KÜNYE
T.C. ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi Yargılama Yetkisini Kullanan T.C.
- Mercii
- Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/133
- Karar No
- 2024/477
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2024
Karar Metni
1.453 kelime·7 dk okuma·16 bölüm
... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/133
KARAR NO : 2024/477
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
DAVA
Banka İşlemlerinden Kaynaklanan İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 02/03/2021
KARAR TARİHİ : 10/07/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan bankacılık işlemlerinden kaynaklanan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, davalılardan asıl borçlu ...Maden Ltd, Şti. ile müvekkili arasında kredi sözleşmeleri imzalanarak anılan davalı firmaya kredi kullandırıldığını, diğer davalıların bu kredi sözleşmelerinin müteselsil kefili olduklarını, kredi ödemelerinin zamanında yapılmaması üzerine tüm borçlulara ihtarname gönderildiğini, verilen süre içerisinde borçların ödenmediğini, tahsili için haklarında ... 20. İcra Müdürlüğü'nün 2020/6118 Esas dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlu davalıların itirazı ile takibin durduğunu ileri sürerek, itirazlarının iptaline, takibin devamına ve inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili, icra takip tarihi itibariyle davalıya herhangi bir borçlarının olmadığını, tüm kredi sözleşmelerine ve taahhütnamelere dair imza itirazında bulunduklarını, sözleşmelerin aslının ibrazını talep ettiklerini, kefaletin geçersiz olduğunu, bu konuda da gerekli denetimin yapılmasını talep ettiklerini, hesap kat ihtarının davalılara Tebligat Kanunu'na uygun olarak tebliğ edilmediğini, ihtarname ekindeki hesap özetinin yasal şartları taşımadığını, takip tarihinde talep edilebilir bir alacak bulunmadığını, aynı borç için ...
Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin 2021/641 Esas sayılı dosyasından takip yapıldığından mükerrer takip olduğunu, yapılan takibin İİK'nın 45. maddesi hükmüne aykırı bulunduğunu, ortada mevzuat gereği üçer aylık dönemler itibariyle gönderilmesi zorunlu dönem hesap özetlerinin de davalılara gönderilmediğinden icra inkar tazminatının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiş, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere haksız icra tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
KANITLAR
... 20. İcra Dairesi'nin 2020/6118 Esas sayılı takip dosyası getirtilmiş, takip alacaklısının davacı, takip borçlularının davalılar olduğu, takibin ilamsız icra takibi niteliği taşıdığı, dayanağın kredi sözleşmeleri ve ekleri bulunduğu, davalıların itirazları ile takibin durduğu ve işbu itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Arabuluculuk anlaşamama son tutanağı sunulmuştur.
... Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin 2021/641 takip sayılı dosyası getirtilmiştir.
Davacı tarafından sözleşme asılları, örnekleri, kefalet belgeleri, ödeme belgeleri, ihtarname ve tebliğ evrakı ibraz edilmiştir.
Davalı gerçek kişiler imza inkarında bulunduklarından ... 58 ve 26. Noterlikleri ile ... Ticaret Sicil Müdürlüğü, Türkiye İş Bankası A.Ş., Türkiye Garanti Bankası A.Ş., ... 15. İcra Hukuk Mahkemesinden 2019/701 Esas sayılı dosyasında bulunan bilirkişi raporu ve belge asılları, Güdül Tapu Müdürlüğü ile Denizbank A.Ş 'den davalı şirket ortağı veya yetkililerinin ıslak imzalarının bulunduğu evrak asılları getirtilmiş, grafolog bilirkişiden rapor alınmış ve imzaların davalı gerçek kişilerin eli ürünü oldukları ortaya çıkmıştır.
Bankacı bilirkişiden kök ve ek rapor alınmış düzenlenen raporlarda; davacı banka ile davalı asıl borçlu şirket arasındaki kredi sözleşmeleri ile diğer davalılar arasındaki müteselsil kefalet sözleşmelerini incelediğini, kefalet sözleşmesinin TBK ve TTK hükümlerine aykırılık teşkil etmediğini, nakdi ve gayrinakdi kredilerin kullandırıldığını, yapılandırmalar yapıldığını, kullandırılan krediler ile geri ödemelerin tespit edildiğini, 300.000,00 TL tutarlı taşınmaz ipoteği tesis edildiğini, üç ayrı kredi sözleşmesinin bulunduğunu, genel işlem şartlarına aykırılık tespit edilmediğini, davacının temerrüt ihtarı keşide ettiğini,
asıl borçlu davalı şirketin sözleşmedeki adresine tebliğe çıkarıldığını, kapalı olması nedeniyle mahalle muhtarına tebligat yapıldığını, kefil davalılar için keşide edilen ihtarların adresin kapalı olması nedeniyle iade edildiklerini, sözleşmedeki bildirilen adrese tebligat yapılacağı hükmünün sadece asıl borçlu için geçerli olacağını, İİK'nın 68/b maddesi hükmünün salt borçlu için uygulanacağını, dolayısıyla davalı müteselsil kefillerin temerrütünün takiple başlayacağını, sözleşme hükümlerine göre temerrüt faizinin %50 artışla %27 oranında olması gerektiği, davacının takip talebinde %33 belirlemesinin yerinde bulunmadığını,
çek bedeli depo talebinin kefillere yöneltilmesi bakımından sözleşmede ayrıca ve açıkça hüküm olması gerektiğinı, esasen çek bedelinin gerek asıl borçlu gerekse kefiller bakımından depo edilmesi yönünde sözleşmede açıklık olmadığını, bu talebin yerinde bulunmadığını, takip talebi, kayıtlar ve temerrüt tarihi esas alındığında, asıl borçlu davalının ipotek bedeli yönünden 300.000,00 TL'nin mahsubu ile 345.602,96 TL asıl alacak, 91.030,02 TL işlemiş faiz, 4.551,50 TL BSMV ve 1.623,51 TL masraf, diğer davalıların ise 605.051,30 TL asıl alacak, 95.626,32 TL faiz, 4.781,32 TL BSMV ve 1.623,51 TL masraf sorumluluğu olduğunu,
%27 oranında temerrüt faizi uygulanması gerektiğini, açık hüküm olmadığından çek bedelini depo talebinin yerinde bulunmadığını, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibin infazda dikkate alınması gerketiğini görüş olarak bildirilmiştir.
GEREKÇE
Dava, banka kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta davacı Banka ile davalı asıl borçlu şirket arasında üç ayrı tarihte kredi sözleşmesi imzalandığı, diğer davalıların bu kredi sözleşmelere müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imza attıkları, davacının, kredi sözleşmeleri uyarınca kullandırılan kredilerin bir kısımın ödenmediğinin, ihtarname keşide edildiğinin, halen ödeme yapılmaması nedeniyle icra takibi başlatıldığının, bu takibin davalıların haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazlarının iptaline karar verilmesini istediği, davalıların ise borcun bulunmadığını, imzaların kendilerine ait olmadığını savundukları hususları uyuşmazlık konusu değildir.
Öte yandan, kullandırılan kredilerin temini için taşınmaz ipoteği tesis edildiği, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibin devam ettiği, ipotek limiti düşülerek işbu davanın konusu takipte asıl borçlu yönünde talepte bulunulduğu hususları da dosya kapsamıyla sabittir.
Çekişme, taraflar arasındaki kredi sözleşmelerindeki imzalarının davalı gerçek kişilere ait olup olmadığı, kefalet sözleşmelerinin geçerli bulunup bulunmadığı, davacının icra takibinde açıkladığı tutarda davalılardan kredi alacağı olup olmadığı, varsa miktarı ile çek bedelini depo ettirme koşullarının bulunup bulunmadığı ve inkar tazminatına hükmedilmesinin gerekip gerekmediği yönlerinde toplanmaktadır.
İddia, savunmalar, kredi sözleşmeleri, ödeme belgeleri, ihtarnameler, tebliğ belgeleri, icra takip dosyası, gerek imza incelemesine ilişkin gerekse hesaplamaya yönelik kök ve ek raporlar ile tüm dosya kapsamından, davacının, davalı şirkete krediler kullandırdığı, bu kredi sözleşmelerinde gerek temsilci gerekse müteselsil kefil olarak atılan imzaların diğer davalılara ait bulunduğu, kefalet sözleşmelerin gerek içerik gerekse diğer koşulları bakımından TBK'nın emredici hükümlerine uygun olduğu,
sözleşmelerde ayrıca ve açıkça gayrinakdi kredi niteliğindeki çek karnesi bedellerinin ibraz edilmeden depo edilmesi yönünde gerek asıl borçluyu gerekse müteselsil kefillerin sorumluluğuna yönelik hüküm bulunmadığı, icra takibinde talep edilen temerrüt faiz oranın sözleşmeye uygun şekilde %27 olması gerektiği, davalı müteselsil kefillerin icra takibinden önce geçerli şekilde temerrüte düşürülmediği, icra takibiyle temerrütün gerçekleşeceği, takip talibindeki taleple bağlı kalınması gerektiği, icra takibinde talep edilen masrafın yargılama giderleri arasında değerlendirilmesinin zorunlu olduğu,
asıl borçlu davalının ipotek bedeli yönünden 300.000,00 TL'nin mahsubu dikkate alındığında 345.602,96 TL asıl alacak, 91.030,02 TL işlemiş faiz, 4.551,50 TL BSMV, diğer davalıların ise 605.051,30 TL asıl alacak, 95.626,32 TL faiz, 4.781,32 TL BSMV ile sorumluluklarının bulunduğu, davacı alacağının belli ve bilinebilir, başka bir anlatımla likit bulunduğu, inkar tazminatına hükmedilmesi koşullarının da olduğu sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
E¸
Üye ...
E¸
Üye ...
E¸
Katip ...
E¸
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/133, K. 2024/477, 10 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama