KÜNYE
- Mercii
- Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/329
- Karar No
- 2024/558
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2024
Karar Metni
968 kelime·5 dk okuma·13 bölüm
T.C. ...10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/329 Esas - 2024/558
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2020/329 Esas
KARAR NO : 2024/558
DAVA
Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/07/2020
KARAR TARİHİ : 12/09/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 23/09/2024
Mahkememize açılan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, davalı şirketlerin oluşturduğu iş ortaklığı ile davacı idare arasında imzalanan sözleşmeler kapsamında çalıştırılan .... .... .... Esas sayılı dosyası ile açılan dava sonunda verilen kararın .... .... ... Esas sayılı dosyası ile açılan dava sonunda verilen kararın .... .... .... sayılı dosyası ile takibe konulması üzerine icra dosyasına 18.480,68-TL ödendiği, dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusunda bulunulduğu anlaşma sağlanamadığı belirtilerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 56.502,79-TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili, cevap dilekçesinde özetle, ihale makamı olan davacı ...Genel Müdürlüğünün işlerinde davalı şirket bünyesinde çalışan işçiler tarafından, davacı taraf ve davalı şirketler aleyhine pek çok dava açıldığı, iş bu davaların davacı ...Genel Müdürlüğü'nün tek taraflı ve haksız olarak gerçekleştirdiği “ihalenin iptali” eylemi sonrasında açıldığı, davacı Genel Müdürlüğün kendi kusurlu davranışlarıyla davaların açılmasına sebebiyet verdiği,
bu davaların sonuçlarına da katlanması gerektiği, davalı şirket ile davacı ...Genel Müdürlüğü arasında 2014/110305 İhale Kayıt numaralı “İçme Ve Kullanma Suyu İle Atık Su Tesislerinde Çalıştırılmak Üzere Eleman Ve Araç Temini İşi” için sözleşme yapıldığı, dava dışı işçilerin ...Genel Müdürlüğü tarafından temin edildiği ve davalı şirketler bünyesinde çalıştırıldığı,
davalı şirketlerin sözleşmede belirtilen işin süresi olan 36 ay süre üzerinden işçilerle belirli süreli iş sözleşmesi imzaladığı ancak devam eden süreçte 11.11.2017 tarihinde sona ermesi konusunda anlaşmaya varılan sözleşmenin, davacı ...Genel Müdürlüğü tarafından davalı şirkete gönderilen 11.11.2016 tarihli yazı ile feshedildiği, Sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle davalı şirketin uhdesinde çalıştırmakta olduğu işçilerin iş sözleşmesini davacı ...'nin talebi üzerine süresinden önce feshetmek zorunda kaldığı, sözleşmenin 9. Maddesinde işin süresinin işe başlama tarihinden itibaren 36 ay olduğunun belirtildiği,
Davalı şirketlerin davacı ile aralarında imzalanan sözleşmeden kaynaklı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, ilgili mevzuat hükümleri de dikkate alındığında, davacının dava dışı işçiye ödediği miktarları davalı şirketlerden rücuen tahsili isteminin hukuka ve hakkaniyete açıkça aykırılık teşkil ettiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 22.1 maddesinde belirtilen düzenlemede ve bu maddenin atıf yaptığı Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 6. Bölümünde, iş akdinin feshi halinde işçi alacaklarından yüklenicinin sorumlu olacağına,
idare tarafından her nasılsa ödenmek zorunda kalınan işçi alacakları için idarenin yüklenicilere rücu edeceğine ilişkin bir düzenlemenin yer almadığı, sözleşmenin feshinin davacı idarenin kusurundan kaynaklandığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
DELİLLER
...40.İş Mahkemesinin 2018/462 - 463 - 464 esas sayılı dosyaları, .... .... .... esas sayılı dosyaları, Dava dışı işçi .... .... ... SGK'dan hizmet dökümünü getirtilmiş incelenmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık konuları hakkında uzman bilirkişiden alınan bilirkişi raporunda özetle, dava dışı işçiler yönünden davacı genel müdürlüğün talep edebileceği miktarların, işçi ... |yönünden 08.11.2019 tarihinde ödenmiş olan 20.863,45 TL; işçi Sinan ENGİN yönünden 12.11.2019 tarihinde ödenen 17.158,66 TL, işçi Bülent ERGİN yönünden 08.11.2019 tarihinde ödenmiş olan 18.480,68 TL olmak üzere toplam 56.502,79 TL nin davalıların sorumluluğunda olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir.
DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ GEREKÇE
Dava, üst işveren sıfatıyla ödenen işçilik haklarının, taraflar arasındaki sözleşme ve ekleri uyarınca alt işveren davalılardan rucuan tahsili istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta davacı Kurumun, hizmet alım sözleşmesiyle davalılardan hizmet aldığı, anılan hizmetin davalıların temin ettiği işçiler tarafından yerine getirildiği, dava dışı işçilerin asıl işveren sıfatıyla işçilik haklarının tahsili bakımından tarafları dava ettiği, davanın kabul edildiği, davacının işçilik haklarına dayalı ödeme yaptığı, aralarındaki hizmet alım sözleşmesi ve ekleri uyarınca rucuan tahsili için işbu davayı açtığı hususları uyuşmazlık konusu değildir.
Taraflar arasındaki çekişme, dava dışı işçinin açtığı dava sonucu üst işveren sıfatıyla ödenen işçilik haklarının, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi ve ekleri uyarınca rucuan tahsili koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktalarında toplanmaktadır.
İddia, savunma, iş mahkemesi dosyası, icra takip dosyası içeriği, taraflar arasındaki sözleşme ve ekleri ve diğer kanıtlardan dava dışı işçilerin, davalıların işçisi olarak davacıya ait işyerinde hizmet verdiği anlaşılmaktadır. Mahkeme kararı ve icra dosyası ile davacının, üst işveren sıfatıyla dava dışı işçilere ödeme yaptığı yönü de sabittir. Davalılar, davacıya ait işyerinde hizmet alım sözleşmelerine uygun şekilde işçileriyle hizmet vermişlerdir.
Taraflar arasındaki sözleşme ve eklerinde çalıştırdıkları işçilerin iş mevzuatından kaynaklı tüm haklarından doğan sorumluluğu nihai olarak üstlenmişlerdir. O halde, sözleşme uyarınca davacı üst işverenin rücu hakkı kabul edilmelidir. Alt işveren davalılar, dava dışı işçiye ödenen işçilik hakları bakımından kural olarak kendi çalıştırdıkları dönem itibariyle sorumlu olacaktır.
Davacının ödemesine konu kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti ve UBGT ücretinin tamamı rücuya tabidir.
Adi ortaklığın sorumluluğu ise, müşterek ve müteselsildir. Davalılar, tacir olup avans oranında temerrüt faizi istenmesinde bir yanlışlık görülmemiştir. Davacı ödediği tarih itibariyle rücu hakkı kazanacağından bu tarih itibariyle temerrüt faizi talep etmesi de yerinde görülmüştür. Bu durum karşısında, davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/329, K. 2024/558, 12 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama