KÜNYE
- Mercii
- Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/91
- Karar No
- 2022/325
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2022
Karar Metni
1.977 kelime·10 dk okuma·17 bölüm
T.C. ...14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/91 Esas - 2022/325 T.C.
ANKARA
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2021/91 Esas
KARAR NO : 2022/325
DAVA
Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 12/02/2021
KARAR TARİHİ : 20/05/2022
KARAR YAZMA TARİHİ : 14/06/2022
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA DİLEKÇESİ
Davacı vekili dava dilekçesinde; 06/06/2020 tarihinde,
dava dışı sürücü ...’nın sevk ve idaresindeki... plaka sayılı
aracın kaza tarihi itibarıyla Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi uyarınca davalı sigorta
şirketinin sigorta teminatı kapsamında olduğunu, müvekkilinin dava konusu trafik kazası nedeniyle
hayati tehlikeye maruz kalacak şekilde yaralandığını, sağ femur kırığı, sağ ayak bileği kırığı, ön kolda
kesi, sağ ayak topuk ezilmesi başta olmak üzere vücudunun çeşitli yerlerinde kırıklar, yaralanmalar,
çatlaklar, sıyrıklar ve ezilmeler meydana geldiğini, kazadan sonra Kayseri Şehir Hastanesine kaldırılan
müvekkilinin ilk müdahalelerin ardından yatarak tedavi gördüğünü ve cerrahi operasyonlar geçirdiğini,
dava konusu trafik kazası sebebiyle ağır şekilde yaralanan müvekkilinin kalıcı iş göremezliğe maruz
kaldığını, aynı zamanda bakıcı ihtiyacı da doğduğunu, davaya konu kaza sebebiyle İncesu Cumhuriyet
Başsavcılığınca ... Soruşturma sayılı dosya üzerinden soruşturma yapıldığını, taraflarınca işbu
kazada müvekkil ...’ın ağır şekilde yaralanması sebebiyle uğramış olduğu zararın
tazmini için gerekli tüm bilgi, belge ve evraklarla birlikte davalıya başvuruda bulunulduğunu, taraflarına
herhangi bir ödeme yapılmadığını, arabuluculuk görüşmelerinde sonuç alınamadığını ileri sürerek fazlaya
ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin dava konusu kazada yaralanarak kalıcı iş göremezliğe
uğraması nedeniyle; kalıcı iş göremezlik bedeli olarak şimdilik 3.800,00 TL, bakıcı gideri tazminatı
olarak şimdilik 200,00 TL olmak üzere toplam 4.000,00 TL’nin kaza tarihi olan 06/06/2020 tarihinden
itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı Sigorta Şirketinden (teminat limiti ile
sorumlu olmak üzere) tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davayı kabul anlamına gelmeyerek kusur oranlarının
belirlenmesinin gerektiğini, kazanın çift taraflı trafik kazası olduğunu, öncelikle kusur oranlarının
belirlenmesinin gerektiğini, kusur durumunun belirlenmesinin ardından davacının maluliyetinin
belirlenmesi için rapor düzenlenmesinin gerektiğini, raporun çocuklar için özel gereksinim raporuna göre
alınmasının gerektiğini, ayrıca sürücünün sadece tek dişinde kırık olduğu ancak davacının bir çok kemik
kırığı olduğu dikkate alındığında emniyet kemeri takmadığının da yaralanma şeklinde açık olduğundan
rapor alınırken ilgili hususunda sorulması ile müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacı
tarafın kazanın meydana gelmesinde müterafik kusurlu olduğunu, şöyle ki ceza dosyasından da açık
olarak görüleceği üzere kazanın “sürücü ile davacının konuşmasından kaynaklı olarak “sürücünün
dikkatinin dağılmasından meydana geldiğini, bu durumun ceza dosyasında sürücü ve mağdurun
kusurundan kazanın meydana geldiği şeklinde belirtilerek açıklığa kavuştuğunu, bu nedenle davacı
sürücünün konuşarak dikkatini dağıtmakla kazanın meydana gelmesinde müterafik kusurlu olup bu
kusurun dikkate alınmasının gerektiğini ileri sürerek reddine karar verilmesini savunmuştur.
DAVANIN NİTELİĞİ VE UYUŞMAZLIK
Dava; davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı aracın karıştığı çift taraflı yaralamalı trafik kazasında yaralandığından bahisle sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatına ilişkin olduğu görüldü. Mahkememiz yetkisine itiraz edilmemiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; kusur, maluliyet oranı, bakıcı ihtiyacı ile sürelerinin tespiti, davalının talep edilen tazminattan sorumlu olup olmadığı, faizin başlangıcı ve oranına ilişkin olduğu tespit edildi.
İş göremezlik durumunun tespitinde uygulanacak yönetmeliğin belirlenmesine ilişkin olarak, trafik kazasından kaynaklanan, işleten ve sürücü ile sigorta şirketi hakkında açılan maddi tazminat davalarının temyiz incelemesini yapmakla görevli Yargıtay dairelerinin yerleşik kararlarına göre 11/10/2008 tarihinden önce gerçekleşen kazalar için Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 - 01/09/2013 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği,
01/09/2013 - 01/06/2015 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği (anılan yönetmeliğin % 60 ve üzeri iş göremezlik durumunun bulunması halinde rapor düzenlemeye elverişli nitelikte olması nedeniyle bu oran altındaki iş göremezlik durumlarında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği), 01/06/2015 - 20/02/2019 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik,
20/02/2019 tarihinden sonra gerçekleşen kazalar için Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca geçici iş göremezlik ve bakıcı ihtiyacı süresi ile sürekli iş göremezlik oranının tespit edilmesinin gerektiği, bu hali ile dava konusu kazanın meydana geldiği 06/06/2020 tarihi dikkate alındığında Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasının gerektiği anlaşılmıştır.
(Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 02/06/2021 tarih 2021/2620 - 2021/2238 E.K.)
Tazminat hesabında kullanılacak yaşam tablosunun ve hesap yönteminin belirlenmesine ilişkin olarak, trafik kazasından kaynaklanan, işleten ve sürücü ile sigorta şirketi hakkında açılan maddi tazminat davalarının temyiz incelemesini yapmakla görevli Yargıtay dairelerinin değişen ve yerleşik hale gelen kararları uyarınca tazminat hesabında bakiye yaşam süresinin belirlenmesinde kaza tarihi dikkate alınmaksızın TRH-2010 olarak adlandırılan yaşam tablosunun kullanılmasının gerektiği,
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda 26/04/2016 tarihinde yapılan değişiklikler sonrasında Yargıtay dairelerinin vermiş olduğu kararların kanunun yürürlük tarihinden önce meydana gelen kazalarda prograsif rant olarak adlandırılan (% 10 artırım - eksiltim) yöntemin, kanunun yürürlük tarihinden sonra meydana gelen kazalarda ise kanunda yapılan değişiklik dikkate alınarak genel şartlar ile belirlenen yöntemin (1,8 teknik faiz) uygulanmasının gerektiği yönünde olduğu,
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı, Yargıtay'ın yerleşik kararları ile kanunların geçmişe yürüyemeyeceği ilkesi ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda 19/06/2021 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanmak suretiyle yürürlüğe giren değişikliğin geçmişe yürüyeceğine ilişkin bir hükmün bulunmaması karşısında 19/06/2021 tarihinden önce meydana gelen kazalara ilişkin davalarda prograsif rant usulünün,
bu tarihten sonra meydana gelen kazalara ilişkin davalarda ise kanun ile yürürlüğe konulan usulün uygulanmasının gerektiği ve bu hali ile dava konusu kazanın meydana geldiği tarih dikkate alındığında TRH-2010 yaşam tablosu kullanılmak ve prograsif rant olarak adlandırılan (% 10 artırım - eksiltim) yöntemi uygulanmak suretiyle tazminat hesabının yapılmasının gerektiği anlaşılmıştır.
(Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 14/01/2021 tarih 2020/2598 - 2021/34 E.K.; ...Bölge Adliye Mahkemesi 25/02/2021 tarih 2019/59 - 2021/379 E.K.)
DELİLLER
Hasar dosyası, olaya ilişkin Çay Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/738 Soruşturma sayılı dosyası, tedavi evrakları, SGK kayıtları, davacının sosyal ekonomik durum araştırması, nüfus kaydı dosyamız içerisine kazandırılmıştır.
Hasar dosyasına göre davacının yaralanması medeniyle herhangi bir ödemenin yapılmadığı görülmüştür.
Davacının maluliyet raporu Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bölümleri Bölümünden alınmış 14/06/2021 tarihli 78663745-000-00001605207 Sayılı raporda davacının, 06/06/2020 tarihli yaralanmaları dikkate alınarak; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla bedensel özür oranı hesaplandığında; kişinin bedensel özür oranının %12 olduğu, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği esas alınmak suretiyle %6,3 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, tıbbi iyileşme süresinin 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, tedavi süresince 3 (üç) ay bakıcı ihtiyacı olduğu mütalaa edilmiştir.
Mahkememizce görevlendirilen kusur konusunda uzman bilirkişi Bülent Aras tarafından düzenlenen 13/12/2021 tarihli raporda, Davalı yana sigortalı araç sürücüsü ...'ın normal yolunda seyir halinde iken, önünde seyir halinde bulunan araca ve bu aracın yavaşlaması ve/veya durmasına karşı fren yapmaya başlaması durumunda bir olayı önleme açısından Karayolları Trafik Yönetmeliğine göre, kendi aracının kilometre cinsinden saatteki hızının en az yarısı kadar bir mesafe bırakarak seyretmesi gerekirken anılan mesafeyi bulundurmaması, kaplamada dikkatsiz ve kontrolsüz bir şekilde seyretmesi,
hızını yol ve trafiğin gerektirdiği şartlara göre ayarlamadan tehlike arz edecek tarzda seyretmesi neticesinde, aracına hakim olmayıp önünde seyreden dava dışı araca arkadan çarpmasıyla neden olduğu olayda % 100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu,
dava dışı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonu ile D-260/10 Devlet karayolunu takiben ...istikametinden Kayseri istikametine doğru normal yolunda seyir halinde iken, olay mahalline geldiğinde nizami bir şekilde seyrini sürdürdüğü sırada, arkasından gelen davalı yana sigortalı aracın ani çarpması karşında alabileceği bir tedbirinin olmaması ve kural ihlali olmadığından olayda kusursuz olduğu, davacı ...'nın ise davalıya sigortalı bulunan ... plakalı araçta yolcu olarak bulunduğu, olayın oluş şekline göre, araçtan dışarıya fırlamamış olup ve araç içerisinde iken yaralandığı,
dikkate alındığın da davalı vekili her ne kadar davacı tarafın kazanın meydana gelmesinde müterafik kusurlu olduğunu, şöyle ki ceza dosyasından da açık olarak görüleceği üzere kazanın “sürücü ile davacının konuşmasından kaynaklı olarak “sürücünün dikkatinin dağılmasından meydana geldiğini, bu durumun ceza dosyasında sürücü ve mağdurun kusurundan kazanın meydana geldiği şeklinde belirtilerek açıklığa kavuştuğunu, bu nedenle davacı sürücünün konuşarak dikkatini dağıtmakla kazanın meydana gelmesinde müterafik kusurlu olduğunu beyan etmiş ise de, bir araç içerisinde sürücü ve yolcunun konuşmayacağına dair bir yasaklama bulunmadığını,
direksiyon hakimiyeti sürücüde bulunmakta olup sürücü ve yolcu arasında herhangi bir konuşma olsa dahi yola dikkatini vermesi gerekenin sürücü olduğunu, bir yolcu sürücüye herhangi bir fiziki müdahale de bulunduğundan dolayı müterafik kusurundan söz edilebileceğini, davacının araç içerisinde iken hasara uğraması, sürücüye herhangi bir müdahalesinin olmaması, olaya ve hasarının artmasına etkisinin olmaması nedeniyle olayda kusursuz olduğu, mütalaa edilmiştir.
Aktüerya konusunda uzman bilirkişi ... tarafından düzenlenen 13/04/2022 tarihli raporda; Davacı için "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümleri uyarınca bedensel engellilik oranı % 12 esas alınarak 352.862,06TL kalıcı iş göremezlik zararı, "Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümleri uyarınca E cetveline göre çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı % 6,3 esas alınarak 185.252,58TL kalıcı iş göremezlik zararı, 6.974,10TL bakıcı gideri hesaplandığını mütalaa etmiştir.
TALEP ARTTIRIM DİLEKÇESİ
Davacı vekili, 13/04/2022 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda talep arttırım dilekçesi sunarak, 352.862,06 TL sürekli iş göremezlikten kaynaklanan tazminat alacağının ve 6.974,10 TL bakıcı giderinden kaynaklanan tazminat alacağı toplamı 359.836,16 TL maddi tazminatın tahsilini talep etmiş, harcını ikmal etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Toplanan delillere, bilirkişi raporlarına, maluliyet raporuna, kazanın oluş şekline, tarafların beyanlarına ve tüm dosya kapsamına göre;
Davacının yolcu bulunduğu davalıya zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı kamyonet sürücüsü ... sevk ve idaresindeki aracı ile D-260/10 Devlet karayolunu takiben ...istikametinden Kayseri istikametine seyir halinde iken km: 244825'e geldiği esnada, aracının sağ ön ve yan kısımları ile aynı yöne ve istikamete seyreden dava dışı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonun sol arka kısmına çarpması neticesinde meydana gelen dava konusu trafik kazasında,
davalı yana sigortalı araç sürücüsü ...'ın kendi aracının kilometre cinsinden saatteki hızının en az yarısı kadar bir mesafe bırakarak seyretmesi gerekirken anılan mesafeyi bulundurmaması, kaplamada dikkatsiz ve kontrolsüz bir şekilde seyretmesi, hızını yol ve trafiğin gerektirdiği şartlara göre ayarlamadan tehlike arz edecek tarzda seyretmesi neticesinde, aracına hakim olmayıp önünde seyreden dava dışı araca arkadan çarpmasıyla neden olduğu olayda % 100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu,
dava dışı sürücü ...'nın normal yolunda seyir halinde iken, olay mahalline geldiğinde nizami bir şekilde seyrini sürdürdüğü sırada, arkasından gelen davalı yana sigortalı aracın ani çarpması karşında alabileceği bir tedbirinin olmaması ve kural ihlali olmadığından olayda kusursuz olduğu, davacı ...'nın ise araç içerisinde iken yaralanması, sürücüye herhangi bir müdahalesinin olmaması, olaya ve hasarının artmasına etkisinin olmaması nedeniyle olayda kusursuz olduğu,
meydana gelen kaza nedeniyle davacının sürekli iş göremezlik oranının kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca kişinin bedensel özür oranının %19 olduğu, geçici bakıcı ihtiyacının 3 ay olduğu alınan maluliyet raporu ve bilirkişi raporları ile sabittir. Meydana gelen kazadan kaynaklı maddi zarardan davalının, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumludur.
Davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezliğe maruz kaldığı, geçici bakıcı ihtiyacının oluştuğu, davacının 352.862,06 TL'den ibaret sürekli iş göremezlik ve 6.974,10 TL bakıcı giderinden kaynaklı maddi tazminat zararının oluştuğu alınan bilirkişi raporu ile anlaşılmakla, davacının davasının kabulüne dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle;
1-Davanın KABULÜ ile davacının 352.862,06 TL'den ibaret sürekli iş göremezlik ve 6.974,10 TL bakıcı giderinden kaynaklı toplam 359.836,16 TL maddi tazminat alacağının 09.09.2020 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 24.580,41 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 1.274,66 TL (59,30 TL ıslah harcı ve 1.215,36 TL ıslah harcı) harcın mahsubu ile bakiye 23.305,75 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olması nedeniyle, suç üstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL zorunlu alabuluculuk ücretinin haklılık durumuna göre davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı taraf kendini bir vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilip takdir edilen 33.638,53 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Karar ve ilam harcından mahsup edilen 1.274,66 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri 59,30 TL başvuru harcı, 8,50 TL vekalet harcı, 1.500,00 TL bilirkişi ücreti, 2.520,00 TL adli tıp rapor ücreti, 84,60 TL tebligat ve müzekkere posta gideri olmak üzere toplam 4.172,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-HMK'nun 333 ve GAT'nin 5. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kalan kısmının hüküm kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yokluğunda taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/05/2022
¸
Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/91, K. 2022/325, 20 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama