KÜNYE
T.C. İstanbul 3.FİKRÎ Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Temmuz 2024
- Esas no
- 2021/150
- Karar no
- 2024/125
- Dava
- MARKAYA TECAVÜZ VE HAKSIZ REKABETİN TESPİTİ, MENİ, REFİ, MADDİ - MANEVİ TAZMİNAT, MARKANIN HÜKÜMSÜZLÜĞÜ VE SİCİLDEN TERKİNİ
- Dava tarihi
- 09/10/2018
- Dava tarihi
- 10/03/2022
Karar Metni
4.339 kelime·22 dk okuma·6 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Markaya Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i, Ref'i, Maddi - Manevi Tazminat, Markanın Hükümsüzlüğü ve Sicilden Terkini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
ASIL DAVADA
Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin 2013 yılından beri belirtilen faaliyetler ile sınırlı olmamak kaydı ile yiyecek ve içecek sağlanması ve geçici konaklama faaliyetlerinde bulunan ... TİC.
A.Ş. unvanlı firmanın ortağı olduğunu, yiyecek ve içecek faaliyetlerini "..." ve "..." tescilli markaları ile devam ettirdiğini, müvekkilinin; ... tescil numaralı "... + şekil" markasının ... sınıflarının 10/06/2013 koruma tarihi ve ... tescil numaralı "... + şekil" markasının ... sınıflarının ... koruma tarihi itibari ile hak sahibi olduğunu, "..." markasının;
... ili ... ilçesi ...Mahallesi ...numaralı taşınmazda yiyecek ve içecek faaliyetinde bulunduğunu, müvekkilinin ... tescil numaralı "...+şekil" markasının, ... sınıflarının 06/07/2017 koruma tarihi itibari ve ... tescil numaralı "...+şekil" markasının,... sınıflarının 28/07/2017 koruma tarihi itibari ile hak sahibi olduğunu, "..." ile "...+şekil" markasının; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... numaralı taşınmaz ile ... ili ... ilçesi ...
Mahallesi ... numaralı taşınmazda toplam iki şube ile yiyecek ve içeçek faaliyetinde bulunduğunu, davalı şirketin; ... tescil numaralı "... " markasının ... sınıfta 11/08/2017 koruma tarihi itibari ile hak sahibi olduğunu, davalının ... ili ... ilçesi ... adresinde 01/03/2018 tarihinden itibaren "... " ismi ile yeme içme faaliyetlerinde bulunduğunu, taraf markalarının tüketici nezdinde ilişkilendirme/karıştırma, iltibas ihtimaline sebep olacağından ve yüksek boyutlarda haksız rekabet yaratacağından, bu davayı açtıklarını, davalı markası incelendiğinde;
sadece "..." kelimesinin ayırt edici nitelikte olduğunu, bu kapsamda müvekkilinin markaları arasında "..." bakımından sadece "..." harfi eksikliği, "..." bakımından ise "..." harfleri fazlasının bulunduğunu, bu yönüyle markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal açılardan benzerlikler olduklarını, ayrıca markaların aynı hizmetleri kapsadıklarının sabit olduğunu, markaların hedef kitlesinin aynı olduğunu, açıkladıkları nedenlerle; ihtiyati tedbir talebinin kabülüne, davalının tecavüzlerinin ve haksız rekabet faaliyetlerinin tespiti ile giderilmesine, tecavüz teşkil eden fillerin durdurulmasına,
müvekkilinin maddi ve manevi zararlarının karşılanmasına, bu çerçevede şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın, manevi zararların karşılığı olmak üzere 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, dava sonucunda ... numaralı "..." markasının tesciline dair kurum kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğünün tespitine, davalının bu markayı kullanarak yarattığı iltibas sebebiyle haksız rekabet oluşturduğunun tespitine ve giderilmesine, kötü niyetli davalının bu markanın ve internet sitesinin kullanılmasının engellenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirkete usule uygun tebligat yapılmış, davaya cevap verilmemiştir.
BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN 2022/46 ESAS SAYILI DAVADA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ilgili maddelerine aykırılık teşkil eder nitelikteki faaliyetlerinden doğan maddi ve manevi zararların davalıdan tahsili ile marka hakkına tecavüz - haksız rekabetin tespiti, markaya vaki tecavüzün durdurulması, önlenmesi, kaldırılması, davalıya ait markanın hükümsüzlüğü ve davanın daha önce açılan ... 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davası ile birleştirilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirkete usule uygun tebligat yapılmış, davaya cevap verilmemiştir. TPMK kayıtları istenmiş, HMK'nın 266.maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
21/10/2019 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: ... tescil numaralı "...", ... tescil numaralı "...", ... tescil numaralı "...", ... tescil numaralı "... " markalarının ... (Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri, Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri.
Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri) sınıflarda davacı adına tescil edilmiş olduğu, davacı adına tescilli markaların esas unsurunun "..." ve "..." ibaresi olduğu, hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil numaralı "..." markanın .... sınıfta (Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri.
Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri" tescil edilmiş olduğu, davalı adına tescilli markanın esas unsurunun "..." ibaresi olduğu, taraf markalarının esas unsurunun benzer olduğu ve bu benzerliğin markaların bir bütün olarak karıştırılmasına sebebiyet verebilecek nitelikte olduğu, her iki taraf markasının sektörel olarak bilinirliğini ispat eder delillerin dosyada mevcut olmadığı,
davacı markası ile davalı markasının tescilli olduğu ... sınıftaki "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri, Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri.
Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri" yönünden ... tescil numaralı "... " markasının hükümsüzlük şartlarının mevcut olduğu (SMK m.6/1), dava konusu 2017 tescil numaralı "... " markası tescilli olduğu sürece markanın kullanımının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmeyeceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
08/07/2020 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle: Davacının dayanak markalarının başvuru tarihi davalı adına tescilli markanın başvuru tarihinden önce olmakla, marka hakkına tecavüze bağlı talep hakkı yönünden davacının SMK 155 maddesine dayalı olarak kök rapora yaptığı itirazın yerinde olduğu, davalının taraf markalarının benzer olmadığı yönündeki beyanlarının kök raporda değerlendirilmiş olup, 04.11.2019 tarihli dilekçe ile yapılan itirazın kök raporda vardıkları hukuki sonuçlarda değişiklik yapılmasını gerektirecek nitelik taşımadığı, Mahkemece davalının davacının marka hakkına tecavüz ettiği kanaatine varılacak olursa talep edilebilecek maddi tazminatın 1.421,88 TL olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
08/08/2021 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Davacı ve davalı markasının aynı sektörde kullanıldığı, davacı marka ibarelerinin ayırt ediciliğe sahip ibareler olduğu, davalı markasının davacı markasına yakınlığı aynı sektörde kullanılan markaların ortalama tüketicinin mal ve hizmetlerin aynı işletmeden ya da ekonomik olarak bağlı işletmelerden kaynaklandığını düşünme ihtimallerini doğuracağı, markaların ortalama tüketici üzerinde yarattığı genel izlenimde iltibas tehlikesinin olduğu, dava konusu "..." markasının kullanıldığı Akasya Avm adresinde davalı firmanın faaliyette bulunmadığı, markanın bu adreste kullanan firmanın belli olmaması sebebiyle davacının talebi olan SMK 151/2-b maddesi uyarınca tazminat hesabı yapılamayacağı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
24/02/2023 havale tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: İki şirket arasında organik bağ bulunduğu, tarafların markaları arasında karıştırılma ihtimalinin olduğu, markanın bu adreste kullanan firmanın belli olmaması sebebiyle davacının talebi olan SMK 151/2-b maddesi uyarınca tazminat hesabı yapılamayacağı, 22/02/2023 dava konusu "Louie İstanbul" markasının kullanıldığı ...adresinde davalı firmanın faaliyette bulunmadığı, birleşen davanın davalısının faaliyette bulunabileceği, birleşen davanın davalısına ait defter incelemesi için defterlerini sunmadığından hesaplamanın yapılabilmesi için raporun 11. sayfada belge talebi altında açıklandığı üzere bağlı olduğu vergi dairesinden müzekkere ile belgelerin talebi halinde hesaplamanın yapılabileceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
26/06/2023 tarihli tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle: .Davacının maddi tazminat talebinin 151/2-b maddesi bendini göre 79.728,15 TL tazminat talep edebileceği, tazminat talebi dışında kalan, esas mahiyette kök raporda yer alan görüşlerini değiştirmelerini gerektirir herhangi bir durumun mevcut olmadığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
ASIL DAVA
TPMK nezdinde davalı ... ŞİRKETİ adına tescilli ... numaralı "..." markasının hükümsüzlüğü ve sicil terkini, davalının eyleminin; davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, meni, refi, SMK'nın 151/2-b maddesine göre şimdilik 5.000TL maddi, 10.000TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile ihtiyati tedbir talebine ilişkindir.
BİRLEŞEN DAVA
TPMK nezdinde ... ŞİRKETİ adına tescilli ... numaralı "..." markasının hükümsüzlüğü ve sicil terkini, davalının eyleminin; davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, meni, refi, SMK'nın 151/2-b maddesine göre şimdilik 5.000TL maddi, 10.000TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile ihtiyati tedbir talebine ilişkindir.
Davaya dayanak markalar; dava açıldıktan sonra asıl davada davacı ... tarafından, birleşen dava davacısı ... TİC. A.Ş.'ye devredildiğinden, asıl davada ...'nun UYAP kaydının silinmesine, asıl ve birleşen davada davacının ... A.Ş. olduğuna karar verilmiştir.
Davacı vekili 16/05/2024 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 79.728,15 TL olarak ıslah etmiş, ıslah harcını yatırmıştır.
Marka hakkına tecavüz sayılan haller SMK'nın 7.maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29.maddede düzenlenmiştir.
Madde 7 (Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları):
"(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.
(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:
a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:
a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.
b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.
c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.
ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.
d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.
e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.
f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.
(4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez.
(5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez:
a) Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi.
b) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması.
c)Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması."
Madde 29 - (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.
6769 sayılı SMK'nın 149.maddesi: "(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:
a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.
b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.
c) Tecavüz fiillerinin durdurulması.
ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.
d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması.
e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması.
f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.
g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi.
(2) Birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda, söz konusu ürün, cihaz ve makinelerin değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu değerin kabul edilen tazminat miktarını aşması hâlinde, aşan kısım hak sahibince karşı tarafa ödenir.
(3) Birinci fıkranın (g) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda ilanın şeklî ve kapsamı kararda tespit edilir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer.
(4) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları bakımından manevi zararın tazmini talep edilemez."
6769 sayılı SMK'nın 151.maddesine göre: "(1) Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar. (2) Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanır:
a) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir.
b) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç.
c) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli.
(3) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur.
(4) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, ikinci fıkranın (a) veya (b) bentlerinde belirtilen değerlendirme usullerinden birinin seçilmiş olması hâlinde, mahkeme ürüne ilişkin talebin oluşmasında sınai mülkiyet hakkının belirleyici etken olduğu kanaatine varırsa, kazancın hesaplanmasında hakkaniyete uygun bir payın daha eklenmesine karar verir. (5) Mahkeme, patent haklarına tecavüz hâlinde, patent sahibinin bu Kanunda öngörülen patenti kullanma yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğu kanaatine varırsa yoksun kalınan kazanç, ikinci fıkranın (c) bendine göre hesaplanır.
(6) Coğrafi işarete veya geleneksel ürün adına tecavüz hâlinde bu madde hükmü uygulanmaz." hükmü amirdir.
Marka:Bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye sağlar, markalar işletmelerin üretmiş olduğu emtia veya sunmuş oldukları hizmetlerin birbirinden ayrılmasını sağlamaktadır.
Karıştırılma ihtimali: Bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir. Karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekmektedir.
Markaların esas unsurlarının ve vurgu sözcüklerinin aynı veya benzer olması, markanın genel görünümüne etkisi az olan diğer unsurlardaki farklılığa rağmen iltibasa yol açabilir. Sözcük markalarında, sözcüklerin başlangıç ve kökleri bütünsel benzerliğin tayininde önemlidir. İki marka arasındaki iltibasın varlığının saptanmasında, markaların yan yana konularak karşılaştırma yapılmaması gereklidir.
İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının saptanmasında ilgili mal ya da hizmetin orta yetenekteki alıcılarının dikkat ve özeni esas tutulur. Bu alıcıların markaları, aynı anda göz önünde bulunduramayacakları da dikkate alınarak ayrıntılara ilişkin farklar ve bütüne ilişkin benzerlikler üzerinde durulur.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU
Madde 54 "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.
(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır."
Madde 55 "(1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır:
a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar
b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek;
c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak;
d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek;
e) İş şartlarına uymamak;
f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak."
Madde 56 "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse;
a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini,
b) Haksız rekabetin men’ini,
c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilm esini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını,
d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini,
e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. "hükümleri yer almaktadır.
Haksız rekabet hükümlerinin amacı yasada "bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması" şeklinde tanımlanmıştır. Türk Ticaret Kanunu’nun haksız rekabete ilişkin hükümlerinin uygulanması açısından varlığı gereken iyi niyet kurallarına aykırılık kriteri kaynağını Türk Medenî Kanunu’nun 2. maddesinde düzenlenmiş olan dürüstlük kuralından almaktadır. Bu iyiniyet kuralına aykırı hareketler iktisadi rekabetin kötüye kullanımıdır.
Genel anlamdaki haksız rekabet veya özel yasalar gereğince korunan haklara tecavüz nedeniyle bir zarar doğmuşsa veya henüz zarar doğmamış olmakla beraber doğabilecek ise hatta hiçbir zarar söz konusu olmamakla beraber, haklara tecavüz eden kişi bir kazanç elde etmiş ise hakları tecavüze uğrayanın tazminat hakkı vardır. Bu tazminat, T.T.K.
58. maddesinde açıklandığı üzere haksız rekabet yüzünden müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, ticari işletmesi veya diğer iktisadi menfaatleri bakımından uğranılan zarar veya zarara uğrama tehlikesi varsa, tecavüz edenin elde etmesi mümkün görülen menfaatlerin karşılığı olarak verilebilir. T.T.K. 58/d. bendinde de açıkladığı gibi, haklara tecavüz eden, haksız rekabet sonucunda hak sahibinin esasen hiçbir zarara uğramadığını ileri sürerek tazminattan kurtulamaz.
Asıl olan bir hakka tecavüzdür. Bu tecavüz varsa, tecavüze uğramayanın bundan ötürü mütecavizin eyleminin durdurulması, sonuçlarının önlenmesi ve zararının somut olaya göre incelenmesi ve takdir edilmesi gereklidir.
6102 Sayılı TTKnın 54.maddesi ile, haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.
6769 sayılı SMK'nın 5. maddesinde marka tescilinde mutlak red sebepleri aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
Madde 5- (1) Aşağıda belirtilen işaretler, marka olarak tescil edilmez:
a) 4 üncü madde kapsamında marka olamayacak işaretler.
b) Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler.
c) Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.
ç) Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler.
d) Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.
(2) Bir marka, başvuru tarihinden önce kullanılmış ve başvuruya konu mal veya hizmetler bakımından bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmışsa bu markanın tescili birinci fıkranın (b), (c) ve (d) bentlerine göre reddedilemez.
6769 sayılı SMK'nın 6. maddesinde marka tescilinde nisbi red sebepleri aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye ’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
6769 sayılı SMK'nın 25. maddesinde "Marka Hükümsüzlük hâlleri ve hükümsüzlük talebi" aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
(1) 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir.
(2) Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir.
(3) Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez.
(4) Bir marka, 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b), (c) ve (d) bentlerine aykırı olarak tescil edilmiş olup da kullanım sonucunda tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından hükümsüzlük talebinden önce ayırt edici nitelik kazanmışsa hükümsüz kılınamaz.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye ’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir...
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 52. maddesinde: "Ticaret ünvanının, ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması hâlinde hak sahibi, bunun tespitini, yasaklanmasını; haksız kullanılan ticaret ünvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, gereğinde araçların ve ilgili malların imhasını ve zarar varsa, kusurun ağırlığına göre maddi ve manevi tazminat isteyebilir..." hükmü yer almaktadır. Yine TTK'nın 45. maddesi uyarınca, bir ticaret unvanına Türkiye’nin herhangi bir sicil dairesinde daha önce tescil edilmiş bulunan diğer bir unvandan ayırt edilmesi için gerekli olduğu takdirde ek yapılır hükmü düzenlenmiştir.
6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 7/3-e maddesinde: "İşaretin ticaret ünvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.” marka tescilinden doğan haklar kapsamında yasaklanmıştır.
SMK, TTK hükümleri, TPMK kayıtları, asıl ve birleşen davada davalı şirketlerin ticaret sicil kayıtları, bilirkişi kurulu kök/ek raporları ve bütün dosya kapsamından: TPMK nezdinde ... numaralı "...", ... numaralı "...", ... numaralı "...", ... numaralı "... " markalarının, ... sınıflarda ... adına tescilli iken, dava açıldıktan sonra birleşen dava davacısı ... TİC. A.Ş.'ye devredildiği anlaşılmıştır.
TPMK nezdinde ... numaralı "..." ibareli markanın, ...sınıfta asıl davada davalı ... ŞİRKETİ adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
Asıl davada davalı ... ŞİRKETİ ile birleşen davada davalı ... ŞİRKETİ'nin; faaliyet adresleri ve yetkililerinin aynı olduğu görülmekle, her iki şirket arasında organik bağ olduğu kanaatine varılmıştır.
Davacı ve davalı markalarının aynı sektörde kullanıldığı, davacının marka ibarelerinin ayırt ediciliğe sahip olduğu, davalı markasının; davacı markasına yakınlığı, aynı sektörde kullanılan markaların ortalama tüketicinin mal ve hizmetlerin aynı işletmeden ya da ekonomik olarak bağlı işletmelerden kaynaklandığını düşünme ihtimallerini doğuracağı, markaların ortalama tüketici üzerinde yarattığı genel izlenimde iltibas tehlikesinin olduğu kanaatine varıldığından, asıl ve birleşen davanın kabulüne; davalıların eyleminin, davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine karar verilmiştir.
Davacı maddi tazminat talebini SMK 151/2-b maddesine, yani "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanca" göre talep etmiştir.
Markaya tecavüz sayılan fiiller, haksız fiil niteliğinde olduğundan maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği bilinmekle, Mahkememizce itibar edilen 26/06/2023 tarihli ek bilirkişi kurulu raporunda maddi tazminat miktarının 79.728,15 TL olarak tespit edildiği görülmekle, maddi tazminat talebinin kabulüne, 79.728,15 TL maddi tazminatın; 5.000 TL' sinin faizsiz, kalanının yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Davacı manevi tazminat talep etmiştir. Markaya tecavüz sayılan fiiller aynı zamanda haksız fiil niteliğinde olduğu için Türk Borçlar Kanunun 58. maddesinde yer alan haksız fiilin kişilik hakkını zedelemesi halinde manevi tazminata hükmedileceği hükmü SMK bakımından da kabul edilmiştir.
SMK kapsamında manevi tazminatın amacı markanın haksız kullanımı veya itibarının zedelenmesi sonucu marka hakkı sahibinin ticari ve kişisel varlığında meydana gelen olumsuz sonuçların ortadan kaldırılmasıdır.
Yargıtay kararlarında, markaya tecavüz fiilinin varlığında mutlaka uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinin belirtildiği, manevi tazminat miktarının tayininde bu tazminatın bir zenginleşme aracı olması ve hukuka aykırı eylemin yapılmasını istenir hale getirecek aşırı miktarlarda olması kabul edilmemekte, zarara uğrayanda manevi huzuru sağlayacak oranda, tecavüzü yapanda da caydırıcı bir etki bırakacak miktarlarda olmasına özen gösterilmesi gerektiği bilinmekle manevi tazminat talebinin kabulüne, 10.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
TPMK nezdinde ... ŞİRKETİ adına 43.sınıfta tescilli ... numaralı "Louie İstanbul" markasının hükümsüzlüğü ve sicil terkini talep edilmiştir.
Davacıya ait ..., ..., ... ve ... tescil numaralı markaların esas unsurunun "..." ve "..." ibaresi olduğu, hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil numaralı "..." markasının ... sınıfta "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri.
Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri" tescil edildiği, davalı adına tescilli markanın esas unsurunun "..." ibaresi olduğu, taraf markalarının esas unsurunun benzer olduğu ve bu benzerliğin markaların bir bütün olarak karıştırılmasına sebebiyet verebilecek nitelikte olduğu, davacı markaları ile davalı markasının tescilli olduğu 43. sınıftaki "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri, Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri.
Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri" yönünden ... tescil numaralı "... İstanbul" markasının SMK 6/1 maddesi gereğince hükümsüzlük şartlarının oluştuğu kanaatine varıldığından; davalı ... ŞİRKETİ adına tescilli ... numaralı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, kararın kesinleşmesini mütakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmek üzere TPMK'na gönderilmesine karar verilmiştir.
Dava sonucunda davacının haklı çıktığı, dolayısıyla ilan talebinde hukuki menfaat bulunduğu gözetilerek, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına, masrafın davalılardan tahsiline karar vermek gerekmiştir.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2021/150, K. 2024/125, 11 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama