KÜNYE
T.C. ... 12. Asliye Ticaret Mahkemesi T. C. Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2025
- Esas no
- 2025/49 Esas
- Karar no
- 2025/45
- Hakim
- Dr. ... ...
- Katip
- ... ...
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 13/03/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 04/02/2025
Karar Metni
810 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili hakkında... .... .... esas sayılı dosyasında müvekkilince davalıya verilen 7 senetten 5 adedinin dayanak gösterilmek suretiyle toplamda 50.000,00 TL'lik müvekkili aleyhine takip başlatıldığını, davalının savcılık dosyasındaki beyanında müvekkiline 40.000,00 TL borç verdiğini ancak müvekkiline verilen borç miktarının 38.000,00 TL olduğunu ve davalının beyanlarının gerçeği yansıtmadığını,.... .... ... ... ... ... esas sayılı dosyasında ve takibe konu edilen senetlerden dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini, davalı taraf aleyhine takibin %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinden bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Müvekkili tarafından başlatılan ve davacının borçlusu olduğu... ... ... ... ... ...
E. sayılı dosyasında davacının davalı müvekkile 38.000,00 TL yönünden borçlu olmadığı iddia edilmiş ve tespiti istenildiğini, ancak davacının bu iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, müvekkili ile davacının uzun yıllar süren tanışılıkları olduğunu, davacının borçları olması sebebi ile müvekkilinden borç para istediğini, müvekkilinin yıllardır süren arkadaşlık neticesinde davacıya güven duyarak kredi çektiğini, müvekkilinin kullanmış olduğu kredinin masraf ve faizi ile birlikte toplam geri ödemesinin net olarak ele geçen meblağdan fazla olduğunu için davacı tarafın müvekkiline "ben sana kredinin ana parası,
faizi ve masraflar ile birlikte bankaya ödeyeceğin toplam rakamı 7 eşit taksitte düzenli olarak ödeyeceğim" diyerek söz verdiğini ve bu sözüne istinaden 10.000,00 TL bedelli toplamda 7 adet bonoyu imzalayarak müvekkiline verdiğini, davacı tarafın 7 adet bonodan takibe konu edilmeyen 30/12/2001 vade ve 10.000,00 TL bedelli bonoya karşılık olarak müvekkilinin banka hesabına 8.000,00 TL ödeme yaptığını,
bahsi geçen bonoya ilişkin olarak davacının kalan 2.000,00 TL'yi ödememesine rağmen bu bonoyu davacıya teslim ettiğini ve yine takibe konu edilmeyen 30/01/2022 vade ve 10.000,00 TL bedelli bonoya karşılık müvekkilin banka hesabına 10.000,00 TL ödeme yaptığını, bahsi geçen bu bononunda davacı tarafa teslim edildiğini ve davacı tarafça müvekkiline başkaca bir ödeme yapılmadığını, davacının 27.000,00 TL bankadan ve 5.000,00 TL elden olmak üzere toplamda 32.000,00 TL'nin ödendiğine dair iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm bu sebepler ile öncelikde davanın reddini, davacı tarafça açılan davanın haksız,
mesnetsiz ve kötü niyetli olarak ikame edilmiş olması sebebiyle davacı taraf aleyhine takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
Davanın ... 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/122 esasına kaydedilerek açıldığı, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi üzerine dosyanın mahkememize tevzi edilerek yukarıda belirtilen esas sıra kaydı yapılarak yargılamaya devam olunduğu anlaşılmıştır.
Dava, kambiyo senedine dayalı olarak başlatılan icra takibi nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemlidir.
TTK'nın 5/A maddesinin 1. fıkrasına göre ''Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.''
6325 sayılı yasanın 18/A-2 maddesine göre, ''Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.''
Yukarıda belirtilen mevzuat, dava dilekçesi ve dosya içeriği incelendiğinde, ...
15. Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verilerek dosyanın mahkememize tevzi edildiği, mahkememizin 20/01/2025 tarihli ara kararı ile davacıya arabuluculuk belgesini sunması için kesin süre verildiği, verilen süre içinde belgenin sunulmadığı, görevsizlik kararı üzerine görevli mahkemede bakılan dava yeni bir dava olmayıp önceki davanın devamı niteliğinde olduğundan menfi tespit talepli açılan eldeki dava için de arabuluculuk dava şartının aranmasına karşın davacı yanca bu usule başvurulmadığı,
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5/A maddesinin 1. fıkrası ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk kanununa 7155 sayılı yasanın 23. maddesi ile eklenen 18/A-2 maddesi gereğince bu hususun mahkememiz açısından özel dava şartı olduğu ve dava tarihi itibariyle dava şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından HMK'nın 114 ve 115. maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/49, K. 2025/45, 4 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama