KÜNYE
T.C. Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2021
- T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2021/161 Esas - 2021/429
- Esas no
- 2021/161 Esas
- Karar no
- 2021/429
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 11/01/2013
- Karar yazım tarihi
- 12/07/2021
Karar Metni
2.038 kelime·10 dk okuma·3 bölüm
Mahkememize açılan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA
Davacılar vekili; davacıların ... plakalı araçları ile seyir halindeyken davalı ...'ın sürücüsü ve maliki olduğu ... plakalı aracı ile arkadan çarpması sonucu 09.12.2006 tarihinde trafik kazası geçirdiklerini, kaza sonucunda davacıların henüz 11 aylık olan 11.01.2006 doğumlu küçük kızları ... ...'in ağır yaralandığını, 13.12.2006 tarihinde vefat ettiğini, davalı sürücü hakkında ...
Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada 5 yıl hapis cezasına mahkum edilip bu cezanın adli para cezasına çevrildiğini, temyiz üzerine kararın bozulduğunu, bu kez ... esas sayılı dosyasında verilen kararla 3 yıl hapis cezasına hükmedildiğini, davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu, davacıların küçük kızlarının desteğinden yoksun kaldıklarını, davalıya ait aracın diğer davalı şirket tarafından sigortalandığını, şirkete başvuruya rağmen ödeme yapılmadığını, davacıların elim kaza sonucu henüz yeni anne baba diyen kızlarını kaybetmelerinin yıkım olduğunu, acı ve üzüntünün halen devam ettiğini,
kızlarının anısıyla avunmaya çalıştıklarını, davalının özür dilemediği gibi taziyesini iletmediğini, manevi zarara uğradıklarını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik her bir davacı için 50'şer TL den 100 TL destekten yoksunluk tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, maddi tazminata davalı ... için kaza tarihinden, davalı sigorta şirketi için ihbar tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, her bir davacı için 25.000 TL'den toplam 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
YANIT
Davalı ... vekili; davalının meydana gelen kaza neticesinde ceza aldığını ve Yargıtay'a itiraz edildiğini, dolayısıyla ceza davasınm kesinleşen bir ceza olmamasından dolayı bu durumun bekletici sorun yapılmasını, davacı tarafından dava dilekçesinde manevi tazminat talebine yönelik olarak kazadan sonra davalının umursamaz bir tavır sergilediğini iddia etmiş ise de, bu hususun doğru olmadığını, kaza sonrasında davacının babası, dayıları ve amcasının davacı taraf ile irtibata geçip, acılarını bir nebze olsun dindirmek için ellerinden geleni yaptıklarını, küçük kızın cenaze törenine katıldıklarını, evlerine taziyeye gittiklerini, ceza davası devam ederken davacının taziyelerini bildirmek istediğini ancak davacı tarafın fiziksel müdahalesine maruz kaldığını beyan etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekili.
09.12.2006 günü kazaya karışan ... plaka sayılı aracın davalı şirkete 02.08.2006-02.08.2007 vadeli 107681233 numaralı ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, sigorta şirketi olarak sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, yapılan aktüer hesabına göre ... ...'in varislerine 3.957,00.-TL destek yoksunluğu tazminatının ödenerek ibraname alınmış olduğunu, davacının kayıtsız ve şartsız davalıyı ibra ettiğini, davalı şirketin poliçe yükümlülüğünü tamamen yerine getirdiğini, davacıların müterafik kusurunun tazminat hesabından düşülmesi gerektiğini,
vefat edenin 11 aylık bebek olduğundan dolayı bebek koltuğunda seyahat ettirilmesinin zorunlu olduğunu, davacılar tarafından vefat eden bebeğin koltuğundan seyahat ettirilmediğinden davacıların murisinin müterafik kusurunun bulunduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
GEREKÇE
Asıl dava ve birleşen dava, trafik kazası nedeniyle kazada ölenlerin mirasçılarının açtıkları maddi ve manevi tazminat davalarıdır.
Mahkememizin 2013/24 esasında görülen dosyada toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 16.916,22 TL, davacı ... ... içinse 14.937,54 TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan, davalı sigorta şirketinden ise 23.02.2007 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, her bir davacı için 7.000,00’er TL’den toplam 14.000,00 TL manevi tazminatın ise kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle beraber davalı ...’dan tahsiline karar verilmiştir.
Karar davacılar vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiş Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 16/03/2016 gün 2015/15309 Esas, 2016/30325 Karar sayılı ilamı ile hükmün "Mahkemece hükme esas alınan 26.05.2014 günlü aktüerya bilirkişi raporunda davacıların 11 aylıkken yaşamını kaybeden desteğinin asgari ücret düzeyinde gelir elde edeceği kabul edilerek hesaplama yapılmıştır.
Davacı anne ve babanın iş sahibi olmaları, maddi durumlarının iyi durumda bulunması, Ankara’da ikamet etmeleri ve sosyal yaşam seviyelerine göre küçük yaşta vefat eden desteğin yaşamış olsaydı üniversite eğitimi alacağının ve bu nedenle asgari ücretin bir miktar üzerinde gelir elde edebileceğinin kabulü gerekmekte olup, mahkemece aktüerya uzmanı bilirkişiden bu konuda ek rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu biçimde karar verilmesi doğru değildir.
3.Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.’nin 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davacılar için takdir olunan manevi tazminatın bir miktar düşük olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzer bozulmasına karar verilmiştir." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkememizin 2017/389 esasına kaydı yapılan dosyada bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama neticesinde tüm dosya kapsamına göre, asıl davanın kabulüne, ... için 16.916,22 TL, ... ... için 16.950,79 TL tazminatın, davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 23/02/2007, ...'dan kaza tarihi olan 09/12/2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, birleşen davanın kabulüne, ... için belirlenen 19.589,09 TL, ... ... için belirlenen 16.950,79 TL tazminatın kaza tarihi olan 09/12/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'ın sorumlu olması,
... İçin belirlenen tazminatın 13.774,58 TL'sinden, ... ... için belirlenen tazminatın 11.870,60 TL'sinden temerrüt tarihi olan 23/02/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı sigorta şirketinin sorumlu olmalarına ve tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, karar verilmiştir.
Hüküm davacılar vekili, davalı ... Sigorta A.Ş vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin ... karar sayılı ilamı ile " asıl davada davalıların, ... ... yönünden sorumlu olduğu miktar 14.937,54 TL olması gerekirken 16.950,79 TL yazıldığı..... Davacılar vekili asıl davada manevi tazminat talep etmiş ve Mahkemece bozma öncesi manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş, Dairemiz bozma ilamı ile, davacılar için takdir edilen manevi tazminat miktarlarının düşük olduğu, gerekçesi ile karar bozulmasına rağmen Mahkemece bozma sonrası manevi tazminat talebi yönünden karar verilmemiştir...." gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, iş bu esasa kaydı yapılan dosyada bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş yargılama yapılmıştır.
Davacı vekili 14.06.2021 tarihli duruşmada imzalı beyanında " bozma ilamına uyulsun, manevi tazminat yönünden bozma ilamı doğrultusunda hakkaniyete uygun tazminata hükmedilmesini talep ediyoruz, maddi tazminata ilişkin güncel rapor alınması yönünde bir talebimiz yoktur, nitekim bozma ilamında da manevi tazminata değinilmiştir, maddi tazminata değinilmemiştir, dosyanın geçirmiş olduğu safahat ve gelmiş olduğu aşama dikkate alınarak davalı sigorta vekilinin mazereti konusunda takdiri mahkemeye bırakıyoruz, dosyada karar verilmesini talep ediyoruz" demiştir.
Aktüerya bilirkişisinin 16/02/2016 tarihli raporda sigorta limitinin 57.500,00 TL ile sınırlı olması garameten paylaştırma sonunda davacı anne ...'in 27.520,29 TL olabileceği, davacı baba ... ...'in destek zararının 26.022,71 TL olabileceği belirtilmiş, ek rapora itiraz edilmesi üzerine dosya aynı bilirkişiye tevdi edilmiş alınan 04/06/2018 tarihli raporda belirlenen destek zararının sigorta limitinden fazla olması nedeni ile garameten paylaştırma sonucunda davacı anne ...'in gerçek destek zararının 30.690,80 TL, davacı baba ... ...'in gerçek destek zararının 26.809,20 TL olabileceği, belirtilmiştir.
Asıl davada destek tazminatı ve manevi tazminat talep edilmekte olup rapor ve ek rapor sonucunda davacı anne ...'in gerçek destek zararının 36.505,31TL, davacı baba ... ...'in gerçek zararının 31.888,31 TL olduğu belirlenmiş olup, poliçe limiti 57.500,00 TL olduğundan davalı ... belirlenen maddi tazminatın tamamından, davalı sigorta şirketi ise poliçe limitine göre garameten paylaştırma sonucunda davacı anne ... için 30.690,80 TL'den davacı baba ... ... için 26.809,20 TL destek tazminatından sorumlu olduğu belirtilmiş olup Asıl davada ... için 16.916,22 TL, ... ... için 14.937,54 TL kabul edildiğinden asıl davanın bu miktar üzerinden kabul edilmiştir.
Davacılar, davalı ...'dan manevi tazminat talep etmiş olup, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın oluş şekli , davalının tam kusurlu olması, vefat eden ... ...'in yaşı gibi hususlar göz önüne alınarak davacıların çocuklarını kaybetmelerinden dolayı duydukları elem ve ızdırabı bir nebze olsun hafifletmek için her bir davacı yönünden 22.000,00'er TL manevi tazminatın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Birleşen davada ise; ..., ... için bakiye 19.589,09 TL, ... ... için 16.950,79 TL bakiye zarardan, davalı sigorta şirketi ise garameten paylaştırma sonucu bulunan tazminattan asıl davada kabul edilen kısım harici olan ... için 13.774,58 TL'den, ... ... için 11.870,60 TL'den işleyecek temerrüt faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlulukları bulunmakla bu miktarlar üzerinden birleşen davanın kabulü yoluna gidilmiştir.
İlk hükmün icraya konulması sonucunda gerekli ödemeler yapılmış ise de; bu ödemelerin belirlenen tazminattan bu aşamada düşülmesi mümkün olmayıp infaz aşamasında ödemelerin nazara alınması gerekmekle aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/161, K. 2021/429, 25 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama