KÜNYE
T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2024
- T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/830 Esas - 2024/965
- Esas no
- 2023/830 Esas
- Karar no
- 2024/965
- Hakim
- .....
- Katip
- .....
- Davacı
- .....
- Vekili
- Av. .....
- Davalı
- .....
- Vekilleri
- Av. .....
Karar Metni
1.111 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
Av. .....
DAVA
İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/12/2023
KARAR TARİHİ : 24/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN : 26/12/2024
YAZILDIĞI
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin hisse devir almak suretiyle davalı kooperatife 27/04/2021 tarihinde ortak olduğunu ve üye olurken toplam 25.200,00-TL ödeme yaptığını, bilahare 16/07/2021 tarihinde ortaklıktan istifa ettiğini ve istifasının kabul edildiğini, istifa etmiş bir ortak olarak yaptığı sermaye ödemelerinin iadesini talep ettiği halde kooperatif yönetiminin bu isteğini kabul etmediğini, 06/03/2022 tarihli genel kurul sonrasında da bu isteğe olumlu cevap verilmediği gibi genel kurulda alınan karar ile ayrılan ortakların alacaklarının ödenmesinin üç yıl ertelendiğinin bildirildiğini,
kendisine yapılacak ödeme miktarının hesabında 1163 sayılı yasanın 17. maddesine aykırı davranıldığını, ayrılma yılı bilançosuna göre çıkma payı alacağı hesaplanması gerekirken geçmiş yıllar giderlerinin alacaktan düşüldüğünü, ana sözleşmenin 7. maddesi gereğince asgari ortak sermayesi 40.000,00-TL olmasına rağmen müvekkilinin devreden üyeye yaptığı 25.200,00-TL ödeme baz alınarak hesaplama yapıldığını, alacaklarını tahsil amacıyla davalı kooperatif hakkında .....sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatılmış ise de davalı tarafından icra takibine itiraz edildiğini ve icra takibinin durduğunu belirterek,
itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ortak olurken devraldığı hisseyi tüm hak ve vecibeleriyle devraldığını, Kooperatifler Kanunu'nun 35, ana sözleşmenin 20/3 maddesi gereğince de davacının önceki ortağın tüm hak ve borçlarından sorumlu olduğunu, davacının tüm ödemesinin 25.200,00-TL olduğunu, 40.000,00-TL ödemenin söz konusu olmadığını, bu nedenle 40.000,00-TL üzerinden hesaplama yapılmasının mümkün olmadığını, kanun gereğince istifa eden üyelerin alacaklarının 2021 olağan genel kurulunda 3 yıl ertelendiğini, müvekkili kooperatifin bulunduğu ortamda ödeme yapmasının mümkün olmadığını, davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kooperatif çıkma payı alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce deliller toplanmış, davaya dayanak ..... sayılı icra takip dosyası celp edilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. ..... sayılı dosyasının incelenmesinden; 38.000,00-TL kooperatif üyeliğinden kaynaklanan asıl alacak, 741,40-TL yargılama gideri, 6.408,99-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 45.150,39-TL alacak üzerinden 13/03/2023 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğu anlaşılmıştır.
Kooperatifler konusunda nitelikli hesaplamalar uzmanı ile mali müşavir bilirkişilerce düzenlenen 05/07/2024 tarihli kök bilirkişi raporunda özetle; "...davacının, istifa tarihi itibarıyla ortaklıktan çıkma payı alacağının 33.406,65-TL olarak hesaplandığı, bu alacağın genel kurul tarihini takip eden bir aylık süre olan 06/04/2022 tarihinde muaccel hale geldiği, davacı alacağının ödenmesinin genel kurulca 3 yıl ertelenmesine gerekçe gösterilen “Kooperatif Varlığının Tehlikeye Düşmesi” şartının somut olayda oluşmadığı,
davacı alacağına muacceliyet tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerekip gerekmediği hususunda takdirin mahkemeye ait olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, aynı bilirkişi tarafından kök bilirkişi raporuna karşı itirazların değerlendirilmesi bakımından düzenlenen 06/12/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda da görüş değiştirilmediğinin açıklandığı görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ile alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; davacının 29/04/2021 tarihi itibariyle davalı kooperatif ortağı iken kooperatif üyeliğinden istifa ettiği ve istifasının davalı kooperatifin 26/07/2021 tarihli yönetim kurulu kararı ile kabul edildiği, 1163 sayılı Kanun'un ("Koop.K.") 17. maddesi uyarınca davacının çıkma payı alacağının, ayrıldığı yıl bilançosunun görüşüldüğü 06/03/2022 tarihli genel kurul toplantısından bir ay sonra muaccel hale geleceği, bu bağlamda 13/03/2023 takip tarihi itibariyle davacının muaccel bir alacağının varlığının sabit olduğu,
her ne kadar davalı kooperatif tarafından aynı tarihli genel kurul toplantısında çıkma payı ödemesinin üç yıl ertelenmesine dair karar alınmış ise de Koop.K.'nın 17. maddesi gereğince bu yönde bir karar alınabilmesi için yapılacak ödemenin kooperatif varlığını tehlikeye düşürmesi gerekmekte olup mahkememizce yaptırılan teknik bilirkişi incelemesi neticesinde somut olayda bu şartın gerçekleşmediği anlaşılmıştır.
Dolayısıyla davacının takip tarihi itibariyle çıkma payı alacağını talep etmekte haklı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davacının çıkma payı alacağının miktarı yönünden bilirkişi raporlarında, davalı kooperatifin kendi defter kayıtlarına göre davacıya ait ortaklık ödemesinin toplam 41.800,00-TL olduğu, bunun 16.800,00-TL'sinin devir tarihi itibariyle ortaklık hesabına yapılan ödeme, 25.000,00-TL'sinin ise devir ile davacı tarafından yapılan ödeme olduğu,
davacının istifa tarihi itibariyle davalı kooperatifteki üye sayısı 55 olduğu olup davalı kooperatifin 2021 bilanço yılı net zararının ise toplam 461.634,44-TL olduğu nazara alınarak davacının payına düşen kooperatif zararı olan 8.393,35-TL'nin (461.634,44-TL/55) davalı kooperatifin kendi defter kayıtlarına göre davacıya ait kooperatif hissesine kayıtlı toplam 41.800,00-TL ödemeden mahsubu sonrasında davacının çıkma payı alacağının 33.406,65-TL olarak hesaplandığı anlaşılmış olup davacı tarafından kooperatif ortaklığının tüm hak ve vecibeleriyle devralındığı tabii olmakla davalı tarafından savunulduğunun aksine yalnız devir sonrasındaki
ödemeye göre hesaplama yapılması gerektiğinin kabulüne olanak bulunmadığı, bilirkişilerce yapılan hesaplamanın dosya kapsamına ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına uygun olduğu görülmekle mezkur hesaplamanın hükme esas alınmasına karar verilmiştir. Buna göre davacının ..... sayılı takibe itirazının 33.406,55-TL asıl alacak yönünden iptaline karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafından icra takibinde işlemiş faiz ve yargılama gideri talep edilmiş ise de dava dilekçesinde harca esas değer 38.000,00-TL olarak gösterilmiş ve bu miktar üzerinden harç yatırılmıştır.
Harç yatırılan miktar takip talebindeki asıl alacağa karşılık geldiğinden ve sonradan harç ikmâli de yapılmadığından eldeki davanın takip talebindeki asıl alacakla sınırlı olarak açıldığının kabulü ile takibin yukarıda belirtilen asıl alacak üzerinden devamına karar vermek gerekmiştir.
Davacının icra inkar tazminatı talebi bakımından ise; somut olayda asıl alacağın varlığı ile miktarı yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu ile saptandığından alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddi gerekmiş, son tahlilde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ..... · e-imzalı Hakim..... · e-imzalı
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/830, K. 2024/965, 24 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama