KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/88
- Karar No
- 2024/891
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2024
Karar Metni
5.071 kelime·25 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2019/88 Esas
KARAR NO:2024/891
DAVA
Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 11/09/2019
KARAR TARİHİ: 04/12/2024
MAHKEMEMİZ DOSYASI İLE BİRLEŞEN
----- ESAS SAYILI DAVA DOSYASI
DAVA TARİHİ: 21/05/2021
KARAR TARİHİ: 04/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Asıl Dava Dosyasında.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ------- seramik dış cephe kaplaması,------ bloğa ait bina giriş kapıları, dükkan doğramaları ve camları, merdiven boşluklarındaki metal menfez işleri, metal saç kaplamalar, tüm pvc doğramalar ve balkonlara ait metaldenizlikler, bina merdiven kovaları, kompozit kaplamaları ve dikey alüminyum pergolalar, projede olan fakat villa olarak geçen 6 adet villanın tüm alüminyum doğrama işleri ve camları, kapalı otopark kompozit, panel kaplama işlerinin tamamının davacı tarafça malzeme temini,
imalatları ve montajı konusunda taraflarca 24.02.2017 tarih ve 3.520.217,00 TL+KDV tutarlı sözleşme imzalandığını, ayrıca 8 bloğa ait tüm dış cephe mantolama işleri, 28 bloğa ait bina içi ve dışı mantolama işleri, 41 bloğa ait ---------- kaplama ve üzeri yalıtım boya işleri, 6 adet villa binasına ait mantolama işlerinin tamamının davacı şirketçe malzeme temini, imalatı, montajı konusunda taraflarca 15.03.2017 tarihli 1.162.939,00 TL+KDV tutarlı sözleşme imzalandığını, 41 bloğa ait alüminyum alt yapılı cam korkuluk işleri ve siyah boyalı demir korkuluk işlerinin tamamının davacı tarafından malzeme temini, imalatı,
montajı konusunda taraflarca 27.03.2017 tarihli 694.975,00 TL+KDV tutarlı sözleşme imzalandığını, 41 bloğa ait ilave alüminyum bina giriş iç kapısı ve camlarının tamamının davacı tarafından malzeme temini imalatı ve montajı konusunda tarafların birbirine gönderdiği e-mail ile 02.06.2017 tarihli ve 84.747,60 TL+KDV olarak teyitleşildiğini, site girişi güvenlik kulübesi ve sundurmasına ait tüm seramik, kompozit panel ve alüminyum doğrama ve camlarının tamamının davacı tarafından temini, imalatı ve montajı konusunda tarafların birbirine gönderdiği e-mail ile 07.06.2017 tarihli ve 158.000,00 TL+KDV tutarlı olarak teyitleşildiğini,
demir korkuluk işlerinin, detay değişikliği nedeni ile birim fiyat artışı, malzeme temini, imalatı ve montajı konusunda tarafların birbirine gönderdiği e-mail ile 24.07.2017 tarihli 22.167.92 TL+KDV olarak teyitleşildiğini, seramik cephe kaplama işlerinin davalı şirket tadilatı sonrası ek işi olduğunu, imalatı ve montajı konusunda tarafların birbirine gönderdiği e-mail ile ----- olarak teyitleşildiğini, taraflar arasındaki bu eser sözleşmesi ile 3 adet protokolün karşılıklı imzalanması ve e-mail yoluyla onayından sonra iş sürecinin başladığını,
sözleşmeler gereği davacının eser sözleşmesinin %10'u kadar 1 yıllık kesin banka teminatı vermekle yükümlü olduğunu, yine sözleşme gereği davalı şirketin her hakedişten %5'i kadar nakit teminat kesintisi yapacağını, kesin teminat mektubunun verilmemesi durumunda her hakedişten %10 oranı kadar kesinti yaparak hak edişi ödemek ile yükümlü olduğunu, davacı eser sözleşmesi için%5 kesin teminat mektubu vermek ile davalı kalan %5 kesin teminatı hakedişten nakit olarak keseceğini ifade ederek buna rıza gösterdiğini, hakediş faturalarının tesliminden sonra 120 günlük vadeli çek ile ödeme yapılacağını, davacı söktürülen montajlar ile ilgili işçi,
tedarikçi, -------- vs gibi zararları olduğu halde davalı şirket o ay sanki montaj tamamlanıp bitmiş gibi hakediş ödemesi yapmadığını, işçilik vs zararları da ödemediğini, sözleşme gereği davalı şirketin borcu olan hakedişlerin ------hakedişe göre 295.486,11 TL+KDV, 30.06.2017, -----. No.lu hakedişe göre 931.708,93 TL+KDV, 31.07.2017, ---. No.lu hakedişe göre 412.969,88 TL+KDV, 31.08.2017, ---- No.lu hakedişe göre 382.173,23 TL+KDV, ---.
No.lu hakedişe göre 298.742,16 TL+KDV, 31.01.2018, -----. No.lu hakedişe göre -----------. No.lu hakedişe göre 28.660,68 TL+KDV, bu hakedişlerin ve eser sözleşmesi ve 3 adet protokol uyarınca davalı ile olana ihtilafa ilişkin; ----.nolu sözleşme olarak geçen Dış cephe seramik kaplama alüminyum işlerine konu davacının zarar ve ziyanı montajın yapılıp tekrar sökülmesi,
istenilen montajlara ilişkin 1 aylık boşa giden süreçten dolayı işçilik maaşlarını ödemek zorunda kalması için uzaması nedeni ile ------ primlerini ödemek zorunda kalması sebebiyle davacının 289.120,00 TL zararı ödemediğini, ----- no.lu hakedişin sözleşme kapsamında işin geçici kabulü olduğunu, bu geçici kabulün taraflar ile imzalanması ile geçici kabul sonrası nakit ödenmesi gereken %5'lik teminat kesintisi olan 196.842,73 TL' nin davacı tarafından ödendiğini, hatta davalının 07.01.2018 tarihinde davacıya ilettiği mailde bu rakamı ikrar ettiğini,
-----.no.lu hakediş geçici kabul olduğundan dosyaya sunulan hakediş incelendiğinde imalat bedelinin 3.917.778,60 TL+KDV olduğunu, bu geçici kabulün imzalandığı tarihten sonra ---.
No.lu ek protokol geçici kabulün içinde olmasına rağmen ----- No.lu ek protokoldeki işlerin geçici kabul sonrası yapılan işler olduğundan geçici kabul metraj sayfalarına yansıtılmadığını, davacının ----- no.lu ek protokoldeki işlerden 816,37 mtül de bu metrajın yapıldığına ilişkin karşılıklı imzalanan tutanağın mevcut olduğunu, 816,37 mtül X 40TL/mtül=32.654,80 TL+KDV= 38.532,66 TL (KDV DAHİL), davacı şirket yetkilisi -------- tarafından hazırlanan kesin hakediş tabloları 03.10.2018 tarihinde davalı tarafa e-posta ile gönderildiğini, 07.11.2018 tarihinde de davalı tarafından kesin hakediş hesaplarının geldiğini,
hakediş tablosunda geçici kabulde gösterilmeyen ---- no.lu eser sözleşmesinin, ------ no.lu ek protokolün %3'lük biten imalat ve metraj artışlarının bedeli olan 180.735,12 TL+KDV, ------- no.lu ek protokol bedeli olan KDV DAHİL 38.532,66 TL ve geçici kabulde sözleşme gereği yapılan %5'lik nakit teminat kesintisi bedeli olan 196.842,73 TL olmak üzere ve ---no.lu bentte belirtilen 289.120,00 TL olan alacağın dava dilekçesi ekinde -------yer alan delil listesinde tüm ödeme ayrıntıları ve ödenmeyen alacağın detaylı olarak anlatıldığını, sözleşme ile ilgili davacı şirketin edimi olan 8 bloğa ait tüm dış cephe mantolama işleri,
28 bloğa ait bina dış mantolama işleri, 41 bloğa ait kaplama ve üzeri yalıtım boya işleri, 6 adet villa binasına ait mantolama işlerinin tamamının davacı tarafından malzeme temini, imalatı ve montajı konusunda, davacı şirketin kendisine ait proje ve diğer onayları zamanında aldığını, saha iskele temini ve iskele kurulumunu yaparak bu sözleşmedeki tüm ediminin ifasını gerçekleştirdiğini, davalı tarafa eksiksiz ve ayıpsız bir şekilde teslim ettiğini, davalı tarafından sözleşme gereği toplamda 902.644,66 TL hakediş ödemesi yapıldığını, sözleşmeye konu işlerin teslimi izah edildiği şekilde gerçekleştiğini,
davalı şirketin geçici kabule davet edilmesine rağmen türlü bahanelerle kötü niyetli olarak geçici kabul tablolarını düzenleyip davacı tarafa göndermediğini, davacı şirketin aldığı 6 adet hakediş ödemelerini dışında 286.174,18 TL bakiye alacağının kaldığını, bu bakiyenin talep edilmesine rağmen davalı tarafa fiili teslimden çok sonra yani iskele söküm onayından çok sonra kesin hakediş zamanı geldiğinde eksik, kusurlu bir takım aslı olmayan bahaneler ile yapım ve iskele söküm aşamasında davacı şirketin yetkilisine, şantiye şefine, formenine, hiçbir bildirim yapılmadığını ve ödemenin gerçekleşmediğini,
davalı şirket tarafından davacı tarafa balkon korkuluk işlerinden dolayı toplamda 843.729,64 TL hakediş ödemesi yapıldığını, bu hakedişlerin ve bu bentteki eser sözleşmesi uyarınca davalı ile olan alacağın ihtilafa konu açıklamalar ile bu bentteki toplam alacağın dava dilekçesi ekinde yer alan delil listesinin ----- Sırasındaki tabloda gösterildiğini, davalı şirketin ----.no.lu hakediş olan ve aynı zamanda Geçici kabul olan ödemesinin akabinde davacının bakiye kalan KDV DAHİL 60.267,01 TL ile nakit kesintiler ve teminat mektubu kesintileri alacakları neticesinde toplamda 186.339,67 TL alacağının bulunduğunu,
davalı şirketin kesin hakediş tablolarına ilişkin düzenleme yapmaması, davacı tarafından da istenmemesi sebebi ile bakiye kalan alacağın sürekli askıda kaldığını, davacı tarafından gerekli ihtarlar, e-mailler, sözlü talepler ileri sürülmüş ise de davalının hiçbir şekilde ödeme yapmadığını, davacının kendi defterlerinde bakiye alacağının 479.722,43 TL olması alacağın bu kadar olmadığını, daha fazla olduğunu, sözleşme gereği hakedişlerin faturaları keşide edilmiş olduğunu ve defterlere işlendiğini, tüm işlerin tamamlanmış ve kesin hakediş aşamasına geldiğinde, kesin hakediş tablolarında alacağın sabit olduğunu,
davalı tarafın hazırladığı kesin hakediş tablosunda kesinti adı altında bahsedilen ve davacının nedenini öğrenemediği bu kesinti dışında ihtilafın olmadığını, taraflar arasındaki cari hesap ekstresinde barter nın görünmediğini, bunun sebebinin davalının ana sözleşmeler uyarınca davacıya ödeme yerine geçecek barter ödeme borcunun olduğunu, bu barter borcunun faturaya bağlı olarak davalı tarafından, davalı firma adı altında ------yapması gerekirken grup firmalarından--------tarafından davacı adına fatura keşide ettiği için davalı ile olan cari ekstrede bu barter faturalarının davalı adına faturalanmadığı için caride de görünmediğini,
fakat hakediş tablolarında barter ödeme kesintilerinin mevcut olduğunu, özetle barter ödemesinin aslında yapılmış olduğunu, başka bir grup firma tarafından keşide edildiğini, 3 adet sözleşmenin ve 4 adet ek protokole bağlı olarak davalının isteği ile sözleşme dışı firma olan ------ üçlü protokol şeklinde ek sözleşme yapıldığını, sözleşmeler gereği ------.no.lu sözleşmenin-------no.lu hakediş bedellerine ilişkin faturaların davacı tarafından sözleşme dışı ----------- keşide edildiğini, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle fazlaya ilişkin hakları ile diğer dava hakları saklı kalmak kaydı ile;
davanın kabulü ile 1.455.756,16 TL' nin dava tarihinden itibaren kademeli işleyecek %19,50 ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,--------no.lu teminat mektubunun davacı şirkete iade edilmesine, mektup bedeli olan alacağın 160.000,00 TL' sine, dava tarihinden itibaren kademeli olarak işleyecek %19,50 ticari avans faizi ile birlikte davalıdanalınarak davacı tarafa verilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacının yüklenmiş olduğu işleri sözleşmelerine uygun olarak yapmadığını, edimlerini süresinde yerine getirmediğini, davacının sözleşmeler ile davalı şirkete karşı üstlendiği işi zamanında yapmadığını, bir buçuk yıl geciktirdiğini, davacı şirketin milyonlarca lira zarar etmesine,
piyasa itibarını zedelediğini, davacı üstlendiği işleri sözleşmeye uygun olarak yapmadığı gibi, sözleşme süresinde de yerine getirmediğini, --------- tarihli ihtarnamelerin keşide edildiğini, her ne kadar davacı gerek daha önce ihtarlara verdiği cevapta ve gerekse dava dilekçesinde sözleşme gereği işlerini süresinde teslim etmemesinin kendi kusurundan kaynaklanmadığını ve işleri süresinde teslim ettiğini iddia etmiş olsa da, işlerin süresinde teslim edilmediğini, yapılan imalatların sözleşmeye aykırı ve kusurlu olduğunu,
davalı tarafından davacının hatalı imalatlarının yapılmayan eksik işlerin ve hatalı imalatların tespiti cihetine gidildiğini, bu amaçla ------Sulh Hukuk Mahkemesine başvuruda bulunulduğunu, --------- tarafından delil tespiti istemlerinin yerinde olmayarak delil tespitinin genel dava ile de yapılabileceği gerekçesi ile reddedildiğini, davacının işin %96'sını teslim ettiğini iddia ettiği tarihten aylar sonra dahi, halen tamamlanmamış işlerin gerçekte çok daha fazla olduğunu, davalı şirketim son olarak davacıya ----tarihinde ---------yevmiye no.lu ihtarnameyi keşide ederek ayıplı işlerin düzeltilmesini talep ettiğini,
davacı şayet hatalı imalat yaptı ise, söz konusu bu imalatın sökülmesi ve usulüne uygun olarak yeniden yapılmasının zaten hem yasal hem de sözleşmesel yükümlülüğü olduğunu, davacının henüz geçici kabulleri yapılmamış işlerin hakediş bedelleri ile,
geçici kabulü yapıldığını ancak kesin hesaba bağlanmadığını ancak kesin hesaba bağlanmamış işlerin hakediş bedelleri olduğu anlaşıldığını, davacının toplam 3 sözleşmesinden dış cephe korkuluk işleri ile ilgili sözleşmelerde geçici kabul imzalandığını, diğer sözleşmenin henüz geçici kabullerinin dahi yapılmadığını, geçici kabulün ve her üç sözleşmenin de kesin kabullerini yapılmama nedeninin ise davacının sözleşme gereği kendisine yansıtılacak olan kesintilerden kaçınmasından kaynakladığını,
incelendiğinde görüleceği üzere davacının kesin hakediş yapıldığında sözleşme gereği kendisine yansıtılacak kesintiler mahsup edildikten sonra davacı şirkete 48.522,64 TL daha borçlu olacağını, davacının sözleşme gereği vermiş olduğu 160.000,00 TL bedelli teminat mektubunun iadesini talep ettiğini, davacının bu talebine ilişkin sözleşme koşullarının oluşmadığını, sözleşmenin 23.1 maddesinde yüklenici davacı tarafından kesin teminat mektubu verileceğinin ve bunun iadesinin kesin kabul sonrasında olacağının hükme bağlandığını, davacının geçici kabul tarihinden itibaren 5 yıl süre ile malzemeden,
kötü işçilik ve uygulamadan kaynaklanan her türlü zararı gidermeyi üstlendiğini, davacı sözde alacağı olduğundan bahisle tahsilini talep etmekteyse de davacının hak ve alacakları üzerinde 3.kişiler tarafından konulmuş haciz ve takyidatlar bulunduğunu, sözleşme ve eklerine sözleşmenin 49.maddesine göre ve bu maddenin yollaması ile sözleşmenin temerrüt halleri ve bunların telafisi başlıklı 52.maddesine göre, gecikme cezalarının uygulanmasına yönelik şartların gerçekleştiğini, sözleşme gereği davacıya uygulanacak gecikme cezaları toplamı 5.063.007,47 TL olduğunu,
bununla birlikte davacı şirketin davacının işi yapmakta gecikmesi nedeni ile müşterilere ve 3.kişilere yaptığı ödemelerin ve yine kusurlarına sebep olunan hasarların giderilmesi için ödenen bedellerin tarafınızdan talep edileceğinin de sözleşmede ayrıca düzenlendiğini, davacının işi geç teslim etmesi nedeni ile müteahhit firma tarafından alıcı müşterilere gecikme tazminatı ödenmek zorunda kalındığını, bu gecikme tazminatlarının sözleşme süresi, gecikme süresi ve sözleşme bedeli de dikkate alınarak davacının gecikmeleri nedeni ile konut alıcısı müşterilere ödenen tazminatlardan davacının payına hesap yapılan kısım 880.945,00 TL olduğunu,
yukarıda arz ve izah edilen ve resen göz önüne alınacak nedenlerle, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin de karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen Dava Dosyasında;Birleşen dava, davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, dava dışı ---- müteahhit olduğu, ----projesinin ana yüklenici firması olduğunu, davalı ---- müvekkili şirket arasında, müvekkil şirketin yüklenicisi olduğu -------kapsamında sözleşmeler imzalandığını ve bu sözleşmeler kapsamındaki işler için davalı şirketin alt yüklenici olduğunu, sözleşme gereği işin süresinde teslim edilmediği için uygulanacak gecikme cezalarının tespiti ve davalıdan tahsilini,
üstlendiği işi eksik ve kusurlu yapmış olması nedeni ile bu işlerin tamamlanması ve diğer imalatlara verdiği zararların 3. Kişi ya da kişilere yaptırılması nedeni ile 3. Kişilere ödenen bedellerin tespitini ve davalıdan tahsilini talep ettiklerini belirterek davalının işi sözleşme süresinde tamamlamadığı için sözleşme gereği ödenmesi gereken gecikme cezalarının şimdilik 10.000,00 TL.'sinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine,
davalının kesik ve kusurlu işleri ile diğer imalatlara verdiği zararların 3. Kişi ya da kişilere yaptırılması nedeni ile 3. Kişilere ödenen bedellerin şimdilik 10.000,00 TL.lik kısmının avansı faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ------- asıl davaya sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, bilirkişi raporlarına yaptıkları itiraz dilekçelerinde, sundukları delil dilekçelerinde, buna bağlı olarak dosyaya sundukları tüm belgelerin ve incelenen ticari defter ve belgeler ışığında iddia olunan tüm vakıaların birebir aynı olduğu ve aynı iddiaları içerdiği görüleceğini, bu sebeple heyetli bilirkişi raporları tüm iddia ve belgeleri inceleyerek taraflarının ifa eksikliğinin bulunmadığını, müvekkili şirketin davalıdan 764.316,14-TL'lik alacağı bulunduğu hususu kesin hakediş uzmanları tarafından belirlendiğini,
birleşen davadaki tüm iddialar ve talepler asıl davanın cevap dilekçesinde belirtilen ddia ve vakıalar ile aynı olduğundan, müvekkilinin alacağı da asıl davada tespit edilmiş olduğundan davalının birleşen davasına konu ihtilaflar bilirkişi raporları ile giderilmiş olduğundan birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Asli müdahil vekili asli müdahale dava dilekçesinde özetle;
davacı tarafından dosyaya sunulan 22.05.2023 tarihli protokol ve ibraname aldatma (hile) nedeniyle geçersiz olduğunu, irade fesadı sebebiyle kesin hükümsüz olduğunu, mahkemece dikkate alınmaması gerektiğini, davacı taraf mahkemece 22.05.2023 tarihli Protokol ve İbraname adlı belgeyi sunduğunu ve protokol gereğince Temlik işleminin hükümsüz olduğunu iddia ettiğini, ancak bu iddiaya itibar edilmemesi gerektiğini, nitekim sayın mahkemenize sunulmuş olan Protokolün geçersiz olduğunu, irade fesadı sebebiyle kesin hükümsüz olduğunu, bilindiği üzere hukukumuzda iradeyi bozan haller kanunda üç durum belirlendiğini, bunların yanılma (hata),
aldatma (hile) ve korkutma (ikrah) halleri olduğunu, bu hallerin varlığı durumunda ilgili tarafın sözleşme kurmaktaki iradesi sakatlanmış olduğunu, iradenin sakatlanmış olduğu durumda da ortada geçerli bir sözleşmenin varlığından söz edilemeyeceğini, somut hadisede de -----vekili --------- tarihli Protokol ve İbraname aldatma (hile) nedeniyle geçersiz olduğunu, şöyle ki;
bilindiği üzere ------müvekkili ------ firmasının borçlusu olduğunu, -------------firmasına tarafımızca (4) dört dosyadan icra takibi başlatıldığını, asıl alacak faiz ve masraflar hariç 550.000,00 TL civarında olduğunu, bu kapsamda yaklaşık 6 yıldır-------------karşı icrai işlemlerinin devam etmekte olduğunu, bu icrai işlemler kapsamında pekçok işlem yapılmasına rağmen yasal süreçten olumlu neticeler alınamadığını ve fakat açtıkları icra ceza davaları sonucunda şirket yetkilisi ------- hapis cezasına çarptırılması ve karşılıksız çek düzenlemekten çek bedelleri kadar adli para cezası alması sağlandığını,
ilgili cezaların kesinleşmesinin akabinde Borçlu ----- tarafları ile irtibata geçerek vekili marifetiyle ; hasmar firmasının pasifi aktifinden fazla olarak borca batık ve tasfiye hazırlık aşamasında olduğunu, ticari faaliyetine son verdiğini borç meblağını normal yollardan ve icra yoluyla müvekkillerinden almalarının mümkün olmadığını, karşılıksız çek nedeniyle çıkan hapis cezalarını düşürebilmek adına ceza çıkan çek bedelleri toplamı olan 225.000,00 TL'yi devlete ödemeyi düşündüklerini,
eğer bu meblağın taraflarına ödenmesi halinde çek cezalarının ve müvekkili ----- diğer borçlarının kapanacağı taahhüt edilirse bu meblağı sulh protokolü ile ödeyebileceklerini söylediklerini, bu teklifin taraflarınca değerlendirildiğini,-------firmasından alınan temlik saklı kalmak üzere cezaları düşürelim şeklinde dönüş yaptıklarını,
bu taleplerine karşı ------ vekilince temlik alınan ------- firmasının----- arasında yüklenici sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkta cari hesaplarda hak edişlerde sorun olduğunu------- yolun borçlu değil bilakis alacaklı pozisyonda olduğu işlerin süresinde ve sözleşmeye uygun yapılamadığını bu sebeple ----- yolun ciddi tazminat talep ettiğini beyan ettiğini, orada -------------- borçlu olduğunu, ---- yoldan para tahsil etmek mümkün olmayacağının söylendiğini, bu temlik konusu sulh protokolüne dahil edilmezse çek bedellerinin de kendilerine değil mahkemeye ödeneceğini bir nevi hiçbir şey tahsil edemeyeceklerinin söylendiğini,
--------- firmasının gerek icra dosyalarına verdiği 89 haciz ihbarnamelerine itirazlarında gerekse temlikten sonra verdiği cevaplarda da hasmara muaccel borcu olmadığı sözleşmeden doğan edimler sebebiyle öncelikle kendi alacakları olduğu şeklinde beyanları da taraflarında bilinmekte olduğunu,
---- hile ile hiçbir şey tahsil edemeyeceksiniz bari bu tahsilatı yapın ibra karşılığında temlik borçlusunun zaten alacaklı olduğunu oradan bir şey de alamayacaklarını da dikte ederek temlik konusu alacağı da dahil edecek şekilde bir protokol isteği gelinen aşama itibarıyla hiçbir şey tahsil edememekten en azından kısmi tahsilat yapalım müvekkilinin borç sebebiyle uğradığı zararı azaltalım gayesi ile taraflarının aldatıldığını, gerçekten bir şey tamamen elde edilemezse de en azından kısmen de olsa çözüm yapmış oluruz şeklinde bir mülahaza ile zaten aksi halde savcılığa ödenecek bu sebeple müvekkili için hiçbir şey tavsiye edemeyeceğini,
nitekim her türlü icrai işlem yapılmış olmasına rağmen 6 yıldır henüz tahsilat yapılamamış olması sebebiyle, "Bir sıfırdan iyidir" mantığıyla "en azından 225.000,00 TL alalım" tamamı elde edilemeyen şeyin hepsi terk edilmez düsturu ile Zararın neresinden dönersen kardır mantığı ile taraflarınca imzalandığını, fakat sayın mahkemeden tebligat gelince borçlu -------- ölümü gösterip sıtmaya razı olma pozisyonunda tasarlayarak aldattığını, hiçbir şey tahsil edememektense bir miktar tahsilat yapmak vekilinin hukuki menfaatine daha uygun göründüğünü,
taraflarının ibraname ve protokolü imzalarken ki bilgisi ve iradesi yalnızca bundan ibaret olduğunu, temlik sözleşmesinden sonra -------------------'dan ---- yoldan temlik konusu borcu tahsili için gerekli bilgi belge talep etmelerine rağmen evrakların da taraflarına verilmediğini, müvekkilinin 3 kişi olduğu için iki taraf arasındaki borç ilişkisini bir yere kadar ancak borçlu --------------- verdiği bilgi kadar bilebildiğini, ancak taraflarına gelen muhtıra ile dosyada yaptıkları incelemede acı gerçeğin ortaya çıktığını, gerek davalının gerek davacının yapması gereken ilk işlemin taraflarına davayı ihbar etmek olması gerektiğini,
çünkü davada esas hak sahibi temlik alacaklısı olan müvekkili ---------- olduğunu, bu usulü şart bir şekilde taraflarınca alacağın tahsilini imkansız kılmak için mahkemeden davanın ihbarı talep edilmediğini ve davada temlik konusu alacağın taraflarınca tahsilini engellemek için ne yaptıysa başarılı olamadığını, davalı ---------- alacak temlik edildi itirazı karşısında usul yönünden talep hakkı olmadığından kumpas ile kendilerine bu protokolü kasten aldatarak temlik sebebiyle ------------ bilgisi dışında dava hakkı olmamasına rağmen bu huzurdaki davayı ikame ettiğini,
kendilerine sulh protokolü dayatarak yaptığı ödeme sırasında dahi bu davayı gizleyerek oldu bitti ile imzalatarak mahkemeye sunduğunu, halbuki gelinen noktada, mahkemece taraflarına gönderilen 10.10.2023 tarihli tebligat ile olayın çok daha farklı bir yönü olduğunu, --------- kendilerini tam anlamıyla aldatarak olayın bu yönünü görmelerini engellediğini anladıklarını, temlik konusu alacağı taraflarından kaçırmak için hasmarın kaçak güreşmekte olduğunu, Temlik sözleşmesine göre alacaklısı --------- habersiz olarak hiçbir şekilde temlik borçlusu ---------para talep edemeyeceğini,
kendilerine geliş amacının davadaki temlik sebebiyle tıkanan taraf yetkisi husumet sorununu çözmek olduğunun açık seçik ortada olduğunu, kendilerine bir miktar ödeme yaparak adeta bir taşla iki kuş vurmak gayesinde olduğunu, çek cezalarını düşürme kılıfı ile paraları savcılığa ödeme tehdidi arasında ----- kısmen de olsa para tahsil etsin gibi bir aldatmaca sarmalı içinde imzalandığını, ------- ve vekiline temlik konusu alacağı sormalarına rağmen kesinlikle ------- ile aralarında dava açılmadığını, işlerin zamanında yapılmadığını ve eksik yapılan işler sebebiyle ---- para kendilerinden para talep ettiğini,
------- hakediş ile talep ettiği paradan daha fazla olduğununun söylendiğini,---------- da bu durumu adeta kısa günün karı olarak görüp fırsata çevirerek taraflarına da para ödememek için gizlediğini, yine mahkeme de taraf olmadıkları ve 3. kişi oldukları için taraflarınca da tespit edilmesi mümkün olmadığını, tasarlanmış bir hile ve aldatılma sebebiyle irade fesadının sabit olduğunu, bu huzurdaki dava ve gerçek vakalar borçlu -----------tarafından hile ile gizlenmeseydi bu protokolün asla imzalanmayacağını,
başka bir ifadeyle tarafları protokol sırasında işbu davadan haberdar olsa idi bu protokol ve ibranameyi imzalamayacağını tüm bu nedenlerle------- madde 2'ye aykırı Aldatma kasdı ile hareket ederek haksız menfaat temini vasıta için imzalanan Aldatma sebebiyle irade fesadının sabit olduğunu, ------- İbranamenin aldatma sebebiyle kesin hükümsüz olarak kabul edilmesini, işbu davanın konusu olan alacağın gerçek davacı sıfatı temlik eden -------değil müvekkili ----- olması nedeniyle davaya müdahale taleplerinin kabulünü, dosyaya müvekkili --------- halef olması nedeniyle asli müdahil olarak eklenmesini,
davanın yetkili hak sahibi olan müvekkili lehine temlik sözleşmesi miktarınca dava dilekçesindeki şartlarda ferileri ile birlikte kabulü ile yargılama giderleriyle vakelet ücretinin diğer taraflara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememizce tarafların bildirdikleri delilleri toplanılmış, taraf tanıkları dinlenilmiş, ------ davacı ve davalı şirketlerin ticaret sicil kayıtları, -----parsel sayılı taşınmaza ilişkin onaylı mimari projesi istenilmiş, -------numaralı teminat mektubunun, nakde çevrilip çevrilmediğinin ve süresinin dolup dolmadığı hususları sorulmuş,
-------- sistemi üzerinden celp edilerek incelenmiş ve dava konusu sözleşmelere konu inşaatın bulunduğu yerde naip hakim refakatinde keşif yapılarak fen bilirkişi, 2 inşaat mühendisi ve 1 mimar bilirkişiden oluşan heyetten rapor alınarak taraflara tebliğ edilmiş, taraf vekillerinin itirazları doğrultusunda da birden fazla kez ek raporlar alınmış ancak dosyaya ibraz edilen bilirkişi kök ve ek raporlarının, asıl ve birleşen dosya davası yönünden uyuşmazlığı çözmeye yeterli görülmemesi ve davalı-birleşen dosya davacısının gerekçeli itirazlarını karşılamadığı hususları dikkate alınarak,
bir inşaat mühendisi, bir mali müşavir ve bir nitelikli hesap uzmanından oluşan yeni bir heyetten hüküm kurmaya ve denetime elverişli rapor alınarak taraflara tebliğ edilmiştir.Dava ve birleşen dava, ayrı ayrı eser sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
Taraflar arasında imzalanan ----- tarihli ----- maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde olup, uyuşmazlığın, eser sözleşmesi hükümlerine göre değerlendirilip çözülmesi gerekli ve zorunludur.6098 Sayılı TBK'nın 470. maddesi, "Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." hükmünü; aynı kanunun 471. maddesi,"Yüklenici, üstlendiği edimleri işsahibinin haklı menfaatlerini gözeterek,
sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır.Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken meslekî ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır.Yüklenici, meydana getirilecek eseri doğrudan doğruya kendisi yapmak veya kendi yönetimi altında yaptırmakla yükümlüdür.
Ancak, eserin meydana getirilmesinde yüklenicinin kişisel özellikleri önem taşımıyorsa, işi başkasına da yaptırabilir.Aksine âdet veya anlaşma olmadıkça yüklenici, eserin meydana getirilmesi için kullanılacak olan araç ve gereçleri kendisi sağlamak zorundadır." hükmünü; aynı kanunun 479/1. maddesi ise.
"İşsahibinin bedel ödeme borcu, eserin teslimi anında muaccel olur." hükmünü düzenlemiştir.6098 sayılı TBK'nın 97. maddesi de, "Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir." düzenlemesini içermektedir.
TMK'nın 6. maddesi, "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." hükmünü içermekte olup, taraflar iddialarını kanıtlamakla yükümlüdür.Somut olayda; taraflar arasında imzalanan ----------- ile eser ilişkisi kurulduğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık tarafların sözleşme gereği edimlerini zamanında ve eksiksiz olarak yerine getirip getirmedikleri ve birbirlerinden alacaklı olup olmadıkları üzerinde toplanmaktadır.
Asıl dava dosyasında davacı taraf, davalı ile imzaladıkları alt taşeron sözleşmeleri gereği edimlerini yerine getirdiğini ancak davalı tarafça sözleşme gereğinin yerine getirmediği iddiasıyla hakediş bedellerini, işçilerine ödediği maaş ve -------- bedellerini, naket teminat kesintilerini ve teminat mektubunun iadesini talep etmekte, davalı ise davacının üstlendiği işleri zamanında ve sözleşmeye uygun yerine getirmediğini ve inşaatı sözleşmeye uygun tamamlamadığını öne sürmekteyken,
birleşen dosya davasında davacı taraf yukarıda bahsedilen sözleşme ve protokoller uyarınca işin geç teslimi nedeniyle gecikme cezası ve birleşen dosya davalısının eksik ve kusurlu yaptığı işlerden ötürü uğranılan zararın tazminini talep ettiği görülmektedir.
Mahkememizce bilirkişi heyeti eşliğinde mahallinde keşif yapılarak ve tarafların ticari defterleri incelenmek suretiyle iki ayrı bilirkişi heyetinden raporlar alınmış olup; keşfe binaen hazırlanan kök ve ek raporları toparlayıp, taraf itirazlarını değerlendiren ve Mahkememizce de hükme esas alınan 20/07/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre taraflar arasında imzalanan alt yüklenici sözleşmeleri ve protokoller kapsamında yapılan işe dair 2018 yılı Mart ayında geçici kabulün yapıldığı, dava tarihi itibariyle kesin kabul henüz yapılmadığı gibi kesin kabul süresinin de henüz dolmadığı,
hem mahallinde hem tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme ve tespitler uyarınca işlerde bazı eksik ve kusurların da bulunduğu, davalı-birleşen dosya davacısının eksik ve kusurlu işlerden kaynaklı giderim bedeli olarak talep edebileceği miktarın 353.723,26 TL olduğu, bu bedelin davacı firma alacağından mahsup edilmesi neticesinde nakit teminat iadeleri de dahil olmak üzere davacı tarafın davalıdan toplam 703.330,69 TL alacağı bulunduğu sonucuna varıldığı;
davalı tarafça 01/09/2021 tarihinde dosyaya sunulan beyan dilekçesi ve eklerinden davacı şirketin 09/08/2018 tarihli ---- imzalamış olduğu temlik sözleşmesi ---- yevmiye numarası ile müvekkili şirkete gönderildiğini, bu ihtarnamede davacının davalı şirketten olan 550.000,00 TL alacağını 3. Kişi -------- temlik ettiğinin belirtildiği, bunun üzerine Mahkememizce temlik sözleşmesinin noter onaylı suretinin dosya kapsamına kazandırılarak incelendiği,
yargılamanın devamı sırasında davacı vekilinin bu kez 16/08/2023 tarihli dilekçesi ile müvekkili şirket ile temlik alan 3. ------ arasında görüşmelere başlandığı ve bu görüşmeler neticesinde davacı şirket ile temlik alan 3. Şahıs ------- arasındaki tüm borçlar yönünden protokol ile ibralaşıldığını ve temlik sözleşmesinin konusuz kaldığını beyan ederek 22/05/2023 tarihli ibraname örneğini dosyaya ibraz ettiği görülmüştür.
Mahkememizce 22/05/2023 tarihli protokol ve ibraname belge aslını dosyaya ibraz etmesi hususunda davacı tarafa süre verilmiş, belge aslı sunulduktan sonra dava dışı -----ve belgeyi imzalayan vekiline belge örneği eklenmek suretiyle ayrı ayrı ihtarlı davetiye gönderilerek belge altında imzanın kendilerine ait ve geçerli olup olmadığı hususunda beyanda bulunmaları istenilmiş,
bunun üzerine da ----- ibranamenin aldatma (hile) nedeniyle geçersiz olduğu öne sürülerek 09/08/2018 tarihli temlik sözleşmesi sebebiyle davanın müvekkili lehine kabulünü talep ve dava etmiştir.İlk olarak asli müdahale kavramından bahsetmek ve 6100 sayılı HMK'daki asli müdahilliğe ilişkin yasal düzenlemelere bakmak gerektiğinde;Asli müdahale kurumu HMK'nın 65. Maddesinde düzenlenmiş olup, anılan madde şu şekildedir:
"(1) Bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişi, hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek, yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede dava açabilir.
(2) Asli müdahale davası ile asıl yargılama birlikte yürütülür ve karara bağlanır."Görüldüğü üzere asli müdahale kavramı görülmekte olan bir davada dava konusu şey üzerinde hak talep eden ve bu hakkın kısmen ya da tamamen kendisine ait olduğu iddiasına dayalı olarak asıl davanın taraflarına karşı aynı mahkemede açılmış bağımsız bir dava anlamına gelmektedir.HMK'nın 65. Maddesi uyarınca, asli müdahale kavramı görülmekte olan bir davada dava konusu şey üzerinde hak talep eden ve bu hakkın kısmen ya da tamamen kendisine ait olduğu iddiasına dayalı olarak asıl davanın taraflarına karşı aynı mahkemede açılmış bağımsız bir dava niteliğinde olup;
yasal düzenlemelerle Yargıtay uygulaması nazara alınarak, 6100 sayılı HMK'nın 31. ve 119. maddeleri çerçevesinde asli müdahil vekiline usulüne uygun asli müdahale dilekçesini vermek üzere Mahkememizce süre verilmiş, usulüne uygun müdahale dilekçesinin sunulmasından sonra dilekçeler ve ön inceleme aşaması tamamlanarak, asli müdahil vekiline iddiasını ispata yönelik delillerini sunmak üzere imkan tanınmış, asli müdahilin bildirdiği deliller toplanmış ve tanığı Mahkememizce dinlenmiştir.Yapılan yargılama ve toplanan, değerlendirilen deliller sonucunda;
davacı-birleşen dosya davalısı ve davalı-birleşen dosya davacısı arasında yapılan alt yüklenici sözleşme ve protokolleri kapsamında davacı şirketin davalıdan toplam 703.330,69 TL alacaklı olduğu, her ne kadar davacı şirket ---- tarihli resmi temlik sözleşmesi ilme davalıdan olan alacağının 550.000,00 TL'sini, asli müdahil -----temlik etmiş ise de; dosyaya sunulan ve imzası inkar edilmeyen 22/05/2023 tarihli ibraname ile protokolün konusuz kaldığı, asli müdahil ------İbranamenin hile nedeniyle geçersizliğini öne sürmüş ise de işbu iddiasını ispata yarar yeterli delil sunamadığı,
asli müdahili temsil edilen vekilinin tanık sıfatıyla verdiği beyanların iddiayı ispata yeterli görülmediği, dolayısıyla asli müdahale davasının ispatlanamadığı vicdani sonuç ve kanaatiyle asıl dosya davasının kısmen kabulü ile 703.330,69 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı birleşen dosya davacısından alınarak davacı birleşen dosya davalısına ödenmesine, asli müdahale davasının ise reddine dair karar vermek gerekmiştir.
Asıl dosya davasında davacı vekili teminat mektubunun iadesi talebinde de bulunmuş ise de; sözleşmeler ve eklerine göre teminat mektubunun iadesinin kesin kabulden sonra yapılacağının belirlendiği, her davanın açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilmesi gerekmekte olup, dava tarihi itibariyle kesin kabul süresinin henüz dolmadığı ve dolayısıyla kesin kabulün yapılmadığı gözetildiğinde teminat mektubunun iadesi şartlarının dava tarihi itibariyle oluşmadığı kanaatiyle davacının teminat mektubunun iadesi talebinin ise reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı-birleşen dosya davacısının aleyhine açılmış olan davada, davacı - birleşen dava davalısı ---- icra takibine yaptığı 53.874,08 TL tutarındaki ödemeye ilişkin mahsup talebine dair yapılan değerlendirmede ise, asıl dava tarihi itibariyle işçilik alacağının henüz ödenmediği, dolayısıyla muaccel olmadığı ve mahsubu talebinin yerinde görülmediği, bu alacağın açılacak ayrı bir dava ile talep edilmesinin her zaman mümkün olduğu kanaatiyle mahsup edilmeksizin davacı alacağının hesaplanması yoluna gidilmiştir.Birleşen dosya davası yönünden yapılan değerlendirmede ise;
birleşen dosya davacısının işin geç teslimi nedeniyle gecikme cezası talebinde bulunduğu, dava konusu ifanın gecikmesi ve 5.063.007,47 TL tutarında cezai şart talebini içeren ------ yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edilerek davalı-birleşen dosya davacısı tarafından davacı-birleşen dosya davalısına gönderildiği, --------- yapıldığı, son hakediş ile bedelinin 3.936.854,60 TL+KDV olduğu, sözleşmeye göre işin bitmesi gereken tarihin ise 01/08/2017 tarihi olduğu, 10/03/2018 tarihinde eksikliklerin tespit edildiği,
söz konusu eksikliklerin 25/03/2018 tarihinde tamamlanması sebebiyle tarafların imzalarının bulunduğu Geçici Kabul tutanağının imzalandığı, bilirkişi heyetince 22/03/2019 tarihli ihtarname ve taraflarca imzalanan 31/03/2018 tarihli Geçici Kabul'ün incelenmesi sonucunda; dava konusu ifanın gecikilen gün sayısı ve sözleşme cezai şartına göre hesap edildiği, hesap edilen gecikme tutarının sözleşme bedelinden fazla olduğu, ve geçici kabul tutanağında gecikme hususundan bahsedilmediği, işin normal süresi sonrasında davalı-birleşen dosya davacısı tarafından hazırlanan son hakedişte gecikme cezası kesilmediği,
davacı-birleşen dosya davalısının 28/12/2017 tarihindeki ihtarında işlerin %96'sını bitirdiğini belirten bilgi ve davalı-birleşen dosya davacısının birleşen davayı geçici kabul ve esas davadan yaklaşık 3 yıl sonra açarak gecikme cezası istediği tespitleri ile işteki gecikmenin tarafların kabulünde olabileceği yönündeki bilirkişi heyeti kanaati Mahkememizce de yerinde görülmüş; davalı-birleşen dosya davacısının eksik ve kusurlu işlerden kaynaklı giderim bedeli olarak talep edebileceği miktarın 353.723,26 TL olduğu,
bu bedelin ise davacı firma alacağından mahsup edilmesi suretiyle asıl dosya davasındaki davacı alacağının tespitinin yapıldığı görülmekle sübut bulmayan birleşen dosya davasının da reddine karar verilmek suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
HÜKÜM (Yukarıda Açıklanan Nedenlerle):
1-Asıl dosya davasının KISMEN KABULÜ ile 703.330,69 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı birleşen dosya davacısından alınarak davacı birleşen dosya davalısına ödenmesine, davacı birleşen dosya davalısının fazlaya ilişkin alacak ve teminat mektubunun iadesi taleplerinin reddine,
2-Birleşen dosya davasının REDDİNE,
3-Asli müdahale davasının REDDİNE,
4- ASIL DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN:
a-)Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 48.044,52 TL harçtan peşin yatırılan harcın mahsubu ile bakiye 20.451,44 TL karar ve ilam harcının davalı birleşen dosya davacısından tahsili ile hazineye gelir kaydına,
b-)Davacı birleşen dosya davalısı tarafından yapılan 27.643,88 TL dava açılış masrafı ile 12.895,70 TL yargılama masrafı toplamı 40.539,58 TL yargılama giderinden kabul red oranına göre hesaplanan 17.646,67 TL'sinin davalı birleşen dosya davacısından alınarak davacı birleşen dosya davalısına ödenmesine, bakiyesinin davacı birleşen dosya davalısı üzerinde bırakılmasına,
c-)Davacı birleşen dosya davalısı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden belirlenen 109.499,60 TL vekalet ücretinin davalı birleşen dosya davacısından alınarak davacı birleşen dosya davalısına ödenmesine,
d-)Davalı birleşen dosya davacısı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen kısım üzerinden belirlenen 139.739,57 TL vekalet ücretinin davacı birleşen dosya davalısından alınarak davalı birleşen dosya davacısına ödenmesine,
d-)Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.980,00 TL arabuluculuk ücretinden kabul red oranına göre hesaplanan 861,88 TL'sinin davalı birleşen dosya davacısından, 1.118,11 TL'sinin ise davacı birleşen dosya davalısından alınarak hazineye gelir kaydına,
5-BİRLEŞEN DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN:
a-) Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL harcın peşin yatırılan harçtan bahsubu ile 86,05 TL harcın davalı birleşen dosya davacısından alınarak hazineye irat kaydına,
b-)Birleşen dosya davacısı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
c-)Birleşen dosya davalısı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin birleşen dosya davacısından alınarak birleşen dosya davalısına verilmesine,
d-)Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin birleşen dosya davacısından alınarak hazineye irat kaydına,
6- ASLİ MÜDAHALE DAVASI YÖNÜNDEN:
a-) Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL harcın peşin yatırılan harçtan bahsubu ile arta kalan 821,40 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde asli müdahil --------- iadesine,
b-)Asli Müdahil tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
c-)Asli Müdahil davasında davacı birleşen dosya davalısı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin asli müdahilden alınarak davacı birleşen dosya davalısına verilmesine,
d-)Asli Müdahil davasında davalı birleşen dosya davacısı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 86.500,00 TL vekalet ücretinin asli müdahilden alınarak davalı birleşen dosya davacısına verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair; davacı birleşen dosya davalısı vekili, asli müdahil vekili ile davalı birleşen dosya davacı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ---------- Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/12/2024
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/88, K. 2024/891, 4 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama