KÜNYE
T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/580
- Karar No
- 2022/903
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2022
Karar Metni
779 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO
2022/580 Esas
KARAR NO : 2022/903
DAVA
Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/08/2022
KARAR TARİHİ : 16/12/2022
KARAR YAZIM TARİHİ : 05/01/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi 20.10.2018 tarihinde almış olduğu yönetim kurulu kararı ile davalı ...
Asansör firmasıyla 2 adet asansör de bulunan mavi etiket çalışması, malzeme, nakliye ve işçilik bedeli olarak 7400 TL*KDV şeklinde anlaştığını, bunun üzerine davalı firma tarafından çalışmalara başlarımış olduğu belirtilmiş kendilerine ödeme dahi yapılmış ancak mahkemenizce yaptırılacak olan bilirkişi incelemesi sonucunda da açık bir şekilde görüleceği üzere dava tarihine kadar asansörlerde her hangi bir işlem yapılmamış, asansör paraşüt sistemi, asansör tam yük fren sistemi, asansör fotosel sistemi, telefon sistemi ve elektrik panosu yapılarak asansör çalışır hale getirildiğini, Davalı ...
Asansör firmasının işi yüklendiği süre boyunca Makine Mühendisleri Odası tarafından birçok kez periyodik kontrol yapılmış ve asansörlerde bulunan eksiklikler yüzünden davacıya 10.05.2019 tarihinde 705,00 TL ödeme ile bu ödeme sonrasında yapıları kontrollerde bulunan eksiklikler yüzünden de davacı tarafın ödemeler yapmasına neden olduğunu, Her tacir, tüm ticari faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek, sağduyu sahibi olmak, ileriyi düşünmek ve işlemlerini ona göre organize etmek zorunda olduğunu Buna göre tacir, memleketin siyasi atmosferini düşünmek,
ithal ve ihraç yasağını takip etmek yani piyasa durumunu ve ekonomik çalkantıları hesaba katmak zorundadır.
Yapacağı sözleşmelerin yerine getirilip getirilmeyeceğini hesaba katıp “basiretli bir iş adamı” gibi davranıp borcun yerine getirilmesini engelleyebilecek hareketleri önceden nazara alması gerektiğini, davalının basiretli bir tacir gibi davranmayarak yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve davacı tarafin zarara uğramasına neden olduğunu belirterek 8.732 TL'nin 10.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesini, 50.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş cevap verilmediği anlaşılmıştır
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı yazı cevabında davalının gayrimenkul sermaye iradından kaynaklı olarak mükellef olduğu, Ankara Ticaret Odası yazı cevabında davalının 31.12.2016 tarihinde kaydını terkin ettiğine dair yazı cevabı gönderildiği görülmüştür.
6100 sayılı HMK'nın 1/(1) maddesinde "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir." hükmü düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 114/(1)-c maddesine göre, görev hususu dava şartlarından olup aynı kanunun 115. maddesine göre dava şartlarının mevcut olup olmadığının mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılması ve gözetilmesi gerekmektedir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunun veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.
Diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri içinde ticari iş sayılması davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK 'nın 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir.
Eldeki dava dosyasının incelenmesinde; taraflar arasındaki ilişkinin eser sözleşmesi ilişkinden kaynaklanmış olup TTK 4. Maddede sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı, davalının gayrimenkul sermaye iradından kaynaklanan kaydının bulunduğu , ticaret odası kaydının silindiği, anlaşılmıştır. Bu nedenler ile eldeki davanın ticari dava olmadığı anlaşıldığından mahkememizin görevsizliğine, HMK 2. madde gereğince talep halinde genel görevli asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/580, K. 2022/903, 16 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama