KÜNYE
T.C. Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2023
- T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2022/127 Esas - 2023/776
- Esas no
- 2022/127 Esas
- Karar no
- 2023/776
- Hakim
- .....
- Katip
- .....
- Davacı
- .....
- Vekilleri
- Av. .....
Karar Metni
1.395 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
Av. ..... DAVALI : ..... VEKİLİ : Av. .....
DAVA
Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ : 07.11.2013
KARAR TARİHİ : 17.11.2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 21.11.2023
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde. Davalı banka ile dava dışı ......Ltd.
Şti arasında 500.000,00-TL limitli Genel Kredi ve teminat sözleşmesinin imzalandığını, davacının bu kredi sözleşmesi ile alakalı olarak kendi mülkiyetindeki taşınmaza, ipotek tesisine rıza gösterdiği ve 140.000,00-TL bedelli ipotek tesisinin sağlandığını, davalı bankanın ..... sayılı dosyasi ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlattığını ve diğer usulü işlemlere devam ettiklerini ipotek olunan taşınmazın açık artırma yolu ile satışa çıktığını, ayrıca ..... sayılı dosyalarıyla ilamsız takip yapıldığını, söz konusu bu takiplerin kesinleştiğini, çalışmakta olduğu iş yerinden aldığı maaşın 1/4'ine haciz konduğunu,
ipotek miktarıyla sorumlu bulunduğunu, ipotek başvurusunun 3. şahsın borcundan şahsen sorumluluğunun olmadığını, bu durumun aynı zamanda borçlar kanunun kefarete ilişkin hükümlerede aykırı olduğunu belirterek ..... sayılı dosyasında açılan takipten dolayı borçlu olmadığını tespitine, aynı zamanda bu dosyaya ödemiş olduğu bedellerin iadesine karar verilmesini istemiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dışı ......Ltd. Şti ile Bankanın ..... Şubesi arasında Genel Kredi Sözleşmesinin bulunduğunu, kullandırılan krediler nedeni ile bu şirketin bankaya borçlu olduğunu, hesabın kat edilip asıl borçlu hakkında ..... sayılı dosyası üzerinden takibe geçildiğini ve bu dosya üzerinde aynı zamanda ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapıldığını, ayrıca ..... sayılı dosyası üzerinden de Genel Kredi Sözleşmeleri dayanak gösterilerek takibe geçildiğini, davacı ile imzalanan ipotek sözleşmesinin 2. maddesi ile davacının aynı zamanda şahsi kefalet de verdiğini, bu nedenle borçtan dolayı şahsi olarak ta sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
YARGILAMA
Dava; Genel Kredi Sözleşmesine dayalı olarak yürütülen icra takibinden dolayı borçlu bulunmadığının tespiti ve istirdat davasıdır.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış banka kayıtları celp edilmiş, İcra dosyaları getirttirilmiş, bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Davacı temel olarak dava dışı ......Ltd Şti'ye ipotek verdiğini, bu ipotekle sorumlu bulunduğunu, kendisi hakkında şahsi sorumluluğa gidilemeyeceğini, bu nedenle ..... sayılı dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitini istemektedir.
..... sayılı dosyasının incelenmesinde; takibin... A.Ş tarafından davalı ... ile dava dışı .....l, ......Ltd. Şti aleyhine 24/01/2013 tarihinde açıldığı, takibin dayanağı olarak Genel Kredi Sözleşmesinin gösterildiği, takip talebinde .....sayılı dosyasının gösterilerek bu icra dosyası ile tahsile tekerrür etmemek kaydının konduğu, takiple birlikte toplam 191.723,96-TL'nin tahsilinin istendiği, ödeme emrinin davacı ...'a 29/01/2013 tarihinde tebliğ edildiği, takibe itiraz edilmediği, iş bu dava dosyasının 07/11/2013 tarihinde açıldığı görülmüştür.
..... sayılı dosyasının incelenmesinde; takibin davalı... tarafından 24/01/2013 tarihinde davacı ... ile birlikte ......Ltd. Şti ve ... açıldığı, takiple birlikte 183.363,96-TL'nin tahsilinin istendiği, takibin ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapıldığı, iş bu dava dosyasının 07/11/2013 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki 27/08/2010 tarihli ipotek sözleşmesinin incelenmesinde; sözleşmenin davalı banka ile davacı ... arasında imzalandığı, sözleşmenin 2. Maddesi uyarınca ipotek limitinin miktarınca borçtan müştereken ve müteselsilen borçlu ve müteselsil kefil olarak sorumlu oluşuna ilişkin hüküm konulduğu, temerrüt halinde resmi senedin temerrüte ilişkin şartının uygulanacağının hükme bağlandığı görülmüştür.
Taraflar arasındaki 27/08/2010 tarihli ipotek sözleşmesinin incelenmesinde; davacının adına kayıtlı 36194 ada 6 parsel adresinde bulunan 3. kat ..... nolu bağımsız bölüm üzerinde davalı banka lehine 27.08.2010 tarihinde 140.000,00-TL tutarında, birinci derece ve sırada ipotek tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Senedin 1. maddesinde borçlunun alacaklı bankaya doğmuş ve doğacak tüm borçlarından 140.000,00-TL'ye kadar olan kısmı için sorumluluğun düzenlendiği, ayrıca "bu meblağa ilaveten ve ayrıca bu borçlarla ilgili olarak taahhütnamelerde belirtilen akdi faizler ile temerrüt faizlerini ve bunların gider vergilerini, komisyonlar ile kredi sözleşmelerinden doğan her türlü masrafları, icra takip ve yargılama giderlerini, % 10 avukatlık ücretini ve bunun gider vergisinin tahsilini teminen" taşınmazın teminat gösterildiği görülmektedir.
Bu ifade yazılışı gereği ana para alacağı bakımından 140.000,00-TL bedelle sorumlu olmanın yanında faiz alacakları gibi alacakların 140.000,00-TL'yi aşan kısmından da sorumlu olmak şeklinde anlaşılabileceği gibi, ana para haricinde faiz alacaklarının da 140.000,00-TL dahilinde sorumluluk kapsamında olduğu şeklinde de anlaşılabilmektedir.
Mahkememizce 140.000,00-TL bedelin açıkça zikredilmesinden sonra kullanılan ve belirsizliğe neden olan "bu meblağa" ibaresi taahhüt miktarı olarak değil borç miktarı olarak kabul edilmiş, davacının borçlunun alacaklı bankaya doğmuş ve doğacak tüm borçlarından ve bunların tüm ferilerinden 140.000,00 TL bedele kadar sorumlu olacağının ifadesi olarak görülmüştür.
Şu hâlde, davacı borçlu alacaklı bankaya doğmuş ve doğacak tüm borçlarından ve bunların tüm ferilerinden 140.000,00-TL bedel ile sorumludur. Söz konusu ipotek bu yönü ile üst sınır ipoteğidir.
Mahkememizce verilen 24.02.2020 tarihli kararda. Takip tarihinden sonra dava tarihinden önce yapılmış ödemelerin mahkemece nazara alınması zorunludur. Keza mahkemece yapılacak olan, ..... sayılı ilamında açıklandığı üzere, dava tarihi itibari borçlu olunmayan bedelin tespitidir.
Bu husus istirdatı talep edilen takip tarihinden sonra dava tarihinden önce yapılmış ödemelerin tespit edilen alacaktan tenzil edilmesini ve dava tarihi itibari ile sonuca varılmasını zorunlu kılmaktadır. Mahkememizce davacının borçlu olduğu miktar tespit edildikten sonra yaptığı ödemeler önce faizden sonra ana paradan tenzil edilmiş ve neticeten kalan borç tespit edilmiştir.
Davacının yaptığı ödemeler 1.622,86-TL işlemiş faiz alacağını kapattıktan sonra 83.050,00-TL oranında ana parayı da kapatmış neticeten 56.950,00-TL borç kalmıştır.
Açıklanan nedenler ile davacının takip talebinde görünen alacaklardan 56.950,00-TL asıl alacağın düşürülmesi sonucu kalan miktarda borcunun bulunmadığı anlaşılmış olup davanın kısmen kabulü ile; davacının dava tarihi itibari ile ..... esas sayılı dosyasında 82.122,49-TL asıl alacak, 41.617,46-TL işlemiş faiz, 2.080,83-TL BSMV, 593,18-TL masraf olmak üzere toplam 126.413,96-TL nakit alacak ve 8.360,00-TL gayri nakdi alacak yönünden borçlu bulunmadığının tespitine, davacının borçlu bulunmadığı kısmın dava tarihi itibari ile ve ödemeler tenzil edilerek tespit edilmesi nedeniyle istirdat taleplerinin reddine,
davalının kötü niyeti ispat edilemediğinden tazminatı taleplerinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
... sayılı bozma ilamı ile icra takibinin 24.01.2013 tarihinde başladığı ve takip kesinleştikten sonra davacı borçlunun mal varlığından takip dosyasına tahsilatlar yapıldığı anlaşılmaktadır. Buna göre, davalı alacaklının kabulünde olan sözkonusu tahsilatlar yönünden davacının menfi tespit isteminde bulunmasında hukuki yararı yoktur. Ayrıca, menfi tespit davalarında alacak-borç durumu dava tarihi itibariyle hesaplanacağından takip tarihi itibariyle borcun tespiti ile takipten sonra yapılan ödemeler nazara alınarak dava tarihi itibariyle alacak-borç miktarının tespiti ile varılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmiş olup, mahkememizce bozma kararına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Bozma ilamı doğrultusunda önceki bilirkişiden ek rapor alınmıştır.
Somut olayda, davacının dava tarihi itibari ile ..... esas sayılı dosyasında 82.122,49 TL asıl alacak, 41.617,46 TL işlemiş faiz, 2.080,83 TL BSMV, 593,18 TL masraf olmak üzere toplam 126.413,96 TL nakit alacak ve 8.360,00 TL gayri nakdi alacak yönünden borçlu bulunmadığı,
icra takibi kesinleşmesinden sonra dava tarihine kadar davacı borçlu tarafından 83.050,00-TL tahsil edildiği (ipotekli konutun satışından tahsil edilen 82.000,00 TL hariç olmak üzere 24.05.2013 tarihinde 250,00 TL , 25.06.2013 tarihinde 200,00 TL , 01.08.2013 tarihinde 200,00 TL, 05.09.2013 tarihinde 200,00 TL ve 01.11.2013 tarihinde 200,00 TL olmak üzere toplam 83.050-TL) tahsil edilen 83.050,00-TL yönünden davacının menfi tespit isteminde bulunmasında hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmakla tahsil edilen bedel yönünden hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine dair karar verilmiş olup, aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Katip ..... · ¸ e-imzalıdır Hakim ..... · ¸ e-imzalıdır
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/127, K. 2023/776, 17 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama