 149/1-(ç) bendi kapsamında müvekkil lehine 20.000-TL manevi tazminata hükmedilmesine, SMK m. 149/1-(ç) bendi kapsamında belirsiz alacak davası olarak ve sonradan bilirkişilerce hesaplanan tutara artırmak kaydıyla yoksun kalınan kazanç olarak müvekkil lehine şimdilik 500-TL maddi tazminata hükmedilmesine, Müvekkilin markasına tecavüz nedeniyle oluşan maddi zararının tespit edilmesi ile şimdilik 500-TL maddi tazminata hükmedilmesine,

Ticari iş kapsamında haksız fiil teşkil eden eylemlerin gerçekleştirilmesi sebebiyle tecavüz tarihinden itibaren hükmedilecek tutarlara avans faizi uygulanmasına, tecavüz konusu ürünler ve üretiminde kullanılan araç ve gereçlere el konulmasına, SMK md. 149/1-(f) bendi kapsamında el konulan ürünlerin imha edilmesine, imhası mümkün görülmezse davacıya mülkiyet hakkı tanınmasına karar verilmesi taleplerine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.

Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

Mahkememizce davacı vekilinin talebi kapsamında bilirkişilerden ayrı ayrı raporu alınmıştır.

Marka uzmanı bilirkişi raporunda özetle;

Davalı yanın faaliyet alanının, davacı tarafa ait ... sayılı “... ...” markası kapsamında 43. Sınıfta yer alan “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” ile birebir örtüştüğü, Davalı kullanımlarının, rapor kapsamında ayrıntılı olarak açıklanan gerekçelerle karıştırılma ihtimaline sebebiyet verecek derecede benzerlik oluşturduğu ve davacının tescilli markasından doğan hakların ihlal edildiği, Davalının dava konusu edilen markasal kullanımlarının, davacı tarafın ... sayılı “... ...” markasından doğan haklara tecavüz teşkil edeceği,

Gıda Mühendisi uzman bilirkişi raporunda özetle;

Davalı tarafın faaliyet alanının 43. Sınıfta yer alan “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri”

olduğu ve davacının ... sayılı “... ...” markasının aynı

sınıfta birebir aynı hizmetler için tescilli olduğu ve birbirleriyle aynı faaliyet alanında oldukları;

. Davalının marka kullanımları ile davaya mesnet gösterilen davacının esas unsurlu “ ...” markası arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma

ihtimalinin mevcut olduğu, yönünde görüş bildirmişlerdir.

Mahkememizce 24/05/2024 tarihli duruşma dışı ara karar ile ihtiyati tedbirin değerlendirilerek;

İhtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN 6100 sayılı HMK'nın 389-390 maddeleri ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 159. maddesi gereğince takdiren 50.000,00-TL (ellibintürklirası) kesin ve süresiz banka teminat mektubunun kararın talep eden vekiline tebliğinden itibaren 1 hafta içerisinde ibrazı şartıyla aşağıdaki şekilde KISMEN KABULÜ İLE, Hüküm kesinleşinceye kadar davalının "..." ibareli markasal kullanımının önlenmesine, bu ibareyi içeren tabela, logo, totem, kafe işletmesinde

kullanılan bardak, tabak vesaire ürünlerin 15 gün içinde kaldırılmasına, silinebilenlerin silinmesine aksi halde toplanmasına, Sair taleplerin reddine, Davalı tarafça 1.000.000 TL teminat yatırılması halinde tedbirlerin uygulanmamasına Süresi içinde teminat mektubu sunulduğunda tedbir kararının uygulanması bakımından ....'nin veya tedbire konu ürünlerin bulunduğu yer icra dairelerinin görevli kılınmasına şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.

Dosyanın tetkikinden, davalı vekilinin 30/5/2024 tarihli dilekçesiyle davaya konu talep sonucunu ve davacının taleplerini kabul ettiğine ilişkin dilekçesinin sunulduğu; ayrıca 31/05/2024 tarihli davacı vekilinin dilekçesiyle de; davalının davayı kabul beyanı neticesinde hüküm kurulmasına ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinden iş bu dilekçe ile beyanda feragat beyanında bulunduğundan kararda bu hususun göz önünde bulundurulmasına karar verilmesi talebi içeren dilekçe sunulduğu görülmüştür.

GEREKÇE

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun “Marka Hakkına Tecavüz Sayılan Fiilleri” içeren 29. maddesinin (a) bendi uyarınca; “Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.” marka hakkına tecavüz olarak değerlendirmektedir.

SMK’nun “Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları” başlığı ile düzenlenen 7. maddesi ise aşağıdaki şekildedir:

(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.

(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:

a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.

b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.

c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.

(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:

a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.

b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.

c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.

ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.

d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.

e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.

f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.

(4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez.

(5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez:

a) Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi.

b) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması.

c) Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması.”

6769 sayılı SMK'nın 29 maddesinde, marka hakkına tecavüz sayılan fiiller belirtilmiş olup;

(1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:

a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.

b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.

c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.

ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.

(2) 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz davalarında def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır.

6769 sayılı SMK'nın 149 ncu maddesine göre, sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:

a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.,

b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.,

c) Tecavüz fiillerinin durdurulması.,

ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.

6769 sayılı SMK’nın 151/2-a maddesinde; “Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir'' hükmü amirdir.

Markaya tecavüz dolayısıyla uğranılan "manevi zarar" ise KHK'da başkaca bir hüküm bulunmadığından borçlar Kanunun 49. Maddesindeki şartlar dairesince tanzim edilir. Markaya tecavüz, çoğunlukla bir kişinin ticari itibarının zedelenmesine sebebiyet verir. Manevi tazimanata hükmedilebilmesi için failin kusuru gerekmekle birlikte, kusurun ağırlığı herhangi bir rol oynamaz.

Markaya tecavüz halinde kişilik değerlerinden biri olan ticari itibarda vukua gelen kayıpları karşılamak için manevi tazminat isteyebilir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda “haksız rekabet”in açık tanımı bulunmamakta, 54/2. Maddede “Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.” denilmekte ve 55. Maddede tahdidi olmamak üzere, “hangi hallerin haksız rekabet teşkil ettiği” belirtilmektedir. Buna göre 55/1-a-(4) bendi; “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak” şeklindeki ifadesi ile başkasının markasını kullanmayı haksız rekabet olarak değerlendirmektedir.

Dosya kapsamında yeralan bilirkişi raporları, davalının davayı kabul beyanı ve davacının kabule karşı dilekçesi ve tüm dosya kapsamına göre: davalı yanın faaliyet alanının, davacı tarafa ait ... sayılı “... ...” markası kapsamında 43. Sınıfta yer alan “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” ile birebir örtüştüğü, davalı kullanımlarının, karıştırılma ihtimaline sebebiyet verecek derecede benzerlik oluşturduğu ve davacının tescilli markasından doğan hakların ihlal edildiği,

davalının dava konusu edilen markasal kullanımlarının, davacı tarafın ... sayılı “... ...” markasından doğan haklara tecavüz teşkil edeceği anlaşılmış bu hususta davalının da davayı kabul ettiği dikkate alınarak SMK m. 149/1-(a) bendi kapsamında davalının davacı marka hakkında tecavüz ettiğinin TESPİTİNE, Marka tecavüzünün DURDURULMASINA, Markaya yapılan tecavüzün KALDIRILMASINA, SMK m. 149/1-(ç) bendi kapsamında davacı lehine 20.000-TL MANEVİ TAZMİNATA HÜKMEDİLMESİNE,

SMK m. 149/1-(ç) bendi kapsamında belirsiz alacak davası olarak ve sonradan bilirkişilerce hesaplanan tutara artırmak kaydıyla yoksun kalınan kazanç olarak davacı lehine 500-TL MADDİ TAZMİNATA HÜKMEDİLMESİNE, Davacı markasına tecavüz nedeniyle oluşan maddi zararının tespit edilmesi ile şimdilik 500 -TL MADDİ TAZMİNATA HÜKMEDİLMESİNE.

Ticari iş kapsamında haksız fiil teşkil eden eylemlerin gerçekleştirilmesi sebebiyle tecavüz tarihinden itibaren hükmedilecek tutarlara AVANS FAİZİ UYGULANMASINA, Tecavüz konusu ÜRÜNLER VE ÜRETİMİNDE KULLANILAN ARAÇ VE GEREÇLERE EL KONULMASINA, SMK md. 149/1-(f) bendi kapsamında el konulan ürünlerin İMHA EDİLMESİNE, imhası mümkün görülmezse Davacıya mülkiyet hakkı tanınmasına karar vermek gerekmiştir.

Öte yandan davacının yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacı tarafın talebi nedeniyle yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması talep edildiğinden davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi açıklandığı üzere:

DAVANIN KABUL BEYANI NEDENİYLE KABULÜNE

SMK m. 149/1-(a) bendi kapsamında davalının davacı marka hakkında tecavüz ettiğinin TESPİTİNE,

Marka tecavüzünün DURDURULMASINA,

Markaya yapılan tecavüzün KALDIRILMASINA,

SMK m. 149/1-(ç) bendi kapsamında davacı lehine 20.000,00TL MANEVİ TAZMİNATA HÜKMEDİLMESİNE,

SMK m. 149/1-(ç) bendi kapsamında belirsiz alacak davası olarak ve sonradan bilirkişilerce hesaplanan tutara artırmak kaydıyla yoksun kalınan kazanç olarak davacı lehine 500-TL MADDİ TAZMİNATA HÜKMEDİLMESİNE,

Davacı markasına tecavüz nedeniyle oluşan maddi zararının tespit edilmesi ile şimdilik 500 -TL MADDİ TAZMİNATA HÜKMEDİLMESİNE;

Ticari iş kapsamında haksız fiil teşkil eden eylemlerin gerçekleştirilmesi sebebiyle tecavüz tarihinden itibaren hükmedilecek tutarlara AVANS FAİZİ UYGULANMASINA,

Tecavüz konusu ÜRÜNLER VE ÜRETİMİNDE KULLANILAN ARAÇ VE GEREÇLERE EL KONULMASINA,

SMK md. 149/1-(f) bendi kapsamında el konulan ürünlerin İMHA EDİLMESİNE, imhası mümkün görülmezse davacıya mülkiyet hakkı tanınmasına,

Yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacı tarafın talebi nedeniyle yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Davalı tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),

Dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 13/06/2024

Katip ... Hakim ... · e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/67, K. 2024/292, 13 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Vekili
  4. Vekili
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 15/02/2024
  7. Karar Tarihi : 13/06/2024
  8. Kararın
  9. Yazıldığı Tarih : 09/08/2024
  10. Dava
  11. Cevap
  12. Yargılama
  13. Gerekçe
  14. Davanın Kabul Beyanı Nedeniyle Kabulüne
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2024/67
Karar No
2024/292
Tarih
13 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/67 K.2024/488
  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/67 K.2024/460
  • Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/67 K.2024/458
  • Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/67 K.2024/456
  • Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/67 K.2024/623
  • Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/67 K.2024/330

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.