KÜNYE
- Mercii
- Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/20
- Karar No
- 2024/908
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
Karar Metni
1.750 kelime·9 dk okuma·15 bölüm
T.C. ...10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2019/20 Esas - 2024/908
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2019/20
KARAR NO : 2024/908
DAVA
Elatmanın Önlenmesi (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/01/2019
KARAR TARİHİ : 18/12/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan el atmanın önlenmesi ve teslim edilen emtianın iadesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin,.... ... ....
Parselde kayıtlı bulunan taşınmaz üzerinde 09/02/2017 tarihli ve 5 yıl süreli olarak tesis edilen intifa hakkının sahibi olduğunu, taraflar arasında bu taşınmaz üzerinde 01/03/2017 tarihli ve 5 yıl süreli 'Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi', 'Otogaz Bayilik Sözleşmesi' ve 'Bayilik Protokolü' imzalandığını, ek olarak da ariyet sözleşmesi kapsamında sözleşme sonunda iade edilmek ve bedelsiz kullanılmak üzere malzemeler teslim edildiğini, istasyona kurumsal kimlik uygulaması yapıldığını, davalının 15/08/2018 tarihli ihtarname ile otogaz bayilik sözleşmesini, 22/10/2018 tarihli ihtarname ile de akaryakıt bayilik sözleşmesini feshettiğini,
taşınmazın evveliyatının müvekkili şirketin aynı grubuna dahil ... İnşaat Gayrimenkul Yatırım ve Tic.
A.Ş.'ye ait bulunduğunu, tarafların piyasada birbirlerini tanımaları, 5 yıllık intifa hakkının oluşu da dikkate alınarak taşınmaz satışının davalıya yapıldığını, buna göre satış bedelinin tayin edildiğini, taraflar arasındaki sözleşme dikkate alınarak devir yapıldığını, aksi halde devrin gerçekleşmeyeceğini, sözleşmede feshin sonuçlarının belirlendiğini, davalının fesihle intifa hakkını kullanmasını engellediğini, ariyet olarak verilen malzemeleri de iade etmediğini, cari hesap borcunu dahi ödemediğini ileri sürerek,
taşınmaza ve istasyona el atmanın önlenerek tahliyesine, mülkiyeti müvekkiline ait malzemelerin teslimine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, müvekkilinin iradesinin sakatlandığını, taşınmazın devrinden bir gün önce davacı yararına intifa hakkı tesis edildiğini, durumun gizlendiğini, intifa hakkının terkini davasının ...11. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/574 Esas sayılı dosyasında devam ettiğini, davacının taşınmazda zilyet olmadığını, mülkiyet hakkı sahibi bulunmadığından böyle bir davayı açamayacağını, görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğunu, hiç kimsenin kendi muvazasına dayanarak hak talep edemeyeceğini, davacı yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
KANITLAR
Taraflar arasında imzalanan 01/03/2017 tarihli 'Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi', 'Otogaz İstasyonu Bayilik Sözleşmesi', 'Protokol' başlıklı sözleşmeler ile 'Ariyet Sözleşmesi' örnekleri ile aynı tarihli teslim edilen emtiaya ilişkin 'Teslim Tesellüm Tutanağı' örneği sunulmuştur.
Davalının noterden keşide ettiği fesih ihbarnameleri ibraz edilmiştir.
Taşınmazın tapu kaydı, resmi devir senedi ile davacı lehine tesis edilen intifa hakkı resmi senedi örnekleri celbedilmiştir.
Davalının, davacının intifa hakkının muvazaalı olarak tesisi ve terkini iddiasıyla davacı ve dava dışı satıcı firma aleyhine açtığı, Mahkememizin 2020/12 Esasında kayıtlı davanın sonucu beklenmiş, yapılan yargılama sonucu davanın reddine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacı taraf, ariyet olarak verilen emtialara ilişkin olarak düzenlenen faturaların örneklerini sunmuştur.
Dava dışı firmalardan ariyet olarak davacı tarafından davalıya teslim edilen emtiaya ilişkin fatura örnekleri getirtilmiştir.
Bayilik sözleşmesine konu taşınmazda ariyet olarak verilen emtianın mevcut olup olmadığı yönünde keşif yapılmış, makine mühendisi bilirkişisinden kök ve ek raporlar alınmış, anılan raporlarda.
03/11/2015 tarih ve 026416 numaralı faturada belirtilen ekipmanlardan sayın mahkeme heyeti ile birlikte 08.09.2023 tarihinde ...İl'i, Mamak ilçesi, Üreğil İmar Mahallesi, 35582 Ada ve 4 Parselde yapılan tespitte mevcut olan ariyet malzemelerinin, Amblemli ana fiyat panosu (220x720) 3 Ürün Dijital Ekranlı, amblemli ana fiyat panosu temeli (220x720) terneli, High rise (Totem) 12 m 400x400, Işıksız kanopi alın kaplaması (Yola paralel H:900 mm), Gofrajlı Alüm, Kanopi Arka Alın Boyanması,
Alüminyum Alın, Kolon kaplama (Alüminyum) Yatay Dersli, Kolon Alt Paslanmazı, Kolon üst şapkası, Mono kolon pompa üstü, Pompa Ada Koruganı, Giriş-Çıkış Panosu, Sigara içilmez uyarı levhası, Zeypet Petrol Kurumsal Kimlik Uygulaması, 10 m3 LPG tankı, LPG tesisatı, kornpresör, Lpg panosu, Mepsan İç ve Dış Ticaret" tarafından davacı “Kadoğlu Petrolcülük Taş. Tic. San. İth. ve İhr.
A.Ş." adına düzenlenmiş olan 08.09.2015 tarihli e-Fatura'da dört adet pompa seri numarası belirtilmiş olup, yerinde yapılan tespitte.
5 adet 6'şar pompalı akaryakıt dispenserleri, 1 adet de 2 pompalı LPG Dispenserleri,'nin fotoğraflanarak tespit edildiği, iade edilebilecek malzemelerin dava tarihi itibariyle tutarlarının KDV dahil 360.342,20 TL, yerinde olmadığından iade edilemeyecek malzemelerin dava tarihi itibariyle kullanılmış değerlerinin toplamının KDV dahil 297.840,00 TL olacağı hususları görüş olarak bildirilmiştir.
Davacı taraf, 11/02/2020 tarihinde harç ikmali yaparak sözleşme hükmü doğrultusunda ariyet olarak verilen emtianın aynen teslimini, olmadığı takdirde amortisman bedeli düşülmeksizin fatura bedelinin tahsilini talep ettiklerini bildirmiştir.
GEREKÇE
Dava, intifa hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve tahliye ile ariyet olarak verilen emtianın aynen iadesi istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında dava dışı firma tarafından davalıya satışı yapılan, 09/02/2017 tarihli ve 5 yıl süreli olarak davacı lehine intifa hakkı tesis edilen taşınmaz üzerinde davalının, davacının bayisi olarak faaliyette bulunmak üzere 01/03/2017 tarihli ve 5 yıl süreli 'Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi', 'Otogaz Bayilik Sözleşmesi' ve 'Bayilik Protokolü' imzalandığını, bayilik ilişkisinde kullanılmak üzere davacının, ariyet sözleşmesi kapsamında sözleşme sonunda iade edilmek ve bedelsiz kullanılmak üzere malzemeler verdiği, sözleşmenin icra edilmeye başlandığı,
daha sonra davalının, akde aykırılığı gerekçe göstererek sözleşmeleri feshettiği, davacının ise, intifa hakkına dayalı olarak işbu el atmanın önlenmesi ve tahliyesi ile ariyet olarak verilen emtianın teslimi istemli işbu davasını açtığı, davalının da intifa hakkının tesisinin muvazaalı olduğu iddiasıyla terkini istemiyle dava açtığı, davalının davasının reddine karar verildiği, bu kararın kesinleştiği hususları uyuşmazlık konusu değildir.
Öte yandan, yapılan yargılama sonucu davacının ariyet olarak verdiği bir kısım emtianın, davalı yedinde bulunduğu ve bir kısmının olmadığı, yargılama sırasında davacının intifa hakkı süresinin de dolduğu hususu dosya kapsamıyla sabittir.
Taraflar arasındaki çekişme, davacının intifa hakkına dayalı olarak el atmanın önlenmesi ve tahliye isteminin yerinde olup olmadığı, ariyet olarak verilen emtianın iadesi koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği yönlerinde toplanmaktadır.
İddia, savunma, tapu kayıtları, taraflar arasındaki sözleşmeler, ariyet olarak teslim edilen emtiaya ilişkin tutanak ve faturalar, yapılan keşif sonrası düzenlenen kök ve ek rapor ile tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, davalının, davacı lehine 09/02/2017 tarihinde 5 yıl süre ile intifa hakkı tesis edilen taşınmaz üzerinde, davacının akaryakıt ve otogaz bayisi olarak faaliyette bulunmak üzere aralarında 5 yıl süreli sözleşmeler imzaladıkları, ayrıca aynı tarihli ariyet sözleşmesi ile yine davacının, davalıya bir takım emtiayı teslim ettiği, süreleri dolmadan da davalının sözleşmeleri feshettiği anlaşılmaktadır.
Gerek tapu kaydı gerekse davalının Mahkememizin 2020/12 Esas sayılı dosyasında davacıya karşı açtığı dava dosyası kapsamından anlaşılacağı şekilde, davalının faaliyet gösterdiği taşınmaz üzerinde 09/02/2017 tarihinden itibaren başlamak üzere 5 yıl süre ile intifa hakkı sahibi olduğu sabittir. İntifa hakkı, çıplak mülkiyeti başkasına ait eşya üzerinde tam yararlanma hakkı bahşeden sınırlı bir ayni haktır. Davacının, dava açıldığı tarihte bu hakkı mevcuttur.
Ancak, 5 yıllık intifa hakkı süresi yargılama sırasında dolmuş olup, artık bu hakka dayalı olarak el atmanın önlenmesi ve tahliye isteminin konusu kalmamıştır. Bu istemle ilgili olarak karar verilmesine yer olmadığı yönünde hüküm kurmak gerekmiştir. Anılan istem bakımından davacı dava açıldığı tarihte haklı olduğu kabul edilerek yargılama gideri ve vekalet ücreti buna göre takdir edilmiştir.
Taraflar arasında ariyet sözleşmesi bulunduğu, bu sözleşme kapsamında teslim ve tesellüm belgeleri, faturalar ve yapılan keşifle sabit olduğu üzere, bir takım emtianın davalıya teslim edildiği anlaşılmaktadır.
Anılan sözleşme hükümleri incelendiğinde, davalıya teslim edilen ariyet malzemelerinin mülkiyetinin davacıya ait olduğu, sözleşmenin sona ermesi veya davacının talebi halinde, emtianın davacıya aynen iade edileceği, kullanılamaz halde veya mevcut bulunmaması durumunda amortisman payı düşülmeksizin faturalarla sabit bedelinin bayilik sözleşmesindeki temerrüt faiziyle davacıya ödeneceği yönünde hükümlere yer verilmiştir.
Bayilik sözleşmelerinde de aylık %6 oranında temerrüt faizi öngörülmüştür. Her ne kadar Mahkememizce dava tarihindeki emtia değerlerine göre harç ikmal ettirilmiş ise de davacı taraf, sözleşme hükümlerine göre emtianın aynen iadesine, olmadığı takdirde de fatura bedeli değerlerinin temerrüt faiziyle tahsili yönünde taleplerinin olduğu yönünde açıklama yapmış ve buna göre karar verilmesini istemiştir. Sözleşmenin sona erdiği sabittir.
Ariyet konusu emtianın davacıya ait olduğu açıktır. O halde, emtianın iadesi istemi bakımından davacı haklı kabul edilmiştir. Yapılan yargılama sonucunda da bir takım emtianın davalı nezdinde aynen mevcut olduğu, bir kısımın ise bulunmadığı ortaya çıkmıştır.
Bu durum karşısında, mevcut olan emtianın aynen davalıdan alınarak davacıya iadesine, infaz sırasında bulunmamaları halinde de fatura değerlerinin, mevcut olmayanların ise yine fatura değerlerinin akdi temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/20, K. 2024/908, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama