KÜNYE
T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/587
- Karar No
- 2024/261
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2024
Karar Metni
883 kelime·4 dk okuma·13 bölüm
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO
2023/587 Esas
KARAR NO : 2024/261
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... -
VEKİLİ
Av. ... - ....
DAVALI
... (TC Kimlik No:...) ...
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/08/2023
KARAR TARİHİ : 05/04/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 25/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı şirket, borçlu davalı ile ticaret yaptığını, yapılan ticaretler neticesinde, 10.04.2020 tarihli ... numaralı 49.344,77 TL bedelli fatura düzenlendiğini, düzenlenen fatura tarafların ticari defterlerine işlendiğini, Söz konusu faturadan ödemeler yapıldığını, 10.000,00 TL'nin ödenmediğini, davacının kalan meblağ için icra takibi başlatıldığını, Borçlu davalı, borcu olmadığından bahisle 07.11.2022 tarihinde borca itiraz ettiğini, itiraz neticesinde takip durdurulduğunu belirterek .... esas sayılı (Eski .... esas) icra takibine yapmış olduğu borca itirazının iptaline ve takibin devamına,
10.000,00-TL'nin dava tarihinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, Alacağın likit bir alacak olmasından dolayı takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı yana usulüne uygun yapılan tebligata rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE
Mahkememizce mali müşavir bilirkişiden alınan 07.02.2024 tarihli raporda özetle; "Davalı veya vekilince ticari defterlerin bulunduğu adres yüksek mahkemeye beyam edilmediğinden, davacı şirkete ait ticari defterler ve dava dosyası üzerinden sınırlı olarak yapılan incelemeler neticesinde; Tarafların 2020 yılı BA-BS Bildirimlerinin birbirlerini doğruladığı, Davacı şirkete ait ticari defterlerin usulünce düzenlenmekle sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu, icra takibine konu bakiye alacağa dayanak faturanın kayıtların ilk sırasında yer aldığı, bu fatura da dahil olmak üzere davacı şirketin ticari defterlerinde yer alan tüm kayıt ve işlemlerde 17.10.2022 olan takip tarihi itibariyle davalıdan 117.065,92.-TL bakiye alacak kaydının bulunduğu," şeklinde görüş bildirmiştir.
Dava satım sözleşmesinden kaynaklı olarak, fatura alacağına dayalı alacağın tahsili amacıyla yapılan itirazın iptaline yöneliktir.
.... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 10.000,00 TL faturaya dayalı alacak nedeniyle ilamsız takip yapıldığı, davalının ise borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinde "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
(Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır...." hükmünün yer aldığı,
Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesine göre fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunmasının gerekli olduğu olgusudur. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığı gerekir.
Taraflar arasındaki ihtilaf, sözleşme ilişkisinin bulunup bulunmadığı, takibe konu faturaların davalıya tebliğ edilip edilmediği ve faturaya konu kitlerin davalıya teslim edilip edilmediğine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davalıya 10/11/2023 tarihli celsede ticari defterlerinin ibraz edilmesi için kesin süre ihtaratlı süre verilmesine rağmen davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği, yine mahkememizce taraflara ait celp edilen BA/BS formlarının birbirini doğruladığı, davacı yanın davalıdan 117.065,92 TL alacağının bulunduğu anlaşılmakla taleple bağlı olarak davanın kabulüne alacağın likit olması nedeniyle inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/587, K. 2024/261, 5 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama