KÜNYE
T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2025
- T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/803 Esas - 2025/122
- Esas no
- 2024/803 Esas
- Karar no
- 2025/122
- Hakim
- ......
- Katip
- ......
- Davacı
- ......
- Vekili
- Av. ......
- Davalı
- ......
- Vekili
- Av. ......
- Dava
- İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 25/11/2024
Karar Metni
680 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Şirketi'nin müvekkili şirketten takibe konu cari hesap ilişkisine dayalı faturada belirtilen hizmetleri aldığını ancak bu hizmetin bedelini tüm şifahi taleplere rağmen müvekkiline ödemediğini, bu nedenle müvekkilinin bakiye alacağının tahsili için davalı hakkında belirtilen bakiye fatura alacağının tahsili için......
E. sayılı dosyası üzerinden takibe geçmek zorunda kaldığını, davalı borçlu vekili itiraz dilekçesinde yetki itirazında bulunmuş ise de taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinde TBK'nın 89. maddesi gereğince, para borçlarının alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edileceği hükme bağlanmış olduğundan davalının yetki itirazının yerinde olmadığını, davalının itirazının haksız ve kötüniyetli olduğunu, bu nedenle eldeki davanın ikame edilmesi zorunluluğunun doğduğunu, bu davaya konu uyuşmazlığın ......
Şantiyesindeki 500 mm çelik borcu çekilmesi işine karşı davalı tarafından alacaklı müvekkiline taraflar arasında anlaşılan bedeli ödememesinden kaynaklandığını, ayıplı olduğu iddia edilen hizmete ilişkin karşı yanın düzenlemiş olan faturanın yasal süreler içerisinde ihbar ve itiraz edilmediği için mahkemeyi yanıltmak, ticari defterlerde borçlu görünmemek adına temel fatura şeklinde düzenlendiğini, davaya konu alacağa konu mal ve hizmetlerin ayıplı olduğuna ilişkin bir bildirimde bulunulmadığını, müvekkilince yapılan işin talebe uygun şekilde hazırlandığını belirterek,
davalının 218.400,00-TL miktarlı borca ve ferilerine itirazının iptali ile ...... sayılı takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine, haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz eden davalının alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra dairesinin ve mahkemenin yetkili olmadığını, müvekkilinin faaliyet adresinin ......'de olduğunu, müvekkilinin davacıya bir borcunun olmadığını, yapılan işin ayıplı iş mahiyetinde olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Uyuşmazlık, yatay sondaj işine dair eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup davacı taşeron, davalı yüklenicidir.
Mahkememizce davacı yönünden yaptırılan tacir araştırmasından davanın her iki tarafının da tacir olduğu görülmekle somut olayda nispi ticari davanın varlığı sabit olmakla beraber davalı vekilinin süresinde sunduğu cevap dilekçesinde mahkememizin yetkisine itiraz edilerek yetkili mahkemenin ...... Mahkemeleri olduğu savunulmuş olduğundan işin esasına girmeden önce davalının yetki ilk itirazının değerlendirilmesi gerekmiştir.
Sözleşmeden kaynaklanan davalar, HMK'nın 6. maddesine göre davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesinde (genel yetkili mahkeme) açılabileceği gibi HMK'nın 10. maddesi uyarınca sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de (özel yetkili mahkemede) açılabilir. Taraflar arasında geçerli olarak yapılmış yetki sözleşmesi varsa ve bu sözleşmede davanın sözleşmeyle kararlaştırılan yer dışında genel ve özel yetkili başka bir mahkemede de açılabileceğine dair aksine bir düzenleme yoksa, dava yalnızca sözleşmede kararlaştırılan yer mahkemesinde açılabilir (HMK. md. 17).
Somut olayın incelenmesinde ise; eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bu davada davalı yerleşim yerinin ...olduğu, sözleşmenin ise ......'da ifa edileceğinin taraflar arasında açık bir şekilde kararlaştırtıldığı anlaşılmış olup, taraflar arasında yetki sözleşmesinin varlığı da iddia ve ispat edilememiştir.
Her ne kadar davacı tarafından davaya konu borcun götürülecek borçlardan olması sebebiyle HMK md. 10 gereğince alacaklının yerleşim yerinde de davanın ikame edilebileceği savunulmuş ise de somut olayda sözleşmenin ifa edileceği yerin belirlenmiş olması sebebiyle TBK md. 89 hükmü uygulama alanı bulmayacağından bu savunmanın mahkememizce kabulü mümkün olmamıştır. Mevcut hukuki durum karşısında mahkememizin yetkili olmadığı anlaşıldığından, davalının seçim hakkına göre ...
Mahkemeleri uyuşmazlığın çözümünde yetkili olduğundan davalının yetki ilk itirazının kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
25/02/2025 Katip ...... · e-imzalı Hakim...... · e-imzalı
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/803, K. 2025/122, 25 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama