KÜNYE
- Mercii
- Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2011/475
- Karar No
- 2023/968
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2023
Karar Metni
3.073 kelime·15 dk okuma·9 bölüm
T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2011/475 Esas - 2023/968
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2011/475
KARAR NO : 2023/968
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 26/06/2009
KARAR TARİHİ : 20/12/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 08/01/2024
Mahkememize açılan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda; Asıl davada İddia
Davacı Vekili, davacı şirket ile davalı şirketler arasında 01.10.1998/31.12.2004, 03.01.2005/09.06.2005 tarihleri arasında ... Ltd. Şti, 10.06.2005/01.01.2008 tarihleri arasında ...-...iş ortaklığı arasında temizlik yemek, servis ve dağıtım hizmeti sözleşmesinin imzalandığı, bu sözleşmeler kapsamında çalışan 89 işçinin değişik mahkemelerde açtıkları davaları kazandıkları, ...
12. İş Mahkemesinin 2006/257-332 Esas sayılı dosyalarında 769.885,60 TL ödendiği, ödenen bu miktara 203.448,77 TL faiz tahakkuk ettiği; ...
14. İş Mahkemesinin 2007/526-538 sayılı dosyalarında 201.060,98 TL ödendiği, 2.261,94 TL faiz tahakkuk ettiği, toplam ödemenin 1.176,357,29-TL olduğu, davalılara ait 4 adet teminat mektubu bulunduğu, ...-...iş ortaklığının ödemesi gereken 685.900,45 TL olduğu, 11.12.2007’de ödenen 769.585,60 TL 17.11.2008’de ödenen 201.060,98 TL’nin davalılardan avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/662 Esas Sayılı Dosyasında İddia
Davacı vekili, davacı şirket ile davalı şirketler arasında imzalanan temizlik, yemek, servis ve dağıtım sözleşmesi kapsamında bu şirketler nezdinde çalışan 74 işçinin değişik mahkemelerde açtıkları ve kazandıkları ... 12. İş Mahkemesinin 2006/254-332 Esas sayılı dosyalarında 769.585,60 TL ödendiği belirtilerek fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL’nin avans faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesinin talep edilmiştir.
Birleşen ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/406 Esas Sayılı Dosyasında İddia
Davacı vekili, davacı şirket ile davalı şirketler arasında imzalanan temizlik, yemek, servis ve dağıtım sözleşmesi kapsamında bu şirketler nezdinde çalışan işçilerin değişik mahkemelerde açtıkları ve kazandıkları ... 10. İş Mahkemesinin 2006/3353 Esas sayılı dosyası kapsamında 13.452,51-TL ödendiği belirtilerek fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 13.452,51 TL’nin avans faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
SAVUNMA
Davalı ...İlaçlama vekili, davanın konusu olan, davacının bir takım iş mahkemeleri ilamı sonucu bir kısım işçilere ödeme yapıldığını belirterek sanki kendi işçileri ve yükümlülükleri değilmişcesine bunları müvekkil şirketten talep ettiğini beyanla, öncelikle davacı tarafın dava dilekçesi incelendiğinde müvekkili şirketten 970.646,58 TL istemekte, yanında da aynı kuruma iş yapan iki şirketin de davalı olarak bildirildiğini, en azından dava dilekçesinde üç firma davalı gösterilmişse de bunların sorumlulukları, ayrı ayrı mı bu paranın talep edildiği yoksa müşterek müteselsil mi istendiği,
her şirketin kendi sorumlu olduğu yıllar ile mi sorumlu tutulduğu, yoksa her şirketin sorumluluk yılı ve miktarı olmadan tüm yıllardan ve paradan tek tek mi sorumlu olduğunun açıklanmadığını, hangi işçi için rücuen müvekkili şirketten ne kadar istendiğinin belirtilmediğini, öncelikle davacı tarafın bu hususları ayrıntılı olarak bildirmesini talep ettiklerini, şayet tüm paradan müvekkili şirket sorumlu tutulmak isteniyorsa bunu kabul etmenin hukuka ve hakkaniyete açıkça aykırı olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
Davalı ...Müşavirlik vekili, asıl işverenin yanında “taşeron” olarak adlandırılan başka işverenlerin de işyerinden iş almaları ve kendi sigortalılarını çalıştırmaları ile uygulama kazanmış olan asıl işveren-alt işveren ilişkisini ele alan 1475 sayılı İş Yasasının 1/son ve 4857 Sayılı Yasanın 2/son maddeleri alt işveren yanında asıl işvereni de sorumlu tutan bir içerik taşıdığını, alt işveren işçilerinin, genellikle asil işveren işçilerinden daha az ücret ve sosyal haklarla çalıştırılabilmeleri, asıl işverenlerin kısa süreli ihalelerle işyerlerinde “taşeronlulaştırma” uygulamalarının yaygınlaşmasına sebep olduğunu,
her işveren gibi kamu kuruluşlarının da işlerin bir bölümünü başka işverene devredebileceğini, ancak böyle bir durumda işçi çalıştıran işverenin emir ve talimat verebilme hakkının tamamen kendisinde olması gerektiğini, aksi halde Yargıtay İçtihatları gereğince;
alt işveren işçilerinin asıl işverenin işçileri olduğunu, asıl işverenin bir takım yükümlülüklerden (kıdem, ihbar tazminatı, sosyal haklar....) kaçınmak amacıyla böyle bir yola gittiğinin kabul edilmekte olduğunu, 4857 Sayılı Yasanın 2/son maddesinde “Asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırımaya devam ettirilmesi suretiyle hakları kısıtlanamaz veya daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işveren ilişkisi kurulamaz.
Aksi halde ve genel olarak asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı işleme dayandığı kabul edilerek alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görürler” denildiğini, davacı işçiler, sırf müvekkil şirkette değil davacı kurumdan ihale alan tüm taşeron şirketlerde çalışmış, firmalar değişse de işçiler davacıya ait işyerinde çalışmaya devam ettiklerini, davacı taraf, düşük ücretle,
sosyal haklarını tanımadan işçi çalıştırmak ve çalışan işçilere kıdem-ihbar tazminatı ödememek amacıyla kanuna karşı hile kullanarak aslında kendi işçileri niteliğinde olan işçileri kısa süreli ihalelerle taşeronların işçisi gibi gösterildiğini, davacının talep ettiği miktardan ne kadarının müvekkilinin sorumluluğunda olduğunun da beyan edilmediğini beyanla davanın reddini istemiştir.
Davalı ... İlaçlama vekili,
asıl işverenin yanında “taşeron” olarak adlandırılan başka işverenlerin de işyerinden iş almaları ve kendi sigortalılarını çalıştırmaları ile uygulama kazanmış olan asıl işveren-alt işveren ilişkisini ele alan 1475 sayılı İş Yasasının 1/son ve 4857 Sayılı Yasanın 2/son maddeleri alt işveren yanında asıl işvereni de sorumlu tutan bir içerik taşıdığını, alt işveren işçilerinin, genellikle asil işveren işçilerinden daha az ücret ve sosyal haklarla çalıştırılabilmeleri, asıl işverenlerin kısa süreli ihalelerle işyerlerinde “taşeronlulaştırma” uygulamalarının yaygınlaşmasına sebep olduğunu,
her işveren gibi kamu kuruluşlarının da işlerin bir bölümünü başka işverene devredebileceğini, ancak böyle bir durumda işçi çalıştıran işverenin emir ve talimat verebilme hakkının tamamen kendisinde olması gerektiğini, aksi halde Yargıtay İçtihatları gereğince;
alt işveren işçilerinin asıl işverenin işçileri olduğunu, asıl işverenin bir takım yükümlülüklerden (kıdem, ihbar tazminatı, sosyal haklar....) kaçınmak amacıyla böyle bir yola gittiğinin kabul edilmekte olduğunu, 4857 Sayılı Yasanın 2/son maddesinde “Asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırımaya devam ettirilmesi suretiyle hakları kısıtlanamaz veya daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işveren ilişkisi kurulamaz.
Aksi halde ve genel olarak asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı işleme dayandığı kabul edilerek alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görürler” denildiğini, davacı işçiler, sırf müvekkil şirkette değil davacı kurumdan ihale alan tüm taşeron şirketlerde çalışmış, firmalar değişse de işçiler davacıya ait işyerinde çalışmaya devam ettiklerini, davacı taraf, düşük ücretle,
sosyal haklarını tanımadan işçi çalıştırmak ve çalışan işçilere kıdem-ihbar tazminatı ödememek amacıyla kanuna karşı hile kullanarak aslında kendi işçileri niteliğinde olan işçileri kısa süreli ihalelerle taşeronların işçisi gibi gösterildiğini, davacı ile müvekkil firma arasındaki ihale sözleşmeleri incelendiğinde, işçilik alacaklarına yönelik bir düzenlemenin mevcut olmadığını, çalışanların kıdem ve ihbar tazminatlarından taşeron firmaların sorumlu olduğuna ilişkin, bir düzenleme sözleşmede yer almadığını, sözleşmelere göre de davacının rücu talebinde bulunmasının mümkün olmadığını,
diğer bir hususun ise 970.646,58 TL'nin ne kadarının müvekkil şirketten talep edildiğinin belli olmadığını, İş Mahkemesinden verilen kararlarda, sadece davalı kurum hakkında hüküm kurulduğunu, dava açan işçilerin bir kısmı müvekkili şirkette hiçbir çalışması olmadığını, bir kısmının ise müvekkili şirketten işçilik alacağı talep hakkının doğmadığını, bir kısım alacaklar yönünden de kanunundan doğan sebeplerle sorumluluklarının bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında “Türk Telekomünikasyon A.Ş. Genel Müdürlüğü, Ar-Ge Lokal, Gölbaşı Misafirhanesi, ...
İl Telekom Müdürlüğü, Ahlatlıbel Eğitim Merkezi Müdürlüğü, Macunköy Yemek Fabrikası, Otomasyon Sistemleri Merkezi Müdürlüğü ve Telekart Müdürlüğü binaları ve çevresi ile ihtiyaç duyulacak yerlerin temizlik, yemek yapım, servis ve dağıtım hizmeti” işinin konusunu oluşturduğu sözleşmenin 03.01.2005 tarihinde imzalanıp aynı tarihte yürürlük kazandığını, aynı sözleşme ile sözleşme süresi işe başlama tarihinden itibaren 3 ay olarak belirlendiğini, aynı konuda müvekkil şirket ile davacı şirket arasında imzalanan ikinci sözleşme ise, 21.04.2005 tarihinde imzalanıp, 22.04.2005 tarihinde yürürlüğe girdiğini, bu sözleşmenin süresinin ise,
sözleşmenin 10. Maddesi ile işe başlama tarihinden itibaren 40 gün olarak hüküm altına alındığını, davacı şirket, davalı müvekkil şirketin imzalanan sözleşme gereği, işin yerine getirilebilmesi için, işçi istihdam edeceğini, bunların ücret ve sigorta primlerini ödeyeceğini, iş yasası ve ilgili mevzuattan kaynaklanan tüm işçilik alacaklarının kendi sorumluluğunda olacağını kabul ettiğini, ancak yukarıda aktardığımız,
taraflar arasında akdedilen sözleşmeler ve eki şartnameler davacı şirketçe iddia edildiği gibi müvekkil şirketin işçi istihdam edeceği ve bunların ücret dışındaki tüm işçi alacaklarının sorumluluğunda olacağını kabul ettiği yönünde her hangi bir madde hükmü içermediğini, bu nedenle müvekkili şirketin sorumluluğu söz edilemeyeceğinden dolayı kendisine rücu edilemeyeceğini, her iki sözleşmenin “ Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları” başlıklı 23. maddeleri ile çalıştırılacak personele ilişkin müvekkil şirketin sorumluluğu Genel Şartnamenin altıncı bölümünde belirlendiği hususu düzenlendiğini,
sözleşme ve eki şartnameler, özellikle Genel Şartnamenin “Yüklenicinin çalıştırdığı personel, çalışanların hakları ve çalışma şartları” başlıklı altıncı bölümü incelendiğinde çalıştırılan personelin müvekkili şirket tarafından istihdam edileceği ve tüm işçi alacaklarının yüklenici konumundaki müvekkili şirket tarafından kendi sorumluluğunda olacağının kabulü ile herhangi bir düzenleme mevcut olmadığını, müvekkili şirketin sadece işçi ücretlerinden sorumlu olacağının kabul edildiğini, sözleşmelerin geçerlilik süresi boyunca müvekkili şirketin bu sorumluluğunu yerine getirmediğini,
davacı Türk Telekom A.Ş'nin her ne kadar dava dilekçesinde belirtmiş olduğu gibi ihale makamı konumunda olduğu ileri sürülmüşse de, asıl ve tek işveren konumunda olduğu kesinleşen yargı kararı ile sabit olduğunu, davacı şirket, bizmet alım sözleşmesi ile birçok yetkiyi kendi üzerinde bırakmış, kendi işçileri aynı işyerinde çalışmaya devam ettirdiğini, hizmet alım sözleşmesini imzalayan firmalar değişmesine rağmen, işçiler değişmemiş;
müvekkil şirket aldığı iş kapsamında çalıştırılmak üzere yeni işçi istihdamına gitmemiş, sözleşme gereği davacı şirket işçilerini ( daha önceki yüklenici firma bünyesinde zaten çalışmakta olan işçileri) sigortalı olarak çalıştırmaya devam ettiğini, zira bu konu davacı şirket tarafından, imzalanan hizmet alım sözleşmesi ile şart koşulduğunu, her ne kadar davacı şirket müvekkil şirket ile arasında 4857 sayılı iş kanunu uyarınca asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunmadığını, ihale konumunda olduğunu iddia etmişse de, asıl işveren konumunda olduğuna kesinleşen mahkeme kararı ile hükmolunduğunu,
ayrıca sözleşmeler ve eki şartnameler incelendiğinde davacının rücuan talep ettiği miktardan dolayı müvekkili şirketin sorumluluğunun olmadığının ortaya çıktığını, çünkü davacı şirketin kendisi tek işveren konumunda olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
HUKUKİ GEREKÇE
Asıl ve birleşen davalar; davacı tarafından davalılardan Hizmet Alımı Şeklinde Gerçekleştirilen Temizlik, Yemek, Servis Ve Dağıtım Hizmetinde Çalıştırılan Dava Dışı İşçilere İş Mahkemesi Kararları Gereği Yapılan İşçilik Alacağı Ödemelerinin Davalılardan Taraflar Arasında Akdedilen Sözleşmeye Dayanarak Tahsili İstemine İlişkin Rücu Davasıdır. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık; davacı ile davalılar arasında hizmet alımını konu alan sözleşme ilişkisi olup olmadığı, dava dışı işçilerin her bir davalıda geçen çalışmanın ne kadar olduğu, davalıların yapılan ödemeden sorumlu olup olmadıkları, sorumlu iseler her bir davalının sorumlu olduğu miktarın ne kadar olduğu hususlarına ilişkindir.
Taraflar arasında akdedilen sözleşme ve eki şartnameler, ... 12. İş Mahkemesinin 2006/257-332 Esas sayılı dosyaları, ... 14. İş Mahkemesinin 2007/526-538 sayılı dosyaları, ... 12. İş Mahkemesinin 2006/254-332 Esas sayılı dosyaları, ...
10. İş Mahkemesinin 2006/3353 Esas sayılı dosyası ve bildirilen icra dosyaları, işçilerin SGK kayıtları ve özlük dosyaları dosyamız arasına alınarak dava dışı işçilere yapılan ödemelerden davalıların sorumlu olduğu miktarların tespiti ve hesaplanması için alınan10.07.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle. Asıl davada. Dava dışı işçilere yapılan ödemenin. 455.959,57-TL’sinden davalı ... Oto İnş. Elek. Gıda Ürünleri Gün. Tem. Ltd. Şti.nin, 81.035,66-TL’sinden ...İlaçlama Ltd.
Şti.nin, sorumlu olacağı, 287.697,26-TL’sinden ...İlaçlama Ltd. Şti. ve ...Müş. İnş. Ltd. Şti.nin müştereken müteselsilen sorumlu olacağı, Dava dışı işçilerin bir kısım çalışmalarının NK Otom. İnş. Elekt. Gıda Ür. Güv. Tem. Hiz. İlaç San. Tic. Ltd.
Şti. ve diğer şirketler nezdinde geçtiği, bu şirketlerin davada taraf olarak gösterilmediği, Dava dışı işçilerden Belkız SAKLAK yönünden sigortalı hizmet dökümü kayıtları ve işyeri unvan listesi tespit edilemediğinden hesap yapılmasının mümkün olmadığı, Birleşen ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/662 Esas Sayılı Dosyası Yönünden; ... 12. İş Mahkemesinde açılan davalar nedeniyle davalı ...
A.Ş.’nin sorumlu olduğu miktarın 39.337,95-TL olarak hesaplandığı, Dava dışı işçilerden Belkız SAKLAK yönünden sigortalı hizmet dökümü kayıtları ve işyeri unvan listesi tespit edilemediğinden hesap yapılmasının mümkün olmadığı, Birleşen ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/406 Esas Sayılı Dosyasında. Dava dışı işçi Talat YURT için yapılan ödemenin, 5.624,04-TL’sinden ... Oto İnş. Elek. Gıda Ürünleri Gün. Tem. Ltd. Şti.nin sorumlu olacağı, 5.106,08-TL’sinden ...İlaçlama Ltd.
Şti. ve ...Müş. İnş. Ltd. Şti.nin müştereken müteselsilen sorumlu olacağı, Dava dışı işçinin bir kısım çalışmalarının davada taraf olarak gösterilmeyen şirketler nezdinde geçtiği yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Dosya Arasına Alınan ... Ticaret Sicil Memurluğunun 10.06.2010 tarihli yazısında, ... İlaçlama Dezenfektasyon Temizlik Gıda İnşaat Turizm Bilgi İşlem Sanayi Taahhüt Ticaret Limited Şirketi’nin eski unvanının ... Otomotiv İnşaat Elektronik Gıda Ürünleri Özel Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Temizlik Hizmetleri ve İlaç Sanayi Ticaret Limited Şirketi olduğunun belirtildiği görülmüştür.
Davacı Vekili 16.11.2023 Tarihli Beyan Dilekçesinde Özetle. Davalı ...İlaçlama Ltd. Şti. ile yapılan sulh protokolü ile ...İlaçlama ve ...İlaçlama ...Müşavirlik İş Ortaklığı dönemlerine ilişkin alacaklar tahsil edildiğinden, bu davalılar yönünden konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına, ...İlaçlama Ltd. Şti. ve ...Müşavirlik Ltd. Şti. leh ve aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine, Islah talebinin kabulü ile ... İlaçlama Ltd. Şti.
(Eski unvanı ... Ltd. Şti.) yönünden; asıl davada: 455.959,57-Tl, Birleşen ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/406 Esas Sayılı Dosyasında 5624,04-TL, ... A.Ş. yönünden Birleşen davada; (... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2008/662 Esas sayılı dosyası) 39.337,95 TL alacakların hüküm altına alınmasına, Yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile davalılar arasında akdedilen sözleşmelerde işverenin işçi alacaklarından sorumlu olacağına dair hüküm bulunmadığı, Yargıtayın güncel kararlarındaki ilkelere göre: rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği, sözleşmede asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair hüküm bulunmadığı durumlarda işverenin ödediği bedeli ve ferilerin tamamını işçiyi çalıştıran yüklenicilerden talep edebileceği (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 17.02.2020 Tarih, 2019/502 E., 2020/1033 Ki.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2019/502 E-2020/1033 K..
Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 15 09 2020 Tarih 2017/2497 Esas, 2020/ 2808 Sayılı Kararı), bu halde İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yüklenicilerin işverene karşı sorumlu olacağı, Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşeceği ve Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacağı,
İhbar tazminatından son işverenin sorumlu olacağı, hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yüklenicilerin işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacağı kabul edilmiş, bu kriterler esas alınarak hazırlanan hükme esas alınan bilirkişi raporu ile davalıların sorumlu olduğu miktar tespit edilmiş olup bu miktarlar üzerinden ve dosyaya sunulan sulh dilekçesi ile davacının talep dilekçesi dikkate alınarak asıl davada 455.959,57 TL nin dava tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...
İlaçlama Dezenfektasyon Temizlik Gıda İnşaat Turizm Bilgi İşlem Sanayi Taahhüt Ticaret Limited Şirketi(... Oto İnş. Elek. Gıda Ürünleri Gün. Tem. LTD ŞTİ) den alınarak davacıya verilmesine, Davalılar ...İlaç Sağ. Hzm. LTD ŞTİ ve ...Müşavirlik San Tic LTD ŞTİ ye ilişkin taleplerin Konusuz Kaldığından Esas Hakkında Karar Verilmesine Yer Olmadığına, Birleşen ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008-662 esas sayılı dosyasında.
39.337,95 TL' nin birleşen dosya dava tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Ank Eğt. Mot. Araç. İnş. Elek. Gıda. Tem. Teks. Tur. Güv. Din. ve Spor Tes. İşl. Tic. İth. A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya İlişkin Talebin Reddine, Birleşen ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009-406 Esas Sayılı Dosyasında. 5.624,04 TL'nin birleşen dosya dava tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...
İlaçlama Dezenfektasyon Temizlik Gıda İnşaat Turizm Bilgi İşlem Sanayi Taahhüt Ticaret Limited Şirketi(... Oto İnş. Elek. Gıda Ürünleri Gün. Tem. Ltd ŞTİ) den alınarak davacıya verilmesine, davalılar ...İlaç Sağ. Hzm. LTD ŞTİ ve ...Müşavirlik San Tic LTD ŞTİ ye ilişkin taleplerin Konusuz Kaldığından Esas Hakkında Karar Verilmesine Yer Olmadığına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur.
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2011/475, K. 2023/968, 20 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama