KÜNYE
T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2024
- Esas no
- 2023/832 Esas
- Karar no
- 2024/792
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekilleri
- Av. ... -...
Karar Metni
1.188 kelime·6 dk okuma·11 bölüm
Av. ... ...
DAVALI
... - ... ...
VEKİLLERİ
Av. ... -... Av. ... - ...
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/12/2023
KARAR TARİHİ : 19/11/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili arasında 11/09/2022 tarihinde iki adet sözleşme imzalandığını, bu sözleşmeler uyarınca borçlu/davalı/araç sahibinin müvekkilinin kendisine vereceği servis hizmetini yapmayı kabul ettiğini, davalının 2023 Nisan ayında hiçbir sebep yokken (sözleşmenin bitmesine üç ay kala) bu sözleşmeyi feshettiğini, servis hizmetini bıraktığını, müvekkilinin bunun üzerine dava dışı ... ile anlaştığını ve Nisan ayı için 12/05/2023 tarihinde 40.000,00-TL, Mayıs ayı için de 12/06/2023 tarihinde 40.000,00-TL tutarında ödeme yaptığını,
davalının müvekkilini bıraktığı dönemin ara dönem olması nedeniyle müvekkilinin bu aracı dahi zor bulduğunu, bu aya ilişkin müvekkilinin alacak hakkının saklı tutulduğunu, davalının bu hizmeti 12.000,00-TL karşılığında yaptığını, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince aradaki farkın 40.000,00-TL - 12.000,00-TL = 28.000,00-TL olduğunu, iki aylık alacak bedeli olan 56.000,00-TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, ancak davalının icra takibine haksız bir şekilde itiraz ettiğini belirterek,
itirazın iptali ile icra takibin devamına, davalının takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki 11/09/2022 tarihli öğrenci ve personel taşıma hizmet sözleşmesi gereği müvekkilinin davacı şirket adına taşıma hizmeti verdiğini, karşılığında ... plakalı araç için 8.000-TL, ... plakalı araç için de 4.000-TL olmak üzere toplam aylık 12.000-TL ücret için anlaşıldığını, her ne kadar işe başlarken sözleşmedeki ücret 8.000-TL ve 4.000-TL olarak belirlenmişse de müvekkiline 9.500-TL ve 4.000-TL olmak üzere aylık 13.500-TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin işe başladıktan birkaç ay sonra mazot fiyatlarının yükseldiğini, asgari ücrete Ocak ayında zam geldiğini,
enflasyonun arttığını ve işin bu fiyatlarla yapılması durumunda zarar edeceğini davacı ... Ltd.
Şti. yetkililerine bildirdiğini, ancak taleplerine karşılık alamadığını, davacı dava dilekçesinde her ne kadar müvekkilinin sözleşmeyi sebepsiz olarak feshettiğini belirtmişse de müvekkilinin feshinin sebepsiz olmadığını, nitekim müvekkilinin değişen ekonomik koşullar ve enflasyon dolayısıyla aşırı ifa güçlüğü sebebiyle, davacıdan sözleşmenin uyarlanmasını talep etse de talebine karşılık alamadığından dolayı sözleşmeyi feshettiğini, davacının dava dilekçesindeki ifadesinden dahi, müvekkiline ödenen aylık 13.500-TL'nin düşük olduğunun, aşırı ifa güçlüğünün söz konusu olduğunun anlaşıldığını,
müvekkilin iki aracı için 20.000-TL ödemeyi kabul etmeyen davalı şirketin ...'a 40.000-TL ödeme yapmasının hayatın olağan akışı çerçevesinde kabul edilemeyeceğini, davacının zararını faturayla ispatlamasının mümkün olmadığını, zararı kabul anlamına gelmemekle birlikte, bu hususta yapılacak emsal araştırma ile alınacak bilirkişi raporu ile zararın ortaya çıkarılabileceğini belirterek davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taşıma sözleşmesinin haksız feshine dayalı uğranılan fark bedeline dayalı maddi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflarca dayanılan deliller toplanmış, uyuşmazlık konusu sözleşme ve ekleri, davaya dayanak ... sayılı takip dosyası sureti celp edilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davaya dayanak ... sayılı takip dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından davalı aleyhine 11/09/2022 tarihli sözleşmeye aykırı davranılmasından kaynaklanan alacak dayanak gösterilerek düzenlenen faturalara dayalı toplam 56.000,00-TL alacak üzerinden üzerinden 26/07/2023 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce dosyanın tevdi edildiği mali müşavir, nitelikli hesaplamalar ile taşımacılık uzmanı bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyeti tarafından sunulan 14/05/2024 tarihli kök, 04/09/2024 tarihli ek bilirkişi raporları ile özetle; davacı tarafın davalıdan fark alacağı olduğuna kanaat getirilmesi halinde ... sayılı takip dosyasının 56.000,00-TL üzerinden devam edebileceği, talep edilen miktarın işin yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçlerine uygun kabul edilebileceği yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Taraflar arasında imzalanan 11/09/2022 tarihli sözleşmeler ile davalının davacıya 06/09/2022-17/06/2023 tarihleri arasında ... mahallesi civarında taşımacılık yapmayı üstlendiği, iş bedeli olarak ... plakalı araç için aylık 4.000,00-TL, ... plakalı araç için ise aylık 8.000,00-TL belirlendiği hususlarının 3. ve 6. maddelerde kararlaştırıldığı, adı geçen sözleşmelerin 6. maddesinin ayrıca, "Taşeron işin bitiş tarihinden önce ayrılamaz. Aksi halde meydana gelecek fiyat farkı, gecikme ve aksamalardan dolayı hizmet verdiği eğitim kurumu yada işletmenin keseceği ceza vb. Müeyyidelerden dolayı ...'nin uğrayacağı zararlardan Taşeron sorumlu olacaktır." hükmünü haiz olduğu görülmüştür.
Somut olayda, tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında imzalanan 11/09/2022 tarihli sözleşmelerden değişen piyasa koşulları nedeniyle oluşan aşırı ifa güçlüğü nedeniyle davalı tarafından 2023 yılı Mart ayının bitimi itibariyle dönüldüğü ve işin 2023 yılı Nisan ayından itibaren davacı tarafından dava dışı bir taşımacıya yaptırıldığı konusunda niza bulunmamakta olup eldeki davada da 2023 yılı Nisan ve Mayıs aylarında dava dışı taşımacıdan alınan hizmet nedeniyle oluşan fark bedelinin tahsili talep edilmektedir.
Davacı tarafından iddianın ileri sürülüş şekline göre davaya konu talep, müspet (olumlu) zarar mahiyetinde olup müspet (olumlu) zarar, sözleşme tam ifa edilmiş olsa idi alacaklının malvarlığının oluşacağı durum ile, sözleşmeden dönülmüş olması nedeniyle mevcut durum arasındaki farktır.
Bu bağlamda TBK'nın 112. maddesinde, borç, hiç veya gereği gibi ifa edilmezse, borçlu kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlü olduğu düzenlenmiştir.
Her ne kadar davalı tarafından artan maliyetler nedeniyle oluşan aşırı ifa güçlüğü sebebiyle sözleşmeden haklı nedenle dönmek zorunda kaldıkları savunulmuş ise de taşımacılık işinde faaliyet gösteren davalı bakımından kendi işine dair yaklaşık 6 aylık süreçte oluşabilecek maliyet artışlarının öngörülebilir mahiyette olduğu sabit olup bu nedenle TBK'nın 138. maddesinde öngörülen koşulların oluşmadığı, dolayısıyla davalının sözleşmeden dönmesinin haklı nedene dayanmadığı ve ahde vefa ilkesine aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bu bağlamda davacının, işin başkasına yaptırılmasına dayalı fark bedelini davalıdan talep etmekte haklı olduğu anlaşılmıştır. Kaldı ki taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin 6. maddelerinde de davalı tarafından işin süresinden önce bırakılması halinde meydana gelecek fiyat farkından doğan zararın giderileceği açık bir şekilde üstlenilmiştir.
Son tahlilde; davacı tarafından icra takibine konu edilen fiyat farkı alacağının, işin yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçlerine de uygun olduğu görülmekle, davalının ... sayılı takibe itirazının iptaline, takibin aynı koşullarda devamına karar vermek gerekmiştir.
Davacının icra inkar tazminatı istemine gelince; itirazın iptâli davasında İİK'nın 67/2. maddesi hükmünce borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için alacağın likit ve borçlunun itirazının da haksız olması gerekir.
Mevcut hukuki durum karşısında davalının takibe itirazının kısmen haklı olmadığı ve takibe konu asıl alacağın muayyen ve likit nitelikte bulunduğu değerlendirilmekle davacı lehine hükmolunan alacağın %20’si olan 11.200,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, son tahlilde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · E-imzalı Hakim ... · E-imzalı
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/832, K. 2024/792, 19 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama