KÜNYE
T.C. İzmir Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Temmuz 2024
- Esas no
- 2021/144 Esas
- Karar no
- 2024/128
- Dava
- Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 08/11/2021
- Karar tarihi
- 22/07/2024
Karar Metni
1.595 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı ...'in eşi ... müvekkili şirketin ortağı iken, diğer ortaklar ile bir takım konularda ihtilaflar yaşanması nedeni ile ortak alınan kararlar sonucunda, hisselerini bizzat belirlediği bedel mukabilinde diğer ortaklara devrettiğini ve 09.06.2020 tarihi itibarıyla müvekkili şirket ile herhangi bir hukuki ve fiili bağı kalmadığını, Şirket hisse devri işlemlerinin gerçekleşmesi ve bedelin de ödenmesi sonucunda artık müvekkili şirketin ticaret unvanının ana unsuru olan ve aynı zamanda müvekkil şirketi tanıtıcı şekilde tescilsiz marka olarak kullanılan “... şekil ve tik” işaretinden oluşan ibare ve logo üzerindeki fikri,
mali ve sınai her tür hak müvekkili şirkete ait olduğu halde, hisse devrini takiben bir hafta içinde davalı ...'in ve eşi ...'in diğer davalı ... Ölçüm ve Belgelendirme San. Tic.
Ltd. unvanlı şirketi kurduğunu, « Davalıların, bu haksız rekabet eylemleri ile de yetinmeyerek, birkaç ay zarfında davalı gerçek şahıs adına müvekkiline ait ticaret unvanının birebir aynısını içeren ... başvuru ve tescil numaralı" “... enerji ve mühendislik hizmetleri İtd.şti. ... services limited company” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, yine davalı gerçek şahıs adına yapılan ... başvuru ve tescil numaralı “... ölçüm ve belgelendirme” ibareli markaların tercih edilmesinin, müvekkiline ait ticari unvanın birebir aynısını içeren marka başvurusu gibi iyi niyet ve dürüstlük kuralları ile bağdaşmadığını,
“...” ibaresi üzerindeki öncelik hakkının müvekkil şirkete ait olduğunu, gerek ticaret unvanının ana unsuru, gerekse tescilsiz marka olarak kullanımı itibarıyla asıl hak sahibinin müvekkili olduğunu, Davalıların “...” uzantılı alan adı ve mail adreslerini tercih etmelerinin de haksız rekabet eylemi ve kötü niyetli olduğunu,Tarafların ticaret faaliyet konularının da aynı olduğunu, müvekkilinin müşterisinin müvekkili ile iş yaptığını sanarak - davalı ile iş yaptığını ortaya koyan müşteri mailleri olduğunu, kaldı ki aynı olmasaydı dahi, olayda kötü niyetli tescil söz konusu olduğunu,
markanın başvuru sahibi ve aynı zamanda davalı şirket ortağı olan davalı ...'in müvekkili şirketten ayrılıp dava şirketi kuran diğer ortak ...'in eşi olduğunu, dolayısıyla, dava konusu olayda davalıların birlikte hareket ederek bilerek isteyerek niyetli tescilleri gerçekleştirdiğini, İddia ederek; “... Ölçüm Ve Belgelendirme San. Tic.
Ltd.” ticaret unvanının terkinine veyahut “...” ibaresinin unvandan terkinine ... numaralı markanın öncelikle müvekkile devrine, aksi durumda hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,... numaralı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, “...” ibaresini içeren unvan ve marka tescilleri sonucunda haksız rekabetin tespiti ve men'ine, ... alan adı ve ..., ..., ... şeklindeki alan ad ve uzantılarının görülmektedir, iptaline ve terkinine karar verilmesini talep ettiği görülmektedir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkil şirketin yetkilisi ...'in davacı şirketin eski ortaklarından olduğunu, taraflarca varılan mutabakat üzerine bu şirketteki hisselerini devrederek müvekkili şirketi kurduğunu, hisse devri sözleşmenin 12. maddesinde "... hisse devreden, borçluya karşılık asli veya fer'i, niteliği, cinsi ve miktarı ne olursa olsun, herhangi bir borç, yükümlülük, taahhüt yahut bir işlem dolayısıyla herhangi bir şekilde davranış veya ifa yahut eda altında değildir" hükmü bulunduğu için müvekkilinin davacı şirkete karşı hiçbir yükümlülüğü bulunmadığını, Ortaklığın sonlanması akabinde müvekkili şirketin kurulduğunu,
davacı firma ile müvekkili firmanın çalışma alanları ve faaliyet kodlarının tamamen farklı olduğunu, örneğin davacı firma Elektrik Mühendisleri Odası tarafından yetkilendirilmiş bir mühendislik firmasıyken müvekkili şirketin ... ...-... akreditasyonu amacıyla kurulmuş, temel olarak Avrupa Birliği fonlarına ilişkin danışmanlık hizmetleri yürüten bir firma olduğunu, ticaret unvanlarının karıştırılma (iltibas) ihtimali bakımından yapılan değerlendirmede ticaret unvanlarının çekirdek ve ek kısımlarının bir bütün hâlinde gözetilmesi gerekli olup;
ayrıca buna ilave olarak unvanlar arasında karıştırılma (iltibas) ihtimalinden bahsedebilmek için, esas itibariyle ticari işletmelerin faaliyet konularının aynı veya benzer olması gerektiğini, dolayısıyla bu durumda haksız rekabetten söz edilmesinin mümkün olmadığını, tarafların faaliyet alanları birbirinden farklı olduğunu ve bu sebeple "...
Ölçüm ve Belgelendirme" ticari unvanına ilişkin tüm taleplerin reddi gerektiğini, zaten ülkemizde "..." ibaresiyle başlayan benzer ticari unvana sahip birçok işletme bulunduğunu, Hukuka uygun şekilde ticari unvanını kullanan müvekkilinin bunun uzantısı olan alan adı ve mail adreslerini kullanmakla da yetkili olduğunu, “... ölçüm ve belgelendirme" markasının 19.12.2021 tarihinde; “... enerji ve mühendislik" markasının ise 22.01.2021 tarihinde usulüne uygun başvuru neticesinde Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından müvekkili ... lehine tescil edilmiş olup;
ilgili yasal süreler içerisinde davacı tarafça yahut üçüncü kişilerce herhangi bir itirazda bulunulmadığı için bu markalarının mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunu, esasında Müvekkilin mülkiyetinde olan bir markanın davacı tarafça ticari unvan olarak kullanılmasının hukuka aykırı olduğunu, esasında taraflar arasındaki geçmişe dönük iyi ilişkiler sebebiyle müvekkillerinin iş bu davanın açılmasından önce davacı şirket yetkilileriyle birtakım görüşmeler yürüttüğü markayı usulünce devretmeye niyetli olduklarını belirtmişlerse de bu görüşmelerden sonuç alınamadığını, neticeten iş bu dava açıldığını, ileri sürerek;
davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmektedir.
DELİLLER
TPMK kayıtları, bilirkişi raporu, ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davalı adına tescilli "... Enerji ve Mühendislik Hizmetleri Limited Şirketi, ... services limited company ibareli markanın hükümsüzlüğüne yine davalı adına tescilli ... ölçüm ve belgelendirme ibareli markanın hükümsüzlüğü davalı tarafça kullanımlarının davacının ticaret ünvanına iltibas oluşturup oluşturmadığı markaların hükümsüzlük ve sicilden tescil koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği ticaret unvanındaki terkin koşulunun oluşup oluşmadığı internet adresindeki kullanımlarının engellenmesine yönelik talebin yerinde haklı bir talep olup olmadığı hususlarında anlaşmazlık bulunmakla yapılan yargılama sonucunda;
TIK m. 18/1'e göre her tacir kanuna uygun bir ticaret unvanı seçmek; TTK m. 39/1 uyarınca
ticari işletmesine ilişkin işlemleri ticaret unvanıyla yapmak ve işletmesiyle ilgili senetlerle diğer
belgeleri bu unvan altında imzalamak zorundadır. Bunun gibi, her tacir, ticari işletmenin açıldığı günden itibaren onbeş gün içinde, ticari işletmesini ve seçtiği ticaret unvanını, işletme merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline tescil ve ilan ettirir. (TTK m. 40/1) Aynı şekilde Ticaret Sicil Yönetmeliği'nde de ticaret unvanını düzenleyen hükümler yer almaktadır. Yönetmeliğin 42.maddesine göre gerçek ve tüzel kişiler unvan ve işletmelerini tescil ettirme yükümlüdür.
Sermaye şirketlerinin ticaret unvanı çekirdek ve ek olmak üzere iki kısımdan oluşur. Çekirdek unsurda işletme konusunun gösterilmesi ve şirket türünün yer alması zorunludur. Ticaret unvanında “çekirdek” kısmı zorunlu olmasına rağmen “ek” kullanılması kural olarak zorunlu değildir.
Ancak TTK md.45 “Bir ticaret unvanına Türkiye'nin herhangi bir sicil dairesinde daha önce tescil edilmiş bulunan diğer bir unvandan ayırt edilmesi için gerekli olduğu takdirde, ek yapılır” hükmünü amirdir. Bu madde gereğince tacirler, ticaret unvanına, Türkiye'nin herhangi bir sicil dairesinde daha önce tescil edilmiş bulunan diğer bir unvandan ayırt edilmesi için gerekli olduğu takdirde ek kullanmaya mecburdurlar.
Ticaret unvanına ayırt edicilik kazandıran unsur, kural olarak unvanın “çekirdek” kısmına eklenen “ek” unsurudur. Bu “ek” sayesinde ticaret unvanlarının birbirine karıştırılmasının önüne geçilmesi amaçlanmaktadır. Gerçekten unvanın çekirdek kısmında görsel, işitsel ve anlamsal açılardan benzerlik olduğu durumlarda, ticaret unvanının çekirdek unsuruna yapılacak ek, karıştırılma ihtimalinin önüne geçebilecektir.
Ticaret unvanlarının farklı sicil bölgelerinde dahi olsa, farklı tacirler adına tescil edilmesi halinde, öncelik hakkına sahip olan tacirin diğer tacir aleyhine dava açarak bu unvanın terkinini veya değiştirilmesini talep etmesi mümkündür. Ticaret unvanlarının karıştırılma (iltibas) ihtimali bakımından yapılan değerlendirmede öncelikle ticaret unvanlarının çekirdek ve ek kısımlarının bir bütün hâlinde gözetilmesi gereklidir.
Ayrıca buna ilave olarak unvanlar arasında karıştırılma (iltibas) ihtimalinden bahsedebilmek için, esas itibariyle ticari işletmelerin faaliyet konularının aynı veya benzer olması gerekmektedir. Zira ticaret unvanlarının bağlı olduğu işletmelerin faaliyet konularının birbirinden farklılaştığı oranda, aynı ya da benzer unvanlar arasındaki karıştırılma (iltibas) ihtimali de azalmaktadır.
Somut olay yönünden yapılan incelemelerde; davacı şirketin tescil tarihinin (2018), davalı şirketin tescil tarihinden (2020) önce olduğu, yine davacı şirketin “...” ibaresini davalı şirketten önce markasal mahiyette kullandığı, taraf şirketlerin ticaret unvanlarına ayırt edicilik sağlaması gereken ek kısmının aynı ibareden (...) oluştuğu, ticaret sicil kayıtlarına ve fiili kullanımlarına istinaden taraf şirketlerin faaliyet alanlarının örtüştüğü, tüm bu nedenlerle ilgili sektörün tüketicileri nezdinde iş bu iki ticaret unvanının karıştırılma ihtimalinin bulunabileceği değerlendirilmiştir.
Somut olayda; davalı adına tescilli markalardaki esas unsur ile davacının fiili kullanımındaki esas (baskın) unsurun "..." ibaresi olduğu bu ibarenin benzer nitelikte olduğu, davacı şirketin bu ibareyi elektrik tesisatı, topraklama tesisatı, paratoner iç tesisat muane, test, ölçüm, kontrol, denetim hizmetlerinde, dağıtım panosu montaj hizmetlerinde proje çizim hizmetlerinde enerji analizi ve ölçüm hizmetlerinde elektriksel periyodik muayene hizmetlerinde eskiye dayalı kullanımın bulunduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu markalar kapsımında yer alan bilimsel ve sınai inceleme, araştırma hizmetleri, mühendislik hizmetleri, mühendis tasarım hizmetleri kalite ve standart belgelendirme amaçlı mal ve hizmetlerin test edilmesi hizmetlerinin bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının talebi bakımından SMK'nın 6/3 düzenlenen yasal şartlarının oluştuğu yani markalar arasında benzerliğin bulunduğu ve ticaret ünvanının kullanım bakımından ise yine her iki ünvanda yer alan ... ibaresinde iltibasın bulunduğu kanaati hasıl olmuştur.
Davacı her ne kadar SMK'nın 6/9 maddesi kapsamında kötü niyetle tescil edildiği iddiası bulunsa da kötü niyetle tescile ilişkin dosyadaki bilgi ve belgeler alınan bilirkişi raporu kapsamında yasal şartların oluşmadığı ancak nispi hükümsüzlük hallerine ilişkin yasal düzenlemelerde birinin gerçekleşmesi halinde hükümsüzlüğe karar verileceğinden SMK 6/3 yasal şartları oluştuğundan davacının davasının kabulüne, davalı adına markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalının ticaret ünvanında kullandığı ... ibaresinin çıkartılmasına dair aşağıda belirtir şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip... e-imzalı Hakim... e-imzalı
İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2021/144, K. 2024/128, 11 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama