İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/183 K.2024/479

Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2023/183Karar2024/479Tarih12 Kasım 2024Okuma11 dk · 2.191 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Mercii
Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar tarihi
12 Kasım 2024
Esas no
2023/183
Karar no
2024/479
Hakim
... ...
Katip
... ...
Davacı
...
Mersis No
...
Vekili
Av. ... - ...
Davalı
... - ...
Vekili
Av. ... - (...
Dava
Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali
Dava tarihi
17/11/2023
Kararın yazıldığı tarih
31/12/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.191 kelime·11 dk okuma·4 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesiyle; davacının, kuruluşundan bu yana harcadığı emek ve koyduğu sermaye ile markalarına ayırt edici nitelik kazandırdığını, markalarını ... nezdinde tescil ettirdiğini, davacının, ciddi ve yoğun bir şekilde kullanarak ayırt edicilik kazandırdığı markalarının, sektöründe ayrıcalıklı bir yeri olduğunu, bir işaretin ayırt ediciliğinin değerlendirilmesinde mevcut her türlü veri çerçevesinde başvurunun tüm somut koşullarının dikkate alınması gerektiğini, başvuru kapsamından çıkarılan hizmetlerin tüketicisinin makul düzeyde bilgili, gözlemci ve ihtiyatlı olduğunu,

ayırt ediciliğin bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini, başvurunun, unsurlara ayrılarak değil, bir bütün olarak incelenmesi gerektiğini, dava konusu başvurunun bir bütün hâlinde özgün, orijinal, ayırt edici ve tüketici nezdinde tanınır olduğunu, SMK m.5/2 hükmüne göre;

kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanan işaretlerin SMK m.5/1, b ve c hükümleri kapsamında reddedilemeyeceğini, dava konusu başvurunun, kapsamından çıkarılan hizmetler yönünden de bu bağlamda değerlendirilmesi gerektiğini, Google Arama Motoru üzerinden “...” ibaresiyle yapılan aramada davacının en üst sırada çıktığını iddia ederek ... ’nun 18.09.2023 tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

YARGILAMA

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ... 18.09.2023 tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi taleplerine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davacı tarafından 22.12.2022 tarihinde tescil başvurusu yapılan, kapsamında 09., 35., 36. ve 42. sınıftaki bir kısım mallar ve hizmetler bulunan, ... sayılı, “...” ibareli marka tescil başvurusu, ... ... (...) tarafından SMK m.5/1,b ve c hükümleri kapsamında, 36. sınıftaki “finansal ve parasal hizmetler” yönünden kısmen reddedilmiş, ret kararına karşı ... nezdinde yapılan itiraz üzerine, ...'nın ... sayılı kararı ile: ''... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun başvurunun "36.

SINIF: Finansal ve parasal hizmetler." bakımından 6769 s. SMK'nın 5/1-(b, c) bentleri uyarınca reddine yönelik ... kararına karşı yapılan itiraz incelenmiştir. İşaretin ayırt ediciliği, esas olarak farklı işletmeler tarafından üretilerek piyasaya sürülen mal ve hizmetlerin, bu malların ve hizmetlerin tüketicileri tarafından birbirinden ayırt edilebilmesi işlevine işaret eder.

Ayırt ediciliğin tespitinde tescilin etkili olacağı coğrafi alan, markanın kullanılacağı mal/hizmet, ilgili tüketici algısı ve başvurunun tüm somut koşulları birlikte değerlendirilir. Anlamsal içeriği bir kelimenin ayırt edici niteliğe sahip olup olmadığının en temel göstergesidir.

Kelime tescili talep edilen malların özelliklerini doğrudan belirtiyorsa ve ilgili tüketici kesimi tarafından malın ticari kaynağını göstermekten ziyade malın niteliklerine yönelik ya da promosyon amaçlı bir bilgilendirme algısı yaratıyorsa ayırt edici değildir. Birden fazla kelime unsuru içeren markaların ayırt ediciliğinin tespitinde, markayı oluşturan her bir kelime ya da bileşenin tek tek değerlendirilmesi yeterli değildir.

Bu tür markalarda, markanın ihtiva ettiği kelimelerin tamamı itibariyle bir bütün olarak ilgili tüketici kesimi üzerinde bıraktığı izlenim dikkate alınır. Tanımlayıcı işaretler, tescili talep edilen mal ya da hizmetleri doğrudan tanımlayan, mal ya da hizmetin cins, çeşit, vasıf gibi özelliklerine ya da kalitesine doğrudan atıfta bulunan işaretlerdir.

Bir işaretin tanımlayıcı olarak kabul edilebilmesi için, işaret ile mal veya hizmet arasında doğrudan ve spesifik bir ilişkinin bulunması, işaretin mal veya hizmetin bir özelliğini veya kompozisyonunu doğrudan doğruya ve derhal düşündürmesi, bu ilişkinin tüketicinin algısında ilave bir irdeleme ya da analize gerek olmadan doğrudan kurulabilmesi gerekir.

Bu kapsamda yapılan inceleme sonucunda, kelime unsuru "..." ibaresi olan işbu başvurunun oldukça genel ve sıradan bir ibare olduğu, ilgili sektörde, kullanıma sunulan ön onaylı limiti ifade etmek için kullanıldığı, başvuruda kullanılan şekil unsurunun başvuruya ek bir ayırt edici nitelik katmadığı düşünüldüğünden; başvurunun bu haliyle, kısmi ret kararı kapsamında başvuru tescil kapsamından çıkartılan 36. sınıf hizmetler bakımından somut ayırt edici nitelikten yoksun olduğu, ticari kaynak gösterme vasfının bulunmadığı,

başvuruda yer alan mal/hizmetleri diğer işletmelere ait aynı/aynı türdeki mal/hizmetlerden ayırt etme işlevini yerine getiremediği, ve tanımlayıcı nitelik taşıdığı kanaatine varılmıştır. Ayrıca, Kurul tarafından yapılan resen inceleme sonucunda, başvuru konusu işaretin yukarıda yer alan gerekçeler nedeniyle "36. SINIF:Sigorta hizmetleri." bakımından ayırt edici olmaması ve tanımlayıcı olması nedeniyle 6769 S. SMK m. 5/1(b-c) hükümleri uyarınca resen reddine karar verilmiştir.

Her marka özgünlük derecesi, tasarımı, tescile konu mallar/hizmetlerin ve bu mal ve hizmetlerin tüketici grubunun özellikleri, markanın tescil kapsamındaki mal/hizmetler üzerindeki ayırt edici niteliği gibi unsurlar açısından kendine özgü özellikler taşıdığından ve ancak tüm bu unsurların birlikte değerlendirilmesi sonunda tescil başvurusuna ilişkin karar oluşturulabildiğinden, başvurudan farklı marka örneğine sahip markalar hakkında verilen kararlar da işbu itiraz açısından emsal kabul edilmemiş ve bu nedenle başvuru sahibi tarafından ileri sürülen eşitlik ilkesine aykırılık iddiası da kabul edilmemiştir.

Açıklanan nedenlerle başvuru sahibi tarafından yapılan itirazın reddedilmesine, başvurunun "36. SINIF:Sigorta hizmetleri." bakımından da resen reddine, oybirliğiyle karar verilmiştir.'' şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.

Ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için AYRI AYRI seçilen 2 bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir.

Marka vekili bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle:

-Dava konusu başvuru kapsamından çıkarılan 36. sınıftaki “finansal ve parasal hizmetler, sigorta hizmetleri” bakımından SMK m.5/1,b ve c hükümlerinin uygulanma koşullarının oluştuğu, bu tespitlerin ... kararıyla uyumlu olduğu,

-Başvuruya konu işaretin, kısmen reddedilen mallar ve hizmetler yönünden kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmadığı, karara itiraz aşamasında bu konuda bir iddiada bulunulmadığından ve dolayısıyla ... kararında da bu konuda bir değerlendirme yapılmadığından, tespitlerin ... kararı ile uyumlu olup olmadığı konusunda bir değerlendirmede bulunulamayacağı,

takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.

Pazarlama uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle:

Davaya konu markanın 36. Sınıfta yer alan “finansal ve parasal hizmetler, sigorta hizmetleri” konularında ayırt edicilik özelliklerine haiz olmadığı, tanımlayıcı olduğu, bu kapsamdaki tespitlerin ... kararı ile uyumlu olduğu, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.

Bilirkişi raporlarının her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzenlendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporlarının usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.

GEREKÇE

Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 5/1-b maddesinde "Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceği" mutlak ret nedenlerinden sayılmıştır. Sicilde gösterilebilir olmasına rağmen herhangi bir mal veya hizmet için ayırt ediciliğe sahip olmayan, dolayısıyla tüketiciler tarafından marka olarak algılanmayacak işaretler tescil edilemeyecektir.

Bir marka, bir işletmenin mal ve hizmetlerini, başka işletmelerin mal ve hizmetlerinden ayırt edilebilmesi koşuluyla, özellikle kişi adları da dâhil olmak üzere sözcükler, harfler, rakamlar, malların, seslerin veya ambalajların şekli gibi işaretlerin, kaynak gösterme vasfı o işaretin markanın soyut ayırt edici niteliğine sahip olduğunu göstermektedir.

Buna karşılık bir işaretin somut ayırt edici niteliği incelenirken, tescili talep edilen işaretin tescile konu mal veya hizmetleri diğer mal veya hizmetlerden ayırt etmeye elverişli olup olmamasına bakılır. Söz konusu işaretin tescile konu mal ve hizmetler açısından ayırt edicilik fonksiyonu yoksa aksine bu mal veya hizmetlerin bir özelliğini veya kullanım amacını belirtiyorsa ya da mal veya hizmet hakkında bilgi veriyorsa, somut ayırt edici niteliğe sahip değildir. Bu nedenle bir işaret soyut ayırt edici niteliğe, dolayısıyla, marka olma özelliğine sahip olabilir, ancak bu işaret belli mal ve hizmetler için ayırt edici niteliği bulunmadığından tescil edilemez. Dolayısıyla, soyut ayırt edici nitelik somut ayırt edici niteliğe göre daha geniş kapsamlıdır.

Bu bağlamda asgari düzeyde ayırt edici niteliği olması kaydıyla, her türlü işaret marka olabilmektedir. Ayırt edici nitelik başlangıçtan itibaren olabileceği gibi sonradan kullanıma bağlı olarak da zaman içinde kazanılabilir. Ayırt edici niteliğin tespitinde temel alınan husus, markanın tescil edilmek istendiği mal ve hizmet sınıflarıdır.

Dolayısıyla soyut anlamda ayırt edicilik değerlendirmesi yapılırken mal ve hizmet sınıfı temelinde bir değerlendirme yapılmaması gerekir.

6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 5/1-c maddesine göre ise “Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler” in marka olarak tescil edilmesi mümkün değildir.

Bir işaretin Sınai Mülkiyet Kanunu m. 5/1-c kapsamında değerlendirilebilmesi için, işaret ile mal veya hizmet arasında doğrudan ve özellikli bir ilişkinin bulunması, işaretin mal veya hizmetin karakteristik bir özelliğini, vasfını, amacını hiçbir özel zihni çabaya mahal bırakmadan, mal veya hizmet ile sıkı ilişkisi sebebiyle bir özelliğini derhal düşündürmesi ve akla getirmesi gerekmektedir.

Somut ayırt edicilik değerlendirmesi tescil edilmek istenilen mal ve hizmet gözetilerek ilgili tüketici nazarında yapılmalıdır. Bu değerlendirme kapsamında tüketici nezdinde ilgili markanın farklı bir kaynaktan geldiği ve ayırt ediciliğe haiz olduğunun kabulü gerekmektedir. Eğer bu ölçüde bir ayırt edicilik mevcut değilse aksine tanımlayıcılık mevzubahis olursa söz konusu markanın tescili mümkün olamayacaktır.

6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nın 5/1-c bendine göre, bir ibarenin tasviri işaretlerden sayılabilmesi için benimsenen temel kriter, işaretin, tescil edilmek istenilen emtia sınıflarında, hiçbir özel zihni çabaya gerek olmaksızın, doğrudan doğruya, mal ve hizmet ile sıkı ilişkisi nedeniyle malın veya hizmetin bir özelliğini veya kompozisyonunu derhal düşündürmesi ve akla getirmesidir. Bir mal veya hizmeti doğrudan çağrıştırmayıp akla getirmeyen ancak imada bulunan kelimelerin tescilinin bu maddeye göre engellenmesi mümkün değildir. Tüketici işareti gördüğünde kesin olarak mal veya hizmetin niteliğini tanımlayamıyor fakat olasılıkları zihninde birkaç seçeneğe kadar indirebiliyorsa o markanın tescili mümkündür.

Görüleceği üzere işaretin 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 5/1-b ve 5/1-c maddeleri kapsamında kalıp kalmadığı hususu, başvuru kapsamındaki işaretin tüketici nezdinde öncelikle markasal bir algı yaratıp yaratmadığı, sonrasında ise tescili talep edilen işaretin kaynak gösterme fonksiyonuna sahip olup olmadığı ya da ilgili mal ya da hizmetin bir özelliğini ifade edip etmediği noktalarında toplanmaktadır.

SMK m.5/2 hükmüne göre; bir marka, başvuru tarihinden önce kullanılmış ve başvuruya konu mal veya hizmetler bakımından bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmışsa bu markanın tescili SMK m.5/1,b, c ve d hükümlerine göre reddedilemez. Anılan hükmün uygulanabilmesi için aşağıdaki unsurların bulunması gerekmektedir:

-Tescili talep edilen işaretin kullanılması ve kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmış olması.

-Ayırt ediciliğin ret kapsamındaki mallara ve/veya hizmetlere ilişkin olması.

-Ayırt ediciliğin Türkiye’de gerçekleşmiş olması.

Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;

Tüm dosya kapsamına göre;

Başvuruya konu işaret; çizgi ve noktalardan oluşmuş, yazı unsuruna göre daha küçük boyutta bir şekil unsuru ile “...” ibaresinden oluştuğu, bu kompozisyonda, okunabilir, anlamlandırılabilir ibare olan sözcük unsuru başvurunun esas unsuru olarak ön plana çıkmakta, herhangi bir anlamı ve dikkat çekici yapısı olmayan şekil unsuru ise başvurunun tali unsurunu oluşturduğu,

bu kapsamda SMK m.5/1,b hükmü bağlamında incelemeye esas alınacak ibare de “...” ibaresi olacağı, başvuruda yer alan sözcük unsuru bir sıfat tamlaması olup, önceden tanımlanmış, kullanılabilir, sınırlar dâhilinde kullanım için bir şart aranmayan, başkaca bir işlemi gerektirmeyen bir sınırı ifade eden “...” sözcüklerinden oluştuğu, mal ve hizmetlerin özelliklerini tanımlayan kelime markaları, aynı mal ve hizmetler için ayırt edicilikten de yoksun bulunduğu,

Google Arama Motoru üzerinden ayrı ve bitişim yazılarak “...” sözcük grubu ile yapılan aramada, anılan sözcük grubunun, bankacılık, finans ve bunlarla ilişkili sigorta hizmetleri bakımından farklı sektör paydaşlarınca tanımlayıcı olarak kullanıldığı, anılan sektörler bakımından kamunun ortak kullanımına açık ve ayırt ediciliği bulunmayan bir sözcük grubu olduğu; kısmen reddedilen hizmetler incelendiğinde “...” ibaresinin, 36. sınıftaki “finansal ve parasal hizmetler, sigorta hizmetleri” bakımından ayırt edici olmadığı;

söz konusu hizmetleri sunan farklı işletmeler tarafından kullanıma hazır parasal limitler ile sigortaların bu nitelikteki güvence sınırlarının “...” olarak ifade edilmesi olağan ve belli şartlarda zaruri bir durum olup, belirtilen hizmetler yönünden anılan ibarenin herhangi bir ayırt ediciliği bulunmadığı, öte yandan kısmen reddedilen hizmetler incelendiğinde “...” ibaresinin, 36. sınıftaki “finansal ve parasal hizmetler, sigorta hizmetleri” bakımından açıkça cins ve vasıf bildirdiği; anılan hizmetler bakımından “...” ifadesinin başkaca bir anlamı bulunmadığı;

bu durumda dava konusu başvuru kapsamından çıkarılan 36. sınıftaki “finansal ve parasal hizmetler, sigorta hizmetleri” bakımından SMK m.5/1-b ve c hükümlerinin uygulanma koşullarının oluştuğu,

Öte yandan dosyaya sunulan deliller incelendiğinde dava konusu ... kararının hukuka uygunluğuna ilişkin yapılacak incelemeye esas alınması mümkün olmayan, ilk kez dava aşamasında sunulan deliller incelendiğinde ise kullanımların genelinin “...” ibaresine ilişkin olduğu, delillerin bir kısmında tarih bilgisi bulunmadığı, “...” ibaresinin kullanıldığı az sayıda delilde, anılan ibarenin markasal nitelikten ziyade çatı markalarıyla birlikte kullanılan ve işleve ilişkin bir ibare olarak algılandığı, bunların yanında söz konusu delillerin hiçbiri bakımından kullanım ile tüketici nezdinde ayırt sağlandığı iddia edilen ayırt edicilik ilişkisi kurulamadığı anlaşıldığından; SMK m.5/2 hükmünün uygulanma koşullarının oluşmadığı ,

kabul edilmiştir.

Açıklanan nedenlerle, ... tarafından verilen dava konusu 18.09.2023 tarih ve ... sayılı ... kararının iptal koşullarının oluşmadığı anlaşılmış açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi açıklandığı üzere:

1-DAVANIN REDDİNE,

2-Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5-Davalı tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),

Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/11/2024

Katip ... Hakim ... · e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/183, K. 2024/479, 12 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. Yargılama
  6. Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2023/183
Karar No
2024/479
Tarih
12 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/184 K.2024/631
  • İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/184 K.2024/665
  • Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/185 K.2024/757
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/185 K.2024/1186
  • İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/185 K.2024/666
  • Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/185 K.2024/816

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.