KÜNYE
- Mercii
- Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/515
- Karar No
- 2025/138
- Karar tarihi
- 12 Mart 2025
Karar Metni
774 kelime·4 dk okuma·13 bölüm
T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2024/515 Esas - 2025/138 T.C.
ANKARA
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/515 Esas
KARAR NO : 2025/138
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/07/2024
KARAR TARİHİ : 12/03/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 18/03/2025
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, ...5.
Genel İcra Dairesi 2024/38903 esaslı başlatılan icra ödeme emri talebinde sunulan faturaların ticari satımların karşılığı olarak düzenlendiğini ve ibraz edildiğini, yasal itiraz süresi olan 8 günlük sürede dava konusu faturalara itiraz etmeyen borçlunun faturalara itiraz hakkı bulunmadığını, buna karşın borçlu şirketin, başlatılmış olunan icra takibine kötü niyetli bir şekilde itiraz ettiğini, borcun ifasını geciktirmek için yapılan bu mesnetsiz itiraz dolayısıyla müvekkilin likit alacağı değer kaybettiğini, açıklanan ve re'sen gözetilecek nedenlerden dolayı itirazın iptali ve takibin devamını,
haksız ve kötü niyetli itirazı sebebi ile davalının 9620'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde,ilamsız icra takibine konu edilen faturaların davacı şirket tarafından usulsüz olarak kesildiğini, fatura alacağına ilişkin borç kalemlerinin hatalı düzenlendiğini, usulsüz ve hatalı olarak düzenlenmiş faturalara dayanan bir borcun kabul edilmesinin mümkün olmadığını, mahkemece, söz konusu usulsüz faturaların geçerli olduğuna kanaat getirilip davacıya karşı müvekkilin borcu olduğu kararına varılsa bile söz konusu borcun 2024 Eylül ayında ödeneceği konusunda tarafların mutabakata varıldığını,
her ne kadar usulsüz ve hatalı içeriği bulunan faturalara itiraz edilmiş olsa da mahkeme aksi kanaate vardığında söz konusu faturaların ödenme tarihinin Eylül 2024 olacağını, fakat davacı yan müvekkil ile yaptığı bu anlaşmaya aykırı davranarak kötü niyetli ve haksız bir şekilde borcun ödenmesi için belirlenen vade henüz gelmeden müvekkil aleyhine ilamsız icra takibi başlattığını, bu durumda müvekkilin borca itiraz etmesinde herhangi bir kötü niyet bulunmadığını,
zira öncelikle fatura içerikleri yanlış olup bununla birlikte geçerli bir fatura mevcut olsaydı bunun ödemesi 2024 Eylül'de yapılacağından müvekkilin borca itiraz etmesinin hukuka uygun düştüğünü, fatura içeriği yanlış olup fatura doğru düzenlendiğinde ödeme tarihinin Eylül olacağını, görüldüğü üzere davacının haksız olarak takip başlattığı fatura alacaklarının vadesi henüz gelmediğini, bu bakımdan müvekkil aleyhine icra inkar tazminatı yüklenmesinin hukuka aykırı olacağını,
hatalı faturaya dayanarak müvekkil aleyhine henüz vadesi gelmeden icra takibi başlatan davacı bakımından %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin talep edildiğini, mahkemece re'sen gözetilecek nedenlerle davanın reddini, haksız ve kötü niyetli olan davacı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini istemiştir.
DELİLLER
Davadan feragat dilekçesi, dava dosyasında bulunan diğer deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacı vekilinin 12/03/2025 tarihli duruşmada davadan feragat ettiğini bildirdiği görülmüştür.
Davalı vekilinin 12/03/2025 tarihli duruşmada yargılama giderleri ile vekalet ücretinden feragat ettiğini bildirdiği görülmüştür.
6100 sayılı HMK.'nın 307. maddesinde, "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. “ denilmiş,
Aynı sayılı yasanın 309. maddesinde ise, “(I)Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır.
(II)Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir.
(III)Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir.
(IV)Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. “ hükmü yer almaktadır.
310. maddede , “Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir” denilmiş olup, 311. madde ise, “Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir.” denilmektedir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davacı vekili 25/07/2024 tarihli dava dilekçesi ile davayı açmış olsa da, sunulan vekaletnameye göre feragate yetkili kılınan davacı vekilinin 12/03/2025 tarihinde yapılan 2 nolu duruşmasında açmış olduğu davadan feragat ettiğini, davalı vekilinin 12/03/2025 tarihli duruşmada yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığını beyan ettiği, feragat sebebiyle doğan harçların davacı tarafa yükletilmesini talep ettiğini beyan etmiş, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesini bildirdiği HMK'nun 310. ve 311. maddelerine göre;
feragatın hüküm kesinleşmeden her zaman yapılabileceği gibi feragat beyanının kesin hükmün hukuki neticelerini doğurduğu ve feragat beyanının işin niteliğine göre kamu düzenine aykırı olmadıkça geçerli bulunduğu anlaşıldığından feragat nedeniyle davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/515, K. 2025/138, 12 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama