KÜNYE
T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2024
- T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/142 Esas - 2024/608
- Esas no
- 2024/142 Esas
- Karar no
- 2024/608
- Hakim
- ....
- Katip
- ...
- Davacı
- ....
- Vekili
- Av. ....
- Davalı
- ....
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 28/02/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 19/09/2024
Karar Metni
851 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili arasında 07/04/2023 ile 11/08/2023 tarihleri arasında düzenlenen cari
hesap ekstresinden de görüleceği üzere müvekkili ile davalının ticari iş ilişkisi mevcut olup
müvekkilin hesap dönemi sonu bakiye alacağının 9.915,20-TL olduğunu, bu hususun müvekkilinin
faturaları, ticari defter kayıtları incelendiğinde de açıkça görüleceğini, alacağın tahsili amacıyla ... E. sayılı dosyasından takip başlatılmış ise de icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu belirterek davalının .... E. Sayılı dosyasına vaki haksız itirazının iptali ile
takibin devamına, davalı yanca takibe haksız olarak itiraz edildiğinden davalının %20'den az
olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı taraf usulüne uygun yapılan tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Taraflarca dayanılan tüm deliller toplanmış, ... sayılı takip dosyası, tarafların BA/BS formları celp edilmiş, mali müşavir bilirkişi aracılığıyla ticari defter ve kayıtları ile tüm dosya kapsamından bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davaya dayanak ... sayılı takip dosyasının incelenmesinden; davacının davalı aleyhine 9.915,20-TL asıl alacak, 739,63-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.654,83-TL üzerinden icra takibi başlattığı, takibin davalının süresinde itirazı üzerine durduğu anlaşılmıştır.
Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması bakımından ticari defter ve kayıtlarını mahkememize sunmak üzere taraflara verilen kesin süreyi takiben davacı şirket tarafından gerekli bildirimler yapılmış ise de davalı şirket tarafından bildirim yapılmamıştır. Buna göre; davalı şirket tarafından ticari defter ve kayıtlarının ibrazından kaçınılmakla HMK'nın 222. maddesi gereği davacı şirketin usulüne uygun tutulan ticari defterlerindeki kayıtların davacı şirket lehine delil teşkil edebileceği hukuki sonucuna ulaşılmıştır.
Mali müşavir bilirkişi tarafından sunulan 09/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...davacı yanın yasal defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yasal süresi içerisinde
yapıldığı,
davacı yan takip talebinde 9.915,20-TL alacak talebinde bulunmuş olup, defter kayıt
ve beyanların incelenmesi neticesinde davacı tarafından davalı adına tanzim edilen
07/04/2023 tarih ... numaralı 14.915,20-TL tutarlı faturaya karşılık
davalı tarafından 11/08/2023 tarihinde 5.000,00-TL ödeme yapıldığı, yapılan ödeme
sonrası davacının takip tarihinde davalı yandan 9.915,20-TL alacaklı olduğu..." yönünde kanaat bildirdiği görülmüştür. Bilirkişi raporu usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edilmiş, taraflarca bilirkişi raporuna süresinde itirazda bulunulmamıştır. HMK'nın 281/I. fıkrasında belirtilen bilirkişi raporuna itiraz süresi, hak düşürücü süre olup hak düşürücü süre içinde rapora itiraz edilmezse diğer taraf için usuli kazanılmış hak doğacaktır (Emsal:.... sayılı ilamı). Bu bağlamda, dosya kapsamına da uygun, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu görülen bilirkişi raporunun hükme esas alınması uygun bulunmuştur.
Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacının taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlediği takibe konu faturanın ticari defterlerinde usulüne uygun olarak kayıtlı olduğu,
HMK'nın 222/3. madde hükmü kapsamında davacının kendi lehine kesin delil niteliğini haiz olup davalı tarafından aksi kanıtlanamayan ve dosyaya mübrez kayıt ve belgeler ile de doğrulanan ticari defter ve kayıtları göz önüne alındığında davacının .... sayılı icra takibi dolayısıyla davalıdan 9.915,20-TL kadar alacaklı olduğu anlaşıldığı gibi davalı tarafından ilgili faturanın BA formu ile vergi dairesine de bildirilmiş olmakla mezkur faturaya konu malın davalıya teslim edildiğinin kabulünün gerektiği (Benzer şekilde: .... sayılı ilamı) sonuç ve kanaatine varılmış,
böylece davalının belirtilen miktar yönünden icra takibine itirazının haklı olmadığı anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından icra takibinde işlemiş faiz de talep edilmiş ise de dava dilekçesinde harca esas değer 9.915,20-TL olarak gösterilmiş ve bu miktar üzerinden harç yatırılmıştır.
Harç yatırılan miktar takip talebindeki asıl alacağa karşılık geldiğinden ve sonradan harç ikmâli de yapılmadığından eldeki davanın takip talebindeki asıl alacakla sınırlı olarak açıldığının kabulü ile takibin yukarıda belirtilen asıl alacak üzerinden devamına karar vermek gerekmiştir (Emsal: .... sayılı ilamı).
Davacının icra inkar tazminatı istemine gelince; itirazın iptâli davasında İİK'nın 67/2. maddesi hükmünce borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için alacağın likit ve borçlunun itirazının da haksız olması gerekir.
Mevcut hukuki durum karşısında davalının takibe itirazının haklı olmadığı ve takibe konu alacağın muayyen ve likit nitelikte bulunduğu değerlendirilmekle davacı lehine asıl alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 1.983,04-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekmiş ve son tahlilde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · E-imzalı Hakim ... · E-imzalı
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/142, K. 2024/608, 17 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama