KÜNYE
T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2023
- Esas no
- 2022/420 Esas
- Karar no
- 2023/324
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ... - ...
- Davalı
- 1- ... - ...
- Vekili
- Av. ... -
- Davalı
- 2- ... - ...
- Vekilleri
- Av. ...
Karar Metni
1.876 kelime·9 dk okuma·10 bölüm
Av. ... - ...
DAVALI
3- ... - ... ...
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/06/2017
KARAR TARİHİ : 09/05/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 09/06/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesini özetle; ... A.Ş olan ve sürücü davalılardan ... olan ... plakalı aracın karıştığı 12/11/2015 tarihli kazada müvekkili ...'in ağır yaralandığını, vücudunda kemik kırıkları oluşarak hayati tehlike geçirdiğini, şahsın tedavi sonrası %19 oranında engelli duruma geldiğini,ceza soruşturmasının ....
Mahkemesinde karara bağlanıp ...'ın asli kusurlu bulunduğunu, ZMMS sigortacısının ... olup müvekkilinin kaza nedeniyle yaşadığı manevi sıkıntı nedeniyle şimdilik 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve geçici ve sürekli iş göremezlik nedeniyle zararın tazmini yönünden şimdilik 1000 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyeen avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
... şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın 17/07/2015-2016 tarihleri arasında ZMMS ile ... nolu poliçe ile müvekkili nezdinde sigortalı bulunduğu, araçtaki kusur durumunun belirlenmesini işletinin kusuru nispetinde zararın tazmin edilebileceğini illiyet bağının araştırılmasını, temerrüdün gerçekleşmediğinin nazara alınmasının maluliyet durumunun araştırılmasını, manevi zarar klozlarının bulunmadığını, ayrıca mütefarik kusur ve hatır taşımasının değerlendirilmesini davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle süre uzatım isteğinde bulunduklarını bildirerek ek süre verilmesini talep etmiş, sonrasında sunduğu cevap dilekçesinde davanın kısmi dava olup olmadığı hususunun araştırılmasını, geçici ve sürekli iş göremezliğe ilişkin durumun belirlenmesine, cezai yargılamanmasında müvekkilini taraf olmadığnın, kusur miktarlarının yanlış belirlendiğini ve ceza dava dosyasında alınan rapor ile olayın oluş şeklinin birbirleri ile çeliştiğinin davacının olayda ağır kusurlu olduğunu araştırlmasını, yeni kusur raporu alınmasını, manevi tazminat yönünden ekonomik durumun dikkate alınmasını ve mütefarik kusur indirimi yapılmasını, ticari faize karar verilmemesini ve davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı ...'ın davaya cevap vermediği görülmüştür.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, yaya davacı ile karşı aracın çarpışması neticesi meydana gelen trafik kazası nedeniyle ZMMS kapsamında geçici ve sürekli iş göremezlik zararının tazmini ile manevi tazminat taleplerini karşılanması isteğine ilişkindir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, "Islah edilen davanın kısmen kabulü ile. 114.711,39 TL sürekli işgöremezlik ve 8.761,24 TL geçici işgöremezlik tazminatları toplamı 123.472.63 TL'nin 12/11/2015 olay tarihinden itibaren (davalı ...Şirketi )'nin temerrüt tarihi olan 14/06/2016 tarihinden) işletilecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ...
35.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ile ...nden 12/11/2015 olay tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine," dair verilen 19/07/2019 tarih ve ... sayılı karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ... Dairesi'nin 20/05/2022 tarih ve... sayılı ilamı ile.
"Cismani zarar nedeniyle geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik tazminatı hesabında zarar görenin gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Davacının fiilen çalışması halinde bilinen dönem gelirinde fiilen elde ettiği gerçek gelir nazara alınmalı, rapor tarihinden sonraki bilinmeyen aktif dönem zararı ise rapor tarihindeki bilinen en son geliri nazara alınarak hesaplanmalıdır.
Diğer yandan zarar görenin memur olması halinde geçici iş göremezlik süresi içerisinde maaşını almaya devam edeceğinden, bu dönemdeki zararı, varsa bu süre içerisinde çalışamadığı için alamadığı ek ödemeleri kadar olacağından, davacı ancak gelirinde meydana gelen azalma nedeniyle oluşan zararını talep edebilir. Ayrıca, davacı “memur” olup, emeklilik yaşı 65'dir. Bu nedenle davacı için 65 yaşa kadarki dönem aktif, 65 yaş sonrası dönem ise pasif (emeklilik) dönemidir.
Davacıya ait tüm bordrolar getirtilmeli ve emekli olup olmadığı araştırılmalıdır. Diğer taraftan, tarafların bilirkişi raporunda kullanılan yaşam tablosuna ve tatbik edilen esaslara açık itirazları olmasa dahi. TBK 51. maddesi uyarınca tazminatın kapsamının hâkim tarafından belirlenmesi zaruridir. Gerçek zarar miktarı, hak sahibinin olay tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluşmaktadır.
Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Hak sahiplerinin bakiye ömürleri önceki yıllarda ...’dan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvellerine göre saptanmakta iken, ....’nin çalışmaları ile “TRH 2010”adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup, .... da ilk peşin sermaye değerinin hesaplanmasında anılan tabloların uygulanmasına geçilmiştir.
Gerek diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve gerekse bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği de göz önüne alınarak, ülkemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu’na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına ... ’nce de karar verilmekle görüş değişikliğine gidilmiştir. (... sayılı ilamı, 14/01/2021 tarih ... sayılı ilamı) Bu itibarla, tazminat hesaplanmasında TRH 2010 Tablosu’nun kullanılmasında bir isabetsizlik görülmemiş ise de; ....
Mahkemesi’nin 17/07/2020 tarih .... sayılı kararı ile.
KTK’nun 90. maddesindeki “bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir” bölümündeki “bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmekle; zarar hesaplanmasında ZMMS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz bu cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir.
Bu itibarla, tazminat hesaplanmasında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak (taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış haklar da gözetilerek) hak sahiplerin bakiye muhtemel yaşam süresinin belirlenmesi ve buna göre tazminat hesabı yapılması gerekirken, TRH 2010 yaşam tablosu kullanılmış ise de, progresif rant yöntemi yerine 1.8 teknik faiz yöntemine göre tazminat hesabı yapılması doğru görülmemiştir." gerekçesiyle kaldırılması sebebiyle dosya yeniden ele alınmış, kaldırma sebepleri ile sınırlı olarak ek tahkikat yapılması gerekmiştir.
Bu bağlamda öncelikle, ... ’na müzekkere yazılarak, ... nezdinde çalıştığı bildirilen davacının 12/11/2015 kaza tarihinden bugüne tüm maaş bordrolarının gönderilmesi ile davacının emekli olup olmadığı hususlarında bilgi verilmesi istenmiş, gelen müzekkere cevabını takiben dosya aktüer hesap uzmanı bilirkişiye tevdii edilerek, dosyaya kazandırılan bilgi ve belgeler ile kaldırma ilamının gerekleri doğrultusundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen 20/02/2023 tarihli raporda özetle; "...davacının kaza tarihi ile işe başladığı tarih olan 13/11/2015-03/04/2016 döneminde alabileceği gelir toplamının 11.516,66-TL olarak tespit edilmesi ve ... tarafından rücuya tabi olarak 12.796,88 TL ödenmesi ve ayrıca bu dönem zarfında yoksun kaldığı başkaca bir ödeme kalemi bulunmaması nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı hesaplanmayacağı, bordroların incelenmesinde davacının yılda iki kez ikramiye, 4 kez de ilave tediye aldığı, ilave tediyeleri raporlu olduğu dönemde de aldığı,
ikramiye yönünden ise ikramiye ödemelerinin raporlu olduğu döneme denk gelmediği anlaşıldığından geçici iş göremezlik dönemi içinde yoksun kaldığı başkaca gelir kalemi olmadığı, 2022 yılında 10 aylık bordro gönderildiğinden ortlama alınarak aylık gelir bulunacağı, 01/07/2022-31/12/2022 döneminde asgari ücret 5.500,35-TL olduğundan gelirinin asgari ücrete oranı 2.01389 katı olup 01/11/2022 tarihinden bu katsayı üzerimden hesaplama yapılacağı, emeklilik döneminde ise asgari ücret üzerinden hesaplama yapılacağı, ...
Dairesinin 20/05/2022 tarih ve ... ilamında belirtilen progresif rant ve TRH-2010 bakiye yaşam tablosu kullanılarak, emeklilik yaşı 65 kabul edilerek yeniden yapılan hesaplamada; davacının karşılanmamış geçici iş görmezlik tazminatı bulunmadığı, davacının sürekli iş görmezlik tasminatının 705.581,74 TL olarak hesaplandığı, hesaplanan tazminatın poliçe teminat limitini aştığını, poliçe limitinin 290.000,00 TL olduğu" yönünde kanaat bildirildiği anlaşılmıştır.
Mezkur raporda bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın dosya kapsamına ve kaldırma ilamının gereklerine uygun olduğu, raporun gerekçeli ve denetime elverişli bulunduğu anlaşılmakla hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile kaldırma ilamı sonrasında yapılan ek tahkikat sonucunda alınan bilirkişi raporu, iddia ve savunmalar ile davacının 31/05/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile birlikte değerlendirildiğinde; sürücüsü davalı ..., ...
A.Ş. olan ve davalı ... şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın yaya olan davacıya çarpması suretiyle 12/11/2015 tarihinde meydana gelip davacının yaralanması ile sonuçlandığı ve kaldırma ilamı öncesinde yapılan tahkikat sonucunda davalı araç sürücüsünün %100 oranında kusuruyla sebebiyet verdiği anlaşılan tek taraflı trafik kazası neticesinde davacının %25,2 oranın kalıcı, 9 ay süre ile de geçici mahiyette malul kaldığı, yapılan bilirkişi incelemesinde de ortaya konulduğu üzere davacının kaza tarihi ile işe başladığı tarih olan 13/11/2015-03/04/2016 döneminde alabileceği gelir toplamının 11.516,66-TL olarak tespit edildiği,
... tarafından rücuya tabi olarak 12.796,88 TL ödenmesi yapıldığı, yine bu dönem zarfında davacının yoksun kaldığı başkaca bir ödeme kalemi bulunmaması nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı alacağının bulunmadığı; davacının daimi iş göremezlik zararının ise yine bilirkişi raporu ile ortaya konulduğu üzere toplam 705.581,74-TL kadar olduğu ve bu zararın tazmininden davalıların, davalı ...Ş.'nin poliçe teminat limiti ile sorumlu olması kaydıyla, müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları anlaşılmış ise de, davacının kaldırma ilamı öncesinde sunmuş olduğu 31/05/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile 114.711,39-TL'nin tazminini talep ettiği,
davacı vekilince son celsede davalılara karşı ek dava açmak üzere mahkememizden süre talep edilmiş ise de talebin eldeki davadaki yargılamayı etkilemediği ve bakiye zararın tazmini için dava açılmasının davacının muhtariyetinde olduğu, sonuç olarak açıklanan gerekçelerce davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 114.711,39-TL sürekli iş göremezlik tazminatının ... yönünden 14/06/2016 temerrüt, diğer davalılar yönünden 12/11/2015 kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
davacının geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin fazlaya dair isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Manevi tazminat davası bakımından ise, bu yönde bir kaldırma sebebi bulunmadığından, kaldırma ilamı öncesinde mahkememizce, kazanın oluş şekli, tarafların ekonomik ve sosyal durumları nazara alınarak takdir olduğu gibi, 35.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ile ...
A.Ş.’den 12/11/2015 kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
09/05/2023 Katip ... · E-imzalı Hakim ... · E-imzalı
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/420, K. 2023/324, 9 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama