KÜNYE
T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Ocak 2025
- T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/847 Esas - 2025/5
Karar Metni
1.078 kelime·5 dk okuma·10 bölüm
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO
2024/847 Esas
KARAR NO : 2025/5
HAKİM : ...... KATİP : ......
DAVACI :...... VEKİLİ : Av. ...... DAVALI : ...... VEKİLİ : Av. ......
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/12/2024
KARAR TARİHİ : 13/01/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 23/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı şirketin davalıdan araç almak üzere 07.10.2024 tarihinde kapora olarak 50.000 TL ödediğini, Araç için banka kredisi kullanmak üzere tüm belgelerini hazırlayıp ilgili...... şubesine 08.10.2024 tarihinde gönderdiğini, ancak davalı şirket proforma faturayı banka şubesine göndermediğini, Satıcı üzerine düşeni yapmaması sebebiyle araç kredisi işlemi tamamlanamadığını, Davalı Tesla şirketi, davacı şirket tarafından sık sık aranmasına ve mail ile yazışmalar yapmasına rağmen bu edimini yerine getirmeyen davalı daha sonra araç fiyatına zam geldiğini belirterek satışı gerçekleştirmediğini beyan ettiğini,
davacı şirket zamlı fiyattan araç almak istememesi sebebiyle ödemiş bulunduğu 50.000 TL'sini geri istediğini, Ancak davalı şirket kaporayı iade etmediği gibi 22.11.2024 tarihli ve ... nolu faturayı "SİPARİŞ İŞLEME BEDELİ" açıklaması ile keşide ettiğini, davacı şirkete göndermiş ise de davacı şirket işbu faturayı 28.11.2024 tarih ve ... nolu iade faturası kesmek suretiyle iade ettiğini, bunun üzerine ...... esas sayılı dosyası ile ilamsız takibe geçildiğini ve gönderilen ödeme emrine davalı tarafından itiraz edilmesi sebebiyle takip durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına,
alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı siparişini tamamen kendi takdiriyle ve keyfi şekilde, fiyat artışı gerçekleştiği gerekçesi iptal ettiğini, Davacı, davalıdan satın alacağı araç kapsamında ödeyeceği bedelin tahmini bedel olduğu, fiyatın değişiklik gösterebileceği hususlarında davacı ile akdedilen Araç Rezervasyon Sözleşmesi ile peşinen uyarıldığını, Davacı bu hususu kabul ederek Sipariş Ücreti’ni ödediğini, Nitekim “Araç Yapılandırması” başlıklı belgede de açıkça son fiyatın teslimata yakın bir tarihte sunulacağı davacıya bildirildiğini ve Davacı yanca işbu husus açıkça kabul edildiğini, yine,
davalı şirketçe yapılan sözleşmelerde Sipariş Ücreti’nin iade edilmeyeceği hüküm altında alındığını, talep edilen tutar, cayma parası olup iadesi talep edilemeyeceğin, ilk derece mahkemeleri ve tüketici hakem heyetleri de, iade talebinin haklı olmadığına hükmettiğin belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava ticari satım sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
...... Esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine 50.000,00 TL asıl alacak, 1.134,25 TL işlemiş faiz talebi üzerinden ilamsız takip yapıldığı, yapılan takibin davalının asıl alacak ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine durduğu anlaşılmıştır.
TBK 177. Madde de; "...Sözleşme yapılırken bir kimsenin vermiş olduğu bir miktar para, cayma parası olarak değil sözleşmenin yapıldığına kanıt olarak verilmiş sayılır. Aksine sözleşme veya yerel âdet olmadıkça, bağlanma parası esas alacaktan düşülür...",
178. Madde de, "...Cayma parası kararlaştırılmışsa, taraflardan her biri sözleşmeden caymaya yetkili sayılır; bu durumda parayı vermiş olan cayarsa verdiğini bırakır; almış olan cayarsa aldığının iki katını geri verir..." maddeleri bulunmaktadır.
Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde düşünüldüğünde, taraflar arasındaki 07/10/2024 tarihinde araç satımına ilişkin sözleşme akdediliği, devamında ise davacı yan tarafından davalıya 50.000,00 TL ödendiği hususunda uyuşmazlık bulunmayıp, uyuşmazlık ödenen bedelin cayma tazminatı mı yoksa, bağlanma parasına ilişkin olup olmadığına ilişkindir. Taraflar arasındaki sözleşmede "...
İş bu sözleşmeyi kabul etmekle araç konfigürasyonuzda belirtilen özellikleri bulunduran aracı rezerve etmek için bir sipariş ücretini ... Şirketi'ne ödemeyi peşinen kabul etmektesiniz.
Sipariş ücretinin iş bu sözleşme kapsamında özel olarak düzenlenmedikçe iadesinin söz konusu olmadığını ve Sipariş Ücreti'nin Araç'ınızın size tesliminin siparişinize ve yürürlükteki yasalara uygun olarak gerçekleştirilmesi kapsamında ithalat ve idari süreçlerden kaynaklanan masraf ve ücretlerin yanı sıra müşterinin siparişle ilgili taleplerinin karşılanması amacıyla kullanılacağını kabul etmektesiniz...", ..."sipariş ücreti.
Araç'ın sizin için rezerve edilebilmesi adına işbu sözleşmeyi imzaladığınız tarihte Araç konfigürasyonunuzda belirtilen tutarda iadesi olmayan bir sipariş ücretini ödemeniz beklenir. ..Ayrıca ödediğiniz sipariş ücretinin siparişinizin işleme konulması nakliyesi yeniden pazarlanması ve/veya Araç'ın yeniden satılması durumunda oluşacak fiili maliyetlerin adil ve makul bir hesaplanmasını teşkil ettiğini de kabul etmektesiniz.
Bu nedenle burada özel olarak düzenlenen durumlar dışında herhangi bir nedenle nihai satışın gerçekleştirilmemesi durumunda Sipariş Ücreti iade edilmeyecektir...","...İptal hükmü tamamlanmış rezervasyonunuzu göndermenizden sonra Araç teslimatınızı hazırlama ve koordine etme sürecine başlayacağız.
Araç'ınızı size teslim edene kadar herhangi bir zamanda, herhangi bir nedenle Rezervasyonunuzu iptal edebilirsizni, bu durumda burada açıkça düzenlenmedikçe ödediğiniz Sipariş Ücreti tarafınıza iade edilmeyecektir...." şeklindedir.
Davacı, davalıya ödenen kaparonun iadesi için giriştiği icra takibine davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 6098 sayılı TBK m. 177 uyarınca, pey akçesinin verilmesi halinde, asıl olan onun akdin vukuuna delil olarak verilmiş olmasıdır. Aksine sözleşme veya yerel adet olmadıkça bu para, alacaktan düşülür.
Açıkça cayma tazminatı olduğu şart edilmedikçe kaparo, pey akçesi gibi verilen paralar cayma tazminatı olamayacağından akdi bozmakta haklı olsun olmasın onu veren taraf istirdada yetkilidir. Cayma akçesi ise akdin yapıldığı sırada karşı tarafa verilen sözden cayıldığı takdirde karşı tarafta kalması kabul edilen bir paradır.
Bu suretle taraflar arasında akdedildiği tartışmasız olan sözleşmede davacı tarafından ödenen 50.000,00 TL bedelin cayma tazminatı olduğu anlaşılmakta olup, her iki taraf da tacirdir, TTK'nın 18/2 nci maddesi gereğince basiretli tacir prensibi gereğince akdedilen sözleşme davacı tarafı bağlayıcı nitelikte olup, somut olayda sözleşmenin kapsam ve mahiyeti ile tarafların durumu dikkate alındığında TBK'nın 20 ve devamı maddelerinde düzenlenen genel işlem koşulları hükümlerinin de uygulanma yeri bulmayacaktır ayrıca akdedilen sözleşmenin akdedilmesinde irade bozukluğu hali olduğu da iddia veya ispat da edilememiştir.
Yine davacı tarafından davalının proforma faturayı kredi kullanılacak olan bankaya göndermemesi nedeniyle aracın alınmadığı beyan edilmiş ise de, taraflar arasında akdedilen sözleşmede satışa konu otomobilin bağlı kredi kullanımı suretiyle alınacağına dair madde bulunmadığı gibi aksine bir iddia da bulunmamakta olup, sözleşmenin feshinde davalının kusurlu olduğu da ispat edilememiştir.
Bu nedenler ile davanın reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/847, K. 2025/5, 13 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama