KÜNYE
T.C. Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2024
- Esas no
- 2022/335 Esas
- Karar no
- 2024/792
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ...
Karar Metni
1.558 kelime·8 dk okuma·11 bölüm
...
VEKİLİ
Av. ... - ... DAVALI : ... ... ...
VEKİLLERİ
Av. ... - ... Av. ... - ... Av. ... - ...
DAVA
Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/05/2022
KARAR TARİHİ : 27/11/2024
KAR.YAZ.TAR. : 27/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
Davacı vekilinin dava dilekçesi ile " ülkemizde COVİD-19 salgını sebebiyle ihtiyaç duyulan maskelerin davacı şirket tarafından tedarik edildiğini, davalı şirket ile de bu kapsamda 25/03/2020 tarihli mal alım sözleşmesi imzalandığını, ... genel müdürlük tarafından düzenlenen 01/05/2020 tarihli raporda maskelerin gerekli koruma seviyesini sağlamadığının tespit edildiği,
22/04/2020 tarihinde sözleşmenin fesih bildirimi yapıldığını, 15/01/2021 tarihinde davalıya ait 759.000 '...' marka maskenin imha edildiğini, davalı müvekkil şirket tarafından toplam 1.309.000 adet ayıplı maske teslim edildiğini, 550.000 adet gizli ayıplı maske için toplam 5.643.000,00 TL ödeme yapıldığını, davalı müvekkil tarafından bakiye alacak olan 7.787.340,00 TL'nin tahsili için ... E. Sayılı dosyası kapsamında takip başlatıldığını, takibe itiraz edildiğini, ...
E. Sayılı itirazın iptali dosyasında 03/03/2022 tarihinde davanın reddine karar verildiğini, kararda da görüleceği üzere teslim edilen ürünlerin halk sağlığına tehlike arz edecek boyutta olduğunu, davacı tarafından ... vasfında olmayan fazladan ödenen tutarın ayıp oranında indirim yapılmak suretiyle giderilmesi için şimdilik 50.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini..." talep ettiği görülmüştür.
SAVUNMA
Davalı vekilinin cevap dilekçesi ile"...
Müvekkili şirketin 27/05/2019 tarihinde kimya, gıda, inşaat amaçları doğrultusunda kurulmuş esasen sağlık malzemeleri satışı yapan ve özellikle pandemi döneminde uluslararası standartlara uygun maske ihracatı yapan bir şirket olduğunu, 23/03/2020 tarihinde davacı taraf ile usulüne uygun bir şekilde mal alım sözleşmesi imzalandığını, 24/03/2020-27/03/2020-31/03/2020 tarihlerinde 3 parti olarak müvekkili şirketin 1.309.000 adet ... maskeyi davacı ...'a sevk irsaliyesi ile teslim ettiklerini, 08/04/2022 tarihinde davacı tarafından müvekkiline 3.078.000,00-TL ve 2.565.000,00-TL olmak üzere toplam 5.643.000,00-TL ödeme yapıldığını,
22/04/2020 tarihinde davacı tarafın iddiasına göre fesih bildirimi gönderildiğini,... bunun kabulünün mümkün olmadığını, 28/04/2020 tarihinde davacı tarafça da imzalanan BS mutabakat belgesi ile KDV hariç müvekkili şirketin alacağının 12.435.000,00-TL olduğu konusunda mutabık olduklarını, 08/05/2022 tarihinde müvekkilinin ....
Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile mutabık olunan maske bedellerinden ödenmeyen 7.780.000,00-TL'nin ticari temerrüt faizi ile 3 gün içerisinde ödenmesini ihtar ettiklerini, 08/10/2020 tarihinde ... esas sayılı dosyası üzerinden müvekkili şirket bakiye alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlattıklarını, ancak borçlu davacı tarafından takibe itiraz edilerek durdurulduğunu, alacaklarının tahsili için ...esas sayılı dosyası üzerinden itirazın iptali davası açtıklarını, 03/03/2022 tarihinde ...sayılı ilamı ile davanın reddine karar verildiğini,
müvekkili adına istinaf kanun yoluna başvurulduğunu ve dosyanın halen istinaf aşamasında devam ettiğini, iş bu dava için zaman aşımı itirazlarının bulunduğunu, müvekkilinin ürettiği maskelerin hiç bir kusurunun bulunmadığını, her birinin standartlara uygun tekniklerle üretildiğini bu nedenle davacı tarafın feshinin hukuka aykırı ve kötü niyetli olduğunu bu nedenle davacı tarafından açılan haksız davanın reddini, müvekkilinin uğramış olduğu zararların tazmini konusunda tazminat haklarının saklı tutulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLER
Getirtilen ...
E. Sayılı dosyasının tetkikinde davacısının davalımız, davalısının davacımız olduğu, davanın 04/06/2021 tarihinde açılıp 03/03/2022 tarihinde ..... karar sayılı ilamı ile "....Davacı tarafından davalıya 23/03/2020 tarihli sözleşme uyarınca teslim edilen ürünlerin tamamının her ne kadar davacı tarafından ürünlerin imha edildiği kabul edilmiyor ise de 15/01/2021 tarihli tutanaktan ve söz konusu maskelerin sevkine ilişkin tehlikesiz atık taşıma formlarından anlaşılacağı üzere imha edildiği sabittir.
Davacının imha edilen maskelerin mavi olduğu, müvekkilinin ürettiği maskelerin ise beyaz olduğu, bu nedenden ötürü imha edilen ürünlerin müvekkile ait ürünler olmadığı yönündeki iddiaları ise 15/01/2021 tarihli imha tutanağından anlaşılacağı üzere söz konusu imhada sadece davacıya ait ürünlerin değil davacı dışında 3 adet firmadan tedarik edilen ürünlerinde imha edildiği, bu nedenden ötürü davacının bu iddiasının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki sözleşme uyarınca teslim edilen maskelerin tamamı imha edildiğinden sözleşme kapsamındaki maskeler üzerinde bir bilirkişi incelemesi mahkememizce yapılamamıştır.
Davacı tarafından ürettiği maskelere ilişkin test raporlarının mevcut olduğu ve yine söz konusu maskelerin ...'ne satıldığını ve hiçbir sorun yaşamadıklarını, teslim edilen maskelerin ayıpsız olduğu belirtilmiş ise de davacının bu iddialarının dava konusu ürünler dışında üretilen ürünlere ilişkin olduğu, bundan dolayı söz konusu test raporlarının ve ...'ne yapılan satışların mahkememiz dosyasındaki ürünlerin ayıpsız olduğunu göstermeyeceği anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki sözleşme kapsamında teslim edilen ürünlere ilişkin ...'nün 30/04/2020 tarihli testi ve 01/05/2020 tarihli test sonucuna ilişkin yazısı ile ...'nün 05/04/2020 tarihli raporun olduğu görülmüştür.
Dava konusu ürünlere ilişkin teknik anlamda tek testin 30/04/2020 tarihli test olduğu, söz konusu testi düzenleyen kurumun kamu otoritesi kullanan bağımsız bir kurum olduğu, bu nedenden ötürü söz konusu kurumca yapılan testin mahkememizce göz ardı edilemeyeceği ve testin mahkememizce kabul edilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Söz konusu test sonucu, test sonucu doğrultusunda yazılan 01/05/2020 tarihli yazı ve ...'nün 05/04/2020 tarihli raporu göz önüne alındığında taraflar arasındaki 23/03/2020 tarihli sözleşme uyarınca davacı tarafından davalıya teslim edilen ürünlerin halk sağlığına zararlı olacak mahiyette ürün olduğu mahkememizce kabul edilmiştir.
Bilindiği gibi eserin teslimi, yüklenicinin sözleşmesine, iş sahibinin amacına, fen ve sanat kurallarına uygun surette meydana getirdiği şeyi ifa olarak iş sahibine arz etmesi demektir. Bir bakıma teslim eser sözleşmesi ilişkisinin sonucudur.
Mevcut olayımızda davalı tarafından 23/03/2020 tarihli sözleşme ile davacıya halk sağlığının korunması amacıyla ... maske sipariş edildiği halde davacı tarafından davalıya teslim edilen ürünlerin halk sağlığına zararlı ürün mahiyetinde olduğu,
bu nedenden ötürü yüklenicinin teslim ettiği ürünlerin sözleşme kapsamında iş sahibinin amacına, fen ve sanat kurallarına uygun suretle getirilmiş bir ürün kabul edilemeyeceği, davacının sözleşme kapsamında davalıya eseri teslim ettiğinden bahsedilemeyeceği nitekim kamu sağlının korunması amacıyla üretilmesi istenilen ürünlerin kamu sağlığına zararlı olması sebebi ile davacının ağır kusurlu olduğu anlaşılmıştır.Davacı taraf mevcut olayda ağır kusurlu olduğu için ve ağır kusur durumunda bir teslimden bahsedilemeyeceğinden davalının herhangi bir ihbar yükümlülüğü bulunmamaktadır.
Sadece tarafların ağır kusur durumunda yapacakları talepleri TBK.nın 147/6 maddesi dikkate alındığında 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde yapması gerekmektedir. Mevcut olayımızda bu nedenden ötürü davacının ihbarın süresinde yapılmadığı yönündeki iddiası mahkememizce yerinde görülmemiştir.
Teslim edilen ürünlerin insan sağlığına zararlı olması hususu göz önüne alındığında tekrar piyasaya sürülmesinin engellenmesi için taraflar arasındaki sözleşmenin 4.5.maddesindeki prosedürünün çalıştırılmasının davalıdan beklenemeyeceği, zira söz konusu prosedürün çalıştırılması için insan sağlığına zararlı olan ürünlerin davacıya tesliminin gerekmekte olup bu durum söz konusu olamayacağı için davalı tarafından sözleşmenin 4.5 maddesinin çalıştırılmaması mahkememizce yerinde görülmüştür.
Mevcut olayda davacı taraf ağır kusurlu olduğundan ve ağır kusur durumunda taraflar arasındaki sözleşme gereğince teslim edilmiş bir üründen bahsedilemeyeceğinden tarafların sözleşmenin kurulmasından sonraki aşamalardaki mutabakatlarının hiçbir öneminin kalmayacağı zira mutabakatın sözleşme kapsamında teslim edilen bir ürün olduğu durumda dikkate alınabileceği, mevcut olayımızda böyle bir ürün olmadığı için taraflar arasındaki mutabakatların dikkate alınamayacağı,
davacının bu iddiasınında yerinde olmadığı mahkememizce kabul edilmiştir.Yukarıda anlatılan nedenlerden dolayı davacı tarafından davalıya aralarındaki sözleşme kapsamında teslim etmesi gereken ürünün davacının ağır kusurundan dolayı teslim edilmemesi sebebiyle davacının davalıdan alacaklı olmadığı yönünde mahkememizde kanaatin oluştuğu, bu sebepten ötürü davacının davasının reddinin gerektiği, yine mevcut dosya kapsamında davacının takibi kötü niyetli yaptığına dair bir delilin bulunmaması nedeni ile...Davanın REDDİNE," karar verildiği,
davacı tarafın istinaf kanun yoluna başvurması ile dosyanın ...sayılı ilamı ile "...Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde, taraflar arasında imzalanan 23/03/2020 tarihli Mal Alım Sözleşmesi başlıklı sözleşmenin konusunun düzenlendiği 2. maddesinde "Bu sözleşmenin konusunun yüklenici tarafından üretilen, ... tarafından kabul edilen ve numuneleri onaylanan ve birim fiyatı KDV hariç 9,50-Türk Lirası olan ... maskenin (Bundan sonra ürün olarak anılacaktır.) iş bu sözleşmede belirtilen usul ve esaslar uyarınca ...'a teslimi oluşturur." şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Dosya içerisinde yer alan 31/03/2020 tarihli faturaya göre davacı davalıya 7.787.340,00 TL bedelli maske satmıştır. Yanlar arasındaki sözleşme ilişkisine konu maske, iş sahibine özel olarak üretilmiş malzeme olmadığı gibi daha önceden özellikleri bilinen ve belirlenmiş olan bir maldır. Davalının iddiası, davacıdan satın alınan malın ayıplı olduğu yönündedir.
Bu nedenle davalıya yönelik özel olarak üretilen bir malzeme bulunmadığından yanlar arasındaki maske teslimine ilişkin sözleşmenin satış sözleşmesi olduğunun kabulü gerekir.
Her nekadar mahkemece taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi olduğu kabul edilerek eser sözleşmesi hükümlerine göre inceleme ve değerlendirme yapılmış ise de; satım sözleşmesi ile eser sözleşmesindeki ayıba karşı tekeffül hükümlerinin farklılık arz etmesi sebebiyle tarafların hukuki durumunun ve sorumluluklarının satım sözleşmesi hükümleri kapsamında incelenerek değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. " denilerek kaldırılarak yargılamanın yeniden görülmesi için ...
Mahkemesine gönderildiği ve mahkemenin ... esasını aldığı görülmüştür.
Davalı tarafça yurt dışına satışı yapılan maskelere ilişkin yurt dışında yapılan test sonuçlarının ibraz edildiği, ... ilgili evrak suretlerinin getirtildiği görülmüştür.
GEREKÇE
H.M.K.'nun 166/1 maddesi " Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve safattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar diğer mahkemeyi bağlar " şeklindedir.
Davacı tarafça sözleşme ile davalıdan alınan maskelerin ayıplı çıkması nedeniyle ödenen bedelde ayıp oranında indirim yapılarak iadesi ,davalı tarafça ürünlerde ayıp bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş olup; ...
Esas sayılı dava dosyasında davalımız tarafından sözleşme konusu ürünlerden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davasının bulunduğu, bu davada davalı tarafça (davacımız) sözleşme konusu ürünlerin ayıplı olduğunun iddia edildiği ve dosyanın halen derdest olduğu, mahkememiz dosyası ile ...
Mahkemesinin dosyası arasında fiili ve hukuki bağlantı bulunduğu, davalardan biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyecek nitelikte olduğu tüm dosya kapsamları ile anlaşılmakla usul ekonomisi de dikkate alınarak H.M.K.'nun 166/1 maddesi gereğince mahkememiz dosyasının ... esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE ilişkin karar verilmesi gerekmiştir.
GD
Katip ... · ¸e-imzalıdır. Hakim ... · ¸e-imzalıdır.
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/335, K. 2024/792, 27 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama