KÜNYE
T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/408
- Karar No
- 2024/1002
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2024
Karar Metni
1.307 kelime·7 dk okuma·12 bölüm
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO
2024/408 Esas
KARAR NO : 2024/1002
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... -
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : ... -
VEKİLİ : Av. ....
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/06/2024
KARAR TARİHİ : 27/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 15/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı Bankanın ... tarafından ihale edilen hizmet işi kapsamında; davalı bünyesinde istihdam edilen ...'ın emekliye ayrılması üzerine hak ettiği 160.555,02 TL (damga vergisi kesintisi ile 159.336,41TL yatırılmıştır) tutarındaki kıdem tazminatı ödemesi ... A.Ş.
Tarafından 21.03.2023 tarihinde işçiye ödendiğini, davacı Banka ... tarafından; hizmet işi ihale edildiğini, yüklenici Davalı Şirket ile sözleşmeler imzalandığını, İhale makamı olan davacı Bankanın sözleşme kapsamındaki tek sorumluluğunun hizmet alımı karşılığında işin bedelini yükleniciye ödemek olduğunu, bununla birlikte genel mevzuat hükümleri gereği davalı çalıştırdığı personelin tüm işçilik alacaklarından sorumlu olduğunu, davacı banka tarafından ödenen tutarın tahsili amacıyla icra takibi başlattıklarını ancak itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğunu, belirterek itirazın iptaline, takibin devamına,
İcra takibindeki alacak üzerinden %20' den aşağı olmamak kayıt ve şartı ile İcra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle.
Dava dışı işçi ... davalı şirket nezdinde proje bazlı olarak, davacı banka tarafından ihale edilen iş kapsamında çalıştırıldığını, proje/ihale bazlı çalışma olması ve belirli iş sözleşmesi olması nedeniyle, işin sona ermesi nedeniyle, sözleşmedeki sürede işten çıkartıldığını, yapılan iş sözleşmeleri belirli süreli olduğunu, Bu sözleşmelerin sona ermesi nedeniyle de dava dışı işçinin işten ayrılış kodu 18 ( İşin sona ermesi) olarak gösterildiğini, Davacının, dava dışı işçiye ödemiş olduğu kıdem tazminatı miktarını davalı şirketlere yöneltmesi usul ve yasalara aykırı olduğunu,
Kamu kurumlarında çalışan işçilerin kıdem tazminatının kim tarafından ödeneceği 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 112'nci maddesine göre davacının sorumlu olduğunu belirterek davanın esas ve usule aykırılıkları neticesinde davalı yönünden reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Mahkememizce işçilik alacakları konusunda bilirkişiden alınan 28.11.2024 tarihli raporda özetle; "Tarafıma tevdi edilen görev mucibince, yukarıda ayrıntılı şekilde yer alan Dava Dosyası Kapsamının incelenmesi, taraf vekillerinin beyan ve itirazları, dosya kapsamındaki sözleşmeler, Şartnameler karar, bilgi ve belgelerin incelenmesi, dosyada yapılan tespit, değerlendirme ve hesaplamalar sonucunda: davacı- ... ile davalı şirket ... arasında hizmet alımına ait sözleşmeler imzalandığı, imzalanan sözleşmelerde işçi
alacaklarından yüklenicilerin sorumluluğuna ilişkin düzenlemelerin yer aldığı, davacı işverenin ise işçi alacaklarından sorumlu olacağına dair hüküm bulunmadığı, Dava dışı işçi ... ın hizmet ilişkisinin 1475 Sayılı İş Kanunun yürürlükte bulunan 14. maddesine göre kıdem tazminatının ödenmesini gerektirecek şekilde sona erdiği, Dava dışı işçi ... ye Davacı ... tarafından 21.03.2023 tarihinde tüm hizmet süresi üzerinden ödenen toplam 160.555,02 TL; Kıdem tazminatı ödemesinden davalı ....Şirketi 'nin sorumlu olduğu miktarın toplam 122.235,24 TL olarak hesaplandığı, .... sayılı icra dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın 122.235,24 TL si için iptaline ve takibin devamı gerekeceği, görüş ve kanaatine varılmıştır" şeklinde görüş bildirmiştir.
Dava hizmet temini sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, iş sahibi tarafından ödenen dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatının yüklenici davalıdan rücuen tahsiline ilişkin takibe vaki itirazın iptali davasıdır.
.... Esas sayılı takip dosyasıda, davacı tarafından aralarında davalınında olduğu takip borçluları hakkında başlatılan ilamsız takipte davalıya yönelik olarak 122,240,30 TL asıl alacağın tahsili talep edildiği, takibin davalının asıl alacak ve ferilerine itiraz etmesi nedeniyle durduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasında 17/09/2015 tarihli 2 ay süreli Matbaa İşçilik Hizmeti Satın Alımı Hizmetine Ait Sözleşmesinin, 24 ay süreli olarak ise 25/11/2016 tarihli, 05/11/2018 tarihli, 25/12/2020 tarihli sözleşmelerin akdedildiği, Hizmet İşleri Genel Şartnamesi'nin anılan sözleşmelerin eki olduğu anlaşılmıştır.
Dava dışı yüklenici işçisi ...'ın hizmet döküm cetveli ...'ndan celp edilerek dosya içerisine alınmıştır.
Davalı yanın zamanaşımı definin değerlendirilmesinde; taraflar arasındaki ilişki hukuki nitelikçe “hizmet temini (alım) sözleşmesi” olup; kendine has özellikleri olan bu sözleşme türü için zamanaşımı süresini düzenleyen ayrık bir hüküm de bulunmadığından, TBK'nın zamanaşımı ile ilgili genel hükmü olan 146. maddesi gereğince 10 yıllık zamanaşımı süresi uygulanacağı kabul edilerek zamanaşımı defi yerinde görülmeyerek yargılamaya devam olunmuştur. (emsal ....)
.... tarafından verilen benzer kararda davalıların kıdem tazminatı alacağı ile ilgili kural olarak kendi dönemi ile sınırlı bulunduğu ve ihbar tazminatından son işverenin sorumlu olduğu davalıların kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin sorumluluğunun buna göre belirlenmesi gerektiğine değinilmiştir. (Bkz. ....sayılı ve 11/03/2019 tarihli ilamı)
22 Şubat 2019 tarihli 30694 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanan, 7166 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 11'inci maddesi ile 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 112 nci maddesine beşinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
Bahse konu maddeye göre “4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere, 11/9/2014 tarihinden sonra imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında, kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyerlerinde 11/9/2014 tarihinden sonra geçen süreye ilişkin olarak kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemeleri için sözleşmesinde kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt işverene rücu edileceğine dair açık bir hükme yer verilmemişse alt işverenlere rücu edilmez.” denilmektedir. Madde hükmü, ....sayılı 19/09/2019 tarihli verilen kararı ile iptal edilmiş ve karar 15/09/2019 tarihli ve 30919 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış olduğundan eldeki davaya uygulanma imkanı kalmamıştır.
Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde incelendiğinde, taraflar arasında hizmet temini sözleşmelerinin mevcut bulunduğu yüklenici işçisi ...'ın diğer yükleniciler ile birlikte toplamda 3310 gün süreli olarak davacıya ait iş yerinde çalıştığı, davalı yanında geçen sürenin ise 2520 gün olduğu anlaşılmakla, taraflar arasındaki sözleşmeler ve sözleşmelerin eki olan Hizmet İşleri Genel Şartnamesi'nin 38. Maddesinde "İdare tarafından gerek resen gerekse de başvuru üzerine bordroların ve/veya ücret ödemesini gösterir diğer bilgi ve belgelerin (yüklenici veya alt yüklenicinin kayıtları, puantaj,
hesap pusulaları gibi) incelenmesi neticesinde ücret ve/veya yan ödemelerin eksik ödendiğinin veya ödenmediğinin tespit edilmesi halinde bu durumun yüklenici tarafından bordroya bağlanması sağlanır ve bu bordrolar hakediş raporu ile birlikte ödeme yerine gönderilir. Aynı zamanda, ücret ve/veya yan ödemelerin, ödenmeyen kısmı yüklenicinin hakedişinden kesilir ve tabi olunan mali mevzuat hükümleri çerçevesinde idare tarafından doğrudan işçinin banka hesabına yatırılır.
Bu husus ayrıca bir tutanağa da bağlanır. Yüklenicinin iş verdiği alt yüklenicilerin gündelikçi, haftalıkçı veya aylıkçı olarak işyerinde çalıştırdığı işçi, personel ve teknik elemanların tamamı da yüklenicinin elemanları hükmünde olup, bunların ücretlerinin ödenmesinden de doğrudan doğruya yüklenici sorumludur.
Yüklenici, bunların ücretleri hakkında da aynen kendi elemanları gibi ve yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapmak zorundadır..." gereğince davalı işçinin kendi dönemine isabet eden tutardaki kıdem tazminatı alacağından dolayı davacı karşısında sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Buna göre bilirkişi hesabı doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, alacak likit olmakla davacı lehine inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/408, K. 2024/1002, 27 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama