KÜNYE
- Mercii
- Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/500
- Karar No
- 2022/1045
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2022
Karar Metni
1.239 kelime·6 dk okuma·13 bölüm
T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/500 Esas - 2022/1045 T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2020/500 Esas
KARAR NO : 2022/1045
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
HAKİM :... KATİP :...
DAVACI.... DAVALI :...
DAVA
İstirdat (Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/10/2020
KARAR TARİHİ : 27/12/2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 30/12/2022
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından, davacı aleyhine ... 33. İcra Dairesi 2019/144302 Esas sayılı icra takibinin başlatıldığını, takibe itiraz edilememesi üzerine takibin kesinleştiğini, takibin taraflar arasında imzalanan bulut hizmet sözleşmesi bedeli olduğunu, davacının bulut sisteminden kullanıcı bilgisi ve şifresinin teslim edilmediği için kullanılmadığını, davalının haksız şekilde fatura düzenlediğini belirterek yapılan ödeme olan 13.655,68 TL' nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili davaya cevap vermemiştir.
HUKUKİNİTELENDİRME - GEREKÇE
Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır.
... 33. İcra Müdürlüğünün 2019/144302 Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde: Davalı tarafından davacı aleyhine 13/12/2019 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde 9.401,000 TL asıl alacak olmak üzere toplam 9.401,000 TL istendiği, takibin dayanağının 31/08/2019 tarihli alacak olduğu, ödeme emrinin davalıya 28/01/2020 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasında "Turkcell Superonline Sanal Veri Merkezi Hizmeti Sözleşmesi" bulunduğu, sözleşmeye göre davalı tarafından davacıya Bulut Sistemi hizmeti verileceği anlaşılmaktadır. Davacı sistem giriş şifresinin kendisine verilmediğini davalının düzenlediği faturaları iade ettiği, davalı da şifrenin Ahmet Aktaş isimli şahsa teslim edildiğini, 1300 ,10 TL tutarında ödenmemiş fatura olduğundan hizmetin duraklatıldığı/askıya alındığı savunmasında bulunmuştur.
Uyuşmazlık, sözleşmenin tarafı olan davalının sözleşmedeki edimini yerine getirip getirmediği, şifrenin usulünce teslim edilip edilmediği, hizmet alınmış faturalar ödenmemiş ise davalının hizmeti askıya almasının sözleşme şartlarına uygun olup olmadığı, davacının sözleşmeyi fesih talebinde haklı olup olmadığı, davalının düzenlediği takibe konu faturalardan dolayı davacının borcu olup olmadığı noktasındadır.
Davacı vekili ara karar gereğince 07/06/2022 tarihinde sözleşmenin şartnamesini dosyaya sunmuştur.
İncelenen sözleşme örneğinde hizmet tanımı olarak veri depolama alanı hizmeti verileceği kararlaştırıldığı, sözleşmede Bulut Portal Yönetim ve Kullanım sorumluluklarının düzenlendiği, şartnamenin 7. Maddesinde hizmet ücretleri ve ödemeler başlıklı bölümünde hizmet karşılığı Turkcell Superonline 'ın müşteriye fatura düzenleyeceği, faturanın süresinde ödenmemesi durumunda aylık %4 oranında gecikme faizi uygulama ve/veya hizmeti durdurma ve/veya yeni hizmet satışını yapmama hakkının saklı olduğunu kabul ve taahhüt ettikleri,
tahakkuk edilen ücretin ve gecikme faizinin ödenmemesi durumunda Turkcell Superonline'in sözleşmeye feshederek veya feshetmeksizin yasal takibe geçebileceği ve bu durumda ödemesi gereken tüm ücretleri nakden ve defaten toplu olarak ödeyeceği kararlaştırıldığı görülmüştür.
Davalı şirketten gelen 29/03/2021 tarihli yazı cevabına göre; Abonelik başlangıcının 22/12/2018 tarihi , bitiş tarihinin 02/02/2020 olduğu, ilgili firmanın abonelik dönemini kapsayan, 31/12/2018 -29/02/2020 arasında davacıya faturalar düzenlendiği, davacının 07/02/2019 tarihli talebi üzerine, davacının 1300,10 TL ödenmemiş faturası bulunduğundan hizmetin askıya alındığı, şifre gönderilmediği, ödenmemiş faturaların 31/12/2018 tarihli 314,90 TL nin 31/01/2019 tarihli 985,20 TL tutarındaki 2 ayrı fatura olduğu, müşteriye ayrılan alanın iptal olması sebebiyle depolama hizmetinin kullanılmadığı anlaşılmıştır.
Dava dışı şirket tarafından davalıya gönderilen 25/10/2019 tarih 36675 ve 39479 yevmiye sayılı ihtarnamelerde, sisteme giriş şifresi/kodu verilmemiş olması ve sistemi kullanamadıklarından dolayı faturaları iade ettikleri, iade edilen faturanın tekrar iade edilmesinin iyiniyeti barındırmadığı, hizmet alamadıkları için sözleşmenin feshedildiği ihtar edilmiştir.
Davacı savunmalarında sisteme giriş şifresinin hiç verilmediğini ileri sürmüş, yapılan araştırmada sisteme giriş şifresinin [EPOSTA] mail adresine gönderildiği, davacı vekili Ahmet Aktaş isimli bir çalışanları ve şirket ortağının, yetkilisinin bulunmadığını,
Davacı hizmet alamadığı için kendisine gelen faturaları iade ettiğini beyan ettiğinden, Davalının yasal defterlerinin incelenmesine karar verilmiş, alınan bilirkişi raporunda 12.992,40 TL tutarlı faturaların defterlere kayıtlı olduğu, ancak 1.110,80 TL tutarlı iade faturasının davalının yasal ticari defterlerinde kaydının bulunmadığı, davacının 9.401,00 TL tutarlı ilamsız takip başlattığı, faiz ve masraflarla birlikte alacağın 13.655,68 TL ye ulaştığı, davacı tarafından 12.755,59 TL EFT ödemesi yapıldığı tespit edilmiştir.
Davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 16/06/2021 tarihli raporda; davalının 2019 yılında düzenlediği 14.103,20 TL tutarında 13 adet faturanın kayıt altına alındığı, 10/05/2019 tarihinde davacı şirket tarafından düzenlenen 1.110,80 TL bedelli iade faturası kaydı yapıldığı , 2019 yılı sonunda davalı şirketin 12.992,40 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Davalı tarafından sunulan sözleşmenin 12/18. Sayfasında şifrenin gönderileceği kişi olarak kontak kişi Ahmet Aktaş , e- posta adresi [EPOSTA] , telefon numası yazılmıştır. Bu sözleşmenin tüm sayfaları davacı tarafından imzalanmıştır. Davacı Ahmet Aktaş'ı tanımadığını ve bu isimde bir çalışanı olmadığını beyan etmiş ise de, kendi imzasını taşıyan bir sözleşmede kontak kişi olarak bu şahsı göstermesi davacının sorumluluğundadır. E posta adresinin uzantısı davacı şirkete ait olup bu şahsın çalışan olması zorunluluğu da bulunmamaktadır.
HMK'nın 266. Maddesi gereğince bilgisayar mühendisi bilirkişiden alınan rapor ve ek raporda da; Şifrenin davacı şirkete nasıl iletildiğine dair dosya içerisinde objektif bir delile rastlanmadığı, dosyada abonelik sözleşmesi de bulunmadığından hizmetin duraksatılmasının abonelik sözleşmesinin şartlarına uygun olup olmamasının tespit edildiği mütalaa edilmiştir. Bilirkişiden alınan ek raporda da kesin kanaat bildirilmemiştir.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede şifrenin davacı şirkete gönderildiği kabul edilmiştir. Davalı şirketten gelen yazıda 1300,10 TL borç ödenmediği için hizmetin askıya alındığı bilgisi verilmiştir. Bu miktar 31.12.2018 tarihli, 147012019 ödeme tarihli 314,90 TL bedelli ve 31.01.2019 tarihli, 12/01/2019 ödeme tarihli 985,20 TL bedelli iki faturaya tekabül etmektedir. Davacı bu faturalara TTK da belirtilen 8 günlük süre içinde itiraz etmediğinden fatura içeriğinin kesinleştiği kabul edilmiş iki fatura tutarı 1300,10 TL asıl alacak ve bu miktarın ödeme tarihi olan 20/07/2020 tarihine kadar olan işlemiş faizi olan 104,90 TL bakımından davacının davalıya borcu olduğu kabul edilmiş bu miktar için istirdat talebi reddedilmiştir.
Takip konusu diğer faturalar bakımından ise, ödenmeyen iki adet fatura nedeniyle davalının hemen icra takibi yapmayı değil hizmeti askıya almayı tercih ettiği, askıya alma nedeni ile davacının hizmet alamadığını belirterek şifre istediği şifre gönderilmeyince sözleşmeyi feshettiği anlaşılmıştır. Şartnamenin 7. Maddesine göre hizmeti durdurma hakkını kullandığında da devam eden aylar için davacının almadığı hizmetin bedelinden sorumlu tutulacağına , sözleşme döneminin kalan aylarının da muaccel olacağına dair açık düzenleme bulunmadığından, sözleşmenin matbu düzenlenip genel işlem şartı niteliğine olduğu da nazara alınarak iki fatura dışındaki faturalardan davacının sorumlu olmadığı kabul edilerek fazladan yapılan ödemenin istirdadına karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/500, K. 2022/1045, 27 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama