KÜNYE
T.C. Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2022
- Esas no
- 2021/462 Esas
- Karar no
- 2022/592
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - .....
- Davalı
- ...
- Dava ihbar olunan
- ... -...
- Dava
- Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 04/10/2016
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 14/07/2022
Karar Metni
1.105 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16/11/2012 tarihinde sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile müvekkili ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin karıştığı çift taraflı trafik kazasında müvekkilinin daimi malul kalacak şekilde yaralandığını, olaya karışan ... plakalı aracın davalı ... şirketine sigortalı olduğunu, davalı şirkete tazminat ödenmesi için yapılan başvuruya cevap verilmediğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00TL daimi iş göremezlik, 500,00TL geçici iş göremezlik tazminatının başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 16/10/2018 tarihinde Mahkememize sunduğu ıslah dilekçesi ile dava değerini 163.141,57 TL' ye arttırmıştır.
CEVAP
Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde bahsi geçen ... plaka sayılı aracın müvekkil şirkete 22.08.2012-22.08.2013 tarihleri arasında 202508389/0 numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçeden dolayı sorumluluğun sigortalının kusuru oranında olmak üzere sakatlanma ve ölüm olaylarında kişi başına azami 225.000,00.-TL, ile sınırlı olduğunu, kusur raporu alınmasını, zararın aktüer siciline kayıtlı bilirkişi tarafından hesaplanmasını, davacının geçici maluliyet talebinin 6111 sayılı kanun ile tedavi gideri kapsamına alındığından SGK tarafından karşılanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİNİTELENDİRME - GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık ; Davacının daimi ve geçici maluliyeti olup olmadığı, var ise derecesi, geçici işgörezlik talebinin poliçe teminatı kapsamında olup olmadığı, kazaya karışan araç sürücülerinin kusurlu olup olmadıkları, temerrütün hangi tarihte gerçekleştiği , faize hükmedilecekse avans faizine mi yasal faize mi hükmedilmesi gerektiği noktasındadır.
Bilirkişi raporu ve Adli Tıp Kurumu Raporları sonrasında davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün %50 kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada davacının %37 kalıcı malul olacak şekilde yaralandığı , daimi maluliyet tazminat talebi bakımından yapılan hesaplama ile belirlenen miktarın ıslah dilekçesindeki talep gibi aynen kabulüne, aktüer raporunda geçici iş göremezlik hesabı yapılmış ise de davacının olay tarihinde reşit olmadığı, herhangi bir işte çalıştığına ilişkin dosyada bilgi ve belge bulunmadığından geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce davanın kısmen kabulüne karar verilmiş davalı tarafın kararı istinafı üzerine '' Mahkemece, öncelikle davacının Adli Tıp Raporu'nda belirtilen tedaviyi görüp görmediği araştırılmalı, tedavi görmediği belirlenir ise; davacının maluliyetine ilişkin olarak ayrıntılı açıklamanın yapılması (psödoartroz tablosunun ne olduğu, nasıl tedavi edildiği vb.), ilk raporda belirtilen cerrahi müdahalenin riskinin olup olmadığı, var ise riskin neler olabileceği, cerrahi müdahale halinde iyileşme oranının ne olabileceği konusunda Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden ek rapor alınması, ek rapor geldikten sonra,
davacıdan tedaviyi kabul edip etmediği de sorularak, tedaviyi kabul ederse, tedavinin sonucunun beklenmesi, tedaviyi kabul etmediği takdirde ise sonucuna göre değerlendirme yapılması, davacının maluliyet oranının değişmesi halinde yeniden kalıcı iş göremezlik tazminatı hesabı yönünden ek rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu gibi, bu inceleme ve araştırmalar yapılmaksızın eksik inceleme sonucu karar verilmesi doğru görülmediğinden,
davalı ... şirketi vekilinin bu hususa yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nun 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine' karar verilmiştir.
İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulundan alınan ek raporda;
Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 16/07/2018 tarih ve 12606 karar nolu mütalaasında belirtilen maluliyetin femur kırığının kaynamamış(pseudoartroz) olmasından kaynaklandığı, pseudoartrozun cerrahi müdahalelerle sonradan tedavisi mümkün olabilen bir kırık komplikasyonu olduğu ancak her türlü tıbbi müdahalelere rağmen tedavi edilemeyerek kronikleşebileceğinin de tıbben bilindiği dolayısıyla söz konusu pseudoartrozun düzeltilmesi durumunda kişinin diz ve kalça eklem hareket açıklıkları, atofi, uzunluk farkı, açılanma vb. durumların olup olmadığına göre maluliyetinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği,
ayrıca sorulduğu üzere söz konusu cerrahi müdahalenin genel anestezi gerektiren tüm cerrahi prosedürlerde olduğu gibi düşük riskli de olsa ölüm dahil olmak üzere enfeksiyon vb. durumları da kapsayan yaygın komplikasyonların görülebileceğinin tıbben bilindiği hususları oy birliği ile mütalaa olunur.'' şeklinde görüş bildirilmiştir. ''
ATK dan ek rapor alındıktan sonra davacıdan tedaviyi kabul edip etmediği de sorularak, tedaviyi kabul ederse, tedavinin sonucunun beklenmesi, tedaviyi kabul etmediği takdirde ise sonucuna göre değerlendirme yapılması gerekmiş, davacı hastaneye başvurmuş ortopedi uzmanı ''... 'un 02/03/2022 tarihli çekilen femur filmidikkate alındığında ön arka filmde pseudo görüntüsü verse de yan filmde Kallus dokusunun tama yakın olduğu konulan çivinin de halen sağlam olduğu ( kaynamayan kırıklarda genel olarak konulan implant metal yorgunluğundan dolayı kırılır) kırılmadığı gözlendiğinden şu anda ameliyat gerektirecek bir durum olmadığı kanaatindeyim. ''yönünde mütalaa vermiştir.
Netice olarak vücut bütünlüğünün korunması anayasal hal olup tazminat almak için ameliyata zorlanıp hayati risk taşıyabilecek anestezi alarak bir ameliyata zorlanamayacağı, maluliyet durumunun değişmesi gerekmediği kabul edilerek kaldırma kararı öncesi alınan aktüer raporu hükme esas alınarak kaldırılan karar gibi davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/462, K. 2022/592, 5 Temmuz 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama