KÜNYE
- Mercii
- Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/614
- Karar No
- 2024/641
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2024
Karar Metni
920 kelime·5 dk okuma·14 bölüm
T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/614 Esas - 2024/641
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/614
KARAR NO : 2024/641
DAVA
İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 22/09/2022
KARAR TARİHİ : 02/10/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, taraflar arasında tedarik sözleşmesi imzalandığını, bu ilişkiden kaynaklı cari hesap alacağının bulunduğunu, davalının konkordato sürecinde bir kısım ödemelerinin olduğunu, taksit ödemelerine uymadığını, bakiye alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek, davalının itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, yetki, zaman aşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunmuş, esas yönünden de davanın reddini savunmuştur.
KANITLAR
....... ..... .... takip sayılı dosyası getirtilmiş, takip alacaklısının davacı, takip borçlusunun davalı şirket olduğu, takibin sözleşmeden doğan cari hesap işlemlerine dayalı bulunduğu, ilamsız icra niteliğinde olduğu, takibin itirazla durduğu ve iş bu itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dayanak ödeme dekontları ve cari hesap tablosu ibraz edilmiştir.
... .... ..... .... Esas sayılı dosyası getirtilip incelenmiştir.
Borç yapılandırma sözleşmesi örneği sunulmuştur.
2017 yılına ait 'Tedarik Sözleşmesi' örneği sunulmuştur.
Arabuluculuk anlaşamama tutanağı ibraz edilmiştir.
Davacının ticari defter ve kayıtları üzerinden talimat mahkemesi kanalıyla inceleme yaptırılmış, nitelikli hesap uzmanı bilirkişiden rapor alınmış, düzenlenen raporda; davacının ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, taraf arasında süregelen ticari ilişkinin olduğu, BA-BS formlarının düzenlendiği, takip tarihi itibariyle davacının faturadan kaynaklı olarak alacağının 414.472,96 TL olarak tespit edildiği hususu görüş olarak açıklanmıştır.
Davalı defter ve kayıtları üzerinde yine SMMM vasıtası ile mahkememizce inceleme yaptırılarak rapor alınmış, bu raporda da davacı defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, davalının konkordato sürecindeki ödemeleri de dikkate alındığında davalının davacıya 413.029,36 TL borcunun olduğu, ancak konkordato tasdik projesinde bu borcun 474.746,34 TL olarak davalı tarafından bildirildiği, ödemeler dikkate alındığında, davacı alacağının 414.472,96 TL kabul edileceği görüş olarak bildirilmiştir.
Hesap bilirkişisinden işlemiş faizin tespiti yönünde rapor alınmış, bu rapora göre de, davacı alacağının 414.472,96 TL olduğu, konkordato başvurusunun 27/10/2017 tarihi bulunduğu, bu tarih itibariyle davalının temerrüdünün gerçekleştiği, ancak davacının takipteki talebinin faiz başlangıcının 17/05/2019 olarak bildirildiği, taleple bağlı kalındığında davacının işlemiş faiz alacağının 206.966,62 TL olduğu hususları görüş olarak bildirilmiştir.
GEREKÇE
Dava, emtia tedarik sözleşmesinden kaynaklı bakiye alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta, taraflar arasında mal tedariki yönünde sözleşmesi bulunduğu, bu sözleşme kapsamında davacının, davalıya mal temin ettiği, süregelen ticari ilişkilerinin bulunduğu, davacının satım bedeline ilişkin bir kısım alacağının olduğunu, davalının konkordato sürecinde kısmi ödemelerinin bulunduğunu, müvekkilinin taksitlerinin ödenmemesi sonrasında konkordatonun feshini talep ettiğini, bakiye alacağın ödenmediğini, tahsili için icra takibi başlattığını, bu takibinde davalının itirazı ile durduğunu ileri sürdüğü, davalının da davanın reddini savunduğu hususları uyuşmazlık konusu değildir.
Çekişme, taraflar arasındaki mal tedariki sözleşmesinden kaynaklı olarak davacının, davalıdan takip ve dava tarihi itibariyle bakiye satım bedeli alacağının olup olmadığı ve varsa miktarı yönlerinde toplanmaktadır.
Davalı taraf her ne kadar yetki itirazında bulunmuş ise de, taraflar arasındaki yazılı sözleşmede münhasıran mahkememizin yargı alanı olan ... Mahkemeleri yetkili kılındığından ve dava yetkili mahkemede açıldığından bu itiraza itibar edilmemiş ve davanın esası incelenmiştir.
Satım sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devir etme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Tarafların icap ve kabul iradelerinin birleşmesiyle tesis olur. Geçerliliği için kural olarak bir şekil şartı düzenlenmemiştir. Sözlü yapılması halinde, genel ispat kuralları çerçevesinde varlığını ileri süren bunu kanıtlamalıdır. Öte yandan, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdür. Satıcı öncelikle teslimi, teslim sabitse alıcı da bedeli ödediğini ispat etmelidir.
Dava konusu olayda iddia, savunma, sözleşme, faturalar, icra takibi, bilirkişi raporları, konkondato dosyası, ödeme belgeleri ve tüm dosya kapsamından, taraflar arasında ticari satım ilişkisi olduğu, davacının davalıya mal satıp teslim ettiği sabittir. Davacı, bakiye satım bedelinin ödenmediği ileri sürmüştür.
Tarafların usulüne uygun tutulmuş ticari defter ve kayıtları ile konkordato tasdik projesi kapsamından yapılan ödemelerin mahsubu sonrasında da davacının davalıdan bakiye 414.472,96 TL alacağı olduğu ortaya çıkmıştır. Davacı, temerrüt faizi de talep etmiştir. Davalının konkordato talebi aşamasında, davacı davalıya başvurmuş ve alacağın kabul edilerek projede belirtilmiştir. Davacının, komiserliğe başvurusu sonrasında davalıya temerrüde düşürdüğünün kabulü gerekir.
Ancak ,takipte çok sonraki tarih temerrüt tarihi belirtildiğinden, talep ile bağlı kalınmış, talep ettiği işlemiş faiz alacağı da usulüne uygun olarak belirlenmiş ve davacının gerek anapara gerekse işlemiş faiz alacağı yönünde haklı olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu alacağın belli ve bilinebilir olduğu, başka bir ifade ile alacağın likit bulunduğu, davacının inkar tazminatı isteminin koşullarının da gerçekleştiği sonucuna varılmış ve aşağıdaki şekilde davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuştur.
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/614, K. 2024/641, 2 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama