KÜNYE
T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2024
- T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/110 Esas - 2024/966
- Esas no
- 2024/110 Esas
- Karar no
- 2024/966
- Hakim
- .....
- Katip
- .....
- Davacı
- .....
- Vekili
- Av. .....
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av. .....
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 21/12/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 27/01/2024
Karar Metni
1.212 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ... Müh. Müş. ve Tic. Ltd.
Şti. arasında ... nolu kurumsal abonelik sözleşmesi akdedildiğini, davalı borçlu adına düzenlenen Kasım 2022 dönemine ait 3.495,60-TL, Ocak 2023 dönemine ait 91,60- TL tutarlı faturaların ödenmemesi sebebiyle davalı aleyhine ferileri ile birlikte takip çıkışı toplamda 4.994,35-TL olan borca ilişkin merkezi takip sistemi üzerinden yasal takip yoluna başvurulduğunu, müvekkili tarafından başlatılan yasal takibi muhtevasında barındıran ..... numaralı merkezi takip sisteminden açılan takibe borçlunun 02/10/2023 tarihinde itirazda bulunduğunu, borçlunun süresi içerisinde takibe itiraz etmesi sebebiyle takibin durduğunu,
davalı ile gerçekleştirilen arabuluculuk görüşmeleri sonucunda taraflar arasında olumlu bir anlaşmaya varılamadığını, takibe devam olunabilmesi için huzurdaki davanın ikame edilmesi zorunluluğu doğduğunu belirterek, davanın kabulü ile borçlunun itirazının iptaline ve takibin devamına karar verilmesini, borca itiraz eden davalı aleyhine İİK madde 67/2 uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP
Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; varsa hak düşürücü sürelere ve zamanaşımına dair hukuka aykırılıkların değerlendirmeye alınmasını, uyuşmazlığın tüketici işleminden kaynaklanması sebebiyle tüketici şikayetleri çözüm mekanizması çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, tüketici mahkemelerinin görevli olduğunu, müvekkilinin tüketici olduğunu ve davanın tüketici mevzuatı kapsamında reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafından icra takibine konulan alacağa ilişkin faturaların dayanağının olmadığını, 3.495,53-TL miktarlı faturanın düzeltme bedeli açıklamalı olduğunu, ancak dayanağının belirsiz olduğunu,
böyle bir düzeltme bedelini kabul etmediklerini, basiretli bir tacir olarak da davacının varsa yaptığı yanlışlığın sorumluluğunu üzerine alması gerektiğini, bir diğer faturanın toplam 91,67-TL miktarlı olup gecikme bedeli adı altında düzenlendiğini, bu faturanın da neden kaynaklandığı konusunda bir bilgi verilmediğini, söz konusu faturaların kabulü mümkün değil ise de mahkemece aksi kanaatte olunması halinde bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, müvekkilinin dilediği zaman aboneliğini sona erdirebileceğini, davacıdan almış olduğu hizmetlere dair faturaları ödediğini, ödenmemiş bir fatura olmadığını,
takip konusu faturalardan da takip ile birlikte haberinin olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, abonelik sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup dosya, .....Mahkemesi'nin 26/12/2023 tarih ve ..... sayılı yetkisizlik kararına istinaden mahkememiz esasına kaydedilmiştir. Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, davaya dayanak ..... sayılı dosyası celp edilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. ..... sayılı dosyası dosyasının yapılan incelemesinden; iki adet fatura nedeniyle toplam 3.587,20-TL asıl alacak, 13,20-TL masraf, 1.393,95-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.994,35-TL alacak üzerinden yapılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğu anlaşılmıştır.
Dosyanın tevdi edildiği nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişi tarafından sunulan 27/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...davanın, .....Dosyasına vakii itirazın iptali davası olduğu, takip dayanağı faturaların, 15/11/2022 fatura tarihli, 02/12/2022 son ödeme tarihli, 3.495,53-TL bedelli, "Fatura Düzeltme Bedeli" açıklamalı ve 15/01/2023 fatura tarihli, 01/02/2023 son ödeme tarihli, 91,67-TL bedelli, "Gecikme Bedeli" açıklamalı faturalar olduğu, davacı tarafın faturaları e-fatura olarak düzenlediği,
ancak dosya kapsamı itibarıyla faturaların, davalı şirkete kayıtlı elektronik posta adresine mi gönderildiği veya sözleşmede yer alan abone tercihleri başlığı altında belirtilen “...” adresine mi gönderildiğine ilişkin somut bir delil bulunmadığından faturaların tebliğ hususunun değerlendirilemediği, alacağa konu faturalardan birisi düzeltme bedeli diğeri ise gecikme bedeli şeklinde düzenlenmiş olduğundan ancak ne düzeltme bedeli faturasının ne de gecikme bedeli faturasının içeriklerinde başkaca bir detay bulunmadığından,
bu haliyle muaccel alacağın varlığının kuşku bırakmayacak açıklıkta olduğundan bahsedilemeyeceğinden, takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere davacının alacak iddiasının ispat edilemediği..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Bu bağlamda eldeki davada, "fatura düzeltme bedeli" ve "gecikme bedeli" olarak düzenlenen faturalar nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddia eden davacı, alacağının varlığını ispat yükü altındadır.
6100 sayılı HMK'nın “somutlaştırma yükü ve delillerin gösterilmesi” kenar başlıklı 194. maddesinde, dayandıkları vakıaların, ispata elverişli şekilde somutlaştırması gerekliliği taraflara yüklenmiştir. Somutlaştırma yükü ile taraflardan, dayandıkları delilleri göstermeleri beklendiği gibi hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini de açıkça göstermeleri beklenmektedir.
Somutlaştırmak, bir iddiayı, zaman, mekan, kişi, oluş şekli gibi unsurlarıyla algılamaya, tartışmaya, ispata elverişli şekilde ortaya koymaktır (Emsal: .....'nin 14/04/2014 tarih ve ..... sayılı ilamı).
Mülga 1086 sayılı HUMK’da bulunmayan bu kural Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile getirilmiş olup madde gerekçesinde de ifade edildiği üzere; bir davada, ispat faaliyetinin tam olarak yürütülebilmesi, mahkemenin uyuşmazlığı doğru tespit ederek yargılama yapabilmesi, karşı tarafın ileri sürülen vakıalara karşı kendini savunabilmesi için, iddia edilen vakıaların açık ve somut olarak ortaya konulması gerekir.
Genel geçer ifadelerle, somut bir şekilde ortaya koymadan iddia veya savunma amacıyla vakıaların ileri sürülmesi durumunda, yargılamanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesi mümkün olmayacağı gibi, vakıaların anlaşılması için ayrıca bir araştırma yapılması ve zaman kaybedilmesi söz konusu olacaktır. Taraflar, haklarını dayandırdıkları hukuk kuralının aradığı koşul vakıalara uygun, somut vakıaları açıkça ortaya koymalıdırlar.
Bu vakıaların somut olarak ileri sürülmesi, ilgili taraf için bir yüktür; bu yükü yerine getirmeyen sonuçlarına katlanmak durumundadır.
Açıklanan ilkeler ışığında somut olaya gelindiğinde, dava ve takibe konu edilen "fatura düzeltme bedeli" ve "gecikme bedeli" açıklamalı faturaların mahiyeti itibariyle davacı tarafından sunulan deliller kapsamında denetlenmesine,
hangi faturalara ilişkin olup neye göre hesaplandığının belirlenmesine olanak bulunmadığı görüldüğünden mahkememizce 07/05/2024 tarihli ön inceleme duruşmasında verilen 2 no.lu ara karar ile davacı vekiline, dava ve takibe konu faturalara ilişkin alacağın dayanağı ile ne şekilde hesaplandığını, ilgili faturaların takipten önce davalıya ne şekilde gönderildiğini açıklayarak buna dair kayıtlarını sunmak üzere HMK'nın 31. maddesi kapsamında 1 hafta süre verilmiş, bunun üzerine davacı vekilince 14/05/2024 tarihinde özetle, faturaların abonelik sözleşmelerine dayandığı,
borcun ödenmediği ve davalıya faturaların e-fatura aracılığıyla tebliğ edildiği hususlarını belirtir mahiyette bir beyan dilekçesi sunulduğu görülmüştür. Yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde de, gerek düzeltme bedeli faturasının gerek gecikme bedeli faturasının içeriğinde başkaca bir detay bulunmadığından muaccel bir alacağın varlığının tespit edilemediği anlaşılmıştır.
Mevcut hukuki durum karşısında; davacı vekilince sunulan dilekçe içerikleri ile dayanılan deliller kapsamında davacı tarafından dayanılan vakıaların tahkikata elverişli, açık ve somut bir şekilde ortaya konulduğundan bahsedilmesine olanak bulunmadığı görüldüğünden iddianın ileri sürülüş şekli ile dayanılan deliller kapsamında somutlaştırma yükünü yerine getirmeyen davacı tarafından haklılığı kanıtlanamayan davanın reddi gerekmiştir.
Davalının kötüniyet tazminatı talebi bakımından ise İİK'nın 67. maddesi gereğince davalı lehine tazminata hükmolunması için yalnız takibin haksız olduğu değil alacaklının kötüniyetli olduğu da kanıtlanmak zorunda olup dosya kapsamına göre davacının kötüniyetli olduğu yönünde kanaat edinilmediğinden davalının koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddi gerekmiş ve son tahlilde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..
Katip ..... · ¸e-imzalıdır. Hakim ..... · ¸e-imzalıdır.
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/110, K. 2024/966, 24 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama