KÜNYE
- Mercii
- Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/207
- Karar No
- 2024/910
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
Karar Metni
1.273 kelime·6 dk okuma·13 bölüm
T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/207 Esas - 2024/910
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/207
KARAR NO : 2024/910
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 15/12/2015
KARAR TARİHİ : 18/12/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacılar vekilleri, davalı ..... ..... ..... amacıyla 45 yıllığına (19.03.2058'e kadar) şirkete tahsise” ve “tahsis ile ilgili işlemler, ruhsatlar ve tüm izinlerin takibine ilişkin yetkilendirmeye” ilişkin yönetim kurulu kararı alındığını, uygulama kapsamında yapılan A1 ve A2 bloklar ile teshin merkezi inşaatlarının geçici kabul aşamasında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından mühürlenmesi nedeniyle anılan yapıların Kredi Yurtlar Kurumuna garanti bedellerinin çok altında kiralandığını, davacı Şirket Klinik'in ve davacı ...'in halen tamamlanmış yatırımlar ile ilgili 5 yıl sonrası ortaya çıkabilecek zarar ziyan,
kar kaybı ve yapılacak yatırımlar ile 9 ve 10 nolu parselin kullanılamaması, inşaat ruhsatı alınamaması sebebiyle uğranabilecek zarara dair talep haklarının saklı olmasına, davacı ...'in kredi sözleşmeleri uyarınca sözkonusu garantisi dolayısıyla uğrayacağı zarara dair haklarının saklı olmasına, davacı klinik ve davacı ... olarak sözleşmesel ve yasal olarak fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla; halen yapılmış olan yatırım dolayısıyla 5 yıl boyunca davacı şirket Klinik'in ve ortağı olan davacı ...'in uğrayacağı 5.058.008 Amerikan Doları zararın davalıdan tahsil edilerek davacı Klinik'e ödenmesine,
halen yatırıma başlanmamış olan projeler ile ilgili inşaat ruhsatlarının şu anda alınmasının mümkün olmaması ve yatırımın dava tarihi itibariyle halen başlamamış olması dolayısıyla, planların tamamlanmasının gecikmesi dolayısıyla dava tarihine kadar davacı Klinik'in uğramış olduğu zararın tespit edilmesine, hükmedilecek meblağa inşaat ruhsatının iptali ve mühürleme işleminin yapıldığı 13.08.2015 tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, müvekkili ..... ..... ..... Bakanlıkça iptali karşısında müvekkil şirketin herhangi bir kusurunun ademi mevcudiyeti karşısında kar kaybı, yatırımlarının kullanılamaması, inşaat ruhsatının alınamaması sebebiyle zarar ve ziyan talebinde bulunmanın hukuken geçerli bir talep olmadığını, bundan dolayı davacıların fahiş bir zarar ettikleri iddiasının dayanaksız olduğunu, ileri sürülen sözleşme ve belgelerin herhangi bir geçerliliğinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
KANITLAR
Yapılan yargılama sonucunda Mahkememizce ..... ..... ..... nezdinde girişimde bulunup bulunmadığı hususunun açık ve net olarak belirlenmesinin gerektiği, bu itibarla mahkemece taşınmaz üzerindeki imar ile ilgili yetkiler Belediye Başkanlığı'na geçtikten sonra, davalının ne gibi işlemler yaptığı, sözleşme ile üstlendiği edimin gereğini yerine getirmeyerek, davacıları zarara uğratıp uğratmadığı hususu açık ve net olarak tespit edilmeden karar verilmesinin doğru olmadığı, mahkemece 08/03/2016 tarihinden sonra davalı şirketin sözleşmeye konu taşınmaz ile ilgili olarak, Belediye Başkanlığı nezdinde ne gibi işlemler yaptığı hususunun bildirilmesi,
bu konu ile ilgili tüm bilgi ve belgelerin gönderilmesi için ... Belediye Başkanlığı'na müzekkere yazılması ve hasıl olacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekçesiyle davacılar vekillerinin istinaf istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce Bölge Adliye Mahkemesi'nin .... ..... ..... Karar sayılı kaldırma kararına uyulmuştur.
Dava dışı ..... ...... ..... Teknoloji Geliştirme Bölgesi alanında değerlendirilmesi düşünüldüğünün bildirilerek kurum görüşünün sorulduğunu ve başkaca bir talebin bulunmadığını açıklanmıştır.
Kaldırma kararı doğrultusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Nitelikli hesaplama uzmanı, şehir planlama uzmanı ve inşaat mühendisi bilirkişi kurulundan ek raporlar alınmış, düzenlenen raporlarda; kök ve 05/04/2021 tarihli ek raporda da vurgulandığı üzere; davalı yanca .... ..... ..... Karar sayılı kararı doğrultusunda yapılan incelemede; ... Belediyesi nezdinde davalı şirketin başvurusunun olmadığının bildirildiği, Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmeliğin 6. maddesi uyarınca, talepte bulunma yetkisinin taşınmazın maliklerine tanındığı nazara alındığında, "üst hakkı" sahibi olan davalının, başvuruda bulunma yetkisinin olmaması nedeniyle, davalıya atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı hususları görüş olarak sunulmuştur.
Taraf vekillerinin itirazları doğrultusunda heyete mali müşavir eklenerek ek rapor alınmış, alınan raporda, her iki tarafın da ticari defterlerin incelenmeye hazır yerini bildirmediği, uyuşmazlık konusu bakımından da, henüz başlanılmamış bir işten dolayı, ticari defterlerden genel gider tespiti mümkün olmadığı, kurulun önceki raporlarında belirtilen görüş ve tespitlerde bir değişiklik bulunmadığı, takdiri Mahkememize ait olmak üzere; 05/04/2021 tarihli raporda da yer aldığı şekilde davacı yanın dava tarihine kadar yoksun kaldığı kârın 259.218,81 TL olarak hesaplandığı hususu görüş olarak açıklamışlardır.
GEREKÇE
Dava, ortaklık sözleşmesinin ihlaline dayalı kar kaybı ve gecikmeden kaynaklı tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasında 15/05/2014 tarihli 'ortaklık sözleşmesi' imzalandığı, anılan sözleşmede hak, yetki ve sorumlulukların ayrıntılı olarak belirlendiği, gayrimenkullerin, imar ve ruhsat sorunlarının mevcut olması halinde, çözümünün davalı tarafından sağlanacağının kararlaştırıldığı, sözleşmenin amacının eğitim faaliyetlerine destek olmak, öğretim kurumları açmak, işletmek olarak belirtildiği, anılan sözleşmenin konusu ... İli, ...
İlçesi, Lodumlu mevki 29094 Ada, 9 - 10 ve 11 parselin üst kullanım hakkının 49 yıllık süre ile malik dava dışı Üniversite tarafından davalı Teknokent A.Ş.'ye tahsis edildiği, yapılacak binaların mülkiyetinin üniversiteye ait olacağı hükmüne yer verildiği hususları uyuşmazlık konusu değildir.
Öte yandan, 13/01/2016 tarihinde Bakanlar Kurulunun sözleşmeye ve davaya konu taşınmazların Teknoloji Geliştirme Bölgesi kapsamında çıkarttığı, Sanayi Bakanlığının görevinin bu tarih itibari ile sona erdiği, ... Belediye Başkanlığının yetkili hale geldiği, ... Belediye Başkanlığına yapılan yapı kullanma izin belgesi verilmesi yönündeki talebin 08/03/2016 tarihinde reddedildiği husus da dosya kapsamıyla sabittir.
Taraflar arasındaki çekişme, davalının, imar mevzuatı bakımından yapılan değişiklik sonrası üzerine düşen edimleri yerine getirip getirmediği, getirmemiş ise bunda kusurunun bulunup bulunmadığı, davacıların zararın doğup doğmadığı, doğmuş ise tutarı ile davalının bu zararlardan sorumlu olup olmayacağı noktasında toplanmaktadır.
İddia, savunma, önceki tesis edilen hüküm, BAM kaldırma kararı, ... Belediyesi yazısı, kaldırma kararı sonrası alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, davacıların oluşturduğu adi ortaklık ile davalı arasında 15/05/2014 tarihli 'ortaklık sözleşmesinin' imzalandığı hususu sabittir. Kaldırma kararında da açıklandığı üzere, davacı tarafa dahil tüm ortakların bu davayı birlikte açması gerekli olduğundan, dava dışı ortak Renk Yol Müt.
A.Ş'nin işbu davaya muvafakati sağlanmış ve taraf teşkili sağlanmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetlerinin olduğu kabul edilerek işin esası incelenmiştir. Dava konusu olayda sözleşmenin ve davanın konusunu teşkil eden taşınmazlar, dava dışı Hacettepe Üniversitesi'ne ait olup, anılan taşınmazlar üzerinde davalıya üst hakkı tesis edilmiştir.
Sözleşmenin imzalanmasından sonra bu taşınmazlarla ilgili imar düzenlemesinde değişiklik olmuş, imar mevzuatı bakımından yetkiler ... Belediye Başkanlığına geçmiştir. Öncesinde taşınmazlar 'Teknoloji Geliştirme Bölgesi' kapsamındayken 13/01/2016 tarihi itibariyle Bakanlar Kurulu tarafından kapsam dışına çıkarılmıştır. İmara ilişkin düzenlemeler, kamu düzenine ilişkindir.
Davalı sözleşmenin devamı ve ayakta kalması için, idari yargıda dava açmış, yapı kullanma izin belgesi talebi de reddedilmiştir. Her ne kadar Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkındaki Yönetmeliğin 6. maddesi uyarınca sözleşmeye ve davaya konu taşınmaz durumundaki taşınmazlarla ilgili olarak belli koşullarda özel tesis yapılabileceği hüküm altına alınmış ise de, bu işlemin öncelikle gerçekleşebilmesi için, taşınmazın malikinin başvurusu gerekmektedir.
Ancak, davalı, taşınmaz maliki olmayıp, taşınmazda üst hakkı sahibidir. Üst hakkı sahibi, mülkiyetten kaynaklı hakları kullanmakla birlikte, imar mevzuatı bakımından taşınmazın vasfıyla ilgili tasarruf hakkı sahibi değildir. Öte yandan, davalı ile taşınmaz maliki Üniversite ayrı tüzel kişiliklerdir. Ortaklar arasında aynılık veya başka bir ilgi, ayrı tüzel kişilik olduğu gerçeğini değiştirmeyecektir.
Başka bir ifadeyle, davalının, dava dışı Üniversiteyi imar değişikliği yapılması yönünde zorlama, onun bu yönde iradesini sağlama mecburiyeti bulunmamaktadır. Davalı, gerek sözleşme gerekse mevzuat bakımından üzerine düşeni yapmış olup, edimini kendisinden sadır olmayan imar mevzuatındaki değişiklik nedeniyle yerine getirmemiş, kusursuz imkansızlık hali doğmuştur.
Kusursuz imkansızlık halinde, koşulları oluştuğu takdirde borçlu, edimi yerine getirmekten kurtulacak, varsa aldığı şeyleri sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade edecektir. Müspet zarardan ise sorumlu olmayacaktır.
Bu durum karşısında, davacıların davasının subuta ermediği, reddinin gerektiği sonucuna varılmış, önceki tesis edilen karar, kazanılmış hak ve hüküm tarihindeki AAÜT'nin 13/4. maddesi hükmü dikkate alınarak davalı yararına maktu vekalet ücreti takdir edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/207, K. 2024/910, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama