KÜNYE
T.C. Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Ağustos 2024
- T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/558 Esas - 2024/525
- Esas no
- 2024/558 Esas
- Karar no
- 2024/525
- Hakim
- ....
- Katip
- ...
- Davacı
- ....
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ....
- Dava
- Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı
- Dava tarihi
- 16/08/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 19/08/2024
Karar Metni
901 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesi ile " 01/03/2024 tarihinde müvekkili sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın tek taraflı maddi hasarlı kaza yaptığını, müvekkili aracın ruhsat sahibi olduğunu, aracı satın aldığı gün davalı sigorta şirketinden 1 yıllık kasko sigortası yaptırdığını, 14/03/2024 tarihinde alınan ekspertiz raporuna göre aracın onarım bedelinin 304.053,94-TL olduğunu, 20/03/2024 tarihli ... muhaberat nolu tebliğ yazısı ile aracın onarımında bulunulmayacağını ihtar ettiğini, hasar tazmini için müvekkilinin başvurusunda "haricen yapılan araştırma neticesinde elde edilen bilgi,
bulgu ve belgelerin olumsuz olduğu" cevabı ile sigorta şirketinin kasko hasar bedeli ödeme talebini reddettiğini, 24/04/2024 tarihinde yaptıkları dava şartı arabulucu başvurusu anlaşamama ile sonuçlandığını, müvekkili bu sürede araçtan mahrum kaldığından başkaca bir araç kiralanmak zorunda kalınacağını, müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybı bedelinin davalıdan tahsilini, aracın rayiç bedelinin ödenmesine,
kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte araç bedeli ve diğer maddi zararların davalıdan tahsilini, aracın tamir süresince kullanılamaması nedeni ile araç mahrumiyetinden kaynaklanan zararın davalıdan alınmasının hükmedilmesini, ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Tensiben karar verildiğinden davalı tarafa tebliğat yapılmamıştır.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Davanın; tazminat istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
6102 sayılı TTK'nun 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için ya uyuşmazlık konusu iş tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır.
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce yargılamanın her aşamasında re'sen incelenir.
TTK. nun 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmış ve sayılmış olup bu maddeye göre her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmemiz yargı işleri tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava sayılır. Ayrıca TTK.nun da düzenlenen hususlar ile Medeni Kanun ve Borçlar Kanunuda düzenlenen bazı dava türlerinin ticari dava olduğu belirtilmiştir.
TTK. nun 5. maddesinde ise ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu düzenlenmiş ve Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişkinin görev ilişkisi niteliğinde olduğu belirtilmiştir Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmesiyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.
8.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 1. maddesinde kanunun amacı açıklandıktan sonra, "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde. “Bu kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.." hükmüne yer verilmiştir.
Kanunun 3. maddesinde "Mal: Alışverişe konu olan taşınır eşya, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallar ile elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri her türlü gayri maddi malları, Satıcı: Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi,
Tüketici işlemi : Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder." şeklinde tanımlanmıştır.
6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanunun 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.
Somut olayda, 01/03/2024 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazası kapsamında davacıya ait aracın hasara uğradığı iddiası ile onarım, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin kasko poliçesi kapsamında tazminine ilişkin olduğu, taraflar arasında poliçe düzenlenmiş olması, davaya konu talebin taraflar arasında düzenlenen poliçe kapsamında olması, poliçeye konu aracın hususi olduğu, uyuşmazlığın çözümünde Tüketici mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla, 6100 sayılı HMK 114/1-c 115/2 maddeleri gereği davanın usulden REDDİ ile mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Katip .... · E İmza Hakim .... · E İmza
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/558, K. 2024/525, 19 Ağustos 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama