KÜNYE
T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Mart 2025
- T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/661 Esas - 2025/182
- Esas no
- 2024/661 Esas
- Karar no
- 2025/182
- Hakim
- ......
- Katip
- ......
- Davacı
- ......
- Vekili
- Av. ......
- Davalılar
- 1-......
Karar Metni
1.137 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
2- ...... VEKİLİ : Av. ......
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 26/09/2024
KARAR TARİHİ : 18/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı aracın 07/08/2024 tarihinde, saat 20:30 sıralarında, ...... ilçesinde seyir halinde iken davalıların sorumluluğundaki ... plakalı aracın müvekkiline ait araca çarpması neticesinde kaza meydana geldiğini, söz konusu kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle müvekkilinin aracından bir süre mahrum kaldığını ve araç mahrumiyet zararının davalılar tarafından karşılanması gerektiğini, ayrıca müvekkilinin kaza sonrasında 1.800,00-TL çekici ücreti ödemek zorunda kaldığını,
zararın tazmini amacıyla ...... sayılı dosyasından icra takibi başlatılmış ise de icra takibinin davalıların itirazı üzerine durduğunu belirterek, icra takibine itirazın araç mahrumiyeti zararı bakımından 10.000,00-TL, çekici ücreti bakımından 1.800,00-TL yönünden iptaline, takibin devamına, davalıların %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP
Davalılar vekilinin cevap dilekçesinde özetle; araç mahrumiyet zararının hesabı için araçtan ne kadar süre mahrum kalındığının ispatı bir yana dava dilekçesinde beyan olarak dahi yer verilmemişken önce 21.000,00-TL olarak ardından huzurdaki davada 10.000,00-TL olarak talep edilen mahrumiyet bedelinin nasıl tespit edildiğinin belirsiz olduğunu, bununla birlikte 1.800,00-TL çekici bedeli de müvekkilden talep edilmişse de aracın nereden nereye götürüldüğü, talep edilen çekici ücretinin gerçeğe uygun olup olmadığının da belirsiz olduğunu, ayrıca araç yürüyemeyecek durumda ise sigorta şirketinin çekici teminatı olup olmadığı,
sigorta şirketinden çekici talep edilip edilmediği yahut çekici bedelinin talep edilip edilmediği hususunda da bir bilgi olmadığını belirterek, davanın reddine, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç mahrumiyet zararı ile çekici bedelinin kazaya karışan diğer aracın sürücüsü ve maliki olan davalılardan tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, davaya dayanak ... sayılı takip dosyası, poliçe ve hasar dosyaları, tramer kayıtları celp edilmiş, kusur ve hasar konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi aracılığıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davaya dayanak ... sayılı icra takip dosyasının incelenmesinden davacı tarafından davalı aleyhine 15/08/2024 tarihinde 21.000,00-TL araç mahrumiyeti, 1.800,00-TL çekici ücreti olmak üzere 22.800,00-TL asıl alacak, 215,52-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 23.015,52-TL alacak üzerinden başlatılan ilamsız icra takibinin davalıların itirazı üzerine durduğu görülmüş, eldeki itirazın iptali davasının ise 10.000,00-TL araç mahrumiyeti, 1.800,00-TL çekici ücreti alacağı bakımından ikame edildiği anlaşılmıştır.
Kusur ve hasar konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi tarafından sunulan 27/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...... plaka sayılı aracın sürücüsü ...’ün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 46/c, 53/a-2-5, 67/a ve 84/f maddeleri ile Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 137/A-3 maddesini ihlal etmesi yanı sıra dikkatsizliği ve tedbirsizliği de mevzubahis olduğundan olayın meydana gelmesinde % 100 (yüzdeyüz) oranında kusurlu olduğu, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'un olayın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı,
meydana gelen olay sonrasında ... plaka sayılı araçta ortaya çıkan hasara ait onarımın araç üzerinde bilfiil çalışılması koşuluyla 5 günde giderilebileceğinin değerlendirildiği, araç mahrumiyet tazminatının olay tarihi itibariyle 9.746,91-TL olduğu ve söz konusu tazminatın sigorta teminatı kapsamında olmaması sebebiyle meydana gelen olayda ... plaka sayılı araç sürücüsü ... ile maliki ... Taş. İnş. Ltd.
Şti.'nin Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. ve 85/5. maddeleri hükmü gereği meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacaklarının değerlendirildiği, çekici hizmetinin, standart trafik sigortası teminatları içerisinde bulunmadığı için söz konusu hizmet karşılığı ödenen 1.800,00-TL bedelin makul giderler kapsamında olduğu ve davalı taraftan talep edilmesinin uygun olacağının değerlendirildiği,..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile gerekçeli ve denetime elverişli olmakla hükme esas alınmasına karar verilen bilirkişi raporu birlikte değerlendirilerek; davalı ... Taş. İnş. Ltd.
Şti.'nin maliki, diğer davalının sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile ... plakalı aracın karıştığı trafik kazası neticesinde davacıya ait ... plakalı aracın hasara uğradığı ve bu hasar nedeniyle davacının 1.800,00-TL çekici gideri ile 5 günlük makul onarım süresine karşılık 9.746,91-TL araç mahrumiyet zararının oluştuğu anlaşılmış olup davaya konu trafik kazasının meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün %100 oranında tam kusurlu olduğu görülmekle davalıların davacının maruz kaldığı mezkur zararın tazmininden müştereken ve müteselsilen sorumluğu (KTK md. 85 vd.) sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bu nedenle davanın kısmen kabulü ile, davalıların ... sayılı takibe itirazının 11.546,91-TL asıl alacak yönünden iptaline karar verilmiştir.
Temerrüt durumu bakımından ise, günümüzde de uygulama alanı bulan, müşterek hukukun “gasp eden daima temerrüt hâlindedir” şeklindeki genel ilkesine göre, haksız fiilin faili daima temerrüt hâlinde bulunduğu için, zaten gerçekleşmiş olan temerrüdü sağlamak üzere alacaklının ayrıca bir ihtarda bulunması gerekmemekle birlikte, davacı tarafından icra takibinde işlemiş faiz de talep edilmiş ancak dava dilekçesinde harca esas değer 11.800,00-TL olarak gösterilmiş ve bu miktar üzerinden harç yatırılmış olup harç yatırılan miktarın 10.000,00-TL'sinin araç mahrumiyeti,
1.800,00-TL'sinin çekici giderine ilişkin olduğu dava dilekçesinde açıklanmış olduğundan ve sonradan harç ikmâli de yapılmadığından eldeki davanın takip talebindeki 11.800,00-TL asıl alacakla sınırlı olarak açıldığının kabulü ile takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmek üzere devamına karar vermek gerekmiştir (Emsal: ......., 11/06/2014 tarih ve ...... sayılı ilamı).
Davacının icra inkar tazminatı istemine gelince, somut olayda alacağın varlığı ile miktarı ve davalıların sorumlu tutulup tutulmayacağı yapılan yargılama ile alınan bilirkişi raporu sonucununda belirlenmiş olup alacak likit olmadığından, koşulları oluşmayan icra inkâr tazminatı isteminin reddine (Emsal: .......'nin 22/10/2019 tarih ve ...... sayılı ilamı), aynı şekilde davalının kötüniyet tazmiantı talebi açısından da reddolunan kısım yönünden davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunun kanıtlanamadığı görülmekle reddine karar verilmesi gerekmiş ve son tahlilde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ...... · ¸e-imzalıdır. Hakim ...... · ¸e-imzalıdır.
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/661, K. 2025/182, 18 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama