KÜNYE
- Mercii
- Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/461
- Karar No
- 2024/723
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2024
Karar Metni
786 kelime·4 dk okuma·14 bölüm
T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/461 Esas - 2024/723
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/461
KARAR NO : 2024/723
DAVA
Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 03/07/2024
KARAR TARİHİ : 23/10/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan şirketin ihyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı .... .... .... Pazarlama İmalat Nakliyat İthalat İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nden olan alacağın tahsili için .... .... .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/35072 esas sayılı dosyası ile başlattığı takipte İstanbul İli, Beykoz İlçesi, A.... .... .... sicil numarasında kayıtlı ... İnşaat ve Ticaret Limited Şirketi'nin lehine ipotek kaydının bulunduğunu, söz konusu şirketin sicil kaydının davalı ticaret sicil müdürlüğünce 06/02/2015 tarihinde TTK'nın geçici 7. maddesine göre resen terkin edildiğini, bu işlemin usulsüz olduğunu ileri sürerek, terkin edilen şirketin icra dosyasından yapılacak işlemlere özgü olarak ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı, ihyası istenen şirketin TTK'nın geçici 10. maddesi kapsamında şirket sermayesini arttırmaması nedeniyle anılan Kanunun geçici 7. maddesi kapsamında 23/01/2014 tarihinde re'sen terkin edildiğini, mevzuat uyarınca işlem yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
KANITLAR
İhyası talep edilen şirketin ticaret sicil dosyası örneği sunulmuştur. İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün 2019/35072 takip sayılı dosyası celbedilmiştir. Davalı taraf, terkin işlemlerine esas bilgi ve belgeleri ibraz etmiştir. İstanbul İli, Beykoz İlçesi, Anadolu Hisarı Mahallesi Kanije Çıkmazı, 82 ada ve 30 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı çıkartılmış ve ihyası istenen şirket adına ipotek tesis edilmiş olduğu anlaşılmıştır.
GEREKÇE
Dava, ticaret sicilinden terkin edilmiş şirketin ihyası istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta davacının ihyasını talep ettiği şirketin, davalı tarafça 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca 03/02/2015 tarihinde sicilden terkin edildiği, bu terkin işlemi öncesinde ihyası istenen şirkete tebligat çıkarıldığı, tebligatın iade edildiği, ayrıca terkin nedeninin belirlenen sürede sermayesini asgari tutara yükseltmemesi olarak gösterildiği, işbu davanın 03/07/2024 tarihinde açıldığı ve terkin edilen şirket lehine davacının takip başlattığı dosyada satışı istenen taşınmaz üzerinde lehine ipotek tesis edilmiş bulunduğu hususları uyuşmazlık konusu değildir.
Taraflar arasındaki çekişme, davalı tarafından sicilden terkin edilen şirketin ihyası koşullarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Kural olarak şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeden sonra veya mevzuatta belirtilen diğer hallerde ticaret sicilinden terkin edileceği kuşkusuzdur. Ancak, bu terkinin hüküm ve sonuç doğurması için, şirketin veya kooperatifin gerçekten tasfiyesinin tamamlanmış olması veya terkin işleminin mevzuata uygun bulunması gerekmektedir. Koşulları mevcut olduğu takdirde terkin edilen şirketin veya kooperatifin yeniden ihyası ile tüzel kişilik kazanması mümkündür. 6102 sayılı TTK'nın 547 ile geçici 7. maddelerinde ihyaya ilişkin düzenleme mevcuttur.
Dava konusu uyuşmazlıkta şirket, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden terkin edilmiştir. Toplanan kanıtlardan, davacının, ticaret sicilinden terkin edilen şirket lehine verilen ipotek kaydı sebebiyle dava dışı şirket aleyhine başlattığı icra takibini sonuçlandıramaması nedeniyle işbu davayı açmada hukuki yararının bulunduğu kabul edilmiştir.
İddia, savunma, ticaret sicil kayıtları, terkine mesnet davalı işlemleri ve tapu kayıtları kapsamından, işleme esas geçici 7. maddenin 4 fıkrasının "a" bendi ile aynı maddenin 11. bentlerinde açıklandığı şekilde ihyası talep edilen şirkete ve yöneticilerine usulüne uygun tebligat yapılmadığı, şirkete tebliğ çıkarılmış ise de bunun iade edildiği, tebligat bakımından terkin işleminin usulsüz bulunduğu, ihyası istenen şirket lehine verilmiş ipotek bulunduğu için davanın 10 yıl içinde açıldığı, esasen usulüne uygun terkin olmadığından, bu sürenin de dikkate alınmayacağı sonucuna varılmıştır.
Kural olarak, usulsüz terkin işleminde tasfiye memuru atanmaksızın ihyaya karar verilmesi gerekmektedir. Ancak, davacının ihyası istenen şirketin ortağı bulunmadığından, asıl istemin ihyası istenen şirket lehine verilmiş ipotek hakkına ilişkin işlem yapılmasına yönelik olduğundan, başka bir anlatımla, taşınmazın satışıyla sınırlı ek tasfiye talep edildiğinden ve taleple bağlı kalındığından,
taşınmaz üzerindeki ipotek hakkına yönelik işlemlerle sınırlı olarak ihyaya karar verilmiş, tasfiye memuru olarak şirketin son temsilcileri arasında bulunan ... re'sen tasfiye memuru olarak atanmış, TTK'nın geçici 7. maddesinde yapılan değişiklik dikkate alınarak davalı kanun gereği yargılama gideri ve vekalet ücretinden de sorumlu tutulmamış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/461, K. 2024/723, 23 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama