KÜNYE
T.C. Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2024
- Esas no
- 2021/518 Esas
- Karar no
- 2024/879 Karar
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ... ...
- Vekili
- Av. ... - ...
- Davalı
- ...
- Vekilleri
- Av. ... - ...
Karar Metni
1.402 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
Av. ... - ... Av. ... - ...
DAVA
Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/09/2021
KARAR TARİHİ : 25/12/2024
YAZIM TARİHİ : 27/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde. Dava konusu 18/03/2021 tarihli fesih protokolünün ve 3 nolu zeyilnamenin iptali ile davacı şirketin yapmış olduğu işlerin bedelini davalı şirketlerden alınamamış olması nedeni ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla başlangıç olarak 6.000,00-ABD Doları alacağının faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davalının mal varlıklarına İhtiyati Haciz konulmasına,
müvekkil şirkete müzayaka ve ikrah altından imzalatılan fesih protokolünün ve 3 nolu zeyilnamenin iptalini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak dava konusu sözleşme ve 2 nolu zeyilname uyarınca müvekkil şirkete eksik ödenen hakediş alacakları için şimdilik 3.000,00 USD tutarın alacağın fiili ödeme tarihindeki kur üzerinde davalını temerrüte düştüğü 11/02/2021 tarihinden itibaren devlet bankalarının dolar ile açılmış bir yıllık mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz ile davalı şirketten dolar üzerinden tahsilini,
dava konusu sözleşme ve 2 nolu zeyilname uyarınca hafriyatın 2 km yerine 7 km'ye dökülmesi nedini ile oluşan fark alacağı için şimdilik 3.000,00 USD tutarındaki alacağın fiili ödeme tarihinde ki kur üzerinden davalının temerrüte düştüğü 13/10/2020 tarihinden itibaren devlet bankalarının dolar ile açılmış bir yıllık mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz ile davalı şirketten dolar üzerinden tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle : Zayilname ve fesih protokolünün düzenlenmesinde gabin halinde olduğu, 13/10/2020 tarihli alt yüklenici sözleşmesin fesih süreci göz önüne alındığında gabin ve müzayaka iddiasında bulunulamayacağı, taraflar arasındaki mail ve yazışmalarda fesih protokolünün karşılıklı müzakere ile imzalandığını, davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir .
YARGILAMA VE GEREKÇE
Davanın, Taraflar arasında akdedilen alt yüklenicilik sözleşmesi kapsamında davacının edimlerini ifa ettiği, müzayaka altında fesih protokolü ve 3 nolu zeyilnameyi imzaladığı iddiası ile fesih protokolü ve zeyilnamenin iptali ile 2 nolu zeyilname uyarınca hafriyatın 2 Km yerine 7 Km'ye dökülmesi nedeniyle oluşan fark alacağı için 3000 USD'nin 2 nolu zeyilnamenin kapsamında eksik ödenen 3000 USD'nin tahsiline yönelik belirsiz alacak davası olduğu belirlendi . Taraflar arasında akdedilen sözleşme, hak ediş tutanakları, fesih protokolü, zeyilname, yazışmalar, ödeme dekontları olmak üzere taraf delilleri dosyamız arasına alınmıştır.
Bilirkişi raporunda özetle. Davacı şirketin 2020-2021 yılına ait ticari defterlerinin E – Defter olduğu ve yasal süresi içerisinde beratlarının alındığı, Davalı şirketin 2020-2021 yılına ait ticari defterlerinin yasal süresi içerisinde açılış- kapanış tasdiklerinin yapıldığı, Davacı şirket ticari defter ve kayıtlarına göre.
Davacı şirket tarafından davalıya 3 adet toplam 3.904.281,70.-TL tutarında fatura düzenlendiği karşılığında davacı şirketin davalıdan 3 adet toplam 3.532.228,46.-TL tutarında ödeme aldığı ve buna göre davacının, (3.904.281,70 – 3.532.228,46)= 372.053,24.-TL tutarında davalı şirketten alacaklı olduğu, Davalı şirket ticari defter ve kayıtlarına göre ise.
Davacı şirket tarafından davalıya düzenlenen 3 adet toplam 3.904.281,70.-TL tutarında ki faturaların davalı şirketçe ticari defterlerine kayıt edilerek bağlı olduğu ...
Dairesine BA Formları ile beyan edildiği akabinde, davalı şirketin davacıya gider yansıtma faturaları ile birlikte toplam 3.909.308,09.-TL tutarında ödeme yaptığı görülmekle bu durumda davalı şirketin (3.904.281,70 – 3.909.308,09)= 5.026,39.-TL tutarında davacı şirkete fazla ödeme yaptığı ve davalı şirketin davacı şirkete borçlu değil alacaklı olduğu, Yapılan inceleme ve tespitlere göre, taraflar arasında davacı şirketçe davalıya düzenlenen Hak Ediş faturaları yönünden uyuşmazlık olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın.
Davalı şirketin davacıya düzenlediği gider yansıtma faturaları ile 2020 yılında İŞ AVANSI açıklaması ile yapılan ödemenin davacı şirket ticari defter ve kayıtlarında yer almamasından kaynaklandığı, Sayın Mahkeme Zeyilname-2’nin geçerli olacağı kararına varırsa, 2 nolu ve 3 nolu hakedişler için hafriyat yapılması ve nakli işinde birim fiyatın 5 USD olarak uygulanması gerekeceğinden, davacı tarafın 79.451,64 USD alacağının olacağı, Davacının talebi 3.000 USD olduğundan, taleple bağlı olarak davalının davacıya 3.000 USD borçlu olacağı, Sayın Mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda, davacının alacağının bulunmayacağı,
yönündeki kanaatini belirtmiştir.
Bilirkişi ek raporunda özetle;Ek rapor kapsamında Mahkemenin tarafımıza verdiği görev doğrultusunda, yapılan inceleme ve tespitler neticesinde yukarıda detayı tablolar halinde arz edilen çeklerin ödendiği, ‘’…mali durumunun tespitine yönelik ek rapor alınmasına…’’ Yönünden.
Dönemsellik ilkesi gereği 18/03/2021 tarihi itibari ile değil, 31/03/2021 tarihi itibari ile Mali Veri Analizi yapılabilecek olup, 31/03/2021 Tarihi itibari ile -16.640.043,62.-TL tutarında Dönem Zararı oluştuğu, 2.Nolu Zeyilnamenin 6.maddesinde, 2.0km uzaklığa kazı ve dolgu nakliyelerinde ayrıca fiyatlandırılacaktır denmesine karşın bir ücretlendirme yapılmaması ve 5.- USD birim fiyatı içerisinde hem nakliye hem de kazı ve dolgu işlemlerinin ücretlendirildiği,
kazı ve dolgu işlemlerinin, nakliye işinden daha yorucu ve zaman alıcı olduğu dikkate alındığında, 2 km için kararlaştırılan 5.-USD’nin ne kadarının nakliye ne kadarının kazı ve dolgu çalışmalarına dair belirlendiğinin bildirilmesi gerektiği, tarafların bunu bildirmeleri halinde 7 Km. mesafeye nakliye bedelinin hesaplanabileceği, Davacının sözleşmede anlaşmış oldukları mesafeden daha uzak mesafeye taşıma nedeniyle katlandığı maliyetin ne olduğuna dair hesaplama ve kanıtlayıcı belgeler sunması halinde heyetimizin bu hesaplamaları denetleyebileceği kanaatine varılmıştır.
Somut olayda, Taraflar arasında akdedilen eser sözleşmesi niteliğindeki alt yüklenicilik sözleşmesi kapsamında davacının edimlerini ifa ettiği, müzayaka altında fesih protokolü ve 3 nolu zeyilnameyi imzaladığı iddiası ile fesih protokolü ve zeyilnamenin iptali ile 2 nolu zeyilname uyarınca hafriyatın 2 Km yerine 7 Km'ye dökülmesi nedeniyle oluşan fark alacağı için 3000 USD'nin 2 nolu zeyilnamenin kapsamında eksik ödenen 3000 USD'nin tahsiline ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Öncelikle müzayaka halinin irdelenmesi gerekmekte olup, sözleşmenin aşırı yararlanma (gabin) nedeniyle illetli olduğunun kabulü için edim ve karşı edim arasındaki oransızlığın, taraflardan birinin, diğerinin şahsında mevcut özel bir durumu bilerek istismar etmesi, sömürmesi sonucu oluşması gerekir.
Dar ve zor durumda kalmaları nedeniyle, sözleşme yapmaya, mallarını çok düşük bedel ile devretmeye sürüklenmiş kişileri korumak, zayıfı güçlüye ezdirmemek için hukukumuzda da düzenlemeler yapılmış 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 28. (818 s. Borçlar Kanunu (BK) 21) maddesi ile aynen.
"Bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa, bu oransızlık, zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirildiği takdirde, zarar gören, durumun özelliğine göre ya sözleşme ile bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebilir.
Zarar gören bu hakkını, düşüncesizlik veya deneyimsizliğini öğrendiği; zor durumda kalmada ise, bu durumun ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıl içinde kullanabilir." hükmü getirilmiştir.
O halde, aşırı yararlanmadan (gabinden) söz edilebilmesi, objektif unsur olan edimler arasındaki aşırı oransızlık yanında, bir tarafın darda kalma, tecrübesizlik, düşüncesizlik (hafiflik) hallerinin bulunması, diğer yanın ise yararlanmak, sömürmek kastını taşıması biçiminde iki sübjektif unsurun dahi gerçekleşmesine bağlıdır.
Gabinin varlığı zarar görene (sömürülene), sözleşme tarihinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirerek iptâl davası açıp iddiasını her türlü delille kanıtlama ve verdiğini geri isteme hakkı ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteme hakkı verir.
Hemen belirtmek gerekir ki aşırı yararlanma iddiasında öncelikle edimler arasındaki, aşırı oransızlık üzerinde durulmalı, objektif unsur ispatlandığı takdirde zarar gördüğünü iddia edenin kişiliği, yaşı, sağlık durumu, toplumdaki yeri, ekonomik gücü psikolojik yapısı gibi maddi, manevi yönler yani sübjektif unsur derinliğine araştırılıp incelenmelidir ( ...).
Taraflar arasında akdedilen taşeronluk sözleşmesi fesih protokolünün 4. Maddesinde protokolün şartları düzenlenmiş olup, sözleşme süresince 2 hakedişin yapıldığı, daha önceki hak edişlerden davacının hak ve alacağının kalmadığı, feshin 3. Hakedişten sonra hüküm ifade edeceği, 3. Hakedişin tanzim edildiği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda öncelikli olarak edimler arası aşırı oransızlığın bulunması gerekli olup, dosya kapsamına alınan sözleşme, hak ediş, zeyilnameler dikkate alındığında ispat kuralları doğrultusunda edimler arası aşırı oransızlığın bulunduğu ispat edilemediğinden davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/518, K. 2024/879, 25 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama